Eskişehir termal ve sağlıkta geç kalırsa, bedeli ağır olur

Abone Ol

Eskişehir uzun yıllardır “yaşanabilir şehir”, “öğrenci kenti” , “kültür başkenti”, “en zeki kenti” ve “ en güvenli kenti” sıfatlarıyla anılıyor. Bu tanımlar görece olarak doğru olabilir…. Ancak artık gerçekle yüzleşme vakti geldi; Biz slogan atarken, komşularımız temel atıyor! Biz “potansiyelimiz var” derken, onlar o potansiyeli ekonomik değere dönüştürüyor.


Eskişehir’in en büyük sorunu belki de tam burada başlıyor: Bir araya gelemiyoruz. Ortak akıl üretemiyoruz. Şehrin menfaati söz konusu olduğunda bile fikir ayrılıklarını bir kenara bırakıp tek ses olamıyoruz. Oysa çevremizdeki şehirler bunu başarıyor. Siyasi görüşler, kurumsal rekabetler, kişisel hesaplar bir yana bırakılıyor; konu yatırım ve şehir kazancı olduğunda herkes aynı masada buluşuyor.

Biz hâlâ tartışırken, onlar ilerliyor.

Sanayi yatırımlarını birer birer komşu illere kaptıran Eskişehir, şimdi geleceğin en stratejik alanlarından biri olan sağlık turizmi ve termal turizmde de aynı kaderle karşı karşıya. Eğer bu gidişat değişmezse, çok uzak olmayan bir zamanda bu sektör de elimizden uçup gidecek.

Eskişehir uyurken, Emirdağ yürüyor

Önümüzde somut bir örnek var.

Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne bağlı 4 yıllık fakültelerin yer alacağı Sağlık Bilimleri Fakültesi için Emirdağ’da resmi çalışmalar başlatıldı. Rektörün açıklamasına göre 600 bin metrekarelik dev bir kampüs kurulacak. Bu kampüs içinde 120 yaşlı bakım ünitesi planlanıyor.

Bu sadece bir fakülte yatırımı değil.

Bu; sağlık turizmi demek. Bu; yaşlı bakım ve palyatif merkezler demek. Bu; konaklama, hizmet sektörü, inşaat ve ticaret demek.

Bu; yüzlerce istihdam, milyonlarca liralık ekonomik hareketlilik demek.

Ve açık konuşalım: Bu, Eskişehir için kayıp demek.

Yüzde 30’luk sessiz daralma

Bu konuyu bir yıl önce Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kahya ile konuşmuştuk. Aslen Emirdağlı ama hayatını, mücadelesini ve kazancını Eskişehir’de sürdüren bir isim. Yıllardır bu şehirde sağlık turizmi ve yaşlı bakım merkezleri için çaba gösteriyor.

Soruyu net soruyor: “Palyatif yaşam / yaşlı bakım merkezleri Eskişehir’de yapılmazsa ne olur?

Cevabı daha da net: “Eskişehir’in sağlık turizmi ekonomisi bana göre yüzde 30 etkilenir.”

Yüzde 30. Bu küçük bir oran değil. Bu, şehir ekonomisinin önemli bir damarının zayıflaması demek.

Emirdağ’ın güçlü bir yurt dışı ağı var. Özellikle Belçika hattında ciddi bir bağlantı söz konusu. Yurt dışından gelen hasta ve yaşlı nüfus için Emirdağ cazibe merkezi haline gelirse, Eskişehir’in yıllardır konuştuğu ama bir türlü sıçrama yapamadığı sağlık turizmi hamlesi komşu ilçeye kayacak.

Kahya’nın tespiti sert ama gerçekçi: “Eskişehir ticari olarak şu an uyku modunda.”

Birleşemeyen Şehir

Sağlık kümelenmesi konuşuldu. Toplantılar yapıldı. Projeler yazıldı.

Peki sonuç?

Birlik yok. Ortak irade yok. Risk alma cesareti yok.

Yurt dışı tanıtımında yapılan hatalar ortada. Beş gün kartvizit dağıtmakla sağlık turizmi gelişmiyor. Doktoru götüreceksin, ücretsiz tarama yapacaksın, insana temas edeceksin, güven oluşturacaksın. Ama biz yatırım yapmadan sonuç bekliyoruz.

Ve artık şu cümleyi ciddiyetle düşünmek zorundayız: “Şapkayı önümüze koyup düşünme zamanı.”

Kızılinler: 20 yıllık bekleyiş

Bir diğer kritik başlık da Eskişehir Rumelili Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (ERİAD) Kızılinler’de hayata geçirmek istediği termal turizm yatırımı. Eskişehir i ekonomisi için önemli bir yatırım. Fakat bir türlü hayata geçemiyor.

Üç yıldır izin süreçleriyle uğraşılıyor.

Turizm Bakanlığı ön izin verdi. İmar uygulamaları tamamlandı. Milyonlarca lira ağaçlandırma bedeli yatırıldı. Sağlık Bakanlığı’ndan termal su analizleri alındı. Valilik izinleri tamamlandı.

Ancak bir imza beş aydır atılmıyor. O imza nerede takılı kalıyor. Kalem nerede yazmıyor. Kalemi eline almayan kim ? Kimse bilmiyor…

Aynı süreçte İzmir Selçuk’ta benzer bir proje başladı. Hızla , kaba inşaat bitme aşamasına geliyor. Aynı mevzuat, aynı bakanlık. O da yerin altından çıkan sıcak su.

Eskişehir’de ise sahaya hâlâ bir tabela çakılamıyor.

Bu artık sadece bürokrasi değil. Bu, yatırım kaçırma alışkanlığı.

Eskişehir Kızılinler Termal Projesi için İngiltere’den yatırımcı bekleniyor ama yer teslimi yapılamadığı için sahaya davet edilemiyor. Proje var. Finansman var. Niyet var.

Eksik olan tek şey: Hareket.

Geleceğimizi kaybediyoruz

Afyonkarahisar yıllardır termal turizmde atak yapıyor. Emirdağ şimdi yaşlı bakım ve sağlık kampüsüyle yeni bir sıçrama hazırlığında. Kütahya Yoncalı’da yeni bir cazibe merkezi oluşturma çabasında. Komşularımızı tebrik ve takdir etmek lazım. Başarıyorlar, başaracaklar!

Eskişehir ise hafta sonu turizmiyle yetiniyor.

Oysa sağlık turizmi 12 ay süren bir ekonomik modeldir. Yüksek katma değer üretir. Nitelikli istihdam sağlar. Şehrin gelir seviyesini yukarı çeker.

Bu yatırımları komşu iller yaptığında de sadece birkaç hasta ya da termal turist kaybetmeyeceğiz. Geleceğin sektörünü kaybedeceğiz.

Üniversite bağlantılı sağlık ekosistemini kaybedeceğiz.

Uluslararası hasta akışını kaybedeceğiz.

Ve belki de en acısı: “Biz de yapabilirdik” deme hakkını kaybedeceğiz.

Artık karar zamanı

Milletvekilleri, belediyeler, bürokratlar… Herkes iyi niyetli olabilir. Ama iyi niyet sonuç üretmiyorsa bir anlamı kalmaz.

Bu şehir artık bir tercihle karşı karşıya:

Ya konfor alanında kalacak,

Ya da risk alıp büyüyecek.

Eskişehir’in potansiyeli var. Yaşam kalitesi yüksek. Sağlık altyapısı güçlü . Ama vizyon harekete geçmezse potansiyelimiz sadece bir sohbet konusu olarak kalır.

Emirdağ yürüyor. Yoncalı’da sular ısınıyor.

Eskişehir daha neyi bekliyor?