banner1166
banner639

Özel gereksinimli çocuklara hizmet alanında tek

Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, özel gereksinimli olan çocuklara farklı hizmetler sunma konusunda ve özel eğitim alanında farklı kurumları ile Anadolu Üniversitesi’nin Türkiye’nin ilk ve tek üniversitesi olduğunu söyledi.

Özel gereksinimli çocuklara hizmet alanında tek
  KADİR ÇETİN 
ESKİŞEHİR (İHA) - Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, özel gereksinimli olan çocuklara farklı hizmetler sunma konusunda ve özel eğitim alanında farklı kurumları ile Anadolu Üniversitesi’nin Türkiye’nin ilk ve tek üniversitesi olduğunu söyledi. 
Toplum içerisindeki bireylerin her birinin farklı özellikler gösterdiğini aktaran Diken, “Toplumu oluşturan bireyler olarak her birimiz farklı farklı özellikler taşırız. Dolayısıyla bu özellikler içerisinde, toplumda kimimiz üstün dediğimiz zeka ve bilişsel işlev bakımından üst düzeyde işlevler gösterirken, büyük çoğunluğumuz normal dediğimiz normal aralıklarda işlevler gösterir. Ayrıca kimimiz de normalin altında işlev gösterebiliyoruz. Dolayısıyla baktığımız zaman her ülkede, her toplumda, normal, normalaltı ve normalüstü dediğimiz farklı işlevsellik gösteren bireyler söz konusu. İşte bu normalden sapma gösteren gruplar, özel gereksinim ya da özel eğitim gerektiren gruplar olarak adlandırılıyor. Farklı gruplandırmalar olmasına rağmen, genel anlamda üstün zekalılar/yetenekliler, zihinsel yetersizliği olanlar, işitme yetersizliği olanlar, görme yetersizliği olanlar, fiziksel yetersizliği olanlar, süreğen hastalığı olanlar, duygusal-sosyal sorunları özel gereksinimli grubu içerisine koyabiliyoruz” dedi.

“BU KONU 34 MİLYON VATANDAŞIMIZI İLGİLENDİRİYOR”
Prof. Dr. Diken, Dünya Sağlık Örgütü’nün Türkiye’ye ilişkin belirlediği rakamlara bakıldığında yetersizliği olan özel gereksinimli bireylerin görülme oranı ülke nüfusunun yüzde 12.29 olduğunu ifade ederek, “Bu da matematiksel olarak baktığımızda yaklaşık 8,5 milyon vatandaşımız demek. Ülkemiz genelinde bir ailede 4 kişi olduğunu varsayarsak, yaklaşık 34 milyon vatandaşımızı ilgilendiren bir konu bu. Toplumun geleceğini bireyler şekillendiriyor dediğimiz zaman da toplumumuzun da neredeyse yarısına yakınının aslında bu bağlamda riskli gruplar içerisinde olduğunu ve dolayısıyla toplumun kendi geleceği için bu konuya ağrılık vermesi gerektiğinin altını çizmek gerekir” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE ÖZEL EĞİTİM ALANINDA FARKLI HİZMETLER SUNAN BELLİ KONULARDA İLK VE TEK ÜNİVERSİTEYİZ”
“Anadolu Üniversitesi, özel gereksinimli olan çocuklara farklı hizmetler sunan Türkiye’de ilk ve tek, dünyada da sayılı üniversitelerden biridir” diyen Diken, şöyle devam etti:
“Dünya’da diyorum çünkü bu kadar farklı birimleriyle, farklı yetersizlik ya da farklı olan gruplara hitap eden Türkiye’de ilk ve tek olan, hatta bazı kurumları ile dünyada sınırlı olan bir yapıya sahip Anadolu Üniversitesi. İlk ve tek derken nelerden bahsediyoruz. 1970-80’li yıllarda başlayan uygulamalar var.”

ENGELLİLER ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ, İÇEM, DİLKOM, ÜYEP, ENTEGRE YÜKSEK OKULU, ÖZEL EĞİTİM BÖLÜMÜ
“Türkiye’de özel eğitim alanında en fazla kuruma ve programa sahip bir üniversite olarak Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü, İşitme Engelli Çocuklar Eğitim (İÇEM), Uygulama ve Araştırma Merkezi, Dil ve Konuşma Bozuklukları Eğitim (DİLKOM), Uygulama ve Araştırma Merkezi, Üstün Yetenekliler Eğitim Programları (ÜYEP), Engelliler Entegre Yüksekokulu ve lisans ve lisansüstü düzeyde Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü gibi farklı birimleri içinde barındırmakta” diye genel bir giriş yapan Prof. Dr. Diken, “Engelliler Araştırma Enstitüsü’nün kuruluşu 1990’lı yılların başına dayanıyor. Türkiye’deki ilk ve tek enstitü olma özelliği ile özellikle 0-6 yaş erken çocukluk döneminde, down sendromlu, otizmli, genel gerişim geriliği olan, zihinsel yetersizliği olan, motor geriliği olan bebekler ve küçük çocuklara bireysel ve grup eğitimi veren, beraberinde aile eğitimi, aile danışmanlığı, yüzme etkinlikleri, aquaterapi, spor etkinlikleri gibi destekleyici hizmetler sunan oldukça kapsamlı erken müdahale uygulamalarına sahip. İÇEM, Anadolu Üniversitesi’nin özel eğitim alanındaki en köklü ve kendi alanında model bir kurumu. İÇEM doğumdan yetişkin düzeyine kadar işitme yetersizliği olan çocuklar ve ailelerine hizmet vermekte. DİLKOM da yine Türkiye’deki ilk ve kendi içerisinde tek olan, sorunu dil ve konuşma olan çocuklar ve bireylere, yetişkinlere hatta yaşlılara hizmet veren oldukça kapsamlı, sağlık hizmetleri ile beraber çok yakın çalışan bir merkezimiz. Yine aynı şekilde hem bireysel hem de grup olarak burada terapi hizmetlerimiz bulunmakta. Aynı zamanda Sağlık Bilimleri Enstitüsü içerisindeki lisans programı ile de dil ve konuşma terapisti yetiştiren bir kurum. Bunun yanı sıra ÜYEP, yaratıcılık ve üstün yetenekli çocuklara hitap eden, her yıl yüzlerce çocuğun başvurup sınava girdiği, hafta sonu zenginleştirilmiş program dediğimiz destekleyici programla özellikle normalin üstünde olan gruba hitap eden, bu gruba eğitim veren, destekleyen bir program. Engelliler Entegre Yüksekokulu işitme engelli yetişkinlere önlisans ve lisans düzeyinde Eğitim veren ilk ve tek bir yüksekokul” ifadelerini kullandı.

“ÖZEL EĞİTİM ALANINDA LİSANSÜSTÜ EĞİTİMDE DE İLK VE TEK PROGRAMLAR MEVCUT”
Tüm bunların yanında bu birimlerde görevli pek çok öğretim elemanın bağlı olduğu Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü kapsamında lisans düzeyinde zihin ve işitme engelliler öğretmeni yetiştirilmekte olduğunu da aktaran Diken, “Özel eğitim alanında lisansüstü eğitim konusunda da yine Anadolu Üniversitesi en kapsamlı, farklı ve pek çok programı ile ilk ve tek olan bir üniversitesi. Örneğin; Eğitim Bilimlerine bağlı uzaktan eğitim ile yüksek lisans derecesi veren Gelişimsel Yetersizliği Olan Çocukların Öğretmenliği Programı (GEYOP) ve Erken Çocuklukta Özel Eğitim YL Programı, Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne bağlı Otizmde Uygulamalı Davranış Analizi YL programı Türkiye’de sadece Anadolu Üniversitesi’nde olan lisansüstü programlar. Tüm bu programlar ile Anadolu Üniversitesi özel eğitim alanında Türkiye’de en fazla lisansüstü tez üreten ve alana en fazla uzman kazandıran bir üniversite” şeklinde konuştu.
Diken, konuyla alakalı şunları da kaydetti:
“Tüm bu yelpaze ile Türkiye’deki ilk ve tek olan bir kurum. Toplumumuzda özellikle en sık rastlanan gruplara hitap eden 5 temel gruba, 5 temel kurum ile üniversitemiz Türkiye’de hatta dünyada model alınabilecek bir yapıya sahip. Üniversitemizin öncelikleri arasında Açık Öğretim’den sonra özel eğitim ikinci öncelik sırasına sahip. Yönetimimiz şu anda özel eğitime, özel gereksinimli bireylerin eğitimine daha önceki yönetimlerde olduğu gibi hatta daha yoğun bir şekilde ciddiyet gösteriyor.”

“ÜNİVERSİTELERİN EN ÖNEMLİ ROLLERİNDEN BİRİ TOPLUMA HİZMET”
Diken, üniversitelerin topluma hizmet için kurulduğuna da dikkat çekerek, şöyle konuştu:
“Üniversitelerin görevi; lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim-öğretim sunma ve araştırmalar yürütme ve akademisyen yetiştirme görevinin yanında, üniversitelerin en önemli görevlerinden biri de topluma hizmettir. Yani akademisyenlerin kendini geliştirdiği, topluma hizmet verebileceği, üniversitede bilgiyi insana aktarabilecek, daha fazla insana daha fazla yaşam alanına dokunabilecek kurumlar ile topluma hizmet etmek. Bu bağlamda dezavantajlı gruplara özellikle destek vererek toplumun kalitesini, niteliğini, toplumu, ülkeyi daha nitelikli hale getirebilecek hizmet verme anlamında üniversitemiz Türkiye’de bu önceliği sağlıyor. Her geçen gün tüm birimlerimizin kapasitesi, niteliği, öğretim üyeleri artıyor ve her geçen gün daha fazla çocuk ve aile bu birimlerimize başvuruyor, başvurmalı da. Çünkü alanımız, toplum içerisinde suiistimal edilebilecek bir alan. Örneğin bir ailenin çocuğu doğuyor, diyelim normalden farklı doğuyor. Aile hemen bir arayış içerisine giriyor ‘Kime gitmeliyim?’. Bu sırada maalesef yanlış kapılar çalınıyor. Yani uçuk düzeyde danışmanlık hizmetleri ve bilimsel dayanağı olmayan uygulamalarla hem maddi hem de manevi anlamda suiistimal edilen çocuk ve aileler maalesef sonradan bize geliyor. Eğer bizim kurumlarımızı duymuşlarsa en başta gelebiliyor. En azından buradan biz kurumlarımızdan doğru bilgilendirmeyi, kaynaklarımız elveriyorsa burada hizmet vermeyi sağlayabiliyoruz. Sağlayamadığımız durumlarda da doğru bilgilendirmeyle bu ailelerin tek olmadıklarını, çaresiz olmadıklarını hissetmelerini, anlamalarını sağlıyor, suiistimale uğramamaları için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz.”
Prof. Dr. Diken, bahse konu birimlere, Anadolu Üniversitesi web sayfasından, internetten ve 222 335 05 80 no’lu telefondan ulaşılabileceğini de sözlerine ekledi.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner944

banner1002

banner877

banner995