Kırk yıl hatırı vardır derler bir fincan kahvenin… O kahve, bazen bir dost sofrasında içilir, bazen bir yorgunluğun soluklanması olur. Ama hep içtenlik taşır. İşte tam da bu yüzden, o kahvede barışın, kardeşliğin, sevginin izleri saklıdır.
Bugün dünyaya baktığımızda, savaşlar, yıkımlar, gözyaşları içinde kaybolmuş hayatlar görüyoruz. Ne yazık ki, bir yudum sevgiye, bir soluk barışa hasret kalmış milyonlarca insan var. Yüreğimiz, bir çocuğun ağlamasında, bir annenin feryadında yankılanıyor.
Oysa ki, dünya hepimize yeterdi. Sevgiyle yoğrulmuş bir dünyada ne açlık kalırdı ne savaş. Birlikte nefes almak, birbirimizin acılarına ortak olmak yeterdi barışı inşa etmeye. Küçücük bir kahve fincanının taşıdığı hatır gibi, kalplerimizde taşıyabilseydik birbirimizi…
Kahvelerimizi dostlarla, umutla içtiğimiz günler yakın olsun. Barışın sesi kulaklarımızda, sevginin soluğu yüreklerimizde kalsın.
Ve unutmayalım:
**"Oysa sevgi, barış olsaydı…
Bu dünya hepimize yeterdi."**
-