Gündem

Günaydın: CHP'deki kaosun çözümü genel kurul

Loading...

Abone Ol

Baro Başkanı Günaydın, siyasi parti genel kurulunun mutlak butlanla geçersiz sayılmasını hukuken doğru bulmadığını söyledi.

Esgazete Yazı İşleri Müdürü Şenay Yıldırım’ın konuğu olan Eskişehir Barosu Başkanı Av. Barış Günaydın, son dönemde sıkça tartışılan “mutlak butlan” kavramı hakkında soruları yanıtladı. CHP’deki kurultay tartışmaları üzerinden konuşan Günaydın, siyasi parti genel kurullarının sıradan bir özel hukuk işlemi gibi ele alınamayacağını belirterek, “Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Bu tür kararlar hukuki güvenilirlik ve belirlilik ilkesi açısından ciddi sorunlar doğurur” dedi. Esgazete’de yayınlanan programda Esgazete Yazı İşleri Müdürü Şenay Yıldırım, Eskişehir Barosu Başkanı Av. Barış Günaydın ile kamuoyunda son günlerde sıkça gündeme gelen “mutlak butlan” kavramını ve bu kavramın Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan genel kurul sürecine etkilerini konuştu.

“Mutlak butlan baştan itibaren geçersizlik anlamına gelir”

Mutlak butlan kavramını açıklayan Eskişehir Barosu Başkanı Av. Barış Günaydın, bunun hukuk fakültesinin ilk yılında öğretilen ancak uygulamada çok sık karşılaşılmayan ağır bir hukuki yaptırım olduğunu söyledi. Günaydın, “Mutlak butlan, bir hukuki işlemin hukuka, mevzuata, ahlaka ya da usule aykırılığı nedeniyle baştan itibaren geçersiz sayılmasıdır. Yani bir işlem iptal edildiğinde, iptal tarihinden itibaren değil; yapıldığı andan itibaren yok hükmünde kabul edilir” dedi.

Kavramı örnekle açıklayan Günaydın, nikah memuru huzurunda yapılmayan bir evliliğin baştan itibaren yok hükmünde kabul edileceğini belirtti. Günaydın, “Bu, özellikle özel hukuk ve medeni hukuk alanında karşımıza çıkan çok ağır bir yaptırımdır. O işlemin hiç yapılmamış sayılması sonucunu doğurur” ifadelerini kullandı.

“CHP açısından yorumlanırsa 2023’ten bu yana tüm işlemler tartışmalı hale gelir”

Mutlak butlan kararının siyasi parti genel kurulu açısından uygulanmasının çok ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyleyen Günaydın, böyle bir kararın CHP özelinde yorumlanması halinde 2023 yılından bu yana yapılan işlemlerin de tartışmalı hale geleceğini belirtti.

Günaydın, “Eğer bu karar bu şekliyle yorumlanırsa, o genel kuruldan sonra yapılan tüm işlemlerin yok hükmünde olduğu sonucu ortaya çıkar. Milletvekili adaylıkları, belediye başkanı adaylıkları ve alınan kararlar da bu tartışmanın içine girer” dedi.

Ancak Günaydın, siyasi parti genel kurulunun mutlak butlanla geçersiz sayılmasını hukuken doğru bulmadığını vurguladı.

“Kararı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin vermesi tartışmalı”

Siyasi partilerin anayasal niteliğine dikkat çeken Günaydın, siyasi partilerin demokrasinin vazgeçilmez unsurları olduğunu hatırlattı. Siyasi partilerle ilgili seçim süreçlerinde yetkili mercinin Yüksek Seçim Kurulu olduğunu belirten Günaydın, bir Asliye Hukuk Mahkemesi’nin siyasi parti genel kurulu hakkında bu kapsamda karar vermesinin hukuken tartışmalı olduğunu ifade etti.

Günaydın, “Siz bir siyasi parti genel kurulunun geçersizliğine hükmediyorsunuz ve 2023’ten bu yana olanları olmamış sayıyorsunuz. Oysa siyasi partiler Anayasa’da demokrasinin vazgeçilmez unsurları olarak tanımlanmıştır. Seçim yargısını yapan, itirazları karara bağlayan ve kararları kesin olan kurum Yüksek Seçim Kurulu’dur. Siyasi partileri bir dernek gibi görerek, bu konuyu Asliye Hukuk Mahkemesi düzeyine indirgemek hukuken doğru değildir” diye konuştu.

Bu yaklaşımın yargının siyasete müdahalesinin önünü açabileceğini dile getiren Günaydın, “Siyaset gibi bir kuruma yargının müdahalesine olanak vermiş oluyorsunuz. Bu, hukuken kabul edilebilir bir durum değildir” dedi.

“Mazbatayı veren YSK iken mahkeme kararıyla irade yok sayılamaz”

Programda Şenay Yıldırım’ın “Yetkili mahkeme olmadığı için karar tartışılıyor, gerçekten yetkili değil mi?” sorusunu yanıtlayan Günaydın, mazbata veren kurumun YSK olduğunu hatırlatarak, mahkeme kararıyla seçmen iradesinin yok sayılmasının çok ciddi sonuçlar doğuracağını söyledi. Günaydın, “Mazbatayı veren YSK’dır. Siz bir mahkeme kararıyla bu iradeyi yok sayıyorsunuz. Peki o zaman yapılan seçimler ne olacak? Bunlar da mı yok sayılacak? Bunun sınırı nedir? Bu da tartışmaya açılmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Hukuki güvenilirlik ve belirlilik ilkesine ihtiyaç var”

Sürecin toplumda umutsuzluk ve güvensizlik yarattığını belirten Günaydın, hukuk devletinin en temel ilkelerinden birinin hukuki güvenilirlik ve belirlilik olduğunu söyledi. Günaydın, “Bugün kişiye göre kararların, kişiye göre mahkemelerin olmadığı bir ortam arzu ediyoruz. Hukuk devleti ilkesinin işlerliğinin sağlandığı, hukuki güvenilirlik ve belirliliğin yaşandığı bir ülkede yaşamayı bütün yurttaşlar gibi ben de çok arzu ediyorum” dedi.

Hukukun ekonomi ve toplumsal güvenle de doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Günaydın, “Hukuk yoksa ekonomi de etkilenir. Kurumların, siyasetin ve iktidarın hukuku bir aparat olarak kullanması toplumda güvensizlik ve umutsuzluk yaratıyor” ifadelerini kullandı.

“Yargıtay bu kararı bozabilir”

Kararın şu anda Yargıtay incelemesinde olduğunu belirten Günaydın, Yargıtay’ın kararı bozmasının teorik olarak mümkün olduğunu söyledi. Ancak sürecin ne kadar süreceğine ilişkin net bir süre bulunmadığını ifade etti. Günaydın, “Yargıtay bu kararı bozduğunda karar tamamen ortadan kalkabilir. Ancak bunun üç ayda mı, beş ayda mı sonuçlanacağına ilişkin net bir süre söylemek mümkün değil. Yargıtay’da birçok dosya var ve bu sürece ilişkin kesin bir takvim bulunmuyor” dedi.

“Tedbiren genel başkanlık varsa yetki tartışması da çelişkilidir”

Şenay Yıldırım’ın Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Olağanüstü genel kurulu toplama yetkim yok, tedbir kararı var” yönündeki açıklamalarını sorması üzerine Günaydın, bu yaklaşımı kendi içinde çelişkili bulduğunu söyledi. Günaydın, “Eğer tedbiren verilen bir kararın kesinleşmesini bekliyorsanız, o zaman genel başkan gibi de davranamazsınız. Çünkü o da tedbiren alınmış bir karardır. Burada kendi içinde bir çelişki var” dedi.

Mahkeme kararlarına saygı duyulması gerektiğini belirten Günaydın, buna karşın söz konusu kararın yanlış olduğunu düşündüğünü yineledi. Günaydın, siyasi partilerin tüzükleri gereği olağanüstü genel kurulu toplaması gerektiğini belirterek, “Genel kurulun toplanmaması için başka bir gerekçe olamaz. Yapılması gereken bir an önce demokratik ortamda genel kurulun toplanmasıdır” diye konuştu.

“Bu kaosun çözümü olağanüstü genel kuruldur”

Sürecin daha fazla gerilim ve kaos yaratmaması gerektiğini belirten Günaydın, çözümün olağanüstü genel kurul olduğunu söyledi. Parti tüzüklerinde delege istifaları ve parti meclisi istifaları gibi yollarla genel kurul sürecinin işletilebileceğini ifade eden Günaydın, “Eğer bir usulsüzlük iddiası varsa bunun çözümü yeni bir genel kuruldur. Nasıl yapılacaksa yapılır ve bu iş çözülür. Bunun başka bir yolu yok” dedi.

Günaydın, mahkeme kararlarına saygı duyulması gerektiğini ancak siyasetin yargı yoluyla dizayn edilmesinin doğru olmadığını belirterek, “Siyasetin hukuk aparatıyla, yargıyı kullanarak şekillendirilmesini kabul edilebilir bulmuyorum” ifadelerini kullandı.

“Siyasi partilerde delege sistemi sorgulanmalı”

Programda CHP’de yaşanan tartışmanın siyasi partilerin yapısal sorunlarını da yeniden gündeme getirdiğini belirten Günaydın, siyasi partiler kanunu, parti tüzükleri, delege sistemi ve genel başkanlara tanınan geniş yetkilerin tartışılması gerektiğini söyledi.

Günaydın, “Siyasi partiler demokrasinin olmazsa olmaz unsurlarıdır. Ancak gerçek demokrasinin yansıtılacağı, üyelerin kendi liderlerini seçebileceği, delegelerin değil üyelerin iradesinin öne çıktığı bir sisteme ihtiyaç var” dedi.

Delege sisteminin uzun yıllardır çeşitli tartışmalara neden olduğunu ifade eden Günaydın, “Benim kişisel görüşüm, siyasi parti üyelerinin bireysel olarak liderlerini seçebileceği, gerçek demokrasinin yansıtılacağı bir sistemin gerekli olduğu yönündedir. Liderlerin yetkilerinin de kısıtlanması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

“Siyaset kapalı ve hiyerarşik bir alan olmaktan çıkmalı”

Şenay Yıldırım’ın siyasetin halktan insanların da katılabileceği bir alana dönüşmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmesine katılan Günaydın, siyasetin kapalı ve hiyerarşik bir yapıdan çıkarılması gerektiğini söyledi.

Günaydın, “Siyaset aslında toplum için daha güzel yarınlar, çocuklarımız ve evlatlarımız için daha iyi bir gelecek yaratmak amacıyla politika üretme alanıdır. Ancak siyaseti sadece profesyonellerin yaptığı, halktan insanların girmekte zorlandığı kapalı bir alan haline getirirseniz demokrasi de zarar görür” dedi.

Gençlerin siyasette daha fazla yer alması gerektiğini belirten Günaydın, “Gençlere güvenmek gerekiyor. Siyasette bir gençleşmeye ihtiyaç var. Her bireyin fikrinin değer gördüğü, insan haklarının ve temel hakların sağlandığı bir ortamın hayalini yaşıyoruz. İnşallah bir gün bunu göreceğiz” ifadelerini kullandı.