banner639

Anadolu Üniversitesinde “Tanılamadan Eğitime Erken Müdahale” paneli

Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümünün 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık günü için düzenlediği “Tanılamadan Eğitime Erken Müdahale” paneli gerçekleşti.Öğrenci Merkezi Salon 2016’da düzenlenen panele,...

Anadolu Üniversitesinde “Tanılamadan Eğitime Erken Müdahale” paneli

Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümünün 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık günü için düzenlediği “Tanılamadan Eğitime Erken Müdahale” paneli gerçekleşti.

Öğrenci Merkezi Salon 2016’da düzenlenen panele, Eğitim Fakültesii Dekanı Prof. Dr. Coşkun Bayrak, Eğitim Fakültesi Özel Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Cavkatar’ın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Tanılamadan Eğitime Erken Müdahale panelinde önce Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü lisans öğrencileri Burak İlter, Furkan Kaplan, İbrahim Sami Aktürk katılımcılara hazırladığı müzik dinletisini sundu. Daha sonra Özkan Halaç Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi öğrencileri Aleyna Koçoğlu ve Murat Doğru hazırladığı tango gösterisini gerçekleşti. Eskişehir İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Uysal Ağaoğlu öğrencilere teşekkür belgelerini verdi.

“Yeni yaşama ve geleceğe birlikte hazırlanalım”

Panel Başkanı, Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Atilla Cavkaytar yaptığı konuşmada, ‘Bizim Yaşama +1’le Başlamak’ diye bir sloganımız var. Artı 1’i geleceğe hazırlamak ve planlamak olarak düşünüyoruz. Bütün çocuklarımız özel, onların özellikleri eğitim yeterlilikleri açısından farklılık gösteriyor ama bu farklılıklar olumlu farklılıklar. Çünkü her bireyin özel eğitim hizmetlerinden yararlandıktan sonra neler yapabileceğini biliyoruz ve bu tango gösterisi de bunun en güzel göstergelerinden biriydi. Her zaman için biz özel yeteneklere, arkadaşlarımızın yapabildiklerini nasıl geliştiririz ve geleceğe onları nasıl hazırlarız ki bunun en güzel göstergesi gençlerin bugün sergiledikleri gösteriler ve biraz daha ileri aşamalarda bu gençlerin yaşama hazırlanmaları ve bağımsız birer birey olabilmeleri için yaptığımız çalışmalar. Biz bugünkü temayla da bağlantılı olarak bireyin özel eğitim gereksinimleri belirlendikten ve bir tanı aldıktan sonra eğitimleri ve en son aşamada toplumsal yaşama tam katılımları sağlamaya çalışıyoruz. Toplumsal yaşama katılımları nitelikli desteklerle ve nitelikli özel eğitim hizmetiyle olacak. Bu gençlerimiz merdivenleri tırmandılar. Aramızda sevgili saygıdeğer ailelerimiz var. Aslında en büyük teşekkür onlara, gerçekten yaşam boyu süren bir mücadeleye başlamışlar ve bu mücadeleyi de çok güzel sürdürüyorlar. Tanı koymadan başlayarak artık yükseköğrenimde de biz Down Sendromlu gençlerimizi görüyoruz. Onları toplum yaşamında bağımsız ve iş sahibi, geleceğe hazırlanan bireyler olarak görüyoruz. Son olarak diyorum ki gelin yeni yaşama ve geleceğe birlikte hazırlanalım. Hepimize bu mücadelede sonsuz başarılar diliyorum. Katılımlarınız için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Farklılıklar zenginliğimizdir”

Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Coşkun Bayrak ise, “Artı 1’i yaşama geçirmeye çalışan tüm gençler hepinizi saygıyla selamlıyorum. 21 Mart’ın aslında iki özel anlamı var. Hem yeniden doğuş günü hem de Nevruz günü. Yeniden doğuş aslında farkındalığın yaratılması, yeni tutumların, yeni davranışların oluşması açısından da önemli. Farkındalık yaratmak için Bileşmiş Milletler, Dünya Down Sendromlular Günü 21 Mart olarak ilan etti. Böylesi günlerin ağlama, sızlama yerine aslında yapılanları ve yapılacak olanları yeniden gözden geçirmesi ve yeni strateji belirlenmesi açısından önemli buluyoruz. Farkında olmayan diğer bireylerinde farkında olmasını sağlıyor. Down Sendromu aslında bir hastalık değil kalıtsal bir durum dolayısıyla önlenebilir de bir durum. Genelde yaşlı gebeliklerde ve erken gebeliklerde daha çok gündeme gelebiliyor. Aslında her şeyin bir çözümü var. Özveri, sabır, hoşgörü aslında her şeyi iyileştirmeye dönük olarak düşünebiliyor. Aslında farklılıklar birer zenginliğimizdir. Türkiye’nin temel sorunu da farklılıkları göz ardı etmesidir. Onun için biz farklılıkları birer zenginlik olarak alıyoruz. Her bir farklılığın farklı yönde geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Onun için de farklılıklardan korkmamak gerekiyor. Aksine farklılıkların nasıl dönüştürüleceği konusunda nasıl belli bir yola itileceği konusunda farkında olmak gerekiyor. Ben bu vesileyle bu paneli düzenleyen tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum” diye belirtti.

Ayrıca panelde, ilk oturum konusu olarak Prof. Dr. Sevilhan Artan, Dr. Öğr. Üyesi Oğuz Çilingir’ın sunduğu Tıbbi Tanı ile başlarken diğer oturum başlıkları ise, Down Sendromlu öğrencilerin özellikleri ve erken müdahale programları-Prof. Dr. Sema Batu, Eğitsel Tanı-Özel Eğitim Öğretmeni Sedat Gülleci, Down Sendromlu çocuğa sahip bir ailenin öyküsü-Seza Selma Şencoğlu oldu. Panelin ardından soru cevaplarla etkinlik sona erdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner944

banner1002

banner877

banner995