Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, sonbaharın ilk ayını da geride bıraktığımız bu dönemde soğuyan havalara karşı yavaşlayan metabolizmayı canlandırmak için beslenme önerileri verdi.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, sonbaharın ilk ayını da geride bıraktığımız bu dönemde soğuyan havalara karşı yavaşlayan metabolizmayı canlandırmak için beslenme önerileri verdi.

Vücudumuzun ayakta kalabilmesi için en önemli ihtiyaçların başında suyun geldiğinin altını çizen Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden “Su hayattır. Günde en az 8 bardak su içmeniz gerekir” dedi. Su tüketiminin az olması halinde cilt hastalıklarının gelişebileceğini, susuzluğun uyku getirdiğini; buna karşın yeteri miktarda su içen kişinin ağrılarının hafifleyeceğini, bağırsakların daha sorunsuz çalışacağını, ağız sağlığının korunacağını, mide asidinin önleneceğini söyledi. Kas fazlaysa ve stres varsa su ihtiyacının artacağını da sözlerine ekledi.

“Limonsuz olmaz”

Limonun yüksek oranda C vitamini içeren doğal bir antibiyotik olduğuna değinen Diyetisyen Erden, “Soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklara karşı vücut direncini artırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Başta enfeksiyonlar olmak üzere, yüksek tansiyona, anemi ve astıma karşı koruma sağlar. Limonda bulunan antioksidanlar, tümör ve kanser gelişmesine engel olur. Lif yapısından dolayı böbrek taş oluşumunu ve iltihaplanmayı engeller. Toksik maddelerin etkilerini azaltır. İçerdiği potasyum sayesinde hücrelerin düzgün çalışmasına katkı sağlar. Limonun kabukları antiseptiktir; karaciğeri korur ve solunum rahatsızlıklarına iyi gelir” diye konuştu.

“Havuç her derde deva”

Diyetisyen Erden, bol miktarda A vitamini barındıran havucun B, C, D ve E vitaminleri açısından da oldukça zengin olduğunu söyledi ve bilinen faydalarını hakkında, “Karoten, şeker ve fosfor ihtiva eder. Vitamini ve bol vitaminleri ile karaciğeri kuvvetlendirir. Karaciğer fonksiyonlarının korunmasında, sindirim sistemi üzerinde oldukça etkilidir. Cildi canlandırır, güzelleştirir. Yaşlanmaya bağlı oluşan ağrı ve sızıları havuç suyu içerek azaltabilirsiniz. Doğal A vitamini kaynağı olduğu için göz sağlığını, görme gücünü artırır. Kemik bozuklukları ve osteoporoza karşı etkilidir” dedi.

“Yeşil nane eksik olmasın”

Kamu dışı aile sağlığı çalışanlarına kadro istiyoruz Kamu dışı aile sağlığı çalışanlarına kadro istiyoruz

İçeceklere ve yemeklere hoş bir aroma vermek için kullanılan nanenin, hazımsızlık, gaz ve sindirim sistemi sorunları başta olmak üzere insan sağlığına pek çok faydası bulunduğunu belirten Diyetisyen Erden “Nanenin faydalarını sayacak olursak; içeriğindeki mentol ile sindirimi düzenlemeye yardımcıdır. Kas ağrılarını hafifletir. Kuvvetli bir antioksidandır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. A ve C vitamininden zengindir” dedi.

“Karanfil kilit taşıdır”

Diyetisyen Erden karanfilin ise manganez, potasyum, demir, selenyum ve magnezyum gibi minerallerin yanı sıra, A vitamini ve beta-karoten içerdiğini belirtirken, “Kan dolaşımını düzenler. Kuvvetli bir antioksidandır. Mide bulantısında etkilidir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Şişkinlik ve hazımsızlık sorunlarına iyi gelir” dedi.

“Sabah akşam 1 bardak bu karışımdan için”

Tüm bu sağlıklı gıdaların sonbahar mevsiminde bağışıklık sistemini güçlendirmek için bire bir olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Erden tüm yetişkinlere şu tarifi verdi:

“2 adet havuç, 5 dal yeşil nane, 1 adet limon, 2 adet karanfil, 350 ml su. Tüm bunları blenderda çekin. Sabah akşam 1 bardak içebilirsiniz. Bu içeceğin herhangi bir sağlık problemi bulunmayan yetişkinler için olduğunu hatırlatmakta fayda var.”