banner639

Türkiye Kent Konseyleri Platformu Eskişehir'de

Eskişehir’de Odunpazarı Belediyesi ve Odunpazarı Kent Konseyi ev sahipliğinde Türkiye Kent Konseyleri Platformu tarafından 14. Genel Kurul Toplantısı yapıldı.

video haberin sonunda
 GÜLÇİN ÖZDEN 
ESKİŞEHİR (İHA) - Eskişehir’de Odunpazarı Belediyesi ve Odunpazarı Kent Konseyi ev sahipliğinde Türkiye Kent Konseyleri Platformu tarafından 14. Genel Kurul Toplantısı yapıldı. 
“Kent Konseylerinin geçmişi, bugünü ve geleceğidir” ana teması altında düzenlenen toplantı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından divan kurulunun oluşturulması ile başladı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Türkiye’nin en başarılı kent konseyi masasının kendi partilerinde olduğunu belirtti. Tüm belediyelerde kent konseyi kurulmasını amaçladıklarını ifade eden Ağbaba, “Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olunca övünerek söylemek istiyorum, Türkiye’nin en başarılı kent konseyi masası bizim partimizde. Çünkü sayın Kazım Kurt, sayın Metin Ertem, sayın Işıkhan Güler, sayın Mustafa Coşar ve sayın Hamit Mumcu bizim genel merkezimizdeki kent konseyimizin masasını oluşturuyor. Bundan sonra Türkiye’de bizim kazandığımız belediyelerde kent konseyinin gelişebilmesi, işlerin tam olarak yerine getirilebilmesi, olmayan belediyelerde de kurulması için arkadaşlarımızla birlikte beraber çalışacağız. Bu masayla birlikte bizim bütün belediyelerimizde kent konseyi kurulmasını amaçlıyoruz” dedi.
“Kent konseyinin aslında sivil olması gerekiyor” diyen Ağbaba, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kent konseyi bir kurumu, bir hükümetin, hatta belediyenin de çok etkin olmaması gerekiyor, tamamen sivil halktan oluşması gerekiyor. Sivilleşecek ki, o demokratik yapısı işlesin ve belediyeye katkısı olsun. Kent konseyleri belediyeyi yöneten insanlar için de çok önemli bir şans. Çünkü kentin kendi çevresi dışında neler istendiğini ve nasıl görüldüğünü çok daha net görülebilir. Bu anlamda kent konseyinin yerel yönetimlerde önemsenmesi gerektiğini düşünüyorum. Kent konseylerinin bütün Türkiye’de yayılmasını, hiç olmazsa gittikçe otoritelerinin hakim olduğu, birçok alanda tek adamlığın yaygın olduğu bir dönemde kent konseylerinin Türkiye’de demokratikleşme açısından nefes alma olanağı sağlamasını diliyorum.”

“KENT KONSEYLERİ TÜRKİYE’DE YASAK SAVMA BAHANESİYLE ÇIKARILDI”
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ise, kent konseylerinin güçlü kuruluşlar olması gerektiğini dile getirdi. Kent konseylerinin Türkiye’de yasak savma bahanesiyle çıkarıldığını öne süren Büyükerşen, “Kent konseyleri demokratik toplumlarda yöneticilik dediğimiz katılımcılığı da sağlayan örgüt türlerinden ama Türkiye’de biraz yasak savma bahanesiyle yasal olarak çıkarıldı. Kent konseyleri toplumun ya da herhangi bir yerleşkenin, herhangi bir şehrin yaşayan insanlarının kendi yaşadıkları şehir hakkındaki düşüncelerini, isteklerini gerçekleştirecek olan belediyelere ışık tutacak ve onlarla muhatap olabilecek güçlü kuruluşlar olması lazım. Bir bakıma demokrasinin doğuşu böyle olur. ‘Taban taban’ diye hep söyleriz biz siyasetçiler, aslında taban orada yaşayan insanlardır. Ama bizde taban biraz da biz siyasetçilerin kendi geleceklerine yönelik planlarına göre tarif edildiği için gerçek anlamından hep sapar. Tabi tabanı birileri temsil edecek. Halk meclisi dediğimiz meclisler sizlersiniz. Kent konseylerinde alınan kararların gerçekten o kararları uygulayacak olan icracı örgütlere intikalinde çelişkiler doğuyor. Kent konseyi karar alıyor ama icraya baktığınız zaman örnek vereyim, belediyelerde belediye meclisleri karar veriyor. Daha azınlıkta bir kitlenin kararları ağırlık taşıyor ve bunlar zaman zaman halkın isteklerine ters olabiliyor. Onlara sorarsanız, onların demokrasi tarifine göre de ‘mademki seçimle işbaşına geldik, biz temsil ediyoruz şehri’ diyorlar. Oysa sizlere vücut veren yasanın belli oranlarda sizin de o kararlara katılabilmenizi sağlaması, yahut meclislerin sizin kararlarınızı alıp meclislerde uygulanabilir teklifler haline getirmesi gerekir, bu eksik” diye konuştu.

“TÜRK DEMOKRASİSİ ALATURKA DEMOKRASİDİR”
Kent konseylerinin giderek ağırlığını koyması gerektiğini kaydeden Büyükerşen, “Bizim maalesef Türkiye’de böyle demokratik ülke, demokratik ülke hatta çoğu zaman Türk demokrasisi diye anlatırız. Türk demokrasisi azıcık biraz alaturka demokrasidir. Aynı alaturka müzik gibi. Alaturka iş, Türk usulü iş. Dolayısıyla bizim demokrasimiz biraz Türk usulü oluyor. O yüzden yasak savmak amacıyla çok girmeyi arzu ettiklerini söyledikleri iktidarların ben inanmıyorum ama özellikle bu ülke iktidar partisinin Avrupa Birliği’ne göstermelik ‘uygulama gücü, kudreti ya da uygulamayı etkileme gücü kudreti yasal olmayan bu kuruluşlar olarak biz de onların istekleri doğrultusunda davranacak değiliz. Kent konseyleri giderek ağırlığını koymalıdırlar. Artık kararlarda siyasette sizlerin ağırlığı olduğunu iktidara hissettirmek zorundasınız. Sadece merkezi hükümet iktidarına değil, yerel iktidarlara da hissettirmek zorundasınız, dikkate alınmak zorundasınız” ifadelerini kullandı.
Büyükerşen ayrıca, kadınların şehirlerin yönetiminde rol almasını önemsediğini de söyledi.

“TÜRKİYE’DE 2 BİN BELEDİYE VAR AMA 200 KENT KONSEYİ YOK”
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ise, 5 yıl önce başlayan Türkiye Kent Konseyi Platformu çalışmalarının bugün belli bir aşamaya geldiğinden bahsetti. Kent konseylerinin yerel seçimlerin ardından bocalama dönemine girdiğini söyleyen Kurt, “Yeni başkanlar ya da geçen dönem seçimi kaybettikten sonra yahut seçim sürecinde yapılan karşılıklı çekişmeler, kent konseylerini seçimden sonraki sürecinde bir olumsuzluk havası estirdi. Bunun da temel nedeni demokrasiyi içselleştirememek. Kent konseyleri ve onun benzeri sivil oluşumlar, mevcut yönetimlerin hepsini eleştirebilmeli. Bir belediye başkanı kent konseyiyle çalışırım ama benim istediğim kent konseyi olursa çalışırım derse bu çok doğru bir yaklaşım değil. Kent konseyleri ve onun benzeri sivil oluşumlar, mevcut yönetimleri eleştirebilmeli. Kendi bünyesindeki belediyeyi de eleştirebilmeli, valiyi de eleştirebilmeli, kaymakamı da eleştirebilmeli. Çünkü sivil toplum adına görev yapmayı, çalışmayı kabul etmiş insan topluluğu bu topluluk. Onun için mantık olarak sivilleşmek gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’de şuanda mevcut 2 bine yakın belediye var ama 200 tane kent konseyi yok. Bu çok üstünkörü bir yaklaşım. İhtiyaç olduğunu hissettirmek bize bağlı. Eğer sivil toplum kuruluşları kent konseylerinde düzgün iş yapılması için çaba göstermezse bu böyle devam eder ama etmemeli. Birbiri ile ortak çalışan kent konseyleri oluşumuna katkı sunmalıyız” şeklinde konuştu. 
Toplantıda gelecek 5 yılda kent konseylerinde ne yapılması gerektiğinin tartışılacağı, yarın da sürecek toplantıda Yurt Gazetesi Ortadoğu Muhabiri Ömer Ödemiş’in konferans vereceği öğrenildi. Toplantıya 63 il ve ilçenin kent konseyleri temsilcileri katıldı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Doğa Sever 4 yıl önce

kent konseyin de ; eskişehir turizminin gelişimi için önem arz eden ve tahsis ihalesi bakanlıkta "bekletilen" esopya , kızılinler projeleri ile arkeolojik kazısı "durdurulan" han i̇lçesindeki antik yer altı şehri gündeme gelecek mi acaba?

banner944

banner1002

banner877

banner995