banner1502
banner639
banner1493

Reysaş direnişi işçi sınıfına örnek oldu

Eskişehir Manşet olarak Nakliyat İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ali Özçelik ile bir söyleşi yaptık

Reysaş direnişi işçi sınıfına örnek oldu

Eskişehir Manşet olarak Nakliyat İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ali Özçelik ile bir söyleşi yaptık. Sendikanın çalışmaları yanı sıra, Reysaş işçilerinin hukuk mücadelesini, sendika ve sendikacılığın neler olduğu konusunda Özçelik sorularımızı yanıtladı.

Nakliyat İş Sendikası hangi iş kolunda örgütleniyor?

Nakliyat-İş Sendikası yasal olarak 15 no’lu taşımacılık işkolunda faaliyet yürütür, örgütlenir. Ancak Nakliyat-iş Sendikası iş kolu ayrımı yapmaksızın işçi sınıfı mücadelesi verir. Yani iş kolumuzda olsa da olmasa da yahut üyemiz olup olmamasına bakmaksızın sınıf mücadelesini verir. Bunu işçi sınıfına olan inancı ve sınıf sendikacılığı gereği yapar. Bunu yaparken elbette sarı sendikacılığa karşı da mücadele eder. İşçi sınıfına karşı mücadele eden param babaları ile sarı sendikaları bir görür.

DAVALARI KAZANIYORUZ

Sınıf mücadelesinde anlayışımız gereği hakları gasp edilen işçilerin yanındayız. Sendikamız dışındaki yürütülen direnişlerle dayanışma içinde oluruz. Kendi iş kolumuzda örgütlenmelerimiz sendikal mücadelemiz sürüyor. Bu örgütlenmelerimizden dolayı işten atılan üyemiz işçilerle birlikte direnişlerimiz de sürüyor. Şu anda iş kolumuzda Muğla, Şanlıurfa, Kütahya ve Eskişehir olmak üzere 4 ayrı bölgede direnişlerimiz var. Muğla Tüvtürk’te 452, Şanlıurfa Polçak Tüvtürk’te 354, Eskişehir Reysaş Tüvtürk’te 352, Kütahya Tüvtürk’te 38 gündür direnişlerimiz devam ediyor. Bu işyerlerinde sendikamız yetki aldı. İşverenler yetkimize itiraz etti. Şu anda yetki davaları ve işe iade davaları devam ediyor. Bu davaları kazanıyoruz, ancak davalar adeta işverenleri için birer koruma duvarı gibidir. Davalar uzadıkça uzuyor. Bu davalar içinde sendika olarak eylemler gerçekleştiriyoruz.

3 AYRI DİRENİŞ

Sendika olarak sendikamıza üye olmayan Real, Uyum/Makro Market ve Uzel Makina İşçileri olmak üzere 3 ayrı direnişi sahipleniyor, mücadelesini yürütüyoruz. Ki bu direnişler işçi düşmanlığına olduğu kadar sarı sendikacılığa karşı da veriliyor. Uyum/Makro Market 6500 işçi tazminatsız bir şekilde kapı önüne konuldu. İşçiler sendikasızdı. Sendikamız bu işçilere sahip çıkmış haklarını alabilmeleri için öncülük etmektedir. İstanbul’da Uyum/ Makro işçilerinin bir kısmı sendikamız öncülüğünde gasp edilen hakların aldılar. Direniş 13 aydır devam ediyor.

11 YIL SONRA SOKAĞA ÇIKTILAR

Yine 11 yıl önce kapanan Uzel Makina İşçileri yıllarca aidat ödedikleri Türk-Metal sendikası tarafından 2000’e yakın işçi ortada bırakıldı. İşçiler 11 yıl sonra sokağa çıktı, Sendikamızla buluştu. 11 yıl sonra bu işçiler alacakları için eylemlere başlamıştır. Sendikamızın mücadeleye sahip çıkmasıyla birlikte işçiler kazanımlar elde etmeye başladı. Real Market işçileri 27 aydır işçi düşmanlığına ve sarı sendikacılığa sendikamız öncülüğünde mücadelesini sürdürüyor. Yıllarca çalıştırıldıktan sonra hileli bir şekilde iflas gösterilerek 1600 işçi kapı önüne konuldu. 600 işçinin tazminatı gasp edildi. Real işçilerine üyesi oldukları Tezkop-İş Sendikası sahip çıkmadı. Yine sendikamız öncülüğünde bu işçi kardeşlerimizde 27 aydır hak mücadelesi vermektedirler. Tabii sendikamızla ilk irtibata geçtiklerinde kendi sendikaları ile bir hak mücadelesi başlatmaları gerektiğini anlattık. Hatta biz de Nakliyat-İş Sendikası olarak bu sendikalara resmi olarak defalarca çağrıda bulunduk ama bir cevap alamayınca bizden yardım isteyen bu işçileri ortada bırakamazdık.

Eskişehir’de örgütlü olduğunuz işyerleri neresi?

Eskişehir’de, Sarp Havacılık Lojistik’te 3. dönem toplu iş sözleşmesi yapmaya hazırlanıyoruz. Örgütlenmesi süren Tüvtürk Reysaş araç muayene istasyonları var. Eskişehir merkezde şu an bu kadar. Eskişehir Tepebaşı Belediyesi’ndeki taşeron işçilerden 500’ü bizim iş kolundaydı burada da çok kısa sürede örgütlenip, bu işçileri sendikaya kavuşturduk işçinin tercihiyle yüksek hakemden bir dönem yapmış olduğumuz sözleşmemiz var. Bu işyerinde iş kolu değişikliği ile örgütlüğümüzün önüne geçildi. Şu an bu işçiler başka sendikalarda örgütlü bir şekilde çalışıyorlar. Nakliyat-İş Sendikası öncülüğünde sendikalı olmuş olmaları bizim için gurur kaynağı tabi ki..

REYSAŞ DİRENİŞİNDEN DERS ÇIKARILMALI

Nakliyat İş Eskişehir’de özellikle Reysaş işçilerinin direnişi ile öne çıktı. Bu işçiler için açtığınız davaları tek tek kazanıldığı haberleri var bu konuda gelişmeler neler ve sorun ne kadar çözüldü?

Elbette Reysaş direnişi yerel ve ulusal basında yer alması bakımından biraz öne geçti ama Sarp Lojistik Örgütlenmemiz de, Tepebaşı Belediyesi’ndeki taşeron işçiler örgütlenmemiz de son derece önemlidir. Ayrıca Reysaş örgütlenmemiz Muğla Tüvtürk-Şanlıurfa Polçak Tüvtürk Kütahya-Uşak Han Tüvtürk örgütlenmelerinde lokomotif olma örnek olma özelliği vardır yani Reysaş Örgütlenmesi bu işyerlerinin örgütlenmesini ciddi anlamda tetiklemiştir. Reysaş direnişi başta Eskişehirimiz olmak üzere Türkiye işçi sınıfının mücadelesine katkısı bakımından önemli derslerin çıkarılması gereken bir direniş. Eskişehir merkezde 15, Batı Karadeniz'deki illerde Bartın’dan 1, Kastamonu’dan 3, Zonguldak’tan 1, Ereğli’den 3, Karabük’ten 2 olmak üzere toplamda şu an itibari ile 25 işçi sendikal örgütlenme nedeni ile işten çıkarıldı. Sendikal örgütlenme anayasal güvence altında olmasına rağmen maalesef işverenlere karşı herhangi bir yaptırım uygulanmamakta. Hakkını arayan işçilere şahin kesilen yargı işverenlere karşı çaresizliğe bürünüyor.

Eskişehir’de işten çıkarılan 15 işçinin hak arama mücadelesi iki ayrı iş mahkemesinde 4 farklı hakim karşısında sürdü. Sadece yerel mahkemelerin sonuçlanması neredeyse bir yıl sürdü. Şuan itibari ile 14 işçi davaları kazandı. Mahkemeler, işçilerin dışarıda geçirdikleri 4 aylık sürenin maaş ve sosyal haklarının ödenmesine, işe iadelerine ve işe alınıp alınmamalarına bakılmaksızın 12 brüt maaş, sendikal tazminat ödenmesine karar verdi. Bu kararda; “Reysaş Lojistik ve Tüvtürk müştereken ve müteselsilen sorumludur” dedi. Tabi bir de bu kararın istinaf süreci olacak. Bir de onu bekleyeceğiz.

ATAÇ VE KURT’A TEŞEKKÜR

Bu karar geç verilmiş olmakla beraber bizim açımızdan oldukça önemlidir; çünkü bu kararla mağduriyetimiz ve haklılığımız ortaya çıkmıştır. Direnişin başlarından itibaren Reysaş patronu sendikamız ve işten attığı işçiler hakkında kara propaganda yürütmüştür. Maalesef Eskişehir’de bazı siyasi merciler üzerinde de başarılı olmuştur. Belli oranda Reysaş patronuna inanarak, mağdur işçiler hakkında bir an bile olsun şüpheye düşenleri kınıyoruz. Sınıfta kalmışlardır. Ayrıca, mücadelemizin ilk gününden beri bize inanan ve desteğini esirgemeyenler de oldu. Bu nedenle başta Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt olmak üzere, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’a teşekkür ederiz.

İŞÇİ SINIFININ ÇIKARLARI ESASTIR

Sendika ve sendikacıyı nasıl tanımlarsın?

Sendika terim anlamı bakımından; işçilerin sosyal ve ekonomik çıkarları doğrultusunda çalışma yaptıkları örgütlerdir. Ülkemiz özelinde de bu böyle, ülkemizde gerçek anlamda sendikacılığın başlangıcı olarak 13 Şubat 1967’de DİSK’in kuruluşu olarak ele almak son derece hakkaniyetli olur; çünkü Disk sarı sendikacılığa uzlaşmacı işbirlikçi tatlı su sendikacılığına ve bu sendikal anlayışa karşı olarak kurulmuştur ve kurulurken o güne kadar sendikal anlamda yanlış buldukları ne varsa onun karşıtı tüzük ve ilkeler belirlemişlerdir. İlk aklıma gelenler, DİSK’e bağlı sendikalar üye olsun olmasın iş kolunda olsun olmasın eğer bir yerde haksızlık varsa hiçbir çıkar gözetmeksizin o haksızlığın karşısında dururlar. DİSK’e bağlı sendikalar, sınıf ve kitle sendikacılığı yaparlar. Burada sınıftan kasıt, elbette işçi sınıfımızdır. Ne olursa olsun işçi sınıfının çıkarları esastır. Kitle sendikacılığından kasıt dini, dili, ırkı, cinsiyeti, memleketi, siyasi görüşü, mezhebi ne olursa olsun DİSK üyesi herkes eşittir. DİSK üyeleri kendi temsilcilerini sandık koyarak kendileri seçer.

DİSK’İN DE İÇİ BOŞALTILDI

Bu şekilde baktığımızda aslında biricik DİSK’imizin de içinin nasıl boşaltıldığı gün gibi ortaya çıkıyor. Şu an DİSK’in kuruluş tüzüğünü ve ilkelerini ayakta tutan ve bunu canı pahasına savunan iki sendikadan bahsedebiliriz. Nakliyat-İş ve Birleşik Metal-İş. DİSK’in mevcut yönetimi DİSK’in kuruluş ilkelerine, adına, tarihine ve mücadele geleneğine sahip çıkamıyor. Ben 13 yıl hamallık yapan biri olarak, bunların hiçbirini tanımıyorum. Sendika olarak da tanımıyoruz. İnsanlar gerçek anlamda sendikacı görmek istiyorsa, kendi iş kolunda olmamasına rağmen, üyesi olmamasına rağmen Uzel Makina-Real Market-Makro Market işçileri için mücadele eden Nakliyat-iş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu’na bakabilirler.

SENDİKALAR BİRLİĞİ KURMA ÇAĞRISI

İşçi sorunları ve çözümler nelerdir?

İşçi sınıfının birçok sorunu var. Esnek çalışma, kıdem tazminatının fona devredilmesi, görünür görünmez bir çok engel, bireysel emeklilik BES sistemi. Son olarak TİSK’in istediği belirli süreli iş sözleşmesinin daha yaygın ve serbest bir şekilde kullanılması. Tamamlayıcı emeklilik sistemi gibi özel düzenlenmiş tuzaklar...Bir sendikal örgütlenme yaparken, o işyerinde kaç kişi çalışıyorsa o kadar sorun dinlersiniz. Bizim hepsine toptan cevabımız çok derdin tek ilacı sendikalı örgütlenmedir deriz. Özelde Eskişehirimiz olmak üzere ülke genelinde yukarda saydığımız ilkeler etrafında birleşilecek ortak mücadele edilebilecek bir sendikalar birliğine ihtiyaç vardır. Ortak sorunlar karşısında ortak mücadele için yüreği yeten herkese sendikalar birliği kurma çağrısı yapıyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner877