Eskişehir’de 2 Temmuz Sivas Katliamı Anma Programı  İl sağlık Müdürlüğü önünde toplanarak Ulus Anıtı’na yürüyüşle başladı. Dernek, Vakıf ve Demokratik Kitle Örgütleri adına basın açıklaması yapıldı. Ardından Çağlan-Kayapınar Semah Ekibi tarafından gösterim düzenlendi.

19.30 da ise CEM evi toprak sahada anma programı devam etti. Hacı Bektaşi Veli Vakıf Başkanı Ali Ulu ve Dernek Başkanı Mahsuni Ilgın’ın konuşmaları sonrasında “BİR İZ” belgeseli sunuldu. Nefesleriyle Aşık Gülabi ve Cem Doğan sahne aldılar. Ayrıca Hacı Bektaş Veli Vakfı ve Derneği Semah Ekibi ve Çağlan- Kayapınar Semah Ekibi de Semaha durdular.

290170628_10229500640999879_2374698582969814933_n

Yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi; “2 Temmuz 1993’te Sivas Katliamı, ülkedeki aydın, demokrat ve çağdaş bireylerin ısrarla yerleştirmeye çalıştığı demokrasiye, insan haklarına ve insanlık onuruna karşı işlenmiş bir suç olmasının yanı sıra dünya tarihine insanın insana yaptığı bir vahşet olarak geçmiştir. Bu tüm insanoğlunu büyük acı ve kaygıya boğmuştur.

2 Temmuz günü gazetelerde ‘’Müslüman Mahallesinde salyangoz sattılar.’’ başlıkları ve ‘’Müslüman Kamuoyuna’’ adı altında dağıtılan bildiriler, yaşanacak katliamın habercisi niteliğindedir. Bununla birlikte ‘’Tekbir‘’ ve ‘’Allah u Ekber’’ naralarıyla ‘’Sivas Aziz Nesin’e mezar olacak’’, ‘’Kahrolsun laiklik’’ sloganlarıyla yürüyen “Cumhuriyet bura da kuruldu burada yıkılacak’’ diye bağıran kara cüppeli yobazlar, Madımak Oteli’nin önüne gelip bir gün öncesinde sözde kaldırım çalışması için sokağa bırakılan taşlarla otelin camlarını kırmışlardır. Olay sırasında askerlerin Madımak Oteli’nden geri çekilmesiyle beraber Madımak’ta 33 aydın ve 2 otel çalışanı canımız canice diri diri yakılmıştır.

Yaşanan Katliamı siyasi iktidar, askerler, polisler seyretmiş, Madımak’ta işlenen insanlık suçu ise cezasız kalmış ve zaman aşımına uğramıştır.

Üzerinden yıllar geçmesine karşın, diğer politik katliamlarda olduğu gibi Sivas’ta da bütün deliller yok edilmiş, olayın gerçek yönlendiricileri yargı karşısına çıkarılmamış, bir şekilde tutulup yargılananlar kollanmış, hafif cezalarla göstermelik kararlar verilmiştir. Hatta azmettiricilerinden biri, bırakın cezalandırılmayı evinde eceliyle ölmüştür. Bazı siyasi partilerce olayın iç yüzünün araştırılması engellenmiştir.

Madımak oteli bizler için tam 29 yıldır ilk günkü gibi yüreğimizde yanıyor. Madımak’ ta sazımız, sözümüz, özümüz, deyişimiz, semahımız, romanımız, sanatımız ve kültürel inançsal değerlerimiz katledilmiştir. Kısacası insanlık yok edilmeye çalışılmıştır.

Sivas, ne yazık ki Anadolu’da inançları, düşünceleri nedeniyle insanların topluca kıyıma uğradığı ilk ve tek örnek değildir. Geçmişten bu yana ilerici, toplumcu güçlere karşı hep şiddet ve linç kültürü devreye sokulmuş, “Kanlı Pazar, Çorum, Maraş ve Sivas katliamları” ile gerici, milliyetçi gruplar bilinçli olarak azdırılmıştır.

Depremi Değil Ama Afeti Önlemek Mümkün! Depremi Değil Ama Afeti Önlemek Mümkün!

Güzel ülkemizde karanlıkların aydınlığa dönüşerek sevgi ve hoşgörü ile bilim ve aklın önderliğinde birlik ve beraberliğin sağlanması ancak Atatürk ilkeleri ve Hacı Bektaşi Veli düşüncesinin tüm ülkede benimsenmesi ile olur.

Aydın toplumun bir parçası olan biz Alevi ve Bektaşiler; insanlık düşmanı gericiliği ve ırkçılığı, Madımak katliamına yol açan siyasal eğilimleri bir kez daha kınıyor, yitirdiğimiz canları, aydınları, sanatçıları 29 yıl sonra aynı duygularla anıyoruz.

Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız”