Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan Bütçe Komisyonu’nda görüşülen Aile ve Sosyal Hizmetle Bakanlığı Bütçesi’nde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, “Cumhuriyetimizin 100. yılına ilerlerken kadınların vermiş olduğu hak mücadelelerini geri götürmeye çalışan anlayış, söylem ve eylemlerle karşı karşıya kaldığımız günler yaşıyoruz. Bunlarla mücadeleye alıştık da kadının toplumsal statüsünü yükselmekten sorumlu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı 2021 faaliyetleri ve 2022 bütçesinde de ne yazık ki bu anlayışın izlerini görüyoruz.” sözleriyle Bakan Derya Yanık’a bütçe ile ilgili eleştirilerini yönlendirdi.

Bakanlıktan, Çalışma Bakanlığı ayrılınca toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında daha etkin rol alınacağı yönünde beklenti oluştuğuna dikkat çeken Süllü, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bütçe sunumunda toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme ile ilgili tek bir cümle etmeyerek bu beklentileri boşa çıkarttığını söyledi.

Kadınların Sorunları İstatistiklere Sığmaz

Dr. Jale Nur Süllü, “Ülkemizde kadınlar, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklı, yoksulluk, şiddet, kadın cinayetleri, karar mekanizmalarına katılım, eğitim, istihdam, spor, sağlık ve kentsel haklar/hizmetlere erişim; medyada cinsiyetçilik gibi, sayısız sorun yaşamaktadır.” diyerek “Kusura bakmayın Sayın Bakan, bu sorunlar, bakanlığın bütçe teklifinde tek bir program ödeneği altında çözemeyeceğiniz kadar derin.” sözleri ile kadınların isyanını dile getirdi.

Kadın İçin Ayrılan Bütçe Yarım Kilo Kıyma Parası

“2022  yılında Bakanlığınız için öngörülen ödeneğin içerisinde toplumsal cinsiyet eşitliği çalışmalarını sürdürmekle sorumlu Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü bütçesinin son derece yetersiz ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini gidermek yerine daha derinleştireceğini ve  kadın mücadelesinin tüm kazanımlarını hedef alacağının bir göstergesi” olduğunu söyleyen Süllü, “ Kadının Güçlenmesi programı bütçesi 943 milyon 298 bin TL’sını ülkemizin  kadın nüfusuna böldüğümüzde kadın başına 22,5 TL. Bakanlığın güçlü kadın için ayırdığı bütçe yarım kilo kıyma parası.” dedi.

Yoksulluğu Sosyal Yardımlarla Yok Edemezsiniz

 Avrupa Birliği İstatistik Ofisi verilerinde, Türkiye’nin, yoksulluk ve sosyal dışlanma riskinin %6,5 ile en çok arttığı ülke olduğunu belirten Süllü,“ Bakanlık olarak sosyal yardım derneği gibi çalışarak ne kadını, ne aileyi güçlendirebilirsiniz. Sosyal yardımları hak temelli olmak yerine, seçimler de oy tezgahtarlığı için, lütuf gibi yaparak yoksulluğu bitiremezsiniz.  Ayrımcılık ve eşitsizliklere müdahale etmeyen bir sosyal politika, çözüm yerine, sorunları daha yakıcı hâle getiriyor. Mevcut toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile yoksulluğun kadınlaşması daha da derinleşiyor.” dedi.

Süllü sözlerine şöyle devam etti. “Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü toplum adı altında anlattıklarınız ve istatistiki verileriniz, kadınlara hiçbir kazanım sağlamıyor. Sayın Bakan siz, sunumunuz ve bütçenizle eşitsizliğinin toplumsal değil fıtrattan olduğuna inanların, kadını eşitsizlik ve yoksullukla erkek egemenliğine mahkûm etmek isteyenlerin bakanısınız. AK parti kadın milletvekili sayısı ile övünüyorsunuz. Ancak, övündüğünüz milletvekilleri, tek bir erkeğin kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nden çıkarak kadınların hak kazanımlarının elinden alınmasına tek kelime etmediler. Siz de ne İstanbul Sözleşmesinden söz ettiniz ne de cinsiyet eşitliğin sağlanmasında en etkili araç toplumsal cinsiyete duyarlı bütçelemeden.Ancak kadınlar merak etmesin. Biz Cumhuriyet Halk Partililer kadın kazanımlarının teminatıyız. Sayın Genel Başkanımızın da söylediği gibi İstanbul Sözleşmesini yeniden yürürlüğe koyacağız. Güçlü kadınlardan oluşan güçlü, demokratik toplumu yaratma mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.”