banner1204
banner639

Bölgeler arasındaki eşitsizlikler mutlaka giderilmelidir

Türk Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Haydar Urfalı, yeni eğitim-öğretim yılı nedeniyle bir açıklama yaptı

Bölgeler arasındaki eşitsizlikler mutlaka giderilmelidir

Türk Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Haydar Urfalı, yeni eğitim-öğretim yılı nedeniyle bir açıklama yaparak, Türkiye genelinde yaklaşık 18 Milyon öğrenci, 36 Milyon veli ve 1 Milyon eğitim çalışanın, Eskişehir genelinde yaklaşık 135 Bin öğrenci, 270 Bin veli ve 11 Bin eğitim çalışanın görev aldığı 2018-2019 Eğitim-Öğretim Yılının başladığını söyledi.

Bu eğitim-öğretim yılına yeni Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk ile girdiklerini belirten Urfalı, “ Umuyoruz ki, Sayın Selçuk döneminde geçtiğimiz eğitim-öğretim yıllarındaki hatalar tekrarlanmaz, hem eğitim hayatımız hem de eğitim çalışanları için önemli değişimlerin yaşanacağı, hak kayıplarının olmayacağı, ülkemizin dünya ülkeleri ile yarışmasını sağlayacak dönüşümlerin gerçekleşeceği bir yıl olur” dedi. 

Yeni eğitim-öğretim yılı başında eğitimde tespit ettiğimiz bazı eksikleri kamuoyuyla paylaşmak istediklerini belirten Türk Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Haydar Urfalı şunları söyledi:

“2019 yılında hem ihtiyaçlar hem de beklentiler göz önüne alındığında 100 bin atama yapılması gerekliliktir. Bu konuda tasarruf yapılmamalı, eğitim hizmetleri kesintiye uğratılmamalı, Türkiye’de artık öğretmensiz okul kalmamalıdır.

MEB 2017-2018 istatistiklerine göre; derslik açığı da çözülmesi gereken en önemli sorunlardandır.

Sözleşmeli ve mülakatlı öğretmen alımı 2016 yılında tekrar getirilmiş, o tarihten bugüne kadar hiç kadrolu atama yapılmamıştır. 2011 yılında kaldırılan sözleşmeli öğretmenliğin yeniden üstelik bu kez mülakat ile birlikte getirilmesi öğretmenlik mesleğinde derin yaralar açmıştır. Öncelikle şunu belirtmek istiyoruz. Öğretmenlik uzmanlık mesleğidir. Dolayısıyla ücretli, sözleşmeli ve kadrolu şeklinde kategorize edilmesi, öğretmenlerin öğretmenler odasında bölük pörçük edilmeleri pedagojik açıdan son derece yanlıştır. Tamamen sübjektif yaklaşımlara dayanan, alın terini yok sayan mülakat uygulaması kaldırılmalıdır.

Bilindiği gibi Milli Eğitim Bakanlığı her ikisi de sözleşmeli öğretmen olarak görev yapanlara eş durumuna bağlı atama başvurusu yapabilmelerine olarak tanımıştır. Bu, olumlu bir gelişme olmasına rağmen eşi öğretmen olmayan sözleşmelilerin aileleri ne yazık ki birleşememiştir.

Sadece iller arası değil, aynı il içinde olmasına rağmen aralarında yüzlerce kilometre mesafe bulunan öğretmenlerimizin de feryatlarına kulak verilmelidir. Eş durumu mağdurlarının sorunun çözülmesi için il/ilçe emri getirilmesi gerekmektedir. Sayın Milli Eğitim Bakanı Selçuk’tan isteğimiz, bu çocuklarımızın boynu bükük kalmaması, anne babalarına özlem duymaması, aile bütünlüğünün bozulmaması için il-ilçe emri getirmesidir.

Ayrıca öğretmenlerimizin diplomaya dayalı alan değişikliği talebinin karşılanması için tüm normlar açılmalı ve beklentilere cevap verilmelidir.

Mülakat her alanda adaletsizlikler doğurmaktadır. Nitekim mülakat sebebiyle yönetici atamalarında yaşanan kul hakkı gaspı yaz dönemine damgasını vurmuştur. Yerel çeteler Bakanlık merkez teşkilatından bağımsız hareket ederek, yandaş sendikanın üyelerine yüksek puanlar vermek suretiyle, diğer sendika üyelerine ya da sendikasız olanlara düşük puanlar verdiler. Sendikamız konuyla ilgili Milli Eğitim Bakanı’na bir rapor sundu ve hakkaniyetten uzak puanlar verilmesinin önüne geçmesini istedi. MEB’de gerçekten liyakati sağlamak, makamların ehil kişiler tarafından yönetilmesinin önünü açmak, başarılı okullar ve başarılı öğrenciler oluşturmayı hedefliyorsak, o halde yönetici atamalarında kul hakkı gözetmeliyiz. Bunun için de en başta yapılması gereken yönetici atamalarında objektiflikten uzak olan sözlü sınavı kaldırmak, yazılı sınav esasına göre yönetici atamalarının atanmasını sağlamak olmalıdır.

Geçmiş dönemde Bakan oluruyla yapılan şube müdürlüğü ve il/ilçe milli eğitim müdürü atamaları eğitim camiasında büyük bir huzursuzluğa neden olmaktadır. Öncelikle 76. Madde atamaları iptal edilmelidir. Siyasi saiklerin ön planda olduğu, yandaş sendika üyelerinin kayırıldığı şube müdürlüğü atamalarında da hakkaniyet ivedilikle sağlanmalıdır.

Herkes bilmelidir ki; birtakım sendika, vakıf, dernek ve cemiyetlere yakın kişilere iltimas sağlandıkça, biat edenler koruyup, kollandıkça, alın teri görmezden gelinip, torpilliler iş başına getirildikçe eğitimin hiçbir kademesinde liyakati sağlayamaz ve eğitim kurumlarının içini bir bir boşaltırsınız.

Tüm karşı çıkışlarımıza, yaptığımız eylem ve basın açıklamalarına rağmen Öğrenci Andı 2013 yılında kaldırılmıştı. Biz o dönemde Öğrenci Andında yer alan Türklük kavramının, Anayasa’da tanımlanan Türklük kavramı olduğunu, ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ ifadesinin bir ırka mensubiyet anlamına gelmediğini, milli kimlik ifadesi olduğunu, Öğrenci Andının milletimizi birleştiren, bütünleştiren en önemli unsurlarından biri olduğunu dile getirmiştik. Nitekim 15 Temmuz felaketi göstermiştir ki, milletimizin en çok ihtiyaç duyduğu şey milli birlik ve beraberliktir. Milli birlik ve beraberlik ruhunun toplumun tüm kesimlerine sirayet etmesi sayesinde 15 Temmuz hain darbe girişimi başarıyla geri püskürtülmüştür. Bu minvalde tek bir millet olma şuurunun küçük yaşta çocuklarımıza kazandırılması gerekmektedir. Öğrenci Andı da bu ruhun kazandırılmasının mihenk taşıdır. Andımız, içeriği ve verdiği duygu bakımından bu amaca hizmet etmekteydi. Dolayısıyla Öğrenci Andı 17 Eylül Pazartesi gününden itibaren ve devam eden süreçte okullarımızda yeniden okutulmalıdır.

Öte yandan;

Bölgeler arasındaki eşitsizlikler mutlaka giderilmelidir. Okullaşma oranları mutlaka artırılmalıdır. Ülkemizdeki öğretmen ve eğitim çalışanlarının maaşları artırılmalıdır. OECD 2018 Bir Bakışta Eğitim Raporunda; satın alma gücü paritesi dikkate alınarak yayınlanan verilerde, OECD ülkeleri ortalamasına göre ilkokulda göreve yeni başlayan bir öğretmen yılda brüt 32 bin 258 dolar, en üst derecedeki bir öğretmen ise yılda brüt 54 bin 156 dolar kazanmaktadır.Türkiye’de öğretmenlerin maaşları ek ders ücretleri hariç yılda net 6 bin 246 dolar ile 7 bin 298 dolar arasında değişmektedir. Ülkemizde sadece öğretmenler değil, tüm eğitim çalışanları düşük ücretler almaktadır. Yapılması gereken ülkemizde eğitim çalışanlarının maaşlarını insanca yaşayabilecekleri düzeye çıkarmaktır.  Her eğitim-öğretim yılı başında verilen eğitime-öğretime hazırlık ödeneği tüm eğitim çalışanlarına verilmesi sağlanmalıdır. Karma eğitim ile ilgili tartışmalara üzülerek şahit oluyoruz. Bilindiği gibi 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 15. Maddesinde ‘Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır’ denilmektedir. Görüldüğü üzere okullarda karma eğitim yapılması hususu kanunda çok net olarak belirtilmiştir. Dolayısıyla karma eğitim tartışma malzemesi yapılmamalı, bu konu siyasi, ideolojik çekişmelere alet edilmemelidir. Okullara verilen ödenekler artırılmalı, hizmetli kadrosu güçlendirilmeli, okullar kaderleri ile baş başa bırakılmamalıdır. Her okulun güvenliği sağlanmalı, okullar kameralarla donatılmalı, şiddet olaylarının önüne geçilmelidir. Eğitim sistemi, müfredat, mevzuat konuları başta olmak üzere yapılacak değişiklikler hayata geçirilmeden önce paydaşların görüşü alınmalıdır. Özellikle bu yıl tam bir fiyasko ile sonuçlanan Lise Kayıt Sistemi öğrenci ve velileri strese sokmayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.

Yeni eğitim-öğretim yılına adım atarken genelde başta Sayın Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk olmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı ve iktidar yetkililerinden özelde ise, Sayın Eskişehir Valisi Erdoğan Çakacak’tan talebimiz; sendikamızın eksik, hatalı ve yanlış söylem, eylem, işlem ve uygulamalar için dile getirdiği ve getireceği eleştiri ve taleplerimizi dikkate almaları, hukuken gereğini yapmaları ve 15 Temmuz’dan sonra oluştuğu sık sık dile getirilen ancak bir türlü zihinlere yerleşmeyen ve uygulamalara yansımayan MİLLİ BİRLİK ve BERABERLİK RUHUNA uygun hareket edilmesini buna engel olmaya çalışan art niyetli yaklaşımların sorumlularının sistemden bertaraf edilmelerini sağlamalarını beklemekteyiz. Bu; eğitim sistemimizin geleceği, çocuklarımızın, eğitim çalışanlarının huzur ve mutluluğu,  kaliteli, verimli bir eğitimin sağlanması için çok önemli ve elzemdir.

Yasalar çerçevesinde tarafsızlığın insani bir haslet olarak görüldüğü, yargı kararlarını uygulandığı, yöneticilerin usulsüz uygulamalardan vazgeçtiği, kişisel çıkarları her şeyin üzerinde tutan anlayışların yok olduğu, huzurun, adaletin, hoşgörünün, liyakatin baş tacı edildiği yeni gün ve yıllara ulaşmak ümit, arzu ve inancıyla, Türk Eğitim-Sen olarak 2018-2019 Eğitim-Öğretim Yılının hayırlara vesile olmasını temenni ediyor; tüm öğrenci, öğretmen, eğitim çalışanı ve velilerimiz ile eğitim paydaşlarına başarılar diliyoruz.”

                                                                                                            

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner944

banner1173

banner877

banner995

banner1200