Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı İbrahim Akar, Türk Eğitim-Sen Başkanının yaptığı açıklamalara sert sözlerle yanıt verdi. Akar, söz konusu iddiaların “asılsız, mesnetsiz ve ispata muhtaç” olduğunu belirterek, “Müddei iddiasını ispatla mükelleftir” dedi.
Açıklamasına bir fıkra üzerinden başlayan Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı İbrahim Akar, kurban kıssasını yanlış aktaran bir gencin hikâyesini hatırlattı. Akar, “Dün Türk Eğitim-Sen Başkanının yaptığı açıklamaları okuyunca aklıma bu fıkra geldi. Kamuran Bey, fıkra gibi maşallah! Yazdıklarıyla insanları güldürüp düşündürmüyor; sadece kendisini gülünç duruma düşürüyor” ifadelerini kullandı.
“Her cümlesi ispata muhtaç”
İbrahim Akar, Türk Eğitim-Sen Başkanının sendika temsilcileri ve ilçedeki eğitim yöneticileri hakkındaki iddialarını ispat etmesi gerektiğini söyledi.
Akar, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Sendika başkanı, dünkü bühtan dolu yazısında sendika temsilcimiz ve ilçedeki eğitim yöneticileri hakkındaki ifadelerini ve iddialarını ispat etmelidir. Açıklaması, baştan sona her cümlesiyle ispata muhtaçtır.”
Akar, sendika temsilcisinin herhangi bir Millî Eğitim toplantısına yetkisiz şekilde katıldığı yönündeki iddiaya da yanıt verdi. Temsilcinin görev yaptığı kurumda müdür yardımcısı olduğunu belirten Akar, kurum müdürünün bulunmadığı ya da kurum müdürünün İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünde şube müdürü olarak görev yaptığı dönemde toplantılara vekâleten katıldığını ifade etti.
Akar, “Bizim sendika temsilcisi arkadaşımız hangi Millî Eğitim toplantısına yeri ve görevi olmadan, sendika temsilcisi unvanıyla girmiştir?” diye sordu.
“Asılsız sözleri nerede, kime söylemiştir?”
İbrahim Akar, açıklamada yer alan bazı iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak, “İddia ettiği asılsız, yalan ve yanlış sözleri nerede, kime söylemiştir?” dedi.
Akar, ilçe başkanının kendisini arayan bir üyenin sorunu üzerine pansiyon nöbeti konusunda lise müdürüyle görüştüğünü ve sorunun çözümü için durumu kendisine ilettiğini belirtti.
Soruşturma sürecine ilişkin iddialara da değinen Akar, şunları söyledi:
“Yazıda bahsi geçen soruşturma ile ilgili olarak ilçe başkanımızın ya da bizim, soruşturmanın seyrine müdahale edecek en ufak bir girişimimiz veya durumumuz varsa başkan bunu da ispat etsin. Eğer yoksa, ilçe başkanımızın adını bu soruşturmaya karıştırmasın.”
İbrahim Akar, ilçe başkanının içinde bulunmadığı bir konu üzerinden hedef gösterilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, “İlçe başkanımızı hiçbir şekliyle içinde bulunmadığı bir konu hakkında çoluğu çocuğu ile empati kurması şeklinde itham etmek hiçbir ahlaki değerle bağdaşmaz” ifadelerini kullandı.
“Soruşturma üzerinden ne hedefleniyor?”
Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı İbrahim Akar, İl Millî Eğitim müfettişleri ve Bakanlık müfettişleri tarafından yürütülüp tamamlandığı belirtilen soruşturma üzerinden yapılan açıklamaları da eleştirdi.
Akar, “İl Millî Eğitim müfettişleri ve Bakanlık müfettişleri eliyle yürütülen, tamamlanmış ve sonuçlanmış bir soruşturma üzerinden açıklamalar yaparak sendika başkanı neyi hedeflemektedir?” diye sordu.
Bu konuların tekrar tekrar gündeme getirilmesinin ilçedeki eğitim yöneticilerine ve eğitim camiasına zarar vereceğini savunan Akar, “Bunları tekrar tekrar konuşmak ve gündeme getirmek kime ne fayda sağlar? İlçedeki çalışan eğitim yöneticilerine ve ilçemiz eğitim camiasına zarar vermekten, kötülük yapmaktan öteye geçmez” dedi.
“Görevden alma değil, önceden bildirilmiş bir süreç”
Akar, yazıda adı geçen lise müdürünün görevi bırakmak istediğini yaklaşık bir ay önce ilçe müdürüne bildirdiğini söyledi. İlçe müdürünün ise okul kapanana kadar görevde kalmasının daha uygun olacağını ifade ettiğini aktardı.
İbrahim Akar, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Yazıda ismi geçen lise müdürü, görevi bırakmak istediğini neredeyse bir ay önce, ilçe müdürüne göreve başladığının ilk günlerinde söylemiştir. İlçe müdürü de, ‘Hocam, okullar kapansın, öyle bırakın. Şimdi bırakmanız zamanlama açısından uygun olmaz.’ demiştir.”
Akar, bu durumun “baskı ve mobbing sonucunda görevden alma ya da istifaya zorlama” gibi yansıtılmasına tepki gösterdi.
“Şimdi sanki bir baskı ve mobbing sonucunda görevden alınıyormuş, istifaya zorlanıyor gibi felaket tellallığına soyunmak ne kadar etiktir?” diyen Akar, Türk Eğitim-Sen Başkanının mevzuat bilgisine yönelik de eleştirilerde bulundu.
“Mevzuat ve coğrafya bilgisi eleştirisi”
İbrahim Akar, mevcut yönetmeliğe göre dört yıllık görev süresi dolmadan istifa eden bir okul yöneticisinin nereye ve ne şekilde atanacağını bilmeden açıklama yapıldığını savundu.
Akar, Sarıcakaya’da ikamet eden bir kişinin idari teklifle Alpu ilçesine görevlendirilmesine yönelik eleştirilere de yanıt vererek, “Ayrıca Başkan Bey, Sarıcakaya’da ikamet eden bir kişinin idari teklifle Alpu ilçesine, yani il merkezine daha yakın bir yere görevlendirilmesini eleştirerek eyyam yapacak kadar da coğrafya bilgisinden yoksun olduğunu göstermiştir” dedi.
“Kısır sendikal didişmelere girmedik”
Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı İbrahim Akar, sendikal anlayışlarının kısır tartışmalardan uzak olduğunu vurguladı. Akar, bugüne kadar eğitim çalışanlarını ve yöneticilerini yıpratacak çekişmelerin içinde olmadıklarını belirtti.
Akar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Eğitim-Bir-Sen olarak bizler hiçbir zaman kısır sendikal didişmelere, sahayı, eğitim çalışanlarını ve yöneticilerini yorup yıkacak anlamsız ve içi boş çekişmelere girmedik. Bunu yapmak isteyenlere meydan vermedik, vermeyiz de.”
Bir konu ya da sorun önlerine geldiğinde, üye olsun ya da olmasın her zaman konunun muhatapları ve paydaşlarıyla görüştüklerini belirten Akar, hak, hakkaniyet ve adalet vurgusu yaptı.
Akar, “Hak, hakkaniyet ve adalet arayışı içinde olduk. Hakkı hak sahibine teslim ettik. Mazlumun kimliğine bakmadık. Zulüm varsa bizden de olsa karşısında durduk. Yanlışa karşı doğrunun safında yer aldık. Sendikacılık vazifemizi, insani ve ahlaki değerlerimiz üzerine kurulu bir anlayışla yürüttük” dedi.
“Magazin ve dedikodu sendikacılığı yapmayın”
Açıklamasının sonunda asılsız ve mesnetsiz ithamlarla sendika temsilcilerinin ve eğitim yöneticilerinin baskı altına alınamayacağını vurgulayan İbrahim Akar, şunları söyledi:
“Böylesi asılsız ve mesnetsiz ithamlarla hiç kimse ne bizleri, ne sendika temsilcisi arkadaşlarımızı, ne de görevini hakkıyla yapan eğitim yöneticilerimizi baskı ve tahakküm altına almaya kalkmasın. Müddei iddiasını ispatla mükelleftir; aksi hâlde alçak bir müfteridir. Magazin ve dedikodu sendikacılığı yapmak yerine doğru bilgiye dayalı açıklama yapmayı öncelesin.”
Akar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Sendika başkanı bu asılsız içi boş iddiaları dile getirmek yerine, kurumlarda ve öğretmenler odalarında kendi sendikasına yönelik ağır siyasi itham ve eleştiride bulunanlara karşı bir ses yükseltebilseydi. Ama nerede?”