Gündem

Ataç: Meclisler yargılama yeri değildir

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, 2 Haziran’da yapılan belediye meclis toplantısında yaşanan tartışmalara ilişkin açıklama yaptı. Ataç, sürecin yargıya intikal ettiğini belirterek, “Söz hakkı hiçbir zaman hakaret ve iftira atma özgürlüğü anlamına gelmez” dedi.

Loading...

Abone Ol

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, 2 Haziran’da yapılan belediye meclis toplantısında yaşanan tartışmalara ilişkin açıklama yaptı. Ataç, sürecin yargıya intikal ettiğini belirterek, “Söz hakkı hiçbir zaman hakaret ve iftira atma özgürlüğü anlamına gelmez” dedi.

Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, 2 Haziran Salı günü gerçekleştirilen Tepebaşı Belediye Meclis toplantısında yaşananlara ilişkin kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla açıklama yaptı. Yaklaşık 20 gün önce, bir kısmı belediye çalışanı olan bazı kişiler hakkında operasyon yapıldığını ve bazı şüphelilerin tutuklandığını hatırlatan Ataç, soruşturma kapsamında savcılık tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin eksiksiz şekilde gönderildiğini belirtti.

Olayın adli makamlara intikal ettiğini ve iddianamenin hazırlanma aşamasında olduğunu ifade eden Ataç, iddiaların doğru olup olmadığına Türk mahkemelerinin karar vereceğini söyledi. Tepebaşı Belediyesi olarak ilgili kişiler hakkında idari soruşturma başlattıklarını belirten Ataç, kusuru bulunanlar hakkında yasal mevzuat çerçevesinde gecikmeden işlem yapılacağını vurguladı.

Ataç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Değerli Eskişehirli hemşehrilerim, 2 Haziran Salı günü Tepebaşı Belediye Meclis toplantısında yaşananlar sebebiyle kamuoyunu bilgilendirme gereğini duydum.

20 gün önce bir kısmı belediyemiz çalışanı olan bazı kişiler hakkında bir operasyon yapıldı ve şüphelilerden bazıları tutuklandı. Soruşturma kapsamında savcılık makamı tarafından belediyemizden talep edilen bilgi ve belgeler de eksiksiz olarak savcılık makamına gönderildi.

Olay adli makamlara intikal etmiş ve iddianamenin hazırlanması aşamasındadır. İddiaların doğru olup olmadığına yüce Türk mahkemeleri karar verecek ve herkes bu karara saygı gösterecek.

Tepebaşı Belediyesi’ne düşen yasal görev, ilgililer hakkında idari soruşturma başlatmaktan ibarettir. Bu kapsamda soruşturma başlatılmış ve devam etmektedir. Soruşturma sonunda varsa kusuru olanlar hakkında yasal mevzuatın gerektirdiği işlemlerin geciktirilmeden yapılacağından kimsenin şüphesi olmasın.

Tam 25 yıldır Tepebaşı halkının menfaatleri sonuna kadar korunmuş ve bu sayede oluşturulan güven ve itibarın karşılığını halkımız 5 defa beni yeniden seçerek göstermiştir. Hem şahsıma hem başkanı olduğum kuruma duyulan bu güven ve itibarın hiçbir kişinin şahsi kusuruyla zedelenmesine ve basit siyasi hesaplara malzeme yapılmasına kesinlikle izin vermeyeceğim.

Bu aşamada herkesin kendi üzerine düşeni yapması, yargısal süreçlere saygı göstermesi ve Anayasa’nın 38. maddesindeki masumiyet karinesine uygun hareket etmesi anayasal bir zorunluluktur.

Hal böyleyken, 2 Haziran Salı günü gerçekleşen Tepebaşı Belediye Meclis toplantısında artık yargının konusu olan bu olay üzerinden haksız, hukuksuz ve yakışıksız bir tartışma yapılmak istenmiştir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki belediye meclisleri yargılama yapılan yerler değildir. Yargılama yapmak yargının görevidir. Henüz iddianamesi bile hazırlanmamış ve yargılanması yeni başlayacak olan olayda herkesi suçlu ilan edip, adeta mahkeme yerine geçerek hüküm kurmaya kalkışılmış ve söylenmesi suç oluşturabilecek birçok ifade ile konuşmaya devam edilmiştir.

Bu ülkede demokrasiyi getiren bir partinin mensubu olarak çok sesliliği, çoğulculuğu ve fikir özgürlüğünü sonuna kadar savundum ve uyguladım. Bu anlayışımı 25 yıldır belediye meclisinde de yerleştirmeye gayret gösterdim. Bu sayede kavgasız, gürültüsüz, Tepebaşı’na yakışan bir meclis ve nezaketle tartışmaların yapıldığı bir anlayış inşa etmek için elimden geleni yaptım.

Bu anlayışla AK Parti meclis üyesinin söylemleri Tepebaşı meclis kültürüne ve hukukuna uygun olmadığı halde konuşmasını bitirmesi için sabrettim. Ancak en son sözünde doğrudan şahsımı hedef alarak hakaret ve iftira içeren sözler sarf edilmesi üzerine, aynı zamanda suç oluşturan bu konuşmanın daha fazla devam etmesine izin veremezdim.

Zira söz hakkı hiçbir zaman hakaret ve iftira atma özgürlüğü anlamına gelmez. Her seçimde oyunu artırarak halkın helal oylarıyla seçilen bir belediye başkanını makamını gasp etmekle suçlamak hem kimsenin haddi değildir hem de oy verenlerin iradesine kesinlikle saygısızlıktır.

Kişiliğimize saldırılmasına susmamızı bundan sonra da kimse beklemesin. Bunu yapanlar yine de en sert karşılığı alacağını bilmelidir.

Eleştiriye ve fikir özgürlüğüne sonuna kadar saygılıyız. Ancak hakarete, iftiraya ve hayasızlığa da bir o kadar karşıyız.

Bu düşüncelerle halkımızı, yani sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum.”