Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Eskişehir’de ekonomi gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Savaşın enerji maliyetlerini yükselttiğini ve bunun 2026 yılında cari açığı artıracağını belirten Yılmaz, açığın yine de yönetilebilir seviyede kalmasını beklediklerini söyledi. Türkiye ekonomisinin geçen yıl yüzde 3,6 büyüdüğünü açıklayan Yılmaz, Merkez Bankası rezervlerinin 7 Ağustos itibarıyla 178,4 milyar dolar olduğunu ifade etti. Eskişehir’e ilişkin de önemli mesajlar veren Yılmaz, kentin mevcut sanayi kapasitesine dikkat çekerek, “Yeni OSB’lere ihtiyaç var” dedi.
Eskişehir Kalkınma Platformu Ekonomi İstişare Toplantısı, kentin ekonomik potansiyeli, iş dünyasının beklentileri ve geleceğe yönelik hedeflerin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirildi.
Bir otelde düzenlenen toplantıya katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel gelişmelerden Türkiye ekonomisine, cari açıktan büyümeye, Merkez Bankası rezervlerinden Eskişehir’in sanayi geleceğine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
“Savaş cari açığı bir miktar artıracak”
Ekonomi açısından en dikkat çekici mesajlardan biri cari açığa ilişkin oldu. Geçen yıl cari açığın milli gelire oranının yüzde 1,9 seviyesinde gerçekleştiğini belirten Yılmaz, savaşın enerji maliyetleri üzerindeki etkisinin 2026 yılı rakamlarına yansıyacağını söyledi.
Yılmaz, “Son dönemki savaş ve bunun enerji maliyetleri üzerindeki etkisi bu sene bir miktar cari açığımızı artıracak. Ama yine yönetilebilir bir seviyede kalacağına inanıyoruz” dedi.
Cari açığın birkaç yıl önce yüzde 5-6 seviyelerinde olduğunu hatırlatan Yılmaz, mevcut seviyenin Türkiye ekonomisi açısından daha yönetilebilir olduğunu savundu.
Türkiye ekonomisi yüzde 3,6 büyüdü
Türkiye ekonomisinin büyümeye devam ettiğini belirten Yılmaz, geçen yıl yüzde 3,6 büyüme gerçekleştirildiğini açıkladı.
Tarım sektörünün don ve kuraklık nedeniyle uzun yılların en kötü dönemlerinden birini geçirmesine rağmen büyümenin sürdüğüne dikkat çeken Yılmaz, şöyle konuştu:
“Geçen yıl yüzde 3,6 büyüdük. Bu büyümeyi tarımda uzun zamandır yaşadığımız en kötü yıl olduğu halde başardık. Hem don hem kuraklık oldu. Tarım sektörümüzde ciddi bir küçülme yaşandı. Buna rağmen hizmetler ve sanayiyle yüzde 3,6 büyümüş olduk.”
Yılmaz, 2026 yılında ise tarım açısından daha olumlu bir tablo beklediklerini belirterek, “Bu sene çok şükür bereketli bir sene. Tarım büyümemize inşallah güç katacak” ifadelerini kullandı.
Merkez Bankası rezervi 178,4 milyar dolar
Kur Korumalı Mevduat uygulamasının tamamen sona erdirildiğini belirten Yılmaz, Merkez Bankası rezervlerinde önemli artış yaşandığını söyledi.
Son dönemde savaşın etkisiyle rezervlerde bir miktar gerileme yaşandığını ifade eden Yılmaz, 7 Ağustos itibarıyla rezervlerin 178,4 milyar dolar seviyesinde olduğunu açıkladı.
Vatandaşların yastık altında tuttuğu altın ve dövize de değinen Yılmaz, bunların ekonomik sisteme dahil edilmesinin Türkiye’nin risk primini düşürmeye ve kaynakların üretken alanlarda kullanılmasına katkı sağlayacağını söyledi.
Bütçe açığı yüzde 2,9
Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre geçen yıl bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 2,9 olarak gerçekleşti. Avrupa Birliği’nin Maastricht kriterindeki yüzde 3 sınırına işaret eden Yılmaz, Türkiye’nin deprem harcamalarına rağmen bütçe açığını bu seviyenin altında tuttuğunu vurguladı.
Yılmaz, ekonomik göstergelerin nominal rakamlar yerine milli gelire oranları üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Depremin maliyeti 105 milyar dolara ulaşıyor
6 Şubat depremlerinin ekonomik etkilerine de değinen Yılmaz, deprem bölgesindeki büyük ölçekli yeniden yapılanma çalışmalarının önemli bölümünün 2026 yılı sonunda tamamlanacağını söyledi.
Deprem bölgesinde 450 binden fazla konutun kısa sürede yapıldığını ifade eden Yılmaz; yollar, organize sanayi bölgeleri, hastaneler ve okullar dahil olmak üzere geniş kapsamlı bir yeniden inşa süreci yürütüldüğünü belirtti.
Yılmaz, yıl sonu itibarıyla depremin kamuya toplam maliyetinin yaklaşık 105 milyar dolara ulaşacağını açıkladı.
Eskişehir’e dikkat çeken mesaj: Yeni OSB’lere ihtiyaç var
Toplantının Eskişehir açısından en önemli başlıklarından biri ise yeni organize sanayi bölgeleri oldu.
Eskişehir’i Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olarak nitelendiren Yılmaz, kentin sanayi, eğitim, nitelikli insan kaynağı, turizm ve lojistik açısından önemli avantajlara sahip olduğunu söyledi.
Mevcut Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nin Türkiye’nin en büyük OSB’lerinden biri olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Çok büyük bir OSB’miz var ama artık bu şu anlama da geliyor; yeni OSB’lere ihtiyaç var” dedi.
Yeni organize sanayi bölgeleriyle Eskişehir’in sanayi kapasitesinin daha geniş bir alana yayılabileceğini belirten Yılmaz, kentin ekonomik yapısının yüzde 43’ünü sanayi, yüzde 50’sini hizmetler, yüzde 7’sini ise tarım, ormancılık ve balıkçılığın oluşturduğunu ifade etti.
“Eskişehir dış ticaret fazlası veren nadir şehirlerden”
Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz da kentin üretim ve ihracat gücüne dikkat çekti.
Eskişehir’in Cumhuriyetin ilk sanayi yatırımlarından bugüne güçlü bir üretim kültürüne sahip olduğunu belirten Vali Yılmaz, ilk yerli otomobil Devrim’den lokomotif ve havacılık sanayisine kadar birçok önemli üretimin kentte gerçekleştirildiğini söyledi.
Eskişehir’in dış ticaret fazlası veren nadir şehirlerden olduğunu ifade eden Yılmaz, kentin toplam ihracatının yüzde 30’unun orta-yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerinden oluştuğunu belirtti.
Vali Yılmaz, Eskişehir’in yüksek teknoloji ihracatındaki güçlü konumunun, kentin sanayi ve Ar-Ge kapasitesinin önemli göstergelerinden biri olduğunu vurguladı.
Küresel risklere dikkat çekti
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ayrıca dünyada jeopolitik gerilimlerin ve ticaret savaşlarının arttığını belirterek, Türkiye’nin ekonomik politikalarının bu yeni küresel şartlar dikkate alınarak şekillendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yapay zekâ, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve yeni teknolojilerin dünya ekonomisinde giderek daha belirleyici hale geldiğini ifade eden Yılmaz, “Belirsizliklerin ve karmaşanın yükseldiği, risklerin arttığı bir dönemdeyiz” değerlendirmesinde bulundu.