banner1337
banner1344
banner639

Bizden birisini aday gösterilerse destek veririz

Eskişehir Kırım Türkleri Kültür Yardımlaşma ve Spor Kulübü Derneği Evren Olcay, siyasi partilere mesaj yollayarak, “Kırım Tatarlarının içerisinden aday gösteren siyasi yapılara biz açıktan açığa destek vereceğiz” dedi.

Bizden birisini aday gösterilerse destek veririz

SÖYLEŞİ: GÖKHAN KOÇAL

Eskişehir Kırım Türkleri Kültür Yardımlaşma ve Spor Kulübü Derneği Evren Olcay, siyasi partilere mesaj yollayarak, “Kırım Tatarlarının içerisinden aday gösteren siyasi yapılara biz açıktan açığa destek vereceğiz” dedi.

Üye sayısı bakımından Eskişehir’deki en büyük dernek olma özelliği taşıyan Eskişehir Kırım Türkleri Kültür Yardımlaşma ve Spor Kulübü Derneği Evren Olcay, dernek çalışmaları hakkında bilgi verdi. Başkan Olcay dernek olarak önemli bir noktada olduklarını belirterek, “Eskişehir Kırım Derneği olarak önemli noktadayız. Bunu elimizden geldiğince hem Eskişehir’de hem de Türkiye’nin farklı bölgelerinde tabana yaymaya çalışıyoruz. Çok iyi ilişkiler içerisindeyiz. Her ildeki dernek bizim kadar güçlü olamıyor” dedi.

Dernek çalışmalarından bahseder misiniz?

Eskişehir Kırım Derneği 1972 yılında kuruldu. Şu anda gerek Kırım dışında yaşayan coğrafyalardaki en büyük dernek olmakla birlikte Eskişehir’de hemşehri dernekleri içerisindeki hem üye sayısı bakımından hem de temsil ettiği topluluk bakımından en büyük dernek. Bunun bizim üzerimize yüklediği sorumluluklar var. Bu sorumluluklardan birincisi misyonumuz; Eskişehir’de yaşayan Kırım Tatarlarını birlik ve beraberlik içerisinde tutmak ve bu beraberlikle birlikte gerek kültürümüzü gerek adetlerimizi gerekse örflerimizi gelecek nesillere sürekliliğini sağlamak. Burası bir okul görevi görüyor. Şu anda Türkiye’deki en büyük Kırım Tatar halk oyunlarını oynatan okul diyebiliriz ve çeşitli yaş gruplarında 60’ın üzerinde oyuncumuz var. Bunların içerisinde 7-8 yaşındaki çocuklar da var, 50-60 yaşındaki insanlar da var.

DÜNYADAKİ EN BÜYÜK TEPREŞ ŞENLİĞİ’Nİ DÜZENLİYORUZ

Kültürümüzü yaşatmak adına her yıl dünyadaki en büyük Tepreş Şenliği düzenliyoruz. Romanya ve Bulgaristan’da, Türkiye’deki diğer illerde oluyor ama bizdeki gibi kapsamlı şekilde olmuyor hiçbiri. Bu yıl 32’ncisini düzenledik. 32 yıldır aralıksız şekilde bu şenlikler düzenleniyor.

SOYDAŞLARIMIZA YARDIMLARIMIZ OLUYOR

İş sadece kültürle bağlantılı değil, bunun bir de yardımlaşma ayağı var. Yardımlaşma konusunda birçok faaliyetimiz var. Bu faaliyetlerimizin başında Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine gıda yardımı var. Kurban Bayramı’nda da Kırım’da işgal altında yaşayan soydaşlarımıza destek amaçlı vekaleten kurban kesimini Kırım’da yapıyoruz. Her yıl 200’ün üzerinde kurban kesiliyor. Bu yıl Ramazan ayında Türkiye’deki ihtiyaç sahiplerine 500’ün üzerine gıda yardımı yapıldı.

KIRIM AKADEMİ’Yİ KURDUK

Dernek faaliyetleri içerisinde bu yıl yeni bir yapılanmaya geçtik. Kırım Akademi adı altında bir yapılanmamız var. Dernek çatısı adı altında farklı bir kuruluş gibi çalışıyor.

Kırım Akademi nedir?

Kırım Akademi eğitim üzerine veya akademik girişim üzerine olan 3 ayaklı bir sistem. Bu sistemin birinci ayağı eğitimlerden oluşuyor. Folklor eğitimi, Rus dili eğitimi gibi… Farklı spor dalları olabilir, satranç olabilir bu gibi eğitimlerimiz olacak. İkinci ayağı halkın bilinçlenmesini sağlamak. İki haftada bir çarşamba akşamları mini konferanslarımız oluyor. Hocalarımız geliyor. Ankara’dan gelen bir hocamız Kırım’dan göç etmiş Türkiye’de yaşayan aydınların Türkiye Cumhuriyeti’ne olan katkıları, neler yapmışlar. Kimler bunlar onlarla ilgili bilgi verdi. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy hocamızı ağırladık. Türkiye Jeopolitiği ve Enerji Savaşları hakkında bilgiler verdi. İki haftada bir bunu devam ettiriyoruz. Bunun haricinde imza günü düzenledik. Bilinçlendirme ayağı bu şekilde devam edecek. Kasım ayının son haftasında çocuklarımız için diş sağlığı eğitimi olacak. Bunun üçüncü ayağı ise burs. 20 öğrencimize her ay burs veriyoruz. Kırım Akademi bu sene yeni doğdu. İyi de gidiyor. Büyüyerek devam edecek.

DERNEĞİMİZ ULUSLARARASI KIRIM SİYASETİNDE GÜÇLÜ BİR YERİ VAR

Derneğimizin bir de şöyle faaliyetleri var. Eskişehir Kırım Türkleri tamam bizim Türklerimiz, kültür devam ediyor. Korolar kuruyoruz, folklor oynatıyoruz. Dilimizin devamlılığını sağlıyoruz. Yardımlaşma, gıda yardımı, burs veriyoruz. Bizim bir de bünyemizde spor kulübümüz var. Spor kulübünde hem yüzme hem de geleneksel Kırım kuşak güreşleri konusunda faaliyetlerimiz var. Bu faaliyetlere devam ederken, Kırım’ın artık uluslararası bir noktada siyasi hacmi ve ağırlığı olması sebebiyle derneğimiz uluslararası Kırım siyasetinde güçlü bir yeri var.

ESKİŞEHİR’DE ÇALIŞTAY DÜZENLEDİK

2014 senesinde Kırım tekrardan işgal edildi. İşgal hâlâ da devam ediyor. Bunu çağdaş dünya kabul etmiyor olabilir, Türkiye Cumhuriyeti de kabul etmiyor bu işgali ama işgal filen devam ediyor. 300 bin soydaşımız orada Rusların adeta zulüm içeren politikaları ile karşı karşıyalar. Biz Eskişehir Kırım Derneği olarak 2014 senesi ekim ayında burada bir çalıştay düzenledik. Türkiye’de bulunan teşkilatları davet ettik. Teşkilat başkanları ve yöneticilerinin yanı sıra akademisyenleri davet ettik. Kırım kökenli siyasetçileri davet ettik. Ömrünü Kırım’a vakfetmiş bir yerin başkanı değil, herhangi bir yerde akademisyen değil ama Kırım’la yatıyor, Kırım’la kalkıyor onları davet ettik. Çok ciddi bir çalıştay düzenledik. O çalıştay neticesinde hem Türkiye’de teşkilatların toplandığı platform ortaya çıktı hem de o platformun iyi çalışmaları ve yerinde hareketleriyle Dünya Kırım Tatar Kongresi adı altında Uluslararası Kırım Tatar Örgütü çok ciddi harekete sahip oldu. Ben de Türkiye delegasyonu temsilci olarak yönetimdeyim.

Dünya Kırım Tatar Kongresi, Kiev merkezli çalışıyor. İşgalden sonra Kırım Tatarlarının yegâne temsilcisi olan Kırım Tatar Milli Meclisi, Ruslar tarafından Kırım’ın dışına atıldı. Milli liderlerimize Kırım’a giriş yasağı getirildi. Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’na, Refat Çubarov’a ve bazı aktivistlere… Bu da yetmedi Rusya bir kanunla Kırım Tatar Milli Meclisi’ni terör örgütü listesine aldı. Kırım Tatar Milli Meclisi işlevinde kesintiye uğraması sebebiyle Dünya Kırım Tatar Kongresi çok önemli bir noktaya taşındı. Dünya Tatar Kırım Kongresi her 2 ayda bir yönetim kurulu toplantılarını yapıyor. Bu toplantılarla uluslararası Kırım Tatar siyasetine yön veriyor. Liderimiz Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu başımızda, Refat Çubarov yer almakta.

ESKİŞEHİR KIRIM DERNEĞİ OLARAK ÖNEMLİ NOKTADAYIZ

Eskişehir Kırım Derneği de hem buradaki toplumsal hacmi ve buna bağlı olarak çeşitli noktalarda güçlü oluşumuz kapısını çaldığımız her kişinin bize kucak açması. İstediğimiz destekleri istediğimiz zaman rahatça alabiliyor olmamız bu Dünya Tatar Kongresi’ne kadar gidiyor. Eskişehir Kırım Derneği olarak önemli noktadayız. Bunu elimizden geldiğince tabana yaymaya çalışıyoruz. Hem Eskişehir’de hem de Türkiye’nin farklı bölgelerinde. Çok iyi ilişkiler içerisindeyiz. Her ildeki dernek bizim kadar güçlü olamıyor. Bugün baktığımızda 40 üyeli derneğimiz de var 150 üyeli derneğimiz de var. Bizim 3 bin 200 civarında üyemiz var. Gücümüzü bir miktar insanlarla paylaşmak durumundayız. Öyle de hissediyoruz. Zaman zaman orada yapılan etkinliklere desteklerde bulunuyoruz. Güzel bir ilişki içerisindeyiz.

Kırım, Rusya tarafından 2014 yılında işgal edildi. Şu an Kırım’da durum nedir? Türkiye Cumhuriyeti size yeterli destekte bulunuyor mu?

2014 yılında Rusya geldi hiçbir uluslararası anlaşmayı, insan haklarını ve hukuku tanımadan dünyanın göbeğinde Kırım’ı işgal etti. Bu işgal hâlâ da dünya tarafından tanınmış değil. Tanınacağını sanmıyorum ama Rusların oradaki durumuna engel bir durum şu an yok. Rusya bayrağı çekmiş vaziyette. Bunun karşısında olan herkese huzur vermeden bir rejimle devam ettiriyor işgalini. İşgalden bu yana neler oldu. Kırım Tatar Meclisi işlevsizleştirildi. Milli liderimiz dışarı çıkarıldı. İşgale karşı çıkan birçok aktivistimiz, gencimiz ve bu işe kafa yoran gerek Ukrayna milliyetçisi, gerek Kırım Tatar milliyetçisi insanlar hapse atıldı. Kaçırıldı, yok edildi. Cenazeleriyle karşılaştığımız soydaşlarımız oldu. Rusya şuan Kırım’daki Türk varlığını yavaş yavaş da olsa biraz da zorlamayla azaltıyor. Kırım işgal olduğunda yaklaşık 2 milyon insan yaşıyordu. Bunun 300 bini Kırım Tatarıydı. Kırım Tatarı sayısında çok azalma yok ama oraya Rusya’nın farklı bölgelerinden insan göç ettiriliyor. Rus sayısı arttırılarak göreceli şekilde Kırım Tatar sayısı azaltılıyor. Bu tabi bir süre sonra durdurulamaz bir hale gelecek. Bir gün bir bakmışsınız Kırım Tatarı kalmayacak. Biz bu olmasın diye çaba sarf ediyoruz. Şu anda Ruslar gece ev baskınları yapıyorlar. Amaç oradaki insanları huzursuz etmek ve insanların göç etmelerine neden olmak. Bir toplumun varlığının en güzel örneği mezar taşlarıdır. Kırım Tatar mezarlarını yok ediyorlar. Bunları yok ettin mi otomatik olarak bu insanları tarihten siliyorsun. Kırım Hanlığı Sarayı olan Hansaray’da tadilat adı altında sarayın tarihsel olarak dokusunu yok ettiler. Duvar kaplamaları, çatı kiremitlerini aslına uygun olmadan yenilediler. Ucube bir durum ortaya çıkardılar. Amaç tamamen oradaki kültürün izlerini silmek Rusya bunu iyi başarıyor.

HÜKÜMET FARKLI ÜLKELERE GÖSTERDİĞİ HASSASİYETİ BİZE HİÇBİR ZAMAN GÖSTERMEDİ

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu konuda ne yapıyor bu konuda? Türkiye Cumhuriyeti Devleti tanımadı. Bugün de tanımıyor. Bundan sonra da tanımayacak ama açıkçası çok büyük bir girişim yok. Avrupa Birliği (AB) tarafından Rusya’ya uygulanan ambargoları Türkiye Cumhuriyeti Devleti 4 kabul 4 ret ve 2 çekimser oyla suya sabuna dokunmadan kaldı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok büyük devlet, Rusya da öyle. Siyasi, ticari ve stratejik ilişkiler var ama bizi rahatsız eden durum şu; Türkiye Cumhuriyeti hükümeti Arap coğrafyasındaki farklı ülkelere Suriye’ye, Filistin’e ya da Müslüman coğrafyasındaki farklı ülkelere içinde Türk olan toplumlara gösterdiği hassasiyeti hiçbir zaman bize göstermedi. 5 milyon Suriyeliye biz şu an burada bakıyoruz Tatarları oradan alsın burada baksın demiyoruz ama Kırım için sesi daha gür çıkmalıydı.

Kırım stratejik anlamda ülkemiz için önemi çok büyük. Tarihsel akrabalık ilişkileri sebebiyle Türkiye Cumhuriyeti devletin çok önemli unsurudur. Kırım’ın hak ettiği değeri hükümetimiz tarafından gördüğünü düşünmüyorum.

Eskişehir’de kaç Kırım Tatarı yaşıyor?

Eskişehir’de yaklaşık 160 bin civarında Kırım Tatarı yaşıyor. Eskişehir’in özelliği şu; İstanbul’da belki 500 bin Kırım Tatarı yaşıyor, Ankara’da bu rakam 250 bindir. Eskişehir’den daha fazla ancak nüfusa oranladığımız zaman fazla değil. Eskişehir’de 160 bin Kırım Tatarı yaşıyorsa eğer bunun 80-100 bini gerçek bir Kırım Tatar gibi asimile olmamış, kökünü unutmamış, hayat yaşam tarzını unutmamış şekilde yaşıyor. Ankara’daki 250 bin Kırım Tatarı içerisinde belki 30 bini bulamayabilirsin. Evinde çibörek pişen, düğününü Kırım Tatar geleneklerine göre yapan… Bizim Eskişehir’de yoğun şekilde yaşamamızın 3 ilçe, 14 mahalle, 39 köyde yoğun olarak birlikte yaşamamızın etkisi bu.

BİZDEN BİR ADAYA DESTEK VERİRİZ

Önümüzde bir yerel seçim var. Siyasi partilerden beklentiniz nedir?

Önümüzde bir yerel seçim var ama yakın zaman önce bir genel seçim geçirdik. Genel seçimler öncesi bir toplantıda “Kırım’la alakalı politikası olmayanlar bize gelmesinler” dedik. Kırım Derneği’ni ziyaret edecekseniz Kırımlılarla ilgili bir şeyler söyleyin, dedik. Bizim derdimiz Kırım. Kırım ile ilgili somut fikirleri olduğunu söyleyip, gelenler oldu. Kapımızı çalmayanlar oldu. O süreci geçirdik. Şimdi diyoruz ki biz, bizim için siyasi parti gözetmeksizin, herhangi bir ideoloji gözetmeksizin asıl olan Kırım Tatarlarıdır ve Kırım Tatarlarının içerisinden aday gösteren siyasi yapıları biz açıktan açığa destek vereceğiz. Çifteler’de AK Parti’den Metin Özen var. Şimdi devam edecek mi etmeyecek mi göreceğiz? Kazım Kurt var. Kazım Kurt, derneğimiz için çok önemli bir faktör. Hem Kazım abi olsun hem Metin abi olsun derneğimiz içinden yetişmiş, gelmiş isimler. Dernek kurullarında görev yapmış, siyasete atılmamışken bile derneğin her türlü faaliyetinde bulundular. Şimdi bizim bu isimlere sırt çevirmemiz mümkün mü? Herkesin yakın olduğu bir siyasi parti var ama dernek olarak bizim asıl olan vazifemiz Kırım Tatarlarının başkanlık adaylığı, meclis üyeliği adaylığında daha fazla yer alması. Eskişehir’de Mihalıççık lobisi vardır, Emirdağ lobisi vardır, Kırım Tatar lobisini bu seçimlerde bütün Eskişehir görecek. Biz her zaman Eskişehir siyasetinde rol üstlendik. Geçmişte Hasan Polatkan ile başlayan bir süreç var, biz bunun devamlılığını istiyoruz.

Ankara’ya giderek milletvekilleriyle bir görüşmeniz oldu. Ziyaretteki amacınız neydi? Neler görüştünüz?

24 Haziran seçimlerinde bir baktık ki hiçbir partinden Kırım kökenli kimse yok. Nabi Avcı mecliste olmadığı için onuna görüşemedik, diğer bütün vekillerimizle görüştük. Hepsine, siz Kırım Tatarı olmayabilirsiniz, Eskişehir milletvekiliyseniz mecliste Kırım Tatarlarının sorunlarını mecliste tartışmak size düşer. Bu manada hepsinden iyi niyet gördük. Hepsi bizden destek istediler, bu konuda. Hemen hızlı şekilde söz alarak Utku Çakırözer Kırım meselesini meclise taşıdı. Bu sadece Utku Beyle sınırlı kalmayacaktır. Diğer vekillerimiz de Kırım meselesini meclise taşıyacaklardır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner877

banner1341

banner1259