banner639

Biz insanları sokağa değil, masaya davet ederiz

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ruhsar Demirel, Kobani’ye destek eylemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

 Biz insanları sokağa değil, masaya davet ederiz
 GÜLÇİN ÖZDEN 
ESKİŞEHİR (İHA) - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ruhsar Demirel, Kobani’ye destek eylemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. 
"Kırım İçin Ortak Akıl Çalıştayı"na katılan Demirel, program öncesi basın mensuplarına ülke genelinde yaşanan Kobani’ye destek eylemleri ve beraberindeki olaylarla ilgili açıklama yaptı. Ayn El-Arab temelli insanları sokağa davet edenlerin sağduyuya ihtiyacı olduğunu ifade eden Demirel, insanları sağduyuya davet etmenin kolay olduğunu kaydetti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son birkaç yıldır ısrarla “Sokaklar karanlık. Her sokak bir meydana açılmaz ama her meydan sokağa açılır. Meydanlarda düzenli toplantılarla derdimizi anlatalım, sokaklara çıkmayalım” dediğini dile getiren Demirel, “Ama bunu anlamayan, bu ülkede anarşiden, kargaşadan, kaostan medet uman ve böylelikle yol aldığına inanan, belki de bazı insanların bu tutuma taviz verdiği insanlar var. Bu insanlar her keyifleri istediğinde insanları sokağa davet ederlerse, bu ülkede hiçbir zaman istikrarı, huzuru, sükuneti getirmez. Biz birlikte hareket etmek isteyen bir grup insanız. 75 milyon insanız. 3 tane aklı evvelin sokağa çıkın demesiyle bir grup genç çocuğun sokağa dökülmesi ve onların vefatını kimse tasvip etmez. Bugün Ayn El-Arab olur sebep, ama yarın başka bir şey. Bakın biz bugün burada Kırım için toplantı yapıyoruz. Türkiye’de bir sürü Kırımlı vatandaş var. Hiçbir zaman sokağa çıkarak Kırım’daki haksızlıkları protesto etmeyi düşünmedik. Biz salonlarda toplanıyoruz, çünkü biz burada maksat demokrasiyse, maksat insan hakkıysa, maksat insanların evrensel haklarını yaşayarak hak edebilmeleriyse, bu tür toplantılarla sesinizi duyurabilirsiniz. Sokağa çıkmak çok kolay. Herkes çıkar sokağa, ama sokakta ne olacağını kimse bilmiyor. Sokaklar korunaksız, sokaklar çocuklar için tehlikeli. Kaldı ki Eskişehir bir buçuk yıl önce sokaklardaki bir gencin ölümüne tanıklık etti. Bunlar hoş şeyler değil” dedi.

"BİZ İNSANLARI ANCAK MASAYA DAVET EDEBİLİRİZ"
“Hangi fikirden olursa olsun, hepsi Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı. Bırakınız vefatlar, yaralanmaları bile kimsenin arzu etmeyeceği bir şey”diyen Demirel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dolayısıyla insanları sokağa davet edenleri ben akla davet ediyorum, vicdana davet ediyorum, insafa davet ediyorum. Onların hayatta kaybedecekleri hiçbir şey olmayabilir, onun için böyle pervasızca konuşuyor olabilirler ama bizlerin, Türk milletlinin bütünlüğüne inanan, devletin devamlılığına inanan, memleketimizin bölünmez bütünlüğü için çabalayan insanlar, bizlerin kaybedecek değerleri var. Biz insanları sokağa davet etmeyiz. Biz insanları ancak masaya davet edebiliriz, ancak konuşmaya ve istişareye davet ederiz. Salon toplantıları yaparız, derdimizi konuşuruz.”

"İNSANLARI SOKAĞA DAVET ETMEYİ KINIYORUZ"
Komşu ülkelerdeki insan hak ihlallerinin çok önemli olduğunu, ancak insanları sokağa çağıranların da hak ihlali yaptığını öne süren Demirel, “Elbette ki komşu ülkelerdeki insan hak ihlalleri çok önemli, ama insanları sokağa davet edenler de bir hak ihlali yapmıyor mu? Başkalarının çocuklarının canları giderken, onlar sırça köşklerinde oturup emir erleri gibi birilerinden telefonla talimat alıp bunları organize etmiyorlar mı? Onlar telefonlarda mesajlaşırken, elin çocukları sokakta ölüyor. Bunlara hiç mi üzülmüyorlar? Bu kadar akılsızca, bu kadar vicdansızca bu kadar kalpsizce bir şey olamaz. Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün insanları kıymetli. Milliyetçi Hareket Partisi için hepsi çok değerli. Kimin nerede bu yarayı saracak bir eli varsa oraya uzanmalı ama böyle akıl fukarası hareketler, bu kadar fikirsizce çıkmış kararlar, Twitter üzerinden milleti sokağa davet etmeler, bunlar kabul edilebilir şeyler değil. Bugün Ayn El-Arab, dün Kırım’dı. Kim ne dedi? Türkmenler için kim ne dedi? Sokağa davet eden oldu mu? Yalnızca oradakiler mi can? Kaldı ki Ayn El-Arab’da yaklaşık 200 bin nüfusun 130 bini zaten Türkiye’de. Kalanların zaten orada savaşmak için kaldıkları söyleniyor. Bu da kendi tercihidir. Kendi toprağını korumak istiyorsa, savaşmak istiyorsa ona “kalk gel Türkiye’ye” diyemezsiniz. Ama bir başka ülke topraklarındaki savaş için silah aktarmak adına Türkiye’yi kullanmayı düşünmek, bir ülkenin bütünlüğü ile ilgili, bir ülkenin nasıl yönetilebileceğiyle ilgili akılsızlığın dik alasıdır. İnsanları kimse sokağa davet edemez, bunu biz şiddetle kınıyoruz” ifadelerini kullandı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner944

banner1002

banner877

banner995