banner852
banner639

 
İnsanları olgunlaştıran yaşanılan acılar ve olumsuz olaylardır. İnsan kişiliğini geliştiren bu olumsuz olaylar karşısındaki tahammülü ve çözüm yollarıdır. İç derinliğini yitirmeden, öfkesine esir olmadan olaylarla başa çıkma becerisi önemlidir. Bu olumsuz yaşam olaylar sınır durumlar olup bizi ileriye taşıyan ve kişiliğimizi geliştiren birer atlama taşıdır. Burada hırsımıza yenilmeden, dürüstlüğümüzü, kalbimizin ve duygularımızın saflığını yitirmeden tepki koyabiliyor muyuz, işte asıl üzerinde durmamız gereken şey budur.
Rum Halkıyla Çinlilerin Ressamlığı
Çinliler “Biz daha mahir ressamız, dediler. Rum halkı da dedi ki: “Bizim maharetimiz daha üstündür.” Padişah “Sizi imtihan edeceğim; bakalım hanginiz davasında haklı” dedi.
Çinli ressamlar “Bize özel bir oda verin, bir oda da sizin olsun” dediler. Kapıları karşı karşıya iki oda vardı. Bir tanesini Çinli ressamlar aldı. Öbürünü de Rum ressamlar. Çinliler, padişahtan yüz türlü boya istediler. Padişah bunun üzerine hazinesini açtı. Çinlilere her sabah hazineden boyalar verilmekteydi. Rum ressamları “Pas giderilmedikten sonra ne resim işe yarar, ne boya!” dediler.
Kapıyı kapatıp duvarı cilâlamaya başladılar. Duvarı gök gibi tertemiz, sâf ve berrak bir hale getirdiler. “İki yüz çeşit renge boyamaktansa renksizlik daha iyi. Renk bulut gibidir. Renksizlikse ay. Bulutta parlaklık ve ziya görürsen bil ki yıldızdan aydan ve güneştendir.” dediler. Çinli ressamlar işlerini bitirdiler. Hepsi de yaptıkları resimlerin güzelliğine sevinmekteydiler. Padişah kapıdan içeri girip Çinli ressamların odasındaki resimleri gördü. Hepsi insanın havsalasının üstünde güzel şeylerdi. Ondan sonra Rum ressamlarının odasına gitti. Karşı odayı görmeye mâni olan perde kaldırıldı.
Öbür odadaki Çinli ressamlarının yapmış oldukları resimlerle nakışlar, bu odanın cilâlanmış duvarına vurdu. Orada ne varsa burada daha iyi göründü; resimlerin aksi, âdeta göz alıyordu.
İç dünyanızın saflığı, pürüzsüzlüğü içinize vuran güzellikleri yansıtacaktır. Kişinin bilinci tamah, hırs, kıskançlık ve öfke kirlerinden temizlendiğinde, içsel gerçekliğini yansıtan bir ayna niteliği elde eder.
Bir pirenin acısına tahammülün yok; yılanın acısına nasıl tahammül edeceksin?
Her zahmete, her meşakkate kızar, kinlenirsen cilalanmadan nasıl ayna olacaksın.
                                                                                                   Mevlana Celalettin er-RUMİ
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner803

banner823

banner669

banner850