Eskişehirli neyzen Yavuz Kenardağ ney kültüründen ve yapımından bahsederek, “Ney sanatı yok oluyormuş gibi gözükse de her zaman talep var ve ney ustası olmak için de öncelikle iyi bir neyzen niteliğine sahip olunmalıdır” dedi.

Başkan Tepe Yazılıkaya seferinde Başkan Tepe Yazılıkaya seferinde


Eskişehirli neyzen Yavuz Kenardağ, babasından devraldığı ney yapım sürecinin teknik detaylarını anlatarak, aynı zamanda ney üfleme konusunda da öğrencilerine bilgilerini aktarıyor. Ney ustalığının çok meşakkatli bir iş olduğunu ileten Kenardağ, öncelikle neye uygun bir kamış bulunması gerektiğine dikkat çekti. Yaklaşık 13 yıldır her Ocak ayında Hatay’ın Samandağ bölgesine gidip kamış topladığını söyleyen Kenardağ, “Ney ustasının aynı zamanda neyzen olması gerekiyor ki hem doğru sesi bulabilsin hem de akordu denk getirebilsin” şeklinde konuştu.

“Ülkemizde ney yapımı ile ilgili ciddi olarak 8-10 tane atölye mevcut”
Hatay’dan kesip getirdiği kamışların ney haline gelmesi için 3 yıl kurumasını beklediğini ileten Kenardağ, “Kamışlar kuruduktan sonra hangi ölçüde ve karar sesinde yapılacağına karar veriyorum. Yaprak ve budaklarını temizleyerek içerisine törpüler açıyorum. Perdelerin yani deliklerin yeri hesaplandıktan sonra da akort kontrollerini yapıyorum. Buradaki en önemli konu ney ustasının neyzen olmasıdır. Çünkü neyi yapıyorken doğru sesleri ve akordu denk getirebilsin. Ülkemizde şu an ney yapımı ile ilgili ciddi olarak 8-10 tane atölye mevcut. Bunlar da genellikle ya konservatuvar eğitimi alanlar ya da benim gibi babadan veya ustasından icazet alanlardır. Bizim yolumuz gelmiş geçmiş en büyük ney ustası olarak kabul edilen Kutbi Nayi Niyazi’nin izidir. Onun talebesiyiz ve onu takip etmeye çalışıyoruz” dedi.

“Önce kamışı tanımak gerekiyor”
Ney sanatı ve kültürü yok oluyormuş gibi gözükse de aslında her zaman talep ediliyor” diyen neyzen Kenardağ, “Ney yapım ustasının çok fazla olmamasının sebebi ise ilk başta kişinin neyzenlik niteliğine sahip olması gerekliliğindedir. İyi derecede ney üfledikten sonra atölyeye girilmelidir çünkü yapılan el işinde marifet gerektiren pek bir iş yok. Marifet, açılan delikten doğru sesi çıkartabilmektir. Deliğin nereye açılması gereken yer ise belli değil. Bunu da belirleyebilmek için önce kamışı tanımak gerekiyor. Çünkü her kamışın çapı, cidarı ve yöresi farklıdır” diyerek sözlerini tamamladı.