AKP hükümetinin Katar’da  yapılacak 2022 FİFA Dünya Kupası finallerinin güvenliği için Katar’a polis gönderilmesine ilişkin Meclis’e getirdiği kanun teklifine CHP sert tepki gösterdi. Katar’ın bölgede yarattığı risk ve tehlikelerin Türk polisinin üstüne yüklendiğine dikkat çeken TBMM Dışişleri Komisyonu’nun CHP’li üyesi Utku Çakırözer, “Katar'ın izlediği politikaların yarattığı tüm risk ve tehditleri bizim göz bebeğimiz emniyet güçlerimizin, askerimizin omzuna yıkamazsınız! İstenirse polisi gelsin, eğitelim ama ‘Katar'la aramız iyi, katar katar para geliyor’ diye Dünya Kupası'nın jandarmalığını üstlenmenin vebali büyük olur. Her tarafa çekilebilecek bir niyet beyanının arkasına sığınarak Katar'daki Dünya Kupası'nın jandarmalığını yapmaya göndereceğiniz polisimizin, askerimizin kılına zarar gelirse bunun hesabını bu millete veremezsiniz” dedi.

Çakırözer, AKP ikitadarında Katar’a satılan hastane, liman, otel, banka ve inşaat şirketlerine de dikkat çekerek, “Milleti ekonomik buhrana sokan saray hükûmeti, milletin malını mülkünü katar katar Katar'a satıyor. Ankara ile Doha'daki iki saray ve orada yaşayan mutlu azınlık arasındaki bu şaibeli, akçeli işlere de karşıyız” dedi. Katar’ın Kıbrıs Türklerini dışlayarak Rumlarla işbirliği yaptığını da söyleyen Çakırözer, “Katar Petrolleri gidip Amerikan Exxon'la ortaklık kurarak Kıbrıs Rum kesimi Cumhurbaşkanı ve bakanlarıyla petrol çıkarma anlaşması imzaladı. Bugün Katar'a jandarmalığa gönüllü olanlar Rum kesimiyle anlaşmalara ağzını açıp tek kelime etmiyor. Türkiye'deki fakir fukaranın hakkını da Kıbrıs Türkünün hakkını, hukukunu da biz savunacağız” diye konuştu.

“GÜVENLİK ANLAŞMASI VAR, ÜS KURDUK!  YETMİYOR MU?”

Meclis Genel Kurul'unda Türkiye ile Katar Arasında Büyük Çaplı Organizasyonların Yerine Getirilmesinde İş Birliği Konulu Niyet Mektubunun Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi görüşmeleri tartışmalara neden oldu. CHP teklif ile Katar'daki Dünya Kupası'nın jandarmalığını Türk polisinin yapacağını söylerken, Katar’ın bölgede yarattığı risk ve tehlikelere dikkat çekerek tepki gösterdi. TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi ve CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Bu kanun teklifinin amacı 2022'de Katar'da yapılacak Dünya Kupası için Türkiye ile Katar arasında güvenlik iş birliğini güçlendirmek, suç ve terörle mücadelede tedbirlerin alınmasında iş birliği yapmak. Ama iki ülke arasında 2001 tarihli güvenlik anlaşması var. Birkaç yıl önce de orada askerî üs kurduk, yaklaşık 700 askerimiz var. Peki, bunlar neden yetmiyor da bu niyet mektubu önümüzde? Biz bu ilkleri hep Katar'la birlikte yaşıyoruz. Bu niyet mektubu Genel Kurula sunulmadan, onaylanıp onaylanmayacağı bile belli değilken bu tamamlayıcı protokolün müzakereleri Ankara'da başlamış. Millet iradesini hiçe sayan bu durumu asla kabul edemeyiz!” dedi.

Askeri, polisi Katar’a göndermek için Meclis’in onayı gerektiğini söyleyen Çakırözer, “Buradan millet adına net biçimde soruyoruz: Katar'a kaç polis, kaç jandarma, kaç asker gönderme sözü verdiniz? Görevleri, üstlenecekleri riskler neler olacak? Stadın kapısında mı duracak, içini mi koruyacak, otelin bekçiliğini mi yapacak, havaalanının güvenliğini mi sağlayacak? Bunları bu kürsüden bu millete açıklamak zorundasınız” dedi.

 “POLİS JANDARMALIK YAPACAK, EKONOMİ DÜZELECEK”

Teklifin Dışişleri Komisyonu’ndaki görüşmeleri sırasında bilgi veren Dışişleri Bakan Yardımcısı’nın, “Bu çalışmanın, siyasi ve ekonomik ilişkilerimizin ilerlemesine olumlu katkıları olacak” açıklamalarına da değinen Çakırözer,  “İşte bütün mesele bu. Neymiş? Benim polisim, benim askerim orada statlarda, otellerde, havaalanlarında jandarmalık yapacak, bütün riski üstlenecek; bunun da Türkiye'ye olumlu ekonomik katkısı olacakmış. Hatırlar mısınız? Geçmişte birileri çıkıp ‘Türkiye'nin en iyi ihraç ürünü ordusudur’ dediğinde çok alınır, çok gücenirdik. Peki, bu yaptığınızın bundan ne farkı var?” diye sordu.

 “KATAR NÖBETİ SÜREKLİ HALE GELECEK”

Dünya Kupası finallerinin gelecek yıl Kasım ayında yapılacağını ve bir ay sonunda biteceğini de hatırtalan Çakırözer, protokolde 5 yıllık bir yetki talebi olduğuna dikkat çekti. Çakırözer, “Bu teklif bu hâliyle polisimizin Katar nöbetini neredeyse sürekli hâle getirecek. ‘Bunun amacı nedir?’ diyoruz, yanıt yok” dedi.

“TERÖRÜN HEDEFİ OLABİLİR”

Katar’ın küçük bir ülke olmasına rağmen büyük güvenlik riskleri taşıyan bir ülke olduğunu söyleyen Çakırözer,  “Biraz tanıdık gelecek belki ama Suriye ve Mısır başta olmak üzere, bu coğrafyada rejim değişikliği için, İhvancıların iktidara gelebilmesi için tüm imkânlarını seferber etmiş bir ülke. Suriye'de Esad'a karşı çarpışan radikal unsurları ekonomik ve askerî açıdan destekleyenlerin başında da Katar var. Suudlarla, Körfez ülkeleriyle, İran'la büyük sıkıntıları var. Taliban'ın hamisi konumunda olduğu için Afganistan kaynaklı El Kaide, IŞİD terörünün her an hedefi olabilir. Şimdi, siz Katar'ın izlediği politikaların yarattığı tüm risk ve tehditleri bizim göz bebeğimiz konumundaki emniyet güçlerimizin, askerimizin omzuna yıkıyorsunuz. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Böyle, her tarafa çekilebilecek bir niyet beyanının arkasına sığınarak Katar'daki Dünya Kupası'nın jandarmalığını yapmaya göndereceğiniz polisin, askerin kılına zarar gelirse bunun hesabını bu millete veremezsiniz” diye konuştu.

“VEBALİ BÜYÜK OLUR”

Çakırözer, “Böyle bir organizasyonda güvenlik sıkıntısı, riski varsa bunu Katar Devleti ya kendi çözecek ya FIFA'yla çözecek ya da özel güvenlik şirketleriyle çözecek. İstenirse polisi gelsin, eğitelim ama ‘Katar'la aramız iyi, katar katar para geliyor, biz de üzerimize düşeni yapalım, polisimiz gitsin, Dünya Kupası'nın jandarmalığını üstlenelim.’ dersek bu olmaz, vebali büyük olur” dedi.

“HAK İHLALERİNE SES ÇIKARDINIZ MI”

Çakırözer, Katar’da gerçekleştirilecek Dünya kupası organizasyonuna ilişkin kamuoyuna yansıyan şaibeleri de Meclis gündemine getirdi. Statlarda çalışan on binlerce Hintli, Nepalli işçiye yönelik vahim hak ihlallerinin dünyanın gündeminde olduğunu söyleyen Çakırözer, şu açıklamaları yaptı:

“Raporlar var. Tam 6 bin 500 işçinin bu statların inşası sırasında hayatını kaybettiğini yazıyor. Norveç Millî Takımı Türkiye maçına, Katar'daki bu insani olmayan çalışma koşullarını protesto için ‘insan hakları’ yazılı tişörtlerle çıktılar. Ayrıca, Katar'ın Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmak için rüşvet verdiği iddiaları tüm dünyada konuşuluyor. FIFA Başkanı bu nedenle istifa etti. Tabii ki futbolu seviyoruz hepimiz ama bu sevgimiz rüşveti, yolsuzluğu ve ölümcül çalışma koşullarını kayıtsız şartsız kabul ettiğimiz anlamına gelmez, gelmemelidir. Katar'a gönüllü jandarmalığa soyunanlar, bir günden bir güne çıkıp da o gariban işçilerin mağduriyetlerini sordular mı muhataplarını acaba?”

“KATAR’A KATAR KATAR SATTINIZ”

Çakırözer, Katar'la iyi ilişkiler kurmaya, Katar halkıyla dostluğun güçlendirilmesine karşı olmadıklarını  söyleyerek, AKP iktidarında Katar’a satılanları hatırlattı. Çakırözer şöyle konuştu:

“Ordumuzun gururu, Adapazarı Tank Palet Fabrikası beş kuruş dahi ödenmeden Ethem Sancak ve BMC üzerinden Katar'a peşkeş çekildi. Aylar önce üretim başlayacaktı. Hani nerede? Ortada tank var mı? Borsa İstanbulun yüzde 10 hissesi Katar'a satıldı. Digiturk, Katar'a sattınız, adı Bein oldu. Yüz milyonlarca liranın üstüne yattı, futbol kulüplerimizin canına okudu. Ortaya çıkan rezilliği devletin kurumu Spor Toto kapatmaya çalıştı. Kimin parasıyla? Halkın parasıyla, evlatlarımız için yapılacak spor tesislerinden feragat etme pahasına. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ‘Bu iktidarın Katarlı ortaklarıyla dokunup da bozmadığı hangi değerimiz kaldı ki?’ derken boşuna konuşmuyor. Bir tanesi çok özel, Uçan saray! Bu nasıl bir özel ilişkidir ki 500 milyon dolarlık uçağınızı, uçak da demeyeyim, uçan sarayınızı birbirinize hediye ediyorsunuz? Bankalar, aracı kuruluşlar, oteller, hastaneler, limanlar, inşaat şirketleri, hepsi katar katar Katar'a satıldı. Uçakları bile Katar'dan kiraladınız. Sağlık Bakanlığı kasasından Katar ortaklı şirkete beş yılda ödenen para 210 milyon lirayı aştı. Yetmedi, Kanal İstanbul'un etrafındaki tarım arazilerini yine Katar Emirinin ailesine sattınız. Milleti ekonomik buhrana sokan saray hükûmeti, milletin malını mülkünü katar katar Katar'a satıyor. İşte, bizim itirazımız bunadır! Katar halkından değil, bu şaibeli ilişkileri kuranlardan, millî varlıklarımızı hesapsız kitapsız satanlardan hesap soruyoruz.”

“FAKİR FUKARANIN DA, KIBRIS TÜRKÜNÜN HAKKINI DA BİZ SORACAĞIZ”

Katar’ın Amerikan Exxon'la ortaklık kurarak Kıbrıs Rum kesimi Cumhurbaşkanı ve bakanlarıyla petrol çıkarma anlaşması imzaladığını ve KıbrısTürkleri’ni yok saydığını söyleyen Çakırözer,  “İşte fotoğrafı. Aynı Katar KKTC'yle benzerini yapabiliyor mu? Bugün Katar'a jandarmalığa gönüllü olanlar Rum kesimiyle anlaşmalara ağzını açıp tek kelime ettiler mi? ‘Hani Kıbrıs Türkünün hani KKTC'nin hakkı, hukuku nerede?’ diye sordular mı? Soramazlar çünkü onların aklında başka başka akçeli işler var, katar katar satış planları var! Onlar soramaz ama biz soracağız; Türkiye'deki fakir fukaranın hakkını da Kıbrıs Türkünün hakkını da hukukunu da biz savunacağız” diye konuştu