CHP Eskişehir İl Başkanı Recep Taşel, ekonomik buhrandan çıkabilmek ve derin bir nefes alabilmemiz için, hiç beklemeden, hemen, acil olarak seçime gidilmesi kaçınılmazdır.” dedi.

Ekonomik ve siyasi olarak çok zor günlerden geçildiğini ifade eden CHP Eskişehir İl Başkanı Recep Taşel, “Genel başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, bu vahim durumu yaşayacağımızı aylar öncesinden öngördü. Siyasal ve tarihsel sorumluluk örneği gösteren bir lider olarak Ekonomik Buhrandan Çıkış olarak adlandırılan 16 Maddeden ibaret çözüm önerilerini kamuoyu ile paylaştı. Hayatın her alanında bir duruş yaşanıyor. Üretim ve ticaret durmak üzere, hiç kimse önünü göremiyor. Öyle ki; geleceği çalınan 12- 15 yaşındaki çocuklarımız ekonomi konuşuyor, anlık olarak dolar kurunu takip ediyor. Siyasal bir çılgınlık içinde olan Erdoğan,  Ekonomik kurtuluş savaşı verdiğini iddia ediyor. Sormak isteriz Sayın Erdoğan, 20 yıldır bu ülkeyi kim yönetiyor” ifadelerini kullandı. Özellikle 2018 yılından bu yana, yani tek adam şahsım hükümetinin ekonomi konusunda ülkeyi getirdiği vahim durumun emekliyi, işçiyi, çiftçiyi, memuru, esnafı, sanayiciyi, kısaca; çalışan üreten her kesimi hızla yoksullaştırdığını belirten Taşel, “Ekonomi biliminin temel kurallarını reddeden Erdoğan, ‘ Faiz sebep, enflasyon neticedir’ diyerek, talimatla ekonomik alana müdahale ediyor. Bir yandan faize karşı olduğunu söylüyor, diğer yandan yirmi yıldır dünyanın en yüksek faizi ile ülkeyi yönetiyor.” diye konuştu.

1 MAAŞLA 3 ÇEYREK BİLR ALINAMIYOR

Türk Lirası’nın yabancı paralar karşısında sadece on gün içinde yüzde otuz değer kaybettiğine dikkat çeken Taşel, şunları söyledi: “Paramız adeta pul oldu. Parası değersizleşen ülkenin yurttaşları hızlı bir şekilde yoksullaşır. Değersiz ve kötü yaşam şartlarına mahkûm olur. Temel gıda maddeleri olan, un, yağ ve şeker fiyatlarının enflasyonun çok üzerinde artmasına rağmen, neredeyse haftada bir zam geliyor ve marketlerde artık sınırlı sayıda satılmaya başladı. Asgari Ücretin açlık sınırının altında kalması kabul edilebilir değildir, dolar bazında asgari ücret, dünyanın en ucuz işçiliği olarak bilinen Çin’in gerisine düştü. 2021 Ocak ayında bir aylık 383 Dolar ücret alan bir çalışan, bugün,  daha yıl bitmeden 210 Dolar aylık ücrete gerilemiştir. Bu adaletsiz, haksız ve vicdansız durumdan, sadece utanç duyuyoruz. Bizim işçimiz, çalışanımız Çinli bir vatandaştan daha mı değersiz. Maalesef dünyada en ucuz işçi çalıştıran, emek sömürüsü gerçekleştiren bir ülke konumuna gelmiş bulunmaktayız. 2002 yılında bir asgari ücretli 235 milyon 437 bin 875 lira ücret alırken, 10 küçük altın alabiliyordu. Bugün asgari ücret 2,825 lira, bu ücret ile 2,5 çeyrek altın dahi alamıyor. Emekli bir aylık maaşıyla 1,5 çeyrek altın dahi alamıyor.”

GIDA ENFLASYONU YÜZDE 60

TÜİK verileri ile yüzde yirmi olarak açıklanan enflasyonun, gıda tarafında en az yüzde altmışları bulduğunu aktaran Taşel, şöyle konuştu: “Üretici enflasyonu ile tüketici enflasyonu arasındaki fark, on gün önce ÜFE yüzde 20 iken TÜFE 45’ti. Aradaki 25 puanlık fark, 10 gün içinde yüzde 30 değer kaybeden türk lirası nedeniyle, iğneden ipliğe her ürüne zam gelecek. O nedenle bu oranın ikiye katlanacağı ve tüketiciye, yani halkımıza, dünyanın en haksız vergisi olan, enflasyon olarak yansıyacağını,  satın alma gücümüzün düşerek daha da yoksullaşacağımızı belirtmek isterim. Ülkenin yeni bir güven iklimine ihtiyacı var. Bu iklimin yaratılması ve ülkece derin bir nefes alabilmemiz için, hiç beklemeden, hemen, ACİL olarak seçime gidilmesi kaçınılmazdır.”