Bugün 19 Mayıs…
Bir milletin yeniden ayağa kalkışının, umudunu gençliğe emanet edişinin yıldönümü…
Ve ben, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bütün ümidim gençliktedir” sözünü yalnızca tarih kitaplarında değil, geçtiğimiz günlerde Eskişehir’de düzenlenen bir programda gençlerin gözlerinin içine bakarken yeniden hissettim.
Genç MÜSİAD tarafından gerçekleştirilen Young Business Academy programının bazı oturumlarını takip etme fırsatı buldum. Açık söylemek gerekirse, salondan çıkarken aklımda kalan yalnızca yapılan sunumlar değildi. Gençlerin heyecanı, kurdukları hayaller, dünyaya bakışları ve Türkiye’ye dair taşıdıkları umut duygusuydu.
Uzun zamandır iş dünyasının içinde olan biri olarak sanayicilerle, tüccarlarla, üreticilerle konuşuyor; ekonomide yaşanan kırılmaları, sıkışan piyasaları, bozulan dengeleri dinliyoruz. Bazen ister istemez karamsarlık ağır basıyor.
Fakat o salonda farklı bir hava vardı.
Enerjisi yüksek, dünyayı takip eden, yabancı dil bilen, farklı kültürlerle iletişim kurabilen bir gençlik yükseliyor.
Üstelik bu gençlik yalnızca Türkiye’den ibaret değil…
Eskişehir’in üniversite şehri kimliğinin en kıymetli taraflarından biri de burada ortaya çıkıyor. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen gençler bu şehirde eğitim görüyor, Türkçe öğreniyor, bu toplumun kültürünü tanıyor, insanıyla bağ kuruyor. Belki bugün öğrenci olarak aramızdalar ama yarın kendi ülkelerine döndüklerinde Türkiye’nin gönüllü ticaret temsilcilerine dönüşecekler.
İşte beni en çok etkileyen program da buydu.
Dış ticaret duayeni Şefik Ergönül’ün yabancı uyruklu öğrencilerle gerçekleştirdiği sohbeti dikkatle dinledim. Hatta konuşmanın büyük bölümünü kayıt altına aldım. Çünkü orada yalnızca bir eğitim verilmedi; aslında Türkiye’nin gelecekte kurabileceği ekonomik köprülerin tarifi yapıldı.
Şefik Hoca’nın gençlere söylediği bir cümle özellikle çok değerliydi:
“Burada yaşadığınız kültürü, dili ve insanları tanıyorsunuz. Yarın kendi ülkenizle Türkiye arasında ticaret köprüsü kurabilirsiniz.”
Aslında mesele tam olarak bu.
Bugün Eskişehir’de eğitim alan Kazakistanlı, Nijerli, Iraklı, Azerbaycanlı ya da Afrikalı bir öğrenci; yarın kendi ülkesinde iş dünyasının içinde yer aldığında Türkiye’yi tanıyan, Türk insanını bilen, bu ülkeye güven duyan bir isim olacak.
Bu çok büyük bir avantaj.
Çünkü ticaret yalnızca ürün satmak değildir.
Ticaret güven işidir.
İletişim işidir.
Kültürü anlamak işidir.
Şefik Ergönül Hoca’nın anlattığı örnekler de bunu gösteriyordu. Somali’den gelen bir öğrencinin yıllar sonra yatırımcı yönlendirmesi yapması, Türkiye’den üretim tesislerinin Afrika’ya satılması, öğrencilerin zaman içinde ticaret ağlarının parçasına dönüşmesi…
Bunlar tesadüf değil.
Bunlar doğru kurulmuş insan ilişkilerinin sonucu.
Türkiye artık yalnızca ürün üreten değil, ilişki kurabilen insan kaynağını da yetiştirmek zorunda. İşte bu noktada Genç MÜSİAD’ın yaptığı çalışmaların kıymeti daha net ortaya çıkıyor.
Bu vesileyle, vizyoner bakış açılarıyla şehrimizin ve ülkemizin ihracat geleceğine tohumlar eken, gençleri küresel birer aktör olma yolunda cesaretlendiren Eskişehir Genç MÜSİAD yönetimini ve emek veren herkesi yürekten kutluyorum.
Çünkü gençleri yalnızca iş hayatına hazırlamıyorlar.
Onlara vizyon kazandırıyorlar.
Uluslararası düşünmeyi öğretiyorlar.
Dünyayı okuyabilen bir bakış açısı sunuyorlar.
Eskişehir gibi öğrenci potansiyeli yüksek bir şehirde bunun yapılması ise ayrıca önemli.
Belki bugün aynı sınıfta oturan bu gençler, yarın Türkiye’nin Afrika’daki, Orta Asya’daki, Orta Doğu’daki ticaret kapılarını açacak insanlar olacak.
Ve belki yıllar sonra bir ihracat anlaşmasının temelinde, Eskişehir’de içilmiş bir çayın, kurulmuş bir dostluğun izi bulunacak.
İşte bu yüzden bu tür programları yalnızca bir gençlik etkinliği olarak görmek büyük hata olur.
Bu çalışmalar aynı zamanda Türkiye’nin gelecekteki ekonomik diplomasisinin altyapısını oluşturuyor.
19 Mayıs’ın ruhu da tam olarak burada saklı aslında…
Gençlere inanmakta.
Onlara alan açmakta.
Onların enerjisini doğru yönlendirmekte.
O salonda gördüğüm tablo bana bir şeyi yeniden hatırlattı:
Bu ülkenin hâlâ çok güçlü bir potansiyeli var.