Eskişehir dış ticarette neyi büyütüyor?

Abone Ol

Şubat verileri geldi. Rakamlar konuşuyor, ama doğru soruyu sorana…

Eskişehir’de ihracat yüzde 6,6 artarak 134,7 milyon dolara çıktı. Güzel.
Ama ithalat yüzde 26,9 artarak 118,2 milyon dolara dayandı. Dikkat çekici.

Türkiye geneline bakıyorsunuz; ihracat artışı yüzde 1,5, ithalat yüzde 5,5.
Eskişehir’e bakıyorsunuz; ithalat artışı bunun katbekat üstünde.

Ocak ayında yüzde 40’lık sert yükseliş…
Şubat’ta yüzde 26,9 ile devam eden ivme…

Bu artık “tesadüf” değil, bir yapının sonucu.


Eskişehir sanayisi güçlü.
Özellikle havacılık ve savunma sanayisinde Türkiye’nin vitrini.

Ama vitrinin arkasına bakmadan fotoğraf çekmek eksik olur.

Çünkü o yüksek katma değerli ihracatın bir gerçeği var:
Hammadde dışarıdan geliyor.
Ara malı dışarıdan geliyor.
Yüksek teknolojili kritik bileşenler dışarıdan geliyor.

Yani biz aslında şunu yapıyoruz:
İthal ediyoruz… işliyoruz… ihraç ediyoruz.

Bu model kötü mü? Hayır.
Ama kırılgan mı? Fazlasıyla.


İki aydır ithalat neden artıyor sorusunun cevabı burada.

Bu bir “yatırım iştahı patlaması” değil.
Bu, üretim yapısının dışa bağımlılığının faturası.

Sanayici üretmek zorunda.
Üretmek için ithal etmek zorunda.

Hele ki havacılık ve savunma gibi sektörlerde…
Bir vida bile yerlileşmemişse, üretim zinciri dışarıya bağlıdır.


Şimdi kritik eşikteyiz.

Eskişehir hâlâ dış ticaret fazlası veriyor.
Ama makas daralıyor.

Eğer ithalat bu hızla artmaya devam eder,
ihracat aynı tempoda büyümezse…

“Net ihracatçı şehir” hikâyesi sorgulanır.


Özetle mesele şu:

Eskişehir ihracatı büyütüyor, doğru.
Ama aynı anda ithalata bağımlı üretim modelini de büyütüyor.

Asıl soru şu:
Biz gerçekten üretimi mi artırıyoruz,