Eskişehir’de çalıştığı işyerinden Kod 46 gerekçesiyle çıkarıldığını belirten Ahmet Çevirgen, açtığı işe iade davasının lehine sonuçlandığını açıkladı. Yaklaşık 19 ay süren hukuk mücadelesinin ardından kararın kesinleştiğini ifade eden Çevirgen, işe başlatılmadığını ancak yasal haklarının ödendiğini belirterek, hakkındaki ağır iddiaların da açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Ahmet Çevirgen, 5 Ağustos 2021 tarihinde çalışmaya başladığı işyerindeki iş sözleşmesinin 5 Kasım 2024 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II maddesi kapsamında ve Kod 46 gerekçesiyle feshedildiğini belirtti.
Fesih öncesinde görev yerinin isteği dışında değiştirildiğini, ulaşım konusunda zorluk yaşadığını ve son iki aylık performans primlerinin gerekçesiz şekilde kesildiğini ileri süren Çevirgen, bölge yönetimiyle yaşadığı bazı iletişimlerin de kendisi üzerinde baskı oluşturduğunu savundu.
“Savunmam neden başka şubede alındı?”
30 Ekim 2024 tarihinde kendisinden yazılı savunma istendiğini anlatan Çevirgen, hakkındaki iddiaların Tepe Şubesi'ndeki olaylara ilişkin olmasına rağmen savunmasının Porsuk Şubesi'nde alındığını söyledi.
Savunma sürecinin ardından yeniden Tepe Şubesi'nde çalışacağının kendisine bildirildiğini öne süren Çevirgen, buna rağmen ertesi gün iş sözleşmesinin feshedildiğini ifade etti.
Çevirgen, “Madem hakkımdaki iddialar Tepe Şubesi'nde gerçekleşmişti, neden savunmam orada alınmadı?” diye sordu.
Fesih ihtarnamesindeki iddialara tepki
Kendisine gönderilen fesih ihtarnamesinde ağır suçlamaların yer aldığını belirten Çevirgen, bazı işlemleri performans priminin düşmemesi ve maddi kazanç sağlamak amacıyla yaptığı yönünde iddialarda bulunulduğunu aktardı.
İhtarnamede ilgili gönderileri fiziken zimmetine geçirmiş olabileceğine yönelik ifadelerin de bulunduğunu söyleyen Çevirgen, söz konusu iddiaları kesin bir dille reddetti.
Çevirgen, yaklaşık 30 kameranın bulunduğunu belirttiği şubede olayların yaşandığı iddia ediliyorsa kamera kayıtlarının neden mahkemeye sunulmadığının da açıklanması gerektiğini savundu.
İşe iade davası lehine sonuçlandı
Feshin haksız olduğunu savunan Çevirgen, işverene karşı işe iade davası açtı. Yaklaşık 19 ay süren hukuki sürecin sonunda işe iade davasının lehine sonuçlandığını belirten Çevirgen, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'ndeki istinaf sürecinden geçtiğini ve 13 Mayıs 2026 tarihinde kesinleşme şerhi verildiğini açıkladı.
Kararın ardından işveren tarafından yeniden işe başlatılmadığını ifade eden Çevirgen, bu nedenle doğan tazminat ve diğer yasal haklarının kendisine ödendiğini söyledi.
Çevirgen, Kod 46 ile işten çıkarılmasının işsiz kaldığı dönemde kendisini ekonomik açıdan ciddi şekilde etkilediğini ve işsizlik ödeneğinden yararlanamadığını da dile getirdi.
Diğer hakları için de hukuki süreç başlattı
İşe iade davasının dışında fazla mesai, mobbing, ayrımcılık, görev tanımı dışında çalıştırılma, diğer işçilik alacakları ile maddi ve manevi zarar iddiaları konusunda da hak arayışını sürdürdüğünü belirten Çevirgen, bu başlıklarda gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını kaydetti.
İşyerinin önünde pankart açtı
Yaşadığı süreci kamuoyuna duyurmak amacıyla işten çıkarıldığı işyerinin önünde pankart açtığını belirten Çevirgen, amacının yalnızca geçmişte yaşadıklarını anlatmak olmadığını söyledi.
Çevirgen, hakkındaki ağır iddiaların hangi somut delillere dayandığının açıklanmasını isteyerek şu soruları gündeme getirdi:
“Bir işveren, bir çalışanı hırsızlık ve zimmet iması içeren ağır ifadelerle işten çıkarıyorsa bunun somut delilleri nerede? Yaklaşık 30 kameranın bulunduğu bir şubede bu kameralar neden mahkemeye sunulmadı? Savunma neden iddiaların gerçekleştiği ileri sürülen Tepe Şubesi'nde değil, Porsuk Şubesi'nde alındı?”
Şirket yönetimine çağrı
Benzer sorunlar yaşayan çalışanlarla Emek Adalet Platformu üzerinden iletişim kurduğunu belirten Çevirgen, şirketin üst yönetimine de çağrıda bulundu.
Tarafsız ve karar alma yetkisine sahip bir yöneticinin kendisiyle görüşmesini isteyen Çevirgen, yaşadığı süreci belgeleriyle anlatmaya hazır olduğunu ifade etti.
Çevirgen, “Benim istediğim ayrıcalık değil. Dinlenmek, araştırılmak, hakkımda ileri sürülen ağır iddiaların dayanaklarının ortaya konulması ve adaletin sağlanması” dedi.
Yaklaşık 19 ay boyunca hukuk yoluyla mücadele ettiğini vurgulayan Çevirgen, bundan sonraki süreçte de yaşadıklarını kamuoyuna anlatmaya devam edeceğini belirterek, “Bu mücadele yalnızca Ahmet Çevirgen'in mücadelesi değil. Aynı durumda kalan, Kod 46'nın sonuçlarıyla mücadele eden ve hakkını arayan tüm emekçilerin mücadelesidir. Adalet yerini bulana kadar mücadelem sürecek” ifadelerini kullandı.