Atatürkçü Düşünce Derneği  Başkan Yardımcısı  Cihan Taşar öğretmenler günü nedeniyle şu açıklamayı yaptı; "Büyük Önder Atatürk’ün, 24 Kasım 1928’de Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul etmesinin 93. ve bu anlamlı günün Öğretmenler Günü olarak kutlanmaya başlanmasının ise 40. yılında Başöğretmenimiz Atatürk’ü saygıyla anıyor, tüm öğretmenlerin Öğretmenler Gününü kutluyoruz.

Ülkemizin kurtuluş ve kuruluş sürecinde Mustafa Kemal Atatürk, öğretmenlik mesleğini çok önemsemiş ve onurlandırmıştır. Öyle ki, düşmanın Ankara’ya çok yaklaştığı 16 Temmuz 1922 tarihinde toplanan Maarif Kongresine şöyle seslenmiştir: “Beklediğimiz kurtuluşun saygı değer öncüleri olan yüce Türk öğretmenlerinin bugünkü durumu göz önünde bulundurulacağından ve her türlü güçlüğe göğüs gererek bu yolda yılmaksızın yürüyeceğinden şüphem yoktur. Göreviniz çok önemli ve hayatidir.”

Kurtuluş Savaşı sonrası cumhuriyeti kuran önder kadro eğitim sorununu öncelikli olarak görmüştür. Atatürk: “En mühim, en esaslı nokta eğitim meselesidir. Eğitimdir ki bir milleti hür, bağımsız, şanlı yüksek bir cemiyet halinde yaşatır ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder.” demiştir. Bu anlamda da öğretmenlik mesleğinin önemini şöyle ifade ediyor: “Bir millet, irfan ordusuna sahip olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar zaferler elde ederse etsin, o zaferin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla sağlanabilir. İrfan ordusunun kıymeti de siz öğretmenlerin kıymetiyle ölçülecektir.”

25 Ağustos 1924 tarihinde düzenlenen Öğretmenler Birliği Kongresi’ne katılan Atatürk, orada da şöyle sesleniyor: “Öğretmenler! Cumhuriyet fikren, ilmen, fenle, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli muhafızlar ister. Sizin başarınız, cumhuriyetin başarısı olacaktır. Hiçbir zaman hatırlarınızdan çıkmasın ki cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.” diyor ve öğretmenlere şu görevi veriyor, “Cumhuriyeti biz kurduk. Onu yaşatacak olan sizlersiniz. Milletleri kurtaracak olanlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.”

Cumhuriyeti kuran Büyük Önder Atatürk ve arkadaşları eğitime ve öğretmene bu denli önem verirken, bugün geldiğimiz noktada ise eğitim dinselleştirilmiş ve özelleştirilmiştir. Çağdaş, bilimsel, eğitim yok edilmiştir. Öğretmenlik mesleği ise büyük değer kaybetmiştir. Öğretmenler içinde bulundukları kötü koşulları hiç hak etmemektedirler.

24 Kasım Öğretmenler Gününü kutlarken, öğretmenlerin bu karanlığı ortadan kaldırarak çağdaş, bilimsel ve demokratik eğitimin ilke aldığı aydınlık günlere ulaşacağımızdan eminiz.

Başöğretmenimizin, cumhuriyet öğretmenlerine güveni tamdır. Cumhuriyetin öğretmenleri de bu güvene layık olacaktır."