banner639
banner1451

Cama elleriyle hayat veriyor

Eskişehir’de mühendisliği bırakarak cam atölyesi açan Mustafa Cem Kılıç, yaptığı objelerle adeta cama hayat veriyor.Cam antik çağlardan günümüze birçok objenin yapımında kullanılıyor. Cam işleme, endüstriyel tarafının yanı sıra,...

Eskişehir’de mühendisliği bırakarak cam atölyesi açan Mustafa Cem Kılıç, yaptığı objelerle adeta cama hayat veriyor.

Cam antik çağlardan günümüze birçok objenin yapımında kullanılıyor. Cam işleme, endüstriyel tarafının yanı sıra, aynı zamanda bir el sanatı niteliği taşıyor. Eskiden atölyelerin sayıca azlığı ve yeterince usta yetişmemesi nedeniyle, cam işleme sanatı nesli tükenmeye yüz tutan sanatlar arasına girmişse de gidişat gün geçtikçe iyileşiyor. Bu durum hobi veya meslek olarak da cam sanatına duyulan ilginin canlanmasına neden oluyor. Günlük hayatta kullanılan, işlenerek birçok ürün elde edilen cam, Eskişehir’in tarihi Odunpazarı Bölgesi’nde Mustafa Cem Kılıç’ın ellerinde sanata dönüşüyor.

“Şans eseri tanıştık”

Şans eseri cam sanatıyla tanıştığını ve bu sanatı 8 yıldır hayatının merkezine koyduğunu ifade eden Kılıç, mesleği olan mühendisliği bırakarak cam atölyesi açtığını aktardı. Bunun yanında 20 kadar teknik çalışarak kendini geliştirdiğini ve Eskişehir’in Türkiye’de cam sanatının en yoğun yapıldığı yer olduğunu belirten Kılıç, "Aslında mühendisim, camla alakalı akademik bir geçmişim yok. Sonradan annemle beraber tanıştık bu işle. Cam alanında 8 seneyi bitirdik, bu işi 5 senedir de Odunpazarı’nda yapıyoruz. Şans eseri oldu bu iş ile tanışmamız. Bu işi yapan biriyle tanıştık, gördük, sevdik derken kendimizi geliştirdik. Burada ağırlıklı olarak açık alev tekniğiyle çalıştık. 20’ye yakın teknik var. Cam sektörü son birkaç yılda geriledi ama Eskişehir için Türkiye’de camın en yoğun yapıldığı yer diyebiliriz. Şu anda yaklaşık 7-8 tane atölye var burada” şeklinde konuştu.

“Cama ilgi katlanarak artıyor”

Son olarak hayvan figürlerini ve takıları tamamen elde yaptıklarını ve aksesuar alanında çalıştıklarını belirten Cem Kılıç, "İncil’de bir yerde geçiyor cam. Diyor ki, ‘Bilgelik o kadar kıymetlidir ki altın ve camdan daha kıymetlidir.’ Camı altınla aynı yeri koymuş ve bilgelikle yarıştırıyor. Biz burada ağırlıklı olarak takılar yapıyoruz. Herkesin farklı yeteneği, farklı şeylere ilgisi olduğu gibi ben de ağırlıklı olarak biblo heykel yapıyorum, duvar objeleri yapıyorum, ufak tefek takılar yapıyorum ama benim takılarımda hayvan figürleri oluyor. Annem takılara daha çok ilgi duyuyor. Hatta biz atölye olarak kedilerimizle meşhuruz. Genel olarak diğer atölyelerde takı ve dekorasyona yönelmiş durumda. Cama ilgi 5-6 yıl öncesine nazaran katlanarak artıyor. Ben 8 yıl önce 21-22 yaşımda camın yapılışını ilk defa görmüşken şimdi cam koleksiyonu olan 5 yaşında çocuklar var. İnsanlar sadece fonksiyonel şeylerdense güzel olduğu için de bir şeylere para vermeye başladılar” ifadelerini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner877

banner1466