Ne İsa’ya Yaranabildi, Ne Musa’ya

Abone Ol

Eskişehir’de kulisler bir süredir aynı ismi konuşuyor: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hikmet Çelik’in şehirden ayrılacağı iddiası giderek güçleniyor.

10 yıldır görev yapan Çelik’in bakanlığın rotasyon duyurusu sonrasında ayrılığı gündeme geldi.

AK Parti’ye yakınlığıyla bilinen Çelik’in, bu noktaya nasıl geldiği ise başlı başına dikkat çekici bir tabloyu ortaya koyuyor.

Bir tarafta CHP’li belediyelerle yaşanan sert gerilimler…
Özellikle yerel yönetimlerle kurulamayan diyalog, kurumlar arası uyumdan çok “karşı karşıya gelme” görüntüsü verdi. Bu durum yalnızca belediyeleri değil, Ankara’daki bürokratik dengeleri de rahatsız etti.

Diğer tarafta maden politikaları nedeniyle muhalefetle yaşanan açık çatışmalar…
Bu başlıkta Çelik, yalnızca teknik bir bürokrat gibi değil, doğrudan siyasi bir aktör gibi konumlandı. Bu da kaçınılmaz olarak tansiyonu yükseltti.

Ancak asıl kritik nokta belki de burada başlıyor.

Tüm bu süreçte Hikmet Çelik, yalnızca muhalefetle değil, AK Parti içindeki farklı gruplarla da sorun yaşadığını görüyoruz.

Nereden bunu çıkardın derseniz?

Sosyal medyada görülen paylaşımları ve Ak Parti’ye yakın medyalar da ki haberleri kanıt gösterebilirim.

Bürokratların “AK Parti’ye yakın” olmanın tek başına yeterli olmadığını bir kez daha gösterdi.

Sonuçta ortaya şu tablo çıktı:
Belediyelerle sorunlu, muhalefetle çatışmalı, parti içinde ise tam anlamıyla sahiplenilmeyen bir il müdürü profili.

Halk arasında sıkça kullanılan o söz tam da bu durumu anlatıyor:
Ne İsa’ya yaranabildi, ne Musa’ya.

Eskişehir gibi siyasi dengelerin, yerel hassasiyetlerin ve bürokratik uyumun hayati olduğu bir şehirde bu tablo uzun süre taşınabilir miydi? Görünen o ki cevap çoktan verilmiş durumda.

Şimdi asıl soru şu:
Bu ayrılık sadece bir isim değişikliği mi olacak, yoksa Eskişehir’de bürokrasi–siyaset ilişkisinde yeni bir sayfa mı açılacak?

Bunu önümüzdeki günler gösterecek.

Aslında iktidara yakın bürokratlar için de önemli bir ders oldu…