banner639

Mutluluk, heyecan, korku  gibi öfke de insani duygularımızdan birisi, aslında öfkenin diğer duygularımızdan pek bir  farkı yok. Nasıl ki bildiğiniz bütün duyguları  doğal olarak algılıyorsanız, öfkeyi  de bir noktaya kadar böyle algılayabilirsiniz.

Öfke tam olarak nedir, acaba öfkelendiğinizde neler olur ? Şimdi hep beraber bunları irdeleyelim, ne dersiniz ?

Öfke bir tür işaret, hem de önemli ve ciddiye alınması gereken bir işaret. Yani öfke, karşılanmamış ihtiyaçların, beklentilerin  işaretidir. Bazen de farkında  olduğunuz ve başkalarının görmesini istemediğiniz kusurlarınızı kapatmak için kullandığınız bir silahtır. Kısacası  öfke,  başınıza gelen olumsuz durumlara  karşı gösterdiğiniz geçici  bir tepki şeklidir.

Öfkeli insanlara maruz kalanların unutmaması gereken şey, öfkesini kontrol edemeyen kişilerin istediklerinin aslında çok basit olduğudur. Öfkeli kişiler diğer  insanlar tarafından hiç bir zaman anlaşılmadığını düşünen, "ben buradayım, beni duy, beni gör" demek için çabalayan kişilerdir.

Öfkelenen kişi, davranışlarının haklı ya da haksız, anlamlı ya da anlamsız olduğuna bakmaz. Yani öfkeli kişi, davranışlarının şeklini sorgulamaz. Ona göre öfkelenişinin kendince bir sebebi vardır. Bu kişinin öncelikle istediği şey,  ilgi görmektir. Öfke, bir soruna işaret etse de mevcut soruna karşı öfkelenmek, o sorunun çözümünü sağlamaz. Sık sık öfkelenmek etrafınızdaki kişilerin yıpranmasına ve sizi kızdıran problemlerin daha da güçlenişine, dolayısıyla da sorunların çözümsüz kalışına yol açar.

Bir anlık öfke ile her şeyi mahvedebilirsiniz. İletişim kurduğunuz insanlarda geri dönüşü olmayan yaralar açabilir, en kötüsü de onları kaybedebilirsiniz. Öfkenin doyurulmamış isteklere, istenilmeyen sonuçlara ya da  karşılanmayan beklentilere karşı  verilen duygusal bir tepki olduğunu unutmamalısınız.

Acaba öfke  ile mücadele ederken neler yapmalısınız ?

Öncelikle öfkenizin nedenini anlamakla işe başlayabilirsiniz. Sonrasında öfkenizin, öfke  duyulan şeyin niteliğine göre biçimlenebilecek ve kontrol altına alınabilecek bir hissiyat olduğunu anlamaya çalışabilirsiniz.

Elbette insanın öfkesini kontrol edebilmesi öyle kolay bir şey değil.  Öfkeli insan kendini hep yalnız ve anlaşılmaz hisseder. Kötü bir niyeti olmasa dahi çevresindeki insanlar  onu her zaman despot ve saldırgan bir kişi olarak algılar. Tabi ki bu algıyı değiştirebilmek de kolay değil.

Buradaki en önemli faktör, öfkenizin nedenini anlayıp hissettiklerinizi başkalarına doğru aktarabilmektir. Öfkeyi doğru ifade etmek çeşitli yöntemlerle öğrenilebilir bir şey. Öfkeyi doğru ifade etmek becerisi kazanmaya “öfke kontrolü” denir.

Öfke kontrolündeki temel amaç; saldırganlıktan uzak, şiddet içermeyen, kişinin kendisine ve çevresindekilere zarar vermeyecek şekilde öfkesini ifade etmeyi öğrenebilmesidir.

Öfkeyi saldırganlıkla değil de sözel olarak ifade edebilmek, öfke kontrolündeki en sağlıklı yöntemlerden birisidir. Bunun için öncelikle, gerçekten istediğiniz şeyin ne olduğunun farkına varmalı ve  bunları da açık açık karşınızdaki kişilere aktarmalısınız. Öfkenizi doğru biçimde ifade etmeyi öğrenemezseniz bir süre sonra bu duygunuz sizde geri dönüşü olmayan ve uzun tedaviler gerektiren çeşitli hastalıklara yol açabilir.

Öfkelendiğinizde ilk önce kendinizi sakinleştirmeye çalışın daha sonra nefes alış verişlerinizi, kalp atım hızınızı kontrol ederek içinizdeki öfke duygusunu hafifletmeyi deneyin. Eğer tüm çabalarınıza rağmen öfkenizle kendi kendinize başa çıkamıyorsanız alanında uzman bir  psikiyatr, psikolog ya da bir yaşam profesyonelinden yardım almayı deneyin.

Aman ha dikkat!  Ne demiş atalarımız, ''keskin sirke küpüne zarar.''

Sakin kalın efendim...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sibel Karaca 9 ay önce

Japonlar der ki:
"öfke elimizde tuttuğumuz kızgın bir taşa benzer, onu taşıyarak ancak kendimize zarar veririz".
Kaleminize sağlık Nalan Hanım

Avatar
CENGİZ ÜÇOK 9 ay önce

Yakınına öfke duymak, hele anlamayacağını bildiğin için bunu gizlemeye çalışmak ruh halinde onarılmaz yaralar açmak için oldukça yeterli bir davranış şeklidir.
Güzel bir yazı olmuş, Teşekkürler bizi aydınlattınız, her zaman ki gibi.

Avatar
Murat 9 ay önce

Öfke saklanmaya gelmez, sinsi bir hastalık gibi içine işler insanın, dışa vurulmaz.
Öfkeni ne kadar saklarsan, o denli yoğunlaşır ve kabarır içinde.
Hastalıkların en kötüsü yüzünü değiştirendir demiş Hipokrat.
Yüreğine sağlık

Avatar
Ümit Topal 9 ay önce

Bazen her şeyin önüne geçebilen, bir sel gibi akan, hele de içine düşülen durumun bir çıkış noktası yoksa, insanı daha da içine çeken, set çekilemez duygu fırtınasıdır öfke. Pek çok korkuyu bertaraf etmiş olması belki de tek iyi yanıdır.. Ama anlıktır, geçicidir. Yine de bazen güzeldir. Bazen ise korkunç sonuçlara sebep olabilir.
Teşekkürler

Avatar
Özgür İNSAN 9 ay önce

Merhaba Nalan hanım. Yazınızı bir solukta okudum, sonra başa dönüp tekrar okudum. Öfkeyi o kadar güzel anlatmış ve irdelemişsiniz ki; anlattıklarınıza bir harf dahi ekleyemeyiz. Çünkü siz gereken herşeyi yazmışsınız. Elinize kaleminize sağlık.Sizi zevkle ve heyecanla okumaya devam edeceğiz.

Avatar
Fadime GÜLDİKEN 9 ay önce

Nalan abla çok doğru söylüyon. Köyde Halil ibrahim var o bazen çok öfkeleniyor. Ona ben Bu kadar öfkelenme kendine ediyon "keskın sirke küpüne zarar" diyom. Dinlemiyordu. Bende senin yazını okurdum " hııı çok dogru" diyor. Şimdi eskisi gibi öfkelenmiyor. Sağol Nalan abla

Avatar
Yalçın Koç 9 ay önce

Güzel ve düşündüren bir yazı tebrikler

Avatar
Olcay Cura 9 ay önce

Öfkeyle kalkan zararla oturur...
Bu güzel yazı için teşekkür ederim size saygılar.

banner877

banner1335

banner1259