Bir kente kadın eli değdiğinde

Abone Ol


Kentler de insanlar gibidir. Kimi zaman yorulur, kimi zaman susar; kimi zaman da doğru bir dokunuşla yeniden nefes alır. Eskişehir’de son dönemde hissedilen tam olarak budur: Kente değen bir el, insana bakan bir göz, emeği fark eden bir yürek…
Eskişehir 2026 projeleri, yalnızca bir gelecek planı değil; insanı merkeze alan bir anlayışın ifadesi olarak karşımıza çıkıyor. Bu anlayışın ardında ise kenti rakamlarla değil, hayatın içinden okuyabilen bir bakış var. Ayşe Ünlüce’nin kadın başkan olarak Eskişehir’e kattığı en önemli değer de belki tam burada duruyor: Dinleyen, kapsayan, onaran bir yönetim dili.
Bu dilin en somut karşılıklarından biri, Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nin hayata geçirilmiş olmasıdır. Yerel yönetimler tarafından sivil topluma doğrudan destek sunan bu nitelikte bir çalışmanın ilk kez gerçekleştirilmesi, yalnızca kurumsal bir başarı değil; aynı zamanda vicdani bir tercihtir. Çünkü sivil toplum, çoğu zaman görünmeyen ama toplumun yükünü omuzlayan en güçlü damardır.
Kadın eli değdiğinde detaylar önem kazanır. Görülmeyen fark edilir, sessiz kalan duyulur. Sivil toplum kuruluşları için bu merkez; yalnızca bir destek alanı değil, “yanınızdayız” diyen bir anlayışın mekâna dönüşmüş hâlidir. Kısıtlı imkânlarla büyük sorumluluklar taşıyan sivil toplum emekçileri için bu, moralden çok daha fazlasıdır: Bu, değer görmektir.
Sivil Toplum Geliştirme Merkezi; birlikte düşünmenin, birlikte üretmenin ve birlikte iyileşmenin adresidir. Bu yaklaşım, sosyal belediyeciliğin en sahici hâlidir. Ayşe Ünlüce’nin başkanlığında şekillenen bu vizyon, kentin yalnızca bugününe değil; yarınlarına da şefkatle dokunmaktadır.
Bir kenti ileriye taşıyan şey, yüksek binalar ya da büyük sloganlar değildir. Bir kenti ileriye taşıyan şey; insanına güvenen, emeğine saygı duyan ve dayanışmayı büyüten bir yönetim anlayışıdır. Eskişehir’de bugün hissedilen umut, işte tam da buradan doğmaktadır.
Bazı şehirler vardır; kadın eli değdiğinde güzelleşir. Eskişehir, o şehirlerden biridir.