Eskişehir’de 12 Yaşındaki Öğrencinin Eğitim Hakkının Engellendiği İddiası

Abone Ol


ESKİŞEHİR – Eskişehir’de bir ortaokulda 7. sınıf öğrencisi 12 yaşındaki bir çocuğun, okulda yaşanan bir olay sonrası psikolojik şiddet ve tehditlere maruz kaldığı, ardından eğitim hakkının fiilen engellendiği iddia edildi.
İddiaya göre öğrenci, Teknoloji Tasarım dersi için hazırladığı 3 boyutlu ödevini ders öncesinde arkadaşlarına gösterdiği sırada, zilin çalmasıyla sınıfa giren öğretmen tarafından uyarıldı. Öğrencinin ödevini kaldırmak için kısa bir süre istemesine rağmen, öğretmen tarafından geri sayım yapılarak ödev elinden alındı ve çöpe atıldı.
Yaşanan durum sonrası arkadaşları önünde rencide edilen öğrenci, duygusal bir tepki gösterdi. Bunun üzerine sınıftan çıkarılan çocuğun, sınıf dışında fiziksel tehdit içeren sözlere maruz kaldığı ileri sürüldü.
Velilerin okula çağrılmasının ardından, öğrenciye yönelik disiplin cezası ve okuldan uzaklaştırma tehdidinin gündeme geldiği, veliler üzerinde ise çocuğun okuldan alınması yönünde baskı kurulduğu iddia edildi.
Nakil sürecinde, adres uygunluğu ve kardeşinin aynı okulda öğrenci olmasına rağmen yapılan başvuruların sert tutumlar ve keyfi gerekçelerle reddedildiği öne sürüldü. İl Milli Eğitim yetkilileriyle yapılan görüşmeler sırasında da iletişimin kesildiği ve idari hiyerarşiye aykırı davranışlar sergilendiği iddia edildi.
Ayrıca olayda yer aldığı belirtilen öğretmenin, kamu görevine ek olarak başka bir özel eğitim kurumunda idari görev yürüttüğü, bu durumun tarafsızlık ve etik ilkeler açısından tartışma konusu olduğu ifade edildi.
Süreç boyunca öğrenci 7 eğitim günü boyunca okula devam edemedi. Aile, akademik kayıp yaşanmaması için özel öğretmen tutmak zorunda kaldı. Çocuğun yoğun stres yaşadığı, saçında strese bağlı egzama oluştuğu ve akademik başarısının düştüğü belirtildi. Aynı okulda öğrenim gören kardeşinin de psikolojik nedenlerle okuldan alındığı ifade edildi.
Yaklaşık 6 ay süren idari soruşturma sonucunda bazı yöneticilere disiplin cezası verildiği, ancak iddiaların merkezinde yer alan bazı kişiler hakkında herhangi bir işlem yapılmadığı ileri sürüldü.
Aile, zorunlu eğitimin engellenmesi, çocuk haklarının ihlali ve kamu görevinin kötüye kullanılması iddialarıyla Valiliğe ve Cumhuriyet Başsavcılığına başvurduklarını açıkladı.
Anne, yaptığı açıklamada,
“Çocuğumun eğitim hakkı ve psikolojik bütünlüğü zedelendi. Hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Anne ayrıca, yaşanan sürecin yalnızca hukuki değil vicdani bir yönü de olduğunu belirterek,
“Bir anne olarak hukuki mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim. Bunun yanında, haksızlığa uğradığını düşündüğüm bu süreçte adaletin yalnızca mahkeme salonlarında değil, ilahi adaletle de tecelli edeceğine inanıyorum. Çocuğumun yaşadığı mağduriyetin vicdanlarda karşılık bulmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.