Eskişehir'in yönünü kaybetmeye hiç tahammülü yok

Abone Ol

Bir şehrin geleceğini anlamak istiyorsanız gökdelenlerinden önce depolarına bakın. Çünkü üretimin, ticaretin ve istihdamın görünmeyen kahramanları çoğu zaman o depolardır.

Bugün Eskişehir'de yüzlerce esnafı, binlerce çalışanı ve milyarlarca liralık ekonomik hacmi ilgilendiren bir sorun sessiz sedasız büyüyor. Daha doğrusu büyümekten öteye geçti; artık bir kangrene dönüşmüş durumda. Yıllardır bu şehre hizmet veren inşaat malzemesi toptancıları, yapı malzemesi satıcıları, mobilyacılar ve depolama ihtiyacı olan birçok işletme bir çıkmazın içine sürükleniyor.

Sorun basit: Şehrin içinde bulunan depoların kapısına kilit vuruluyor.

Peki sonra? Bu işletmeler nerede faaliyet gösterecek? Bu sorunun cevabını bilen var mı? Yok.

İşte asıl skandal da burada başlıyor. Bir yandan depolar kapatılırken, diğer yandan alternatif bir alan sunulmuyor. Bir yandan işletmelere "burada çalışamazsınız" denilirken, diğer yandan "şurada çalışabilirsiniz" denilemiyor. Yani sorun tespit edilmiş ama çözüm üretilmemiş.

Oysa ekmek kutsaldır. İş kutsaldır. Bir insanın yıllarca emek vererek kurduğu işletme kutsaldır. Babadan oğula, oğuldan toruna aktarılan ticaret kültürü kutsaldır.

Bugün kapatılması konuşulan işletmelerin önemli bir bölümü birkaç yıllık şirketler değil. Kimisi 40, kimisi 50, kimisi ise 60 yıllık... Bu firmalar sadece mal satmıyor; vergi ödüyor, istihdam sağlıyor, nakliyeciyi ayakta tutuyor, sanayiciyi besliyor ve müteahhide hizmet veriyorlar. Kısacası, Eskişehir ekonomisinin görünmeyen omurgasını oluşturuyorlar. Ama ne yazık ki yıllardır çözülmeyen bir plansızlığın bedelini ödemeye zorlanıyorlar.

Üstelik bu sorun Türkiye'nin başka şehirlerinde çoktan çözülmüş durumda. Gaziantep çözmüş, Kocaeli çözmüş, İzmir çözmüş... Birçok şehir; belediyeler, kooperatifler ve kamu kurumlarının iş birliğiyle toptancı sitelerini, lojistik alanlarını ve depolama bölgelerini çoktan oluşturmuş. Eskişehir ise hâlâ aynı sorunun etrafında dönüp duruyor.

İşte tam bu noktada, Murat Özcan ve arkadaşlarının başlattığı mücadele büyük bir önem taşıyor. 60 yıldır inşaat malzemesi ticareti yapan bir aile şirketinin temsilcisi olan Murat Özcan, artık bu sorunun rica ederek çözülemeyeceğini gören isimlerden biri. Çünkü yıllardır yapılan talepler sonuç vermemiş, söylenenler duyulmamış, beklenen planlar yapılmamış.

Bunun üzerine, yüzlerce işletmenin ortak geleceğini kurtarmak için Eskişehir Gelişim ve Karma Kooperatifi, yani ESKO kuruldu. Bu girişim sıradan bir kooperatif değil; Eskişehir'in ekonomik hafızasını, yüzlerce firmanın geleceğini, binlerce çalışanın ekmeğini ve şehrin ticari bağımsızlığını koruma mücadelesidir.

Murat Özcan'ın da belirttiği gibi, mesele artık birkaç kişinin depo yapması meselesi değil. Talep öylesine büyümüş ki 100-200 dönümlük alanlarla çözülebilecek noktayı çoktan geçmiş. Şehrin ihtiyacı; ana yollara bağlantısı olan, altyapısı tamamlanmış, ruhsat sorunu bulunmayan modern bir toptancılar ve depolama bölgesi. Üstelik sadece bugünü değil, gelecek elli yılı da planlayacak büyüklükte bir alan...

Aksi halde ne olacak? Aslında cevabı Murat Özcan çok net veriyor: 1990'larda Eskişehir'den Türkiye'nin dört bir yanına mal gönderen onlarca yerel firma vardı; bugün onların çoğu yok. Şimdi aynı tehlike, Eskişehir'e hizmet veren mevcut firmaların kapısında bekliyor.

Eğer bu sorun çözülmezse, yarın Eskişehir'deki bir müteahhit, bir usta ya da bir vatandaş ihtiyaç duyduğu malzemeyi Bursa'dan almak zorunda kalacak. Nakliye maliyetleri artacak, ürün fiyatları yükselecek, rekabet azalacak ve en önemlisi Eskişehir'in parası başka şehirlerin kasasına gidecek.

Bugün zaten bunun işaretlerini görüyoruz. Bir zamanlar Kütahya'yı, Bilecik'i ve Afyon'u besleyen Eskişehir, şimdi Bursa'dan beslenen bir şehir konumuna geriliyor. Bu sadece ticari bir kayıp değil; aynı zamanda ekonomik güç kaybıdır, şehir hafızasının silinmesidir, bölgesel rekabet gücünün zayıflamasıdır.

O nedenle konu, birkaç deponun kapatılması değil; Eskişehir'in geleceğidir, istihdamdır, ekonomidir, şehrin ticari bağımsızlığıdır.

Şimdi herkesin kendisine şu soruyu sorması gerekiyor: Bu şehirde yıllardır üretime ve ticarete katkı sağlayan işletmeler yaşatılacak mı, yoksa göz göre göre kapanmalarına göz mü yumulacak?

Murat Özcan ve ESKO bugün bu soruyu yüksek sesle soruyor. Aslında verdikleri mücadele yalnızca firmaların çabasından öte , tüm Eskişehir ekonomisinin mücadelesidir. Çünkü bir şehir fabrikalarını kaybedince fakirleşir; ama tüccarını yitirdiğinde yönünü kaybeder.

Eskişehir'in ise yönünü kaybetmeye hiç tahammülü yok.