ERİAD sahiplendi , patent fabrikaya dönüşüyor

Abone Ol



Eskişehir güçlü bir sanayi birikimine sahip. Üretim kültürü oturmuş tesisler, nitelikli insan kaynağı, girişimci ruh, köklü üniversiteler bu kenti Türkiye’nin öne çıkan merkezlerinden biri haline getiriyor. Buna rağmen yıllardır aynı soru gündemde: Üniversitede üretilen bilgi sanayiye neden yeterince yansımıyor?

Bugün bu soruya somut bir yanıt ortaya konuyor.

Rumeli İş Adamları Derneği (ERİAD), “Geri Dönüşüm Camlardan Elde Edilen Çok Amaçlı Cam Köpüğü” patentine sahip çıkarak devraldı haberini görmüşsünüzdür. Şimdi ERİAD Eskişehir’de üretim için harekete geçti. Bu gelişme sıradan bir yatırım kararı olarak okunamaz. Burada bir patentin fabrikaya dönüşmesi, akademik bilginin ekonomik değere evrilmesi, kentin yeni nesil sanayi hamlesi söz konusu.

Üstelik bu adım planlı, bilinçli bir sürecin ürünü.
ERİAD üyeleri uzun değerlendirmeler sonunda projeye inandı, risk aldı, sermaye koydu, zaman ayırdı, irade gösterdi. “Olmaz”, “yürümez”, “daha önce denendi” diyen yaklaşımlara rağmen geri adım atılmadı. Kararlılık tam da bu noktada anlam kazanıyor.

Bugün yatırım konuşan çok kişi var.
Elini taşın altına koyanların sayısı sınırlı.
ERİAD üyeleri konuşan tarafta kalmadı, doğrudan sahaya indi.

Kısa sürede tamamlanan şirketleşme süreci, ortakların aynı hedef etrafında buluşması, üretim kararının netleşmesi bu yaklaşımın en güçlü göstergesi. Geçmişten gelen güven duygusu ortak vizyonla birleşti, ortaya Eskişehir adına örnek bir model çıktı.

Atık camlar önce üniversite laboratuvarlarında fikir oldu. Ardından patente dönüştü. Bir süre rafta bekledi. Unutulma ihtimali vardı, başka şehirlerin yolunu tutma ihtimali de. Tam bu noktada ERİAD devreye girdi. Sahip çıktı, inandı, risk aldı, yatırımı başlattı. Bekleyen fikir üretim yolculuğuna çıktı.

Patentin hikâyesi de dikkat çekici.

Proje, “1505” çalışması kapsamında bir cam atığı sorusundan doğdu. Anadolu Üniversitesi Cam Bölümü’nden Doç. Ekrem Kula, Eskişehir Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Burak Evirgen ile Prof. Dr. Mustafa Tunca, cam teknolojisi ile inşaat teknolojisini buluşturdu. TÜBİTAK desteğiyle geliştirilen yöntem ulusal, uluslararası patentle tescillendi. Ticarileşme için yıllarca girişimde bulunuldu, farklı şehirlerde pek çok kurumla temas kuruldu. Pandemi, bürokrasi süreci yavaşlattı. Sonunda Eskişehir’de ERİAD ile somut sonuç alındı.

Asıl dikkat çeken unsur üretilecek ürünün niteliği.

Cam köpüğü, geri dönüştürülmüş atık camdan elde edilen yüksek katma değerli bir yapı, sanayi malzemesi. İlk aşamada lisanslı geri dönüşüm firmalarından toplanan cam atıkları tesise ulaşacak. Öğütme, karıştırma, özel katkılarla harmanlama, yüksek sıcaklıkta fırınlama süreçleri uygulanacak. Ardından kontrollü soğutma, şekillendirme ile dayanıklı levhalar ortaya çıkacak.

Kısacası çöpe giden cam, ileri teknoloji ürüne dönüşecek.

Bu malzeme ısı yalıtımı sağlar, su emmez, ses geçirgenliğini düşürür, yüksek mukavemet sunar, A1 sınıfı yanmazlık özelliği taşır. Antibakteriyel yapısı sayesinde hijyen gerektiren alanlarda da tercih edilir. Bina cepheleri, endüstriyel tesisler, yer altı boru hatları, laboratuvarlar, beyaz eşya sektörü başlıca kullanım alanları arasında yer alır.

Bugün Türkiye’de bu ürün büyük ölçüde ithal ediliyor.
Yarın Eskişehir’den çıkacak
.

Bu değişim tek başına güçlü bir anlam taşır. İthal edilen her ürün, ülke dışına çıkan döviz demektir. Yerli üretim ise içeride kalan sermaye, büyüyen sanayi, güçlenen ekonomi anlamına gelir. Kurulacak tesis, milyonlarca dolarlık ithalatı azaltma potansiyeline sahip.

Dahası ihracat kapısı da açılıyor.

Avrupa pazarında yangın güvenliği yüksek, çevreci, sürdürülebilir yapı malzemelerine talep hızla artıyor. Üretimin önemli bir kısmının dış pazarlara yönelmesi bekleniyor. Böylece Eskişehir, klasik sanayi ürünlerinin yanına teknoloji yoğun yeni bir ihracat kalemi ekleyecek.

Yatırımın şehir ekonomisine etkisi çok boyutlu.

Öncelikle istihdam artışı sağlanacak. Üç vardiyalı sistemle çalışacak tesiste yaklaşık 100 kişilik doğrudan istihdam hedefleniyor. Lojistik, bakım, servis, tedarik, ambalaj, nakliye gibi alanlarda da yeni iş hacmi oluşacak.

Geri dönüşüm sektörü hareketlenecek. Atık cam toplayan firmalar için düzenli, güçlü bir pazar doğacak.

Sanayi çeşitliliği genişleyecek. Eskişehir mevcut sektörlerle anılan bir merkez olmanın ötesine geçecek, yeni nesil malzeme teknolojilerinde de söz sahibi olacak.

Üniversite-sanayi iş birliği somut sonuç üretmiş olacak. Bu tür başarı hikâyeleri yeni adımların önünü açar. Yarın başka bir sanayici üniversitedeki farklı bir patente yönelecek. Başka bir yatırımcı laboratuvardaki fikri üretim hattına taşıyacak. İşte çarpan etkisi tam olarak budur.

Eskişehir sanayisi artık yalnızca üretim yapan bir yapı olamaz. Bilgiye yatırım yapan, patente değer veren, teknolojiyi ticarileştiren bir dönüşüm kaçınılmaz. ERİAD üyeleri bu dönüşümün öncüsü oldu.

Bu nedenle bu girişim basit bir fabrika haberi olarak görülemez.
Bu yatırım; cesaretin, ortak aklın, kararlılığın, şehir aidiyetinin, geleceğe duyulan inancın somut karşılığı.

Yıllar sonra geriye dönüp bakıldığında şu tablo net biçimde ortaya çıkacak:
Eskişehir’de bir grup iş insanı, ithal edilen stratejik bir ürünü bu topraklarda üretme kararı aldı.
Bu karar, kentin sanayi yönünü değiştiren adımlardan biri haline geldi.

Geçmişte ERİAD’ın karşısına çeşitli engeller çıkarıldığı da biliniyor. Gereksiz tartışmalar, bürokratik duvarlar, vizyon eksikliği içeren yaklaşımlar bu süreci zaman zaman zorlaştırdı. Oysa kazanan bir dernek olmaz; kazanan şehir olur. Kaybeden de aynı şekilde şehir olur.

Bugün yapılması gereken eleştiri üretmek yerine bu projeye katkı sunmak. Çünkü bu yatırım, Eskişehir’in geleceğine atılmış güçlü bir imza niteliği taşıyor.