banner1204
banner1207
banner639

Günümüzün belki de en büyük sorunu ilişkiler. İnsan ilişkileri basitmiş gibi görünse de hayli karmaşık. Elbette bütün bu ilişkileri anlamaya çalışmak ve çözmek oldukça zor. Kendinizi  ve başkalarını gerçek anlamda tanımanız ve anlayabilmeniz uzun ve zorlu bir süreç gerektirir. Hal böyle olunca da ilişkiler hakkında konuşmak öyle kolay bir şey olmasa gerek.  Yine de çoğunuz kendinizi ve diğer insanları iyi tanıdığınızı iddia edersiniz. Acaba bu iddia, kendinizden kaçmak için bir mazeret olabilir mi ? Ya da olur olmaz, anlamadan her duruma ahkam kesmek ?

Şimdi insan ilişkilerine bir de  Dostoyevski üzerinden bakalım, ne dersiniz?

Dostoyevski bir toplantıda okuduğu şiir nedeniyle, Çar tarafından Sibirya' da hapse gönderilir. Hapishaneden çıkınca yaşadıklarını,  ''Ölüler Evinden Anılar'' başlıklı bir kitapta toplar. Kitabında, hapishaneye girmeden  önce insanları iyi tanıdığını zannettiğini ama hapishanede  şahit olduklarından sonra epeyce yanıldığını anlatır. Yazar, hapishanedeki insanları  ''kara halk'' olarak tanımlar ve  buradaki mahkumlarla bir arada yaşadıktan sonra, insanları çözümlemeye ve onların iç dünyalarının derinliklerini araştırmaya ilgi duyar.

Rus yazar hapishanedeki bir köpek üzerinden, insan ilişkilerini anlamaya çalışır. Hapishane bulunan mahkumların, buradaki bir köpeğin yanından geçerlerken sırasıyla köpeği tekmelediklerini fark eder. Gördüklerine çok şaşırır. Köpek tekmeyi yerken  mahkumlardan kaçmaz, aksine yanına bir mahkum yaklaştığında otomatik olarak eğilip tekme pozisyonu alır. Dostoyevski bir gün usulca  köpeğin yanına yaklaşarak başını okşar. Köpek alışık olmadığı bu davranış karşısında ona bir süre şaşkın şaşkın bakar ve hızla yanından kaçıp acı acı havlamaya başlar. O günden sonra köpek nerede Dostoyevski’yi görse  kaçar ve ona bir daha yaklaşmaz.

Dostoyevski ruhu köleleştirilmiş olan bu köpeği ''sevgi açı'' olarak tanımlar. Ve  bunun  insanlar için de geçerli olabileceğini söyler. Hayatları boyunca haksızlığa ve kötü davranışlara maruz kalmış insanların, köpek örneğinde olduğu gibi, iyi bir davranış ile karşılaştıklarında nasıl davranacaklarını bilemeyip bocalayabileceklerini dile getirir.

Hadi şimdi sizler de bu örneği, çevrenizde karşılaştığınız ilişkilere  uygulayıp bir bakın bakalım. İlişkilerin bir çoğu ezen-ezilen ya da efendi-köle ilişkisine benzemiyor mu ?  Bazen kötü davrandığınız insanlar size taparlarken, iyi davrandıklarınız ise nefret edebilirler. Bazı kişiler, onları aşağılamalarınızı sanki kendilerine sunulmuş bir nimetmiş gibi algılayıp, bütün kötü davranışlarınıza rağmen sizi gözlerinde yüceltebilirler. Yine bazı insanlara adil ve iyi davrandığınızda ise onların gözündeki değerinizi yitirebilirsiniz. Çevrenize dikkatlice baktığınızda, böyle ilişkilerin varlığını görebilirsiniz. İnsanların çoğu bir anlamda Dostoyevski’nin köpeğine benzerler. Tüm değer yargılarını bir kenara bırakarak, kendilerini otomatik olarak birilerinin  kontrolüne, doğruyu ya da yanlışı hesaplayamadan teslim ediverirler. 

Yine Budala'sında Dostoyevski; "İyi bir insansın ama komik oluyorsun, bir parçacık yakınlık gösteriyorlar sana, hayatını bağışlamışlar gibi teşekkür ediyorsun insanlara " demiş.

İnsanın karakteri en önemli değerlerinden biridir. Dolayısıyla, en kıymetli varlığınızı başkalarının emrine sunarak ruhunuzu köleleştirmeyin.

Unutmayın ki; Köleyseniz bir başkasına muhtaçsınız demektir.

Cesur kalın, efendim...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
CENGİZ ÜÇOK 2 ay önce

Kişiliği oturmayan insanları sık sık görüyoruz son zamanlarda etrafımızda. Kendilerine bir rol model seçip hayatlarını öyle sürdürmeye çalışan insanlar. Yalnız kalmamak için saçma sapan ilişkiler yaşayan, inandıkları boş ideolojilerin peşinden koşan insanlar. Hayatta hiç bir önemli kararı tek başlarına veremeyen, devamlı başkalarına danışan kişiler bunlar. Başkalarıyla var olan, güdümlü kişilikler. Bunlardan çok var etrafımızda. Kaleminize sağlık Nalan Hanım.

Avatar
Murat 2 ay önce

Celladına aşık olmuşsa bir millet
İster ezan, ister çan dinlet
İtiraz etmiyorsa sürü gibi illet
Müstehaktır ona her türlü zillet.

Dünya üç beş bilgisizin elinde
Sanırlar ki tüm ilim kendilerinde
Üzülme, eşeği eşek beğenir
Bir hayır var sana bana kötü demelerinde.

Felek ne cömerttir aşağılık insanlara
Han, hamam, dolap, değirmen hep onlara
Kendini satmayan adama ekmek yok
Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya.

Her gün biri çıkar, başlar ben, ben demeye
Altınlarıyla gümüşleriyle övünmeye
Tam işleri dilediği düzene sokar
Ecel çıkıverir pusudan: Benim, ben diye.
Ömer HAYYAM bunu ne güzel anlatmış.
Bende bu şiirle katkıda bulanayım. Yüreğine sağlık.

Avatar
Sibel Karaca 2 ay önce

Kişilikleri oluşmamıştır. Bu tip sevgi parazitleri genellikle karşılarındaki insanlara göre şekil değiştirirler. Yine güzel bir yazı ile bizi düşündürdünüz, Nalan Hanım.

Avatar
Mehmet Kaplan 2 ay önce

Biriyle aynı görüşte olmasa bile bunu o kisiye söyleyememek, güvensizlik ve kişisel eziklik nedeniyle yalnız başına çok çaresiz hissetmek ve başkalarından yardım almak için olmadık şeyler yapmak, bir gün yalnız ve kimsesiz bırakılacağına dair yoğun endişe duymak.Bir çok insanın problemi. Yüreğinize, kaleminize kuvvet Nalan Hanım.

Avatar
Rıza Ay 2 ay önce

Bugün Doğum günüm benim. Çok mutluyum ; günümüz digital ve soft kuşaktan olmadığım için. Çok çok mutluyum; Okuyan ,sorgulayan ve bunları haykıracak kadar cesur olan kuşaktan olduğum için... Nalan hnm; karakter birazda kuşak kaderi mi

Misafir Avatar
Nalan Özver 2 ay önce @Rıza Ay

Efendim birileri der ki, kaderimiz sözlerimizden yola çıkar. konuşmasak mı ne yapsak?

söylediklerinize dikkat edin düşüncelerinize dönüşür,
düşüncelerinize dikkat edin duygularınıza dönüşür,
duygularınıza dikkat edin davranışlarınıza dönüşür,
davranışlarınıza dikkat edin alışkanlıklarınıza dönüşür,
alışkanlıklarınıza dikkat edin değerlerinize dönüşür,
değerlerinize dikkat edin karakterinize dönüşür,
karakterinize dikkat edin kaderinize dönüşür.

Beğenmedim! (0)
Avatar
Bahar Coşkun 2 ay önce

Evet, söylediğiniz gibi"Tüm değer yargılarını bir kenara bırakarak, kendilerini otomatik olarak birilerinin kontrolüne, doğruyu ya da yanlışı hesaplayamadan teslim eden" o kadar çok insan var ki, hele de günümüzde.Teşekkürler

Avatar
Yalçın Koç 2 ay önce

Emeğinize sağlık çok güzel bir yazı çok güzel anlatmıssiniz söylenecek bir şey yok

Avatar
Utku 2 ay önce

Seni seviyorum anneciğim

banner944

banner1173

banner877

banner995

banner1200