Eğitim

Eğitim-İş’ten LGS Sonuçlarına Tepki: “Değişen Sayılar, Değişmeyen Eşitsizlikler”

Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, 2026 LGS sonuçlarının eğitim sistemindeki yapısal sorunları bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, merkezi sınavlara dayalı sistemin çocuklar üzerindeki baskıyı artırdığını ve eğitimdeki eşitsizlikleri derinleştirdiğini söyledi.

Abone Ol

Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, 2026 LGS sonuçlarının eğitim sistemindeki yapısal sorunları bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, merkezi sınavlara dayalı sistemin çocuklar üzerindeki baskıyı artırdığını ve eğitimdeki eşitsizlikleri derinleştirdiğini söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan 2026 Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sonuçlarını değerlendiren Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan, sınav sonuçlarının yalnızca öğrencilerin akademik performansını değil, eğitim sistemindeki fırsat eşitsizliklerini de gözler önüne serdiğini ifade etti.

Bu yıl LGS’de 500 tam puan alan öğrenci sayısının 452 olduğunu hatırlatan Arslan, geçen yıl bu sayının 719 olduğunu belirterek, tam puan alan öğrenci sayısındaki değişimin eğitim sisteminin niteliğini tek başına göstermediğini söyledi. Asıl sorunun, milyonlarca öğrencinin geleceğinin tek bir sınava bağlanması olduğunu vurgulayan Arslan, çocukların çok küçük yaşlarda yoğun bir rekabet ortamına sürüklendiğini kaydetti.

“LGS eşitsizlikleri yeniden üretiyor”

Arslan, LGS’nin yalnızca bir yerleştirme sınavı olmadığını belirterek, “Bu sistem aynı zamanda eğitimdeki eşitsizliklerin yeniden üretildiği bir mekanizma haline gelmiştir. Sınav sonuçları öğrencilerin bilgi düzeyinin yanı sıra ailelerinin ekonomik koşullarını, yaşadıkları çevrenin imkânlarını, okullarının fiziki şartlarını ve nitelikli eğitime erişim düzeylerini de yansıtmaktadır” dedi.

Özel ders, kurs ve özel okul imkanlarına erişebilen öğrenciler ile yalnızca devlet okullarının sunduğu olanaklarla eğitim alan öğrencilerin aynı yarışta yer almak zorunda bırakıldığını savunan Arslan, bu nedenle sınavların çocuklardan çok toplumsal eşitsizlikleri ölçtüğünü ifade etti.

“Kamusal eğitim yerine piyasa odaklı anlayış güçlendirildi”

Eğitim politikalarının uzun yıllardır kamusal eğitimi güçlendirmek yerine özel okul ve kurs sektörünü büyüten bir anlayışla şekillendirildiğini öne süren Arslan, devlet okulları arasındaki imkan farklılıklarının giderek arttığını söyledi.

Bir yandan öğrencilerin LGS ve YKS maratonuna mahkûm edildiğini, diğer yandan Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamalarıyla binlerce çocuğun erken yaşta çalışma hayatına yönlendirildiğini belirten Arslan, eğitimin temel amacının çocukların özgürleşmesi ve çok yönlü gelişimi olması gerektiğini dile getirdi.

Bakanlığa soru ve çağrı

Eğitim-İş olarak Milli Eğitim Bakanlığı’na çeşitli sorular yönelten Arslan, çocukların geleceğini tek bir sınava bağlayan sistemin ne kadar daha sürdürüleceğini, devlet okulları arasındaki eşitsizliklerin giderilmesi için hangi somut adımların atılacağını ve her çocuğun eşit, bilimsel, laik ve parasız eğitim hakkının neden tam anlamıyla güvence altına alınmadığını sordu.

“Merkezi sınav sistemi kaldırılmalı”

Arslan, merkezi sınavlara dayalı seçme ve eleme sisteminin kaldırılması gerektiğini belirterek, öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra sanatsal, kültürel ve sosyal gelişimlerinin de dikkate alındığı okul temelli bir yerleştirme modelinin oluşturulması çağrısında bulundu.

Kamusal eğitime ayrılan kaynakların artırılması, okullar arasındaki fiziki ve akademik farklılıkların giderilmesi, çocukların eğitim hakkını zedeleyen uygulamalardan vazgeçilmesi ve müfredatın bilimsel, laik ve demokratik değerler doğrultusunda yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Arslan, öğretmenlerin mesleki güvencelerinin de güçlendirilmesini istedi.

“Asıl başarı her çocuğun nitelikli eğitime ulaşabilmesidir”

Bir eğitim sisteminin başarısının yalnızca tam puan alan öğrenci sayısıyla ölçülemeyeceğini vurgulayan Arslan, “Gerçek başarı; her çocuğun nitelikli eğitime erişebildiği, ekonomik nedenlerle geride kalmadığı, okullar arasındaki farklılıkların en aza indirildiği ve çocukların mutlu, özgür bireyler olarak yetişebildiği bir düzen kurabilmektir” dedi.

Eğitim-İş’in yalnızca sınav sistemine değil, eğitimde eşitsizlik üreten tüm politikalara karşı mücadele ettiğini belirten Arslan, çocukların geleceğinin rekabet yerine dayanışma, piyasa yerine kamusal sorumluluk ve ayrıcalık yerine eşitlik temelinde şekillenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.