<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Esgazete -Eskişehir Haber, Eskişehir Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.esgazete.com</link>
    <description>Eskişehir haberleri, son dakika ve flaş haberleri, Eskişehirspor haberleri ve Eskişehir’in öne çıkan gelişmeleri internet haber sitemiz esgazete.com’da</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.esgazete.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 31 Aug 2026 09:32:25 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bülent Görenek’e Münih’te önemli görev]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/bulent-goreneke-munihte-onemli-gorev</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/bulent-goreneke-munihte-onemli-gorev" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehirli Prof. Dr. Bülent Görenek, Almanya’nın Münih kentinde düzenlenen Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) Kongresi 2026’da bilimsel oturumlara başkanlık yaptı. Görenek, kalp ritim bozuklukları ve kardiyak cihaz tedavilerindeki güncel gelişmelerin ele alındığı oturumları yönetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong style="font-size:15px"> Eskişehirli Prof. Dr. Bülent Görenek, Almanya’nın Münih kentinde düzenlenen Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) Kongresi 2026’da bilimsel oturumlara başkanlık yaptı. Görenek, kalp ritim bozuklukları ve kardiyak cihaz tedavilerindeki güncel gelişmelerin ele alındığı oturumları yönetti.</strong></h1>

<p>Kardiyoloji alanının en önemli uluslararası bilimsel organizasyonlarından biri olan Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) Kongresi 2026, 28-31 Ağustos tarihleri arasında Almanya’nın Münih kentinde gerçekleştiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>150’den fazla ülkeden 30 binin üzerinde klinisyen, araştırmacı ve basın mensubunun katıldığı kongrede, kardiyoloji alanındaki son bilimsel gelişmeler ve yeni tedavi yöntemleri masaya yatırılıyor.</p>

<h2>GÖRENEK BİLİMSEL OTURUMLARA BAŞKANLIK YAPTI</h2>

<p>Prof. Dr. Bülent Görenek, uzmanlık alanı kapsamında kalp ritim bozuklukları, çarpıntı, kalp pili ve diğer implante edilebilir kardiyak cihaz tedavilerine ilişkin bilimsel oturumlarda oturum başkanı olarak görev aldı.</p>

<p>Dünyanın farklı ülkelerinden alanında uzman bilim insanlarının katıldığı oturumlarda, ritim bozukluklarının tanı ve tedavisindeki yeni yaklaşımlar ile güncel araştırmaların klinik uygulamalara yansımaları değerlendirildi.</p>

<h2>ULUSLARARASI DERGİNİN TOPLANTISINA DA KATILDI</h2>

<p>Görenek, kongre kapsamında kalp ritim bozuklukları alanındaki önemli uluslararası bilimsel dergilerden <strong>EP Europace’ın Editörler Kurulu Toplantısı’na</strong> da katıldı. Toplantıda derginin yayın faaliyetleri ve gelecek döneme ilişkin çalışmalar değerlendirildi.</p>

<h2>YAPAY ZEKÂ KARDİYOLOJİDE ÖNE ÇIKIYOR</h2>

<p>Kongrenin dikkat çeken konularından biri de yapay zekânın kardiyolojide kullanımı oldu. Yapay zekânın elektrokardiyografi (EKG) değerlendirmesi, kardiyak görüntüleme, risk belirleme ve klinik karar süreçlerindeki rolü bilimsel oturumlarda ele alınıyor.</p>

<p>Kongrede ayrıca koroner arter hastalıkları, kalp krizi, kalp yetersizliği, kalp kapak hastalıkları, hipertansiyon, girişimsel kardiyoloji, koruyucu kardiyoloji ve yeni tedavi yöntemlerine ilişkin son araştırmalar bilim dünyasıyla paylaşılıyor.</p>

<h2>ESKİŞEHİR VE TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİ TEMSİL</h2>

<p>Prof. Dr. Bülent Görenek’in dünyanın önde gelen kardiyoloji kongrelerinden birinde oturum başkanlığı yapması ve uluslararası bilimsel yayıncılık çalışmalarında aktif görev üstlenmesi, <strong>Eskişehir ve Türkiye’nin kardiyoloji alanındaki uluslararası bilimsel temsili açısından önemli bir başarı olarak değerlendiriliyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/bulent-goreneke-munihte-onemli-gorev</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/crop/1280x720/esgazete-com/uploads/2026/08/bulent-goreneke-munihte-onemli-gorev.jpg" type="image/jpeg" length="66463"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Romanyalı Hekimler Eskişehir’de]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/romanyali-hekimler-ablasyon-icin-eskisehirde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/romanyali-hekimler-ablasyon-icin-eskisehirde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Romanya'dan Türkiye'ye gelen hekimler, kanser tedavisinde kullanılan modern ablasyon yöntemlerini Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Girişimsel Radyoloji Bilim Dalı'nda öğrenme fırsatı buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Romanya'dan Türkiye'ye gelen hekimler, kanser tedavisinde kullanılan modern ablasyon yöntemlerini <strong>Eskişehir</strong> Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Girişimsel Radyoloji Bilim Dalı'nda öğrenme fırsatı buldu.<br />
Programa, Romanya'dan 5 hekim katıldı. Yurt dışından gelen hekimler, kanser tedavisinde kullanılan ablasyon yöntemlerinin uygulanışını yerinde inceledi ve uygun vakalarda gerçekleştirilen girişimleri canlı olarak izledi. Eğitim programı, ESOGÜ Girişimsel Radyoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Berat Acu'nun öncülüğünde gerçekleştirildi.<br />
<br />
"Ülkemiz girişimsel radyoloji konusunda dünyada gayet iyi bir yerde"<br />
ESOGÜ Tıp Fakültesi Girişimsel Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Berat Acu, "Girişimsel radyoloji dünyada son 20-30 yıldır gelişen bir bilim dalı. Kısacası vücut bütünlüğünü bozmadan, vücut boşluklarından veya damar içerisinden girerek tedavi yapma yöntemi. Ameliyatsız ameliyat diyelim, öyle bir yöntem. İşlemi aynı gün yapıp hastayı aynı gün taburcu edeceğimiz işlemleri içeren bir disiplindir. Ülkemiz girişimsel radyoloji konusunda dünyada gayet iyi bir yerde" dedi.<br />
<br />
"Romanya'dan gelen girişimsel radyolog arkadaşlara kendi deneyimlerimizi aktarıyoruz"<br />
Yurt dışından hekimlere eğitim verdiklerini anlatan Prof. Dr. Acu, "Onlar bizim deneyimlerimizden, tecrübelerimizden faydalanarak kendi ülkelerinde bu işlemleri uyguluyorlar. Ülkemizde de sağlık cihaz altyapısı çok iyi olduğundan dolayı biz bu işleri burada rahatlıkla yapabiliyoruz. Dünyada herhangi bir yerde yapılan bir işlem, dünyanın ileri merkezlerinde; bu Batı Avrupa olabilir veya Kuzey Amerika olabilir, biz ülkemizde rahatlıkla yapabilecek potansiyeldeyiz. Bu konuda oldukça iyi yetişmiş hekim arkadaşlarımız var. <strong>Eskişehir</strong> de onlardan biri. Bugün de bize Romanya'dan gelen girişimsel radyolog arkadaşlara kendi deneyimlerimizi, birikimlerimizi paylaşarak aktarıyoruz. Onlar da kendi ülkelerinde bunları uyguluyorlar. Onlarla konuştuğumuzda, diyaloğa girdiğimizde bu tür işlemlerin kendi ülkelerinde oldukça az yapıldığını, Türkiye'nin bu konuda iyi bir yerde olduğundan dolayı eğitim amaçlı olarak bizim ülkemizi tercih ettiklerini öğrendik. Mutlu olduk tabii ki biz de" şeklinde konuştu.<br />
<br />
"Bilgi dağarcığımı geliştirmek için buraya geldim"<br />
Romanya'nın Bükreş şehrinde görev yapan Dr. Dana Nedelcu ise şunları söyledi:<br />
"Ablasyon hakkında daha fazla bilgi edinmeye ve öğrenmeye geldim. Ben zaten kendi ülkemde biyopsi yapıyorum. Eski de bir radyolog olduğum için bu yöntemi öğrenmek ve bilgi dağarcığımı geliştirmek için buraya geldim. İlk vakamız tiroit ablasyonuydu. Tiroit ablasyonu sırasında ablasyondan önce sağlıklı tiroit dokusunu korumak için hidrodiseksiyon yapıyoruz. Bu tekniği internetten izleyebiliyorsunuz ama bu kadar önemli olduğunu bilmiyordum ve bunun önemli olduğunu burada gördüm, inceleme fırsatım oldu."<br />
<br />
"Biliyoruz ki, en iyi eğitimi burada alacaklar"<br />
Yabancı hekimlerin Türkiye'ye geliş organizasyonu yapan Umut Deniz Çulhalık, "Bugün burada tiroid ablasyonu, karaciğer ablasyonu, böbrek ablasyonu, aynı zamanda paratiroid adenomu ve meme fibroadenomu ablasyonları yapıldı. Bu yöntemler girişimsel olarak iğne deliğinden yapılan işlemler. Ameliyata gerek kalmadan bu endikasyonları tedavi edebiliyoruz. Romanyalı hekimler ülkelerinde bu işlemi yeteri kadar iyi öğrenemeyecekleri için Türkiye'yi seçtiler ve özellikle ESOGÜ Hastanesinde Dr. Berat Acu'yu tercih ettiler. Türkiye, dünya üzerinde de bu işlemi yapan 4 ülkeden biri. Geri dönüşleri gayet iyiydi çünkü hem Dr. Berat hem ESOGÜ Hastanesi yetkilileri gayet misafirperverler ve işlerinde oldukça uzman oldukları için de biz buraya bu doktorları getirirken herhangi bir ikinci düşüncemiz olmuyor. Çünkü biliyoruz ki, en iyi eğitimi burada alacaklar. Bu şekilde onları da buraya yönlendiriyoruz. ESOGÜ Hastanesinde bugüne kadar 12 ülkeden 50'den den fazla doktor eğitim aldı ve bu sayının artacağını umut ediyoruz. Bütün hastane yetkililerine ve özellikle Dr. Berat Acu'ya çok teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/romanyali-hekimler-ablasyon-icin-eskisehirde</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 17:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/crop/1280x720/esgazete-com/uploads/2026/08/romanyali-hekimler-ablasyon-icin-eskisehirde.jpg" type="image/jpeg" length="30042"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vajinada Kaşıntı ve Yanma Evde Tedavi]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/vajinada-kasinti-ve-yanma-evde-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/vajinada-kasinti-ve-yanma-evde-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p><strong>Vajinada kaşıntı ve yanma</strong> kadınların genital bölgelerinde yaşanan sorunlar arasında yer alır. Kadınlar bu sorunla karşılaştıklarında ihmal edebiliyor. Zamanla kendiliğinden geçeceği düşünülüyor. Oysa tüm kadın hastalıkları gibi vajinada kaşıntı ve yanma tedavi edilmelidir. Aksi takdirde bu sorun kadının günlük yaşamında olumsuz etkilere neden olur. Op. Doktor Çağlar Yazıcıoğlu kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak bu sorunun tedavisini gerçekleştirir. Sorunun evde tedavisi ve tekrarlamaması için yapmaları gerektiği konusunda da hastalarını bilgilendirir.</p>

<p>Sorun doğru tedavi edilmediği takdirde sık tekrar eder ve kronikleşebilir. Vajinada kaşıntı ve yanma tedavisi için uzman hekim tarafından verilen krem ve ilaçlar düzenli kullanılmalıdır. Tekrar etmemesi için de uzman hekim tarafından verilen tavsiyelere uyulması gerekiyor.</p>

<h2>Evde Vajinada Kaşıntı ve Yanma Tedavi Edilir mi?</h2>

<p><a href="https://www.caglaryazicioglu.com/gecmeyen-vajinal-kasinti/" rel="dofollow"><strong>Evde vajinada kaşıntı ve yanma tedavisi</strong></a> kadınların araştırdığı konular arasındadır. Bu sorunun tedavisi öncelikle nedeninin öğrenilmesine bağlıdır. Rahatsızlığın neden ortaya çıktığı da ancak uzman hekim tarafından yapılan kontroller ile tespit edilebilir. Evde uygulanan tedavi yöntemleri genital bölgede rahatlamayı sağlar. Ayrıca soruna geçici çözümler getirir. Kalıcı tedavi için uzman hekim kontrolü şarttır. Genital bölgesinde kaşıntı, kızarıklık ve yanma hissi olan kadınların evde uygulayabilecekleri tedaviler arasında şunlar bulunuyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>· Genital bölgeyi ılık su ile temizleyin</p>

<p>· Genital bölgenizin kuru olmasını sağlayın</p>

<p>· Seyreltilmiş sirkeli su hazırlayın ve bu suya batıracağınız pamuklu bez ile genital bölgenizi temizleyin</p>

<p>· Karbonatlı su ile genital bölgeyi temizleyin</p>

<p>· Kaşıntı ve yanmanın azalması için buz kompresi uygulayın</p>

<p>· Genital bölge temizliği için kimyasal içerikleri olan kokulu sabun, sprey, losyon kullanmayın</p>

<p>· Tuvalet sonrasında temizliği önden arkaya doğru yapın</p>

<p>· Aloe vera jeli bölgeye uygulanabilir</p>

<p>· Bol su tüketin ve şekeri azaltın</p>

<p>· Hindistan cevizi yağı kaşıntıyı ve yanma hissini alır, genital bölgeye bu yağı uygulayın</p>

<h2>Vajinada Kaşıntı ve Yanma İçin Doktora Gidilmeli mi?</h2>

<p>Vajinada kaşıntı ve yanma sorunu çeşitli nedenler ile ortaya çıkabiliyor. Dar ve genital bölgenin hava almasını önleyen kıyafet ve iç çamaşırı giyilmesi ile ortaya çıkabiliyor. Ayrıca mantar enfeksiyonu, alerji, yanlış hijyen alışkanlıkları, menopoz, hamilelik dönemlerinde de ortaya çıkabiliyor. Dr. Çağlar Yazıcıoğlu bu şikayet ile kendine başvuran hastaları dikkatle muayene eder. Gerekli kontrolleri yapar. Ardından altta yatan nedene bağlı olarak tedaviyi uygular.</p>

<p><strong>Vajinada kaşıntı ve yanma için doktora gidilmeli mi</strong> sorusuna evet cevabı verilmelidir. Ancak bu şekilde soruna kalıcı çözüm getirilmesi mümkün olur. Doktora gitmenin yanında vermiş olduğu krem, fitil ve ilaçların düzenli kullanılması gerekir. İç çamaşırı seçimi pamuklu, hava alan kumaştan üretilmiş şekilde olmalıdır. Hijyene önem verilmeli ve genital bölge temizliği kimyasal içeriği olmayan maddeler ile yapılmalıdır. Vajinal yanma ve kaşıntı sorunu yaşıyorsanız uzman hekim ile hemen iletişime geçerek kalıcı çözüm bulabilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/vajinada-kasinti-ve-yanma-evde-tedavi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 19:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/esgazete-com/uploads/2024/12/default-image.jpg" type="image/jpeg" length="36777"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yetişkinlerde Su Fıtığı Tedavisi]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/yetiskinlerde-su-fitigi-tedavisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/yetiskinlerde-su-fitigi-tedavisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p><strong>Yetişkinlerde su fıtığı tedavisi</strong>, genelde oluştuktan 6 ay sonra iyileşmezse hidroselektomi adındaki cerrahi operasyonla yapılmaktadır. Bu sorun yetişkinlerde tedavi edilmediğinde kasık fıtığına sebep olabilmektedir. Her ne kadar kendiliğinden düzelebileceği söylenen bir fıtık olsa da su fıtığı yetişkinlerde çoğunlukla kendiliğinden düzelen bir problem değildir. Fıtık büyük ve ağrılı duruma gelirse yaşam kalitesi de düşmektedir. Ürolog ve androlog Abubekir Böyük, özellikle erkeklerde görülen bu sorunu ileride günlük hayatta yaşanabilecek güçlüklerin önüne geçmek için tedavi etmektedir.</p>

<p>Yetişkinlerde testis çevresinde şişlik görüldüğünde şişliklerin hepsinin su fıtığı olmadığını belirtmek gerekir. Benzer şikayetlere sebep olacak sağlık sorunları da olduğundan özellikle yeni ortaya çıkan ve giderek büyüyen testis şişlikleri doktor tarafından değerlendirilmektedir.</p>

<h2><strong>Yetişkinlerde Hidrosel Teşhisi Süreci </strong></h2>

<p><strong>Yetişkinlerde hidrosel tedavisi</strong> için fiziksel muayene yapılmaktadır. Öncelikle testis torbasındaki şişliğin ne kadar zamandır olduğu, ağrılı olup olmadığı, giderek büyüyüp büyümediği, travma ya da enfeksiyon öyküsü olup olmadığı bilgileri doğrultusunda buna göre bir tedavi planlaması yapılmaktadır. Daha sonra fiziksel muayeneyle şişliğin yapısı, yeri ve testisle olan ilişkisi değerlendirilmektedir.</p>

<p>Bazı durumlarda ışıkla değerlendirme yapılabilmektedir. Sıvı içeren hidrosellerin ışığı geçirme durumu söz konusudur. Kesin değerlendirme için çoğu kez ultrason gerekli olmaktadır. Böylece şişlikle ilgili fıtık, kist enfeksiyon ayrımı yapılabilmektedir. Hidroselin teşhisi, çoğu kez fiziksel muayenede konulabilmektedir.</p>

<h2><strong>Yetişkinlerde Su Fıtığı Tedavisinde Hidrosel Ameliyatı</strong></h2>

<p>Yetişkinlerde su fıtığı görülmesinin aslında iki temel sebebi olduğunu söylemek mümkündür. Doğuştan kalan bir yapı yetişkinlikte de kendini göstermekte ya da sonradan ortaya çıkan bir problem su fıtığına sebep olabilmektedir. Bu doğrultuda tedavi kararı hastanın sağlık durumu doğrultusunda verilmektedir.</p>

<p><a href="https://www.drabubekirboyuk.com/hidrosel-su-fitigi/" rel="dofollow"><strong>Yetişkinlerde su fıtığı tedavisi</strong></a> kararı verilirken hidroselin büyüklüğü, hastanın şikayetleri, hidroselin günlük hayata etkisi ve bununla ilgili altta yatanlar bu alanda deneyimli Abubekir Böyük tarafından ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir.</p>

<p>Küçük ve ağrısız hidroseller için sadece doktor takibi yeterli olabilmektedir. Her hidrosel için ameliyat gerekli değildir. Özellikle semptomu olmayan erkeklerde sadece gözlemle süreç yakından takip edilebilmektedir. Belirgin ya da devamlı şikayete sebep olan hidrosellerde, hidrosel ameliyatı sıkça uygulanmaktadır. Hidrosel kalıcı ve belirgin olduğunda en sık uygulanan ve kalıcı tedavi yöntemi cerrahi işlemdir. Cerrahi operasyonla sıvı boşaltılmakta ve sıvının yeniden azaltılması için testis çevresindeki zarlar düzenlenmektedir.</p>

<p>Hidrosel ameliyatı, genel itibariyle en etkili tedavi yöntemidir. Bununla birlikte pek çok cerrahi işlemde olduğu gibi bazı riskler barındırabilmektedir. Hidrosel ameliyatında yaşanabilecek olası riskler şu şekilde değerlendirilebilir:</p>

<p>· Enfeksiyon</p>

<p>· Kanama</p>

<p>· Geçici şişlik</p>

<p>· Hematom</p>

<p>· Ağrı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>· Testis çevresinde sıvı birikiminin tekrarlaması</p>

<p>· Çok ender görülen durumlarda testis ya da çevresindeki yapıların zarar görmesi</p>

<p>Ameliyattan sonra bir süre şişlik ve ağrı olacağı da doktor tarafından hastayla paylaşılmaktadır. İyileşme sürecinde hastanın, doktorun tavsiyelerine uyması da iyileşme sürecini hızlandırıcı faktörlerin başında gelmektedir. Tedavinin amacı genel anlamda sadece testisteki şişliği ortadan kaldırmak değildir. Mümkün olduğunca bunun tekrarlamasını engellemek tedavide bir diğer önemli noktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/yetiskinlerde-su-fitigi-tedavisi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 19:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/crop/1280x720/esgazete-com/uploads/2026/08/yetiskinlerde-su-fitigi-tedavisi.png" type="image/jpeg" length="11119"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ESOGÜ için güçlendirme mi, yeni bina mı?]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/esogu-icin-guclendirme-mi-yeni-bina-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/esogu-icin-guclendirme-mi-yeni-bina-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ESOGÜ Hastanesi için güçlendirme mi, yeni bina mı? ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, tercihini açıkladı...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-captioned="" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DcleEcoshg1/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/DcleEcoshg1/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/DcleEcoshg1/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Es Gazete (@esgazete)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script>

<p></p>

<p>Mevcut binanın güçlendirilmesi yerine yeni bir hastane yapılması görüşüne katıldığını belirten Gümüşsoy, “Talebimiz yeni bir bina. Bunun için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız” dedi. Gümüşsoy, mevcut hastane için şu anda bir yıkım kararı bulunmadığını da vurguladı.</p>

<p>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, ESOGÜ Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi binasının geleceği konusunda merak edilen sorulara yanıt verdi.</p>

<p>Mevcut hastane binasının güçlendirilmesi yerine yeni bir hastane binasının yapılmasının daha doğru olacağı görüşünü paylaştığını açıklayan Gümüşsoy, yeni hastanenin Eskişehir’e kazandırılması için Ankara nezdinde gerekli girişimleri yapacaklarını söyledi.</p>

<p>“Güçlendirme yerine yeni bina fikrine ben de katılıyorum”</p>

<p>Hastanenin sağlık hizmeti vermeye devam ettiği sırada gerçekleştirilecek kapsamlı bir güçlendirme çalışmasının çeşitli sorunları beraberinde getirebileceğine dikkat çeken Gümüşsoy, özellikle hasta güvenliği ve enfeksiyon riskini gündeme getirdi.</p>

<p>Gümüşsoy, “Güçlendirme yerine yeni bina yapılması fikrine ben de katılıyorum” diyerek yeni bina konusundaki tavrını açık şekilde ortaya koydu.</p>

<p>Ankara’ya yeni hastane için gidilecek</p>

<p>Yeni hastane hedefinin yalnızca üniversite yönetiminin girişimleriyle sınırlı kalmaması gerektiğine işaret eden Gümüşsoy, Eskişehir kamuoyunun, milletvekillerinin ve kent yöneticilerinin desteğinin önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerekirse Ankara’ya sürekli giderek sürecin takipçisi olacaklarını belirten Gümüşsoy, Eskişehir’e yeni hastane kazandırılması konusunda ortak bir irade ortaya konulmasını istedi.</p>

<p>“Hizmet devam ederken güçlendirme başlı başına problem”</p>

<p>ESOGÜ Hastanesi’nin aktif olarak hizmet vermeye devam ettiğini hatırlatan Rektör Gümüşsoy, mevcut binada sağlık hizmeti sürerken yapılacak güçlendirme çalışmalarının ciddi zorluklar oluşturabileceğini söyledi.</p>

<p>Gümüşsoy, bu süreçte enfeksiyon riski ve ortaya çıkabilecek diğer olumsuzlukların da dikkate alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Hastane bir anda boşaltılabilir mi?</p>

<p>ESOGÜ Hastanesi’nin yalnızca Eskişehir’e değil bölgedeki çok sayıda hastaya hizmet verdiğine dikkat çeken Gümüşsoy, özellikle onkoloji hastaları başta olmak üzere tedavisi devam eden hastaların bulunduğunu hatırlattı.</p>

<p>Hastanenin eğitim fonksiyonuna da işaret eden Gümüşsoy, tıp öğrencileri ve akademisyenlerin ihtiyaçlarının da birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle sürecin sağlık hizmetleri, eğitim ve hasta güvenliği açısından çok boyutlu ele alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>“Talebimiz yeni bir bina”</p>

<p>Rektör Gümüşsoy, ESOGÜ yönetiminin hedefini şu sözlerle netleştirdi:</p>

<p>“Bütün bunları çok boyutlu olarak değerlendirerek, tabii ki talebimiz yeni bir bina. Bunun için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Bu süreci hızlandırabilmek adına da elimizden gelen her şeyi yapacağız.”</p>

<p>Mevcut hastane için yıkım kararı var mı?</p>

<p>Hastanenin mevcut durumuyla ilgili önemli bir ayrıntıyı da paylaşan Gümüşsoy, şu anda bina hakkında alınmış bir yıkım kararı bulunmadığını söyledi.</p>

<p>Gerekli analizlerin ve değerlendirmelerin yapılacağını belirten Gümüşsoy, süreçte önceliklerinin hasta ve can güvenliği olduğunu vurguladı.</p>

<p>“Bizim için hasta güvenliği, can güvenliği her şeyden önemlidir” diyen Gümüşsoy, mevcut binaya ilişkin gerekli tedbirlerin alınacağını ifade etti.</p>

<p>Eskişehir’e yeni üniversite hastanesi hedefi</p>

<p>Rektör Gümüşsoy, nihai hedeflerinin Eskişehir’e yeni bir sağlık uygulama ve araştırma hastanesi kazandırılması olduğunu belirterek sürecin hızlandırılması için gerekli girişimlerde bulunacaklarını söyledi.</p>

<p>Gümüşsoy, atılacak adımları kamuoyuyla paylaşacaklarını belirterek yeni hastane konusunda olumlu gelişmeleri en kısa sürede duyurmayı temenni etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/esogu-icin-guclendirme-mi-yeni-bina-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/crop/1280x720/esgazete-com/uploads/2026/08/esogu-icin-guclendirme-mi-yeni-bina-mi.jpg" type="image/jpeg" length="36232"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir Şehir Hastanesi'nde laboratuvar hizmetleri yerinde incelendi]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/eskisehir-sehir-hastanesinde-laboratuvar-hizmetleri-yerinde-incelendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/eskisehir-sehir-hastanesinde-laboratuvar-hizmetleri-yerinde-incelendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir il Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ve Destek Hizmetleri Başkanı Erol Yılmaz, Eskişehir Şehir Hastanesinde bulunan Biyokimya ve Mikrobiyoloji Laboratuvarlarını ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde incelediler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir il Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ve Destek Hizmetleri Başkanı Erol Yılmaz, Eskişehir Şehir Hastanesinde bulunan Biyokimya ve Mikrobiyoloji Laboratuvarlarını ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde incelediler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyaret kapsamında laboratuvarlara kazandırılan yeni sistem ve cihazlar incelenirken; mevcut teknik altyapı, cihazların işleyişi ve laboratuvar hizmetlerine sağlayacağı katkılar hakkında sorumlu hekimlerden bilgi edinildi. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, laboratuvarlarda görev yapan sağlık çalışanlarıyla da görüşerek yürütülen çalışmalar ve hizmet süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Ziyaret, laboratuvar hizmetleri etkinliğinin ve kalitesinin daha da arttırılmasına yönelik değerlendirmelerin ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/eskisehir-sehir-hastanesinde-laboratuvar-hizmetleri-yerinde-incelendi</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/crop/1280x720/esgazete-com/uploads/2026/08/agency/iha/eskisehir-sehir-hastanesinde-laboratuvar-hizmetleri-yerinde-incelendi.jpg" type="image/jpeg" length="51136"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu Ağrı Kalçayı Tehdit Edebilir]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/bu-agri-kalcayi-tehdit-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/bu-agri-kalcayi-tehdit-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Ümit Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Onur Gök, femur başı avasküler nekroz hastalığına ilişkin önemli bilgiler verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Özel Ümit Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Onur Gök, femur başı avasküler nekroz hastalığına ilişkin önemli bilgiler verdi. Özellikle genç yaşlarda ortaya çıkan kasık ve uyluk ağrılarının dikkate alınması gerektiğini belirten Gök, hastalığın erken teşhis edilmesi halinde kalça eklemindeki ilerleyici hasarın önüne geçilebileceğini söyledi.<br />
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Onur Gök, kalça eklemini etkileyen ve ilerleyen dönemlerde ciddi sorunlara yol açabilen femur başı avasküler nekroz hastalığı konusunda uyarılarda bulundu. Femur başının, kalça eklemine katılan uyluk kemiğinin en üst kısmı olduğunu belirten Op. Dr. Gök, bu bölgenin kanlanma açısından hassas bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekti. Gök, "Femur başı dediğimiz anatomik bölge, kalça eklemine katılan uyluk kemiğinin en üst kısmıdır. Kanlanması anlamında vücudun diğer kemiklerine göre biraz daha az kan çekebilen bir yer olduğu için hastalıklara sık maruz kalabilir" dedi.<br />
<br />
Kortizon ve yoğun alkol kullanımı riski artırabiliyor<br />
Femur başı avasküler nekrozunun farklı nedenlerle ortaya çıkabileceğini ifade eden Gök, özellikle travmalar, bazı metabolik hastalıklar, yoğun alkol tüketimi ve kortizon kullanımına dikkat çekti. Hastalığın görülme sıklığında son dönemde artış yaşandığını ifade eden Gök, COVID sonrası kortizon kullanımının da risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi. Özellikle genç yaş grubundaki kişilerin kasık bölgesinde başlayan ve uyluğa yayılan ağrıları göz ardı etmemesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Onur Gök, bu tür şikâyetlerde ortopedi uzmanına başvurulmasını önerdi. Gök, "Özellikle genç yaş grubunda kasık ve uyluğa vuran ağrı olduğu zaman mutlaka bir ortopedi muayenesi olunması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Erken teşhis tedavide büyük önem taşıyor<br />
Femur başı avasküler nekrozunun erken dönemde tespit edilmesinin tedavinin başarısı açısından önemli olduğunu kaydeden Gök, erken müdahaleyle kalça eklemindeki hasarın ve kireçlenmenin ilerlemesinin önüne geçilebileceğini belirtti. Günümüzde farklı tedavi seçeneklerinin uygulandığını aktaran Gök, "Erken dönemde femur başı avasküler nekroz hastalığı yakalandığı zaman kalça kireçlenmesinin ilerlemesi engellenebilmektedir" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/bu-agri-kalcayi-tehdit-edebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/crop/1280x720/esgazete-com/uploads/2026/08/bu-agri-kalcayi-tehdit-edebilir.jpg" type="image/jpeg" length="78700"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nöral Terapiyi Anlamak: Değerlendirme, Beklenti ve Güvenlik]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/noral-terapiyi-anlamak-degerlendirme-beklenti-ve-guvenlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/noral-terapiyi-anlamak-degerlendirme-beklenti-ve-guvenlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong><i>nöral terapi hakkında karar vermeden önce değerlendirme, süreç, beklenti ve güvenlik başlıklarını birlikte ele alan güncel bir rehber.</i></p>

<p>Bir sağlık ya da estetik uygulamasını araştırırken ilk karşılaşılan kısa tanımlar, karar vermek için çoğu zaman yeterli değildir. nöral terapi konusu da yalnızca sonuç fotoğraflarıyla değil; kişinin anatomisi, beklentisi, günlük yaşamı ve yöntemin sınırlarıyla birlikte ele alınmalıdır. Nöral terapi, belirli bölgelere lokal anestezik enjeksiyonu içeren ve ağrı yönetiminde tamamlayıcı yaklaşım olarak sunulabilen bir uygulamadır. Bu nedenle iyi bir başlangıç, işlemin adından önce hangi soruna yanıt arandığını netleştirmektir. Sağlık hizmeti seçerken yakınlık kadar uzmanlık, açık iletişim ve düzenli takip de belirleyicidir. Ayrıntılı başvuru sayfası olarak <a href="https://drozlemtasoglu.com/noral-terapi-ankara/" rel="dofollow">nöral terapi</a> bağlantısı incelenebilir; kişisel uygunluk için doğrudan uzman değerlendirmesi gerekir.</p>

<h1>Konuyu doğru çerçevelemek</h1>

<p>Seçilmiş kişilerde ağrı algısını ve günlük işlevi desteklemek hedeflense de uygulamanın yeri tanı ve temel tedavilerin önüne geçmemelidir. Teknik seçenekler çoğaldıkça karşılaştırma zorlaşabilir. Bu nedenle önce sorun tanımlanmalı, ardından seçenekler fayda, sınır, iyileşme ve risk başlıklarıyla yan yana konulmalıdır. Böylece tercih, aceleyle alınmış bir tüketim kararı değil, bilgiyi ve kişisel öncelikleri birleştiren sağlık kararı olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağrının kaynağı, süresi, kullanılan ilaçlar, alerji öyküsü, kanama riski ve eşlik eden hastalıklar işlem öncesinde değerlendirilir. Değerlendirmede yalnızca sorunlu bölgeye odaklanmak yetmez; çevre dokular, duruş, hareket zinciri veya yüzün diğer oranları sonucu etkileyebilir. Son karar, tek bir ölçüme değil klinik tablonun bütünü ve kişinin bilgilendirilmiş tercihi üzerine kurulmalıdır.</p>

<h1>Planlama, uygulama ve takip</h1>

<p>Nöral Terapiyi Anlamak: Değerlendirme, Beklenti ve Güvenlik başlığının uygulama boyutunda, Enjeksiyon noktaları klinik değerlendirmeye göre seçilir; steril koşullar, doğru doz ve anatomik güvenlik kuralları esastır. Anestezi veya ağrı kontrol yöntemi, işlemin süresi ve eve dönüş planı kişiye önceden açıklanmalıdır. Belirsizlik azaldıkça sürece katılım güçlenir. Kişinin düşünmek için süre istemesi doğal karşılanmalı; baskıyla aynı gün karar vermesi beklenmemelidir.</p>

<p>Bakım önerileri internetten bulunan genel listelerle değil, yapılan işlem ve kişinin sağlık durumuyla uyumlu olmalıdır. İlaç veya ürün eklemek için uygulayıcıya danışılmalıdır. Geçici hassasiyet veya morluk görülebilir; beklenmeyen şiddetli ağrı, nefes darlığı ya da nörolojik belirti gelişirse tıbbi yardım alınmalıdır. Kontrollerin planlandığı şekilde yapılması, beklenmeyen bir bulgunun erken fark edilmesini de sağlar.</p>

<h1>Gerçekçi beklenti ve güvenlik</h1>

<p>En önemli sınırlamalardan biri şudur: Bilimsel kanıtın kapsamı endikasyona göre değişir; uygulama hastaya belirsizlikler, alternatifler ve olası riskler anlatılarak düşünülmelidir. Yarar ile bakım yükü birlikte düşünülmelidir. Daha belirgin değişim bazen daha uzun iyileşme, daha yüksek maliyet veya daha fazla takip sorumluluğu anlamına gelir. Beklentinin ölçülü olması, iyi sonucun sevincini küçültmez; onu daha dürüst bir temele oturtur.</p>

<p>nöral terapi değerlendirmesinde riskleri konuşmak kişiyi korkutmak değil, kararın sorumluluğunu paylaşmaktır. Uygulama alanındaki küçük değişiklikler çoğu zaman geçici olabilir; ancak olağan ile riskli bulguyu ayırmak için kişiye net bir uyarı listesi verilmelidir. Acil belirtiler yoksa bile beklenmeyen değişiklikler fotoğraf ve notla kayıt altına alınabilir.</p>

<h1>Görüşmeye hazırlanırken</h1>

<p>Nöral Terapiyi Anlamak: Değerlendirme, Beklenti ve Güvenlik odağında yapılacak görüşmeyi verimli kılmak için hazırlık önemlidir. Kişi mümkünse karar vermesi için kendine bir düşünme aralığı bırakmalıdır. Aynı gün kampanya baskısıyla işlem yaptırmak yerine yazılı planı okumak, soruları tamamlamak ve gerekiyorsa ikinci görüş almak daha sağlıklıdır. Bu süre, beklentinin anlık bir istek mi yoksa kalıcı bir öncelik mi olduğunu görmeye de yardım eder.</p>

<p>Nöral Terapiyi Anlamak: Değerlendirme, Beklenti ve Güvenlik için takip yapılırken başlangıç noktası unutulmamalıdır. Kişi bakım önerilerini kendi yaşamına nasıl uyarlayacağını uzmanla konuşmalıdır. Uygulanamayacak kadar karmaşık bir program yerine öncelikli birkaç davranışın netleştirilmesi daha sürdürülebilirdir. Kontrol gününe kadar oluşan değişiklikleri tarihli notlarla kaydetmek, hatırlamaya dayalı değerlendirmeden daha güvenilir bilgi sağlar.</p>

<h1>Bilinçli karar için son kontrol</h1>

<p>nöral terapi için son karar verilmeden önce uzman ve hizmet seçimi ayrıca gözden geçirilmelidir. ‘Herkese uygun’, ‘tamamen risksiz’ veya ‘kesin sonuç’ gibi ifadeler kişisel tıp yaklaşımıyla bağdaşmaz. Daha güvenilir dil, olasılıkları ve bilinmeyenleri açıkça paylaşır. Kararın sahibi kişidir; uzmanın görevi olasılıkları dürüstçe açıklayıp güvenli çerçeveyi kurmaktır.</p>

<p>Sonuç olarak nöral terapi, doğru kişide ve doğru amaçla değerlendirildiğinde anlamlı bir seçeneğe dönüşebilir; fakat tek başına bir anahtar kelime, tanı veya tedavi planı değildir. Bilinçli yaklaşım, popüler olanı hızla seçmek yerine ihtiyacı doğru adlandırır ve en az yeterli müdahaleyi arar. Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; kişisel tanı, tedavi veya tıbbi tavsiye yerine geçmez.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/noral-terapiyi-anlamak-degerlendirme-beklenti-ve-guvenlik</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/esgazete-com/uploads/2024/12/default-image.jpg" type="image/jpeg" length="55709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göz Altı Torbalarında Neden Odaklı Tedavi Yaklaşımı]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/goz-alti-torbalarinda-neden-odakli-tedavi-yaklasimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/goz-alti-torbalarinda-neden-odakli-tedavi-yaklasimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><i>göz altı torbaları tedavisi hakkında karar vermeden önce değerlendirme, süreç, beklenti ve güvenlik başlıklarını birlikte ele alan güncel bir rehber.</i></p>

<p>Sağlık ve estetik alanında bilinçli karar, yalnızca popüler bir yöntemi seçmek anlamına gelmez. göz altı torbaları tedavisi değerlendirilirken hedefin açıkça tanımlanması, mevcut durumun doğru okunması ve seçeneklerin riskleriyle birlikte karşılaştırılması gerekir. Göz altı estetiği; çöküklük, torbalanma, cilt gevşekliği, renk değişikliği ve ince kırışıklık gibi birbirinden farklı sorunları kapsayan geniş bir değerlendirme alanıdır. Böyle bir çerçeve, kişinin reklam dili ile tıbbi gerçeklik arasındaki farkı görmesine yardımcı olur. Sağlık hizmeti seçerken yakınlık kadar uzmanlık, açık iletişim ve düzenli takip de belirleyicidir. Ayrıntılı başvuru sayfası olarak <a href="https://drserkanozturk.com/ameliyatsiz-goz-alti-estetigi/" rel="dofollow">göz altı torbaları tedavisi</a> bağlantısı incelenebilir; kişisel uygunluk için doğrudan uzman değerlendirmesi gerekir.</p>

<h1>Konuyu doğru çerçevelemek</h1>

<p>Amaç yüzün karakterini değiştirmek değil, göz çevresindeki gölge ve hacim dengesini iyileştirerek daha dinlenmiş bir ifade oluşturmaktır. Kişinin ‘neyi değiştirmek istiyorum?’ sorusuna verdiği yanıt somut olmalıdır. Belirsiz bir gençleşme ya da iyileşme beklentisi, sonuç değerlendirmesini güçleştirir. En iyi planın çoğu zaman en çok işlemi içeren değil, gerekli olanı doğru sırada uygulayan plan olduğu unutulmamalıdır.</p>

<p>Alt göz kapağındaki yağ paketleri, kemik desteği, cilt kalitesi, alerji öyküsü, ödem eğilimi ve göz sağlığı birlikte incelenmelidir. Değerlendirmede yalnızca sorunlu bölgeye odaklanmak yetmez; çevre dokular, duruş, hareket zinciri veya yüzün diğer oranları sonucu etkileyebilir. Uygun aday olmadığı söylenen kişi için bu sonuç bir başarısızlık değil, gereksiz riskten kaçınan tıbbi bir karardır.</p>

<h1>Planlama, uygulama ve takip</h1>

<p>Göz Altı Torbalarında Neden Odaklı Tedavi Yaklaşımı başlığının uygulama boyutunda, Sorunun kaynağına göre cerrahi düzenleme, dolgu, cilt kalitesini destekleyen uygulamalar ya da bunların kontrollü bir kombinasyonu planlanabilir. Farklı teknikler aynı isim altında sunulabilir. Bu nedenle hangi düzleme, hangi amaçla ve hangi güvenlik sınırları içinde işlem yapılacağı açıkça belirtilmelidir. Açıklanamayan her nokta, karar verilmeden önce yeniden sorulabilecek meşru bir sorudur.</p>

<p>Uyku, sıvı alımı, beslenme, sigara ve bakım alışkanlıkları yönteme göre farklı ağırlıkta olsa da iyileşme ortamını etkiler. Küçük düzenlemeler süreci kolaylaştırabilir. Seçilen yönteme bağlı olarak şişlik ve morluk süresi değişir; erken dönemde göz çevresini zorlamamak ve verilen bakım planına uymak önemlidir. İyileşme düz bir çizgi gibi ilerlemeyebilir; bazı günler ödem veya hassasiyet geçici olarak artabilir.</p>

<h1>Gerçekçi beklenti ve güvenlik</h1>

<p>En önemli sınırlamalardan biri şudur: Her koyuluk dolgu ile, her torbalanma da yalnızca cilt işlemiyle düzelmez; yanlış yöntem sorunu daha görünür hale getirebilir. Hiçbir tıbbi yöntem tamamen risksiz değildir. Riskin düşük olması, yok olduğu anlamına gelmez; önemli olan olasılığı azaltan önlemleri ve müdahale planını bilmektir. Gerçekçi çerçeve, hem aşırı vaatlerden hem de gereksiz hayal kırıklığından korur.</p>

<p>göz altı torbaları tedavisi değerlendirmesinde riskleri konuşmak kişiyi korkutmak değil, kararın sorumluluğunu paylaşmaktır. Kişi, mesai dışı durumda hangi kuruma başvuracağını önceden bilmelidir. Ulaşılabilir takip, güvenlik sisteminin görünmeyen fakat kritik parçasıdır. Bu belirtilerin nadir olması, hazırlık yapılmasını gereksiz kılmaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1>Görüşmeye hazırlanırken</h1>

<p>Göz Altı Torbalarında Neden Odaklı Tedavi Yaklaşımı odağında yapılacak görüşmeyi verimli kılmak için hazırlık önemlidir. Görüşmeye giderken en önemli üç beklentiyi ve en büyük üç kaygıyı yazmak yararlıdır. Böylece konuşma yalnızca teknik ayrıntılarda kaybolmaz. İşe dönüş, seyahat, spor veya bakım desteğiyle ilgili zaman sınırları açıkça paylaşılmalı; kişinin kabul edemeyeceği iz, şişlik, ağrı ya da belirsizlikler de saklanmamalıdır.</p>

<p>Göz Altı Torbalarında Neden Odaklı Tedavi Yaklaşımı için takip yapılırken başlangıç noktası unutulmamalıdır. Memnuniyet yalnızca aynadaki ilk izlenimle ölçülmemelidir. Konfor, işlev, doğal görünüm, günlük rutine dönüş ve bakım yükü birlikte ele alınmalıdır. Sonuç beklentinin altında kaldığında hemen ek işlem istemek yerine nedeni, zamanlamayı ve güvenli seçenekleri kontrol görüşmesinde değerlendirmek daha doğrudur.</p>

<h1>Bilinçli karar için son kontrol</h1>

<p>göz altı torbaları tedavisi için son karar verilmeden önce uzman ve hizmet seçimi ayrıca gözden geçirilmelidir. İyi bir görüşme, kişinin soru sormasını kolaylaştırır. Amaç, alternatif, iyileşme, maliyet, kontrol sıklığı ve olası ek işlemler konuşulmadan karar tamamlanmış sayılmaz. Kişisel öncelikler netleştiğinde teknik seçenekler arasında seçim yapmak kolaylaşır.</p>

<p>Sonuç olarak göz altı torbaları tedavisi, doğru kişide ve doğru amaçla değerlendirildiğinde anlamlı bir seçeneğe dönüşebilir; fakat tek başına bir anahtar kelime, tanı veya tedavi planı değildir. Kişinin kendi önceliklerini belirlemesi, uzmanla ölçülebilir bir hedef kurması ve bakım önerilerine uyması hem yararı hem güvenliği etkiler. Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; kişisel tanı, tedavi veya tıbbi tavsiye yerine geçmez.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/goz-alti-torbalarinda-neden-odakli-tedavi-yaklasimi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/esgazete-com/uploads/2024/12/default-image.jpg" type="image/jpeg" length="31394"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Soğuk Dalga ile Zayıflama Yaklaşımını Doğru Beklentiyle Tanımak]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/soguk-dalga-ile-zayiflama-yaklasimini-dogru-beklentiyle-tanimak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/soguk-dalga-ile-zayiflama-yaklasimini-dogru-beklentiyle-tanimak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><i>soğuk dalga tedavisi ile zayıflama hakkında karar vermeden önce değerlendirme, süreç, beklenti ve güvenlik başlıklarını birlikte ele alan güncel bir rehber.</i></p>

<p>İnternette birkaç dakika içinde çok sayıda uygulama adı ve iddialı sonuç görmek mümkün. Oysa soğuk dalga tedavisi ile zayıflama başlığında güvenilir yaklaşım, kişiyi tek bir işlem kalıbına sokmak yerine ihtiyacın nedenini araştırmakla başlar. Soğuk temelli bölgesel incelme uygulamaları, cilt üzerinden kontrollü soğutma sağlayarak belirli yağ çıkıntılarının görünümünü azaltmayı amaçlar. Doğru sorular sorulduğunda hem uygun seçenekler hem de sınırlamalar daha anlaşılır hale gelir. Sağlık hizmeti seçerken yakınlık kadar uzmanlık, açık iletişim ve düzenli takip de belirleyicidir. Ayrıntılı başvuru sayfası olarak <a href="https://www.dytguldendemir.com/genel/soguk-dalga-terapisi/" rel="dofollow">soğuk dalga tedavisi ile zayıflama</a> bağlantısı incelenebilir; kişisel uygunluk için doğrudan uzman değerlendirmesi gerekir.</p>

<h1>Konuyu doğru çerçevelemek</h1>

<p>Kilo kaybından çok karın, bel veya benzeri sınırlı alanlarda kontur değişikliği hedeflenir; etki kademeli ortaya çıkar. Burada başarı, en büyük değişimden çok ihtiyaca uyan değişimdir. Fazla müdahale kadar yetersiz müdahale de memnuniyeti azaltabileceği için ölçülü bir hedef kurulmalıdır. En iyi planın çoğu zaman en çok işlemi içeren değil, gerekli olanı doğru sırada uygulayan plan olduğu unutulmamalıdır.</p>

<p>Uygulanacak bölgedeki yağ dokusunun yapısı, cilt, dolaşım, soğuğa bağlı hastalıklar, fıtık ve geçirilmiş ameliyatlar sorgulanmalıdır. Yaş tek başına uygunluk ölçütü değildir. Doku kalitesi, hastalığın evresi, iyileşme kapasitesi ve kişinin hedefi çoğu zaman takvim yaşından daha açıklayıcıdır. Uygun aday olmadığı söylenen kişi için bu sonuç bir başarısızlık değil, gereksiz riskten kaçınan tıbbi bir karardır.</p>

<h1>Planlama, uygulama ve takip</h1>

<p>Soğuk Dalga ile Zayıflama Yaklaşımını Doğru Beklentiyle Tanımak başlığının uygulama boyutunda, Uygun başlık bölgeye yerleştirilir ve cihaz kontrollü soğutma uygular; süre ve protokol cihazın onaylı kullanımına göre değişir. Kişi kullanılan ürünün veya cihazın adını, uygulayıcının yetkinliğini, işlemin yapılacağı ortamı ve sorun yaşadığında kime ulaşacağını bilmelidir. Şeffaflık güvenin temelidir. Bu hazırlık, uygulamayı daha öngörülebilir hale getirir ve takipte aynı hedefe bakılmasını sağlar.</p>

<p>İlk günlerdeki şişlik, hassasiyet veya geçici asimetri çoğu yöntemde nihai sonucu temsil etmez. Dokular sakinleşmeden yapılan yorum ve ek müdahale aceleci olabilir. Geçici uyuşukluk, kızarıklık, hassasiyet veya şişlik görülebilir; sonuçları değerlendirmek için dokunun doğal süreçlerine zaman tanınır. Kontrollerin planlandığı şekilde yapılması, beklenmeyen bir bulgunun erken fark edilmesini de sağlar.</p>

<h1>Gerçekçi beklenti ve güvenlik</h1>

<p>En önemli sınırlamalardan biri şudur: Obezite tedavisi değildir ve nadiren yağ dokusunda beklenenin tersine büyüme gibi ciddi istenmeyen etkiler görülebilir; cihaz ve uygulayıcı seçimi önemlidir. Yarar ile bakım yükü birlikte düşünülmelidir. Daha belirgin değişim bazen daha uzun iyileşme, daha yüksek maliyet veya daha fazla takip sorumluluğu anlamına gelir. Sınırların açıkça anlatılması, uzman ile kişi arasındaki güveni azaltmaz; tersine sağlamlaştırır.</p>

<p>soğuk dalga tedavisi ile zayıflama değerlendirmesinde riskleri konuşmak kişiyi korkutmak değil, kararın sorumluluğunu paylaşmaktır. Uygulama alanındaki küçük değişiklikler çoğu zaman geçici olabilir; ancak olağan ile riskli bulguyu ayırmak için kişiye net bir uyarı listesi verilmelidir. Acil belirtiler yoksa bile beklenmeyen değişiklikler fotoğraf ve notla kayıt altına alınabilir.</p>

<h1>Görüşmeye hazırlanırken</h1>

<p>Soğuk Dalga ile Zayıflama Yaklaşımını Doğru Beklentiyle Tanımak odağında yapılacak görüşmeyi verimli kılmak için hazırlık önemlidir. Araştırma sırasında duyulan ürün, cihaz ve teknik adları bir listeye toplamak mümkündür; ancak randevunun amacı bunlardan birini mutlaka yaptırmak olmamalıdır. Uzmandan her seçeneğin neden uygun ya da uygunsuz olduğunu açıklaması istenebilir. Anlaşılmayan tıbbi terimleri sormak, kararın gerçekten bilgilendirilmiş olmasını sağlar.</p>

<p>Soğuk Dalga ile Zayıflama Yaklaşımını Doğru Beklentiyle Tanımak için takip yapılırken başlangıç noktası unutulmamalıdır. Karar verildikten sonra tarih, kullanılan ürün veya cihaz, doz ya da uygulama bölgesi ve kontrol planı kişisel kayıtta tutulmalıdır. Bu bilgiler gelecekte başka bir uzmana başvurulduğunda değer taşır. Fotoğrafların ve sağlık verilerinin kim tarafından, nerede ve hangi izinle saklandığını sormak da mahremiyet açısından önemlidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1>Bilinçli karar için son kontrol</h1>

<p>soğuk dalga tedavisi ile zayıflama için son karar verilmeden önce uzman ve hizmet seçimi ayrıca gözden geçirilmelidir. Karar baskı altında verilmemelidir. Kişinin bilgileri düşünmesi, yakınlarıyla konuşması ve sorularını yazılı biçimde yeniden iletmesi için zaman tanınmalıdır. Kişisel öncelikler netleştiğinde teknik seçenekler arasında seçim yapmak kolaylaşır.</p>

<p>Sonuç olarak soğuk dalga tedavisi ile zayıflama, doğru kişide ve doğru amaçla değerlendirildiğinde anlamlı bir seçeneğe dönüşebilir; fakat tek başına bir anahtar kelime, tanı veya tedavi planı değildir. Uzman görüşü ile kişinin beklentisi aynı hedefte buluştuğunda süreç daha öngörülebilir, değerlendirme ise daha adil olur. Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; kişisel tanı, tedavi veya tıbbi tavsiye yerine geçmez.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/soguk-dalga-ile-zayiflama-yaklasimini-dogru-beklentiyle-tanimak</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/esgazete-com/uploads/2024/12/default-image.jpg" type="image/jpeg" length="67347"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nefes darlığı, bu hastalıkların belirtisi olabilir]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/nefes-darligi-bu-hastaliklarin-belirtisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/nefes-darligi-bu-hastaliklarin-belirtisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Murat Yüzüak, nefes darlığının yalnızca akciğerlerden değil, kalp hastalıkları, kansızlık ve farklı sağlık sorunlarından da kaynaklanabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Özel Ümit Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Murat Yüzüak, nefes darlığının yalnızca akciğerlerden değil, kalp hastalıkları, kansızlık ve farklı sağlık sorunlarından da kaynaklanabileceğini belirtti.<br />
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Murat Yüzüak, doğru tanı için eşlik eden belirtilerin ve yapılacak tetkiklerin birlikte değerlendirilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Yüzüak, "Nefes darlığı, kalp ve akciğer hastalıklarının önemli belirtilerinden biri olarak ortaya çıkabiliyor. Şikâyetin ne zaman başladığı, eforla ilişkisi, hangi pozisyonda arttığı ve beraberinde görülen diğer belirtiler, sorunun kaynağının belirlenmesinde önemli ipuçları veriyor. Nefes darlığı şikâyetiyle sağlık kuruluşlarına başvuran hastalarda kalp ve akciğer kaynaklı sorunların ayırt edilmesi için hastanın öyküsü, muayene bulguları ve gerekli tetkiklerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir" dedi.<br />
<br />
"Yatış pozisyonu önemli bir ipucu"<br />
Kalp hastalıklarına, özellikle kalp yetmezliğine bağlı nefes darlığında hastanın yatış pozisyonunun önemli bir ipucu olabileceğini belirten Yüzüak, bazı hastaların düz şekilde yatmakta zorlanabildiğini söyledi. Yüzüak, "Kalp yetmezliğinde ortopne dediğimiz, düz yatınca nefes darlığının artması ve hastanın oturur veya yarı oturur pozisyona geçtiğinde rahatlaması oldukça tipik bir bulgudur. Ancak bu bulgu tek başına nefes darlığının kalp kaynaklı olduğunu göstermez. Akciğer hastalıklarında ise nefes darlığının pozisyonla ilişkisi hastalığın türüne ve hastanın klinik durumuna göre değişebilir. Bu nedenle hastanın şikâyetinin nasıl başladığı ve hangi durumlarda arttığı bizim için önemlidir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Akciğer grafisi ve solunum testleri yol gösteriyor"<br />
Nefes darlığı yaşayan hastalarda akciğer grafisinin önemli bilgiler sunduğunu dile getiren Yüzüak, grafide kalp büyüklüğünün yanı sıra zatürre, akciğerde kitle, plevral sıvı, pnömotoraks ve KOAH ile uyumlu bazı değişiklikler gibi nefes darlığına yol açabilecek durumların değerlendirilebildiğini belirtti. Kan gazı ölçümünün özellikle solunum yetmezliği düşünülen hastalarda önemli bilgiler verdiğini kaydeden Yüzüak, göğüs hastalıkları açısından hastanın klinik durumuna göre solunum fonksiyon testleri, akciğer grafisi, kan gazı ve gerektiğinde ileri görüntüleme yöntemlerinden yararlanıldığını söyledi. Yüzüak, "Hastanın öyküsü ve muayene bulgularıyla birlikte solunum fonksiyon testleri ve diğer tetkikleri değerlendirdiğimizde KOAH ve astım gibi solunum sistemi hastalıkları açısından önemli bilgiler elde ediyoruz. Ancak nefes darlığının her zaman akciğer kaynaklı olmadığını unutmamak gerekiyor. Solunum sistemiyle açıklayamadığımız durumlarda kalp hastalıkları ve diğer nedenleri araştırıyor, gerektiğinde kardiyoloji ve ilgili diğer branşlardan destek istiyoruz" şeklinde konuştu.<br />
<br />
"Nefes darlığının nedeni kansızlık da olabilir"<br />
Her nefes darlığının kalp veya akciğer hastalığı anlamına gelmediğine dikkat çeken Uzm. Dr. Murat Yüzüak, farklı sistemik hastalıkların da benzer şikâyetlere yol açabileceğini söyledi. Özellikle ciddi kansızlığın nefes darlığına neden olabileceğine işaret eden Yüzüak, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
"Bazen nefes darlığı kalp veya akciğer kaynaklı olmayabilir. Örneğin ciddi anemi, bazı metabolik ve hormonal hastalıklar ya da kişinin genel kondisyonuyla ilişkili durumlar da nefes darlığına yol açabilir. Bu nedenle hastayı yalnızca kalp ve akciğer açısından değil, gerektiğinde daha geniş bir çerçevede değerlendirmek gerekir."<br />
<br />
"Ani başlayan nefes darlığı ihmal edilmemeli"<br />
Nefes darlığının bazı durumlarda acil müdahale gerektiren ciddi hastalıkların ilk belirtisi olabileceğini vurgulayan Yüzüak, özellikle ani başlayan veya hızla şiddetlenen nefes darlığının önemsenmesi gerektiğini belirtti. Yüzüak, "Nefes darlığı aniden başladıysa veya giderek ağırlaşıyorsa; beraberinde göğüs ağrısı, bayılma, morarma, kanlı balgam ya da belirgin oksijen düşüklüğü varsa vakit kaybetmeden acil sağlık değerlendirmesi yapılmalıdır. Çünkü bu tablo kalp krizi, pulmoner emboli, pnömotoraks veya ciddi solunum yetmezliği gibi acil durumlarla ilişkili olabilir" diye belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/nefes-darligi-bu-hastaliklarin-belirtisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/crop/1280x720/esgazete-com/uploads/2026/08/nefes-darligi-bu-hastaliklarin-belirtisi-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="32578"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karmaşık Diş Tedavisinde Neden Tek Hekim Yerine Ekip Tercih Edilir?]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/karmasik-dis-tedavisinde-neden-tek-hekim-yerine-ekip-tercih-edilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/karmasik-dis-tedavisinde-neden-tek-hekim-yerine-ekip-tercih-edilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Basit bir dolgu için ekip aramaya gerek yok. Ancak çekim, implant, kanal tedavisi ve kaplamanın aynı ağızda buluştuğu bir planda işi kimin, hangi sırayla yapacağı sonucu doğrudan belirliyor. Hastalar karar verirken çoğunlukla hekimin adına bakıyor. Oysa fark, çoğu zaman hekimin arkasındaki yapıda ortaya çıkıyor.</p>

<h2><a name="uzmanlık-alanları-neyi-ayırır">Uzmanlık alanları neyi ayırır</a></h2>

<p>Diş hekimliği tek bir uğraş gibi görünse de içinde ayrı alanlar barındırır. Ağız diş ve çene cerrahisi çekim, implant yerleştirme ve kemik işlemleriyle ilgilenir. Periodontoloji diş etini ve dişi taşıyan kemik desteğini ele alır. Endodonti kanal tedavisi ve başarısız kanal tedavilerinin yenilenmesi üzerine çalışır. Protetik diş tedavisi kaplama, köprü ve tam ağız protezleri planlar. Ortodonti dizilim ve kapanışla ilgilenir.</p>

<p>Bu alanların ayrı olması, her işlem için ayrı hekim gerektiği anlamına gelmez. Genel pratisyen bir hekim bu işlemlerin çoğunu düzenli olarak ve yetkin biçimde yapar. Ayrım, vaka olağan seyrin dışına çıktığında belirginleşir: kireçlenmiş ve bulunması güç bir kanal, ileri derecede erimiş bir kemik sırtı, sıfırdan kurulması gereken bir kapanış. Bu tür durumlarda deneyimin dar bir alanda yoğunlaşmış olması sonucu değiştirir.</p>

<p>Ekibin görünmeyen bir kısmı da vardır. Ağız diş ve çene radyolojisi, tomografi görüntülerinin doğru okunmasını sağlar. Diş teknisyeni laboratuvarda restorasyonun formunu ve rengini kurar. Klinik yardımcı personel sterilizasyon ve hasta takibinde işin sürekliliğini üstlenir. Hasta bu kişilerin çoğunu hiç görmez, buna karşılık sonucun kalitesi onların işine de bağlıdır.</p>

<h2><a name="sıra-planın-kendisi-kadar-belirleyicidir">Sıra, planın kendisi kadar belirleyicidir</a></h2>

<p>Teknik olarak kusursuz işlemler yanlış sırayla yapıldığında sonuç bozulur. Bunun en sık görülen örneği diş eti ile protez arasındaki ilişkidir. İltihaplı bir diş etinin sınırı, iyileşme sonrasında bulunduğu yerde durmaz; iltihap kontrol altına alınmadan ölçü alınırsa kaplamanın kenarı yıllarca sorun çıkarır.</p>

<p>Benzer örnekler çoğaltılabilir. Kanal tedavisinin durumu netleşmeden bir dişin üzerine kaplama yapmak, birkaç ay sonra o kaplamayı delmeyi gerektirebilir. Çekim ve greftleme zamanlaması implantın ne zaman yerleştirilebileceğini belirler. Sıkışık bir ağızda protez öncesinde ortodontik düzenleme yapılmazsa, dişlere olmadıkları bir yer ve büyüklük dayatılır.</p>

<p>Planın kağıt üzerinde durması da yetmez, ara değerlendirme noktaları olması gerekir. Kemik iyileşmesi beklenenden yavaş ilerleyebilir, bir dişin tedavi sırasında kurtarılamayacağı anlaşılabilir. Bu noktaları baştan işaretlemiş bir ekip, plan değiştiğinde hastayı belirsizlik içinde bırakmaz.</p>

<p>Bu sıralamayı kurmak, tek tek işlemleri yapmaktan farklı bir iştir. Vakayı bir bütün olarak gören ve baştan sona takvimini çıkaran bir plan, tekrar edilen işlerin başlıca panzehiridir.</p>

<h2><a name="X18c0c2e4aa7db3002989f1893c293bfedb9f8dc">Karmaşık vakalarda ortak planlama nasıl işler</a></h2>

<p>İyi işleyen kliniklerde karmaşık vakalar tek bir kişinin masasında bitmez. Tomografi görüntüleri, ağız içi tarama ve fotoğraflar üzerinden cerrah, protez hekimi ve gerektiğinde periodontolog aynı masada konuşur. Buradaki temel ilke, implant pozisyonlarının cerrahi kolaylığa göre değil, dişlerin nihai olarak durması gereken yere göre belirlenmesidir. Protez hekiminin son görüntüyü baştan tarif etmesi, cerrahın da planı buna göre kurması gerekir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dijital planlama bu iş birliğini somutlaştırır. Aynı veri üzerinden çalışan bir ekip, cerrahi rehber üretebilir ve ameliyat gününde tartışma yaşamaz. Diş teknisyeni de bu görüşmenin parçasıdır; renk ve form kararlarının teknisyenle birlikte alındığı vakalarda laboratuvara giden bilgi eksik kalmaz.</p>

<p>Sistemik bir hastalık ya da sürekli kullanılan bir ilaç söz konusuysa koordinasyonun sınırı klinik dışına taşar. Kan sulandırıcı kullanan bir hastada çekim planı, ilacı yazan hekimle görüşülerek belirlenir. Sedasyon gerekiyorsa anestezi hekiminin değerlendirmesi devreye girer. Bu görüşmelerin kim tarafından yapılacağının belli olması, hastanın kendi doktorları arasında mekik dokumasını önler.</p>

<p>Bir başka ayrıntı da kayıt tutmaktır. Hangi kararın ne zaman ve neden alındığı yazılıysa, aylar sonra plan değiştiğinde ekip aynı noktadan devam eder.</p>

<h2><a name="hasta-açısından-pratikte-ne-değişir">Hasta açısından pratikte ne değişir</a></h2>

<p>Bunların hepsi kulağa kliniğin iç işleyişi gibi gelebilir, ancak karşılığı doğrudan hastadadır. Ekip çalışan bir yapıda hikayenizi her randevuda baştan anlatmazsınız, kayıtlar tek yerdedir, bir aşamadan diğerine geçerken bilgi kaybolmaz. Cerrahi sonrası bir komplikasyon çıkarsa ameliyatı yapan hekime ulaşılabilir.</p>

<p>Bunu görüşme sırasında ölçmek de mümkün. Hangi aşamayı kimin yapacağını, bu kişilerle tedavi öncesinde tanışıp tanışamayacağınızı, kayıtların ekip içinde paylaşılıp paylaşılmadığını ve süreci kimin koordine edeceğini sormak yeterli. Kliniklerin ekip sayfaları bu açıdan bakılmaya değer; örneğin, <a href="https://serenklinik.com/tr/medical-team/" rel="dofollow">https://serenklinik.com/tr/medical-team/</a> sayfasında hekimlerin hangi alanlarda çalıştığı listelenir ve kimin hangi aşamada devreye girdiğini sormak için somut bir zemin oluşur.</p>

<p>Ekip her vaka için gerekli değil. Tek bir dolgu, rutin bir temizlik ya da tek diş eksikliği için iyi bir hekim fazlasıyla yeterlidir. Ancak plan birden fazla alana yayılıyorsa, sorulacak soru “hekim iyi mi” olmaktan çıkıp “bu iş nasıl koordine edilecek” haline gelir. Hangi kurgunun sizin durumunuza uyduğuna, ağzınızı muayene eden ve görüntülerinizi inceleyen kendi hekiminizle birlikte karar verirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/karmasik-dis-tedavisinde-neden-tek-hekim-yerine-ekip-tercih-edilir</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/crop/1280x720/esgazete-com/uploads/2026/08/karmasik-dis-tedavisinde-neden-tek-hekim-yerine-ekip-tercih-edilir.jpg" type="image/jpeg" length="95794"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ESOGÜ'de beyin cerrahisinde teknoloji devrimi]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/esogude-beyin-cerrahisinde-teknoloji-devrimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/esogude-beyin-cerrahisinde-teknoloji-devrimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Türkiye'de ilk kez kullanılacak yeni nesil ve üst düzey teknolojik özellikli ameliyat mikroskobuna kavuştu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>Eskişehir</strong> Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı, Türkiye'de ilk kez kullanılacak yeni nesil ve üst düzey teknolojik özelliklere sahip ameliyat mikroskobuna kavuştu. Yeni mikroskobun gözlük sistemi sayesinde öğrenciler ve asistanlar, beyin ameliyatlarını cerrahın gözünden izleyebiliyor.<br />
Ameliyat mikroskobu, uzun yıllardır beyin cerrahisinin vazgeçilmez bir parçası. ESOGÜ Rektörlüğü, Tıp Fakültesi Dekanlığı ve ESOGÜ Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği tarafından sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmak ve tıp ile uzmanlık eğitimini güçlendirmek amacıyla gerçekleştirilen yatırım kapsamında kliniğe, yeni nesil bir ameliyat mikroskobu kazandırıldı. Hassas operasyonlarda avantaj sağladığı ifade edilen yeni sistem sayesinde hem öğrenciler hem de asistanlar cerrahın gördüğü mikrocerrahi alanı üç boyutlu olarak takip edebiliyor.<br />
<br />
"Gözlük sistemini takan herkes ameliyat sırasında ne yapıldığını çok daha net olarak görebiliyor"<br />
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan ESOGÜ Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Vural, "Beyin cerrahisinde ameliyat mikroskobu yeni bir teknoloji değil, aslında çok uzun yıllardır kullanılan cerrahinin vazgeçilmez bir parçası. Bizim yeni sistemimizde fark şu, klasik mikroskop okülerlerinden farklı olarak dijital teknoloji ile birleştirilmiş olması. Bir diğer özelliği de görüntünün sadece mikroskobun okülerlerinden izlenmemesi. Üç boyutlu ekran sayesinde daha derinlikli bir sistem görülmesi ve herkes tarafından ameliyathanede asistanların da görebilmesi. Ayrıca bir gözlük sistemi ile de cerrahın gözünden bu gözlük sistemini takan herkesin ameliyat sırasında ne yapıldığını çok daha net olarak görmesi ve yardım etmesi en büyük özelliği diyebilirim" dedi.<br />
<br />
"Bu hem eğitime hem bizim akademik çalışmalarımıza yol gösterici olacak"<br />
ESOGÜ Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Emre Özkara ise şunları söyledi:<br />
"Hocamızın dediği gibi bu mikroskop aynı zamanda eğitim açısından da önemli. Biz bir üniversite hastanesiyiz. Bu mikroskop sayesinde bir cerrahın gözüyle bütün mikrocerrahi ameliyatlarımız üç boyutlu olarak dijital ortamda hem öğrencilerimize hem asistanlarımıza ve diğer çalışma arkadaşlarımıza yansıyacaktır. Bu hem eğitime hem bizim akademik çalışmalarımıza yol gösterici olacak. Üniversitemize yapılan bu yatırım için başta rektörlüğümüz olmak üzere dekanlığımıza ve başhekimliğimize de teşekkür etmemiz gerekiyor."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/esogude-beyin-cerrahisinde-teknoloji-devrimi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/crop/1280x720/esgazete-com/uploads/2026/08/esogude-beyin-cerrahisinde-teknoloji-devrimi.jpg" type="image/jpeg" length="86940"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık-Sen’den Eskişehir’de personel açığı uyarısı]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/saglik-senden-eskisehirde-personel-acigi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/saglik-senden-eskisehirde-personel-acigi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Sağlık-Sen Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, kentteki sağlık kuruluşlarında yaşanan personel yetersizliğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong style="font-size:15px"> Eskişehir Sağlık-Sen Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, kentteki sağlık kuruluşlarında yaşanan personel yetersizliğine dikkat çekti. Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde 986 ebe ve hemşire görünmesine rağmen aktif çalışan ve nöbet tutabilen personel sayısının 854 olduğunu belirten Köksal, “Sağlık çalışanının fedakârlığı, personel eksikliğinin çözümü değildir. Bizim sahadaki en büyük ihtiyacımız yeni sağlık personeli atamasıdır” dedi.</strong></h1>

<p>Eskişehir Sağlık-Sen Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, sağlık çalışanlarının iş yükü ve kentteki sağlık kuruluşlarının personel durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından alınan kararları desteklediklerini ifade eden Köksal, personel planlamasında kâğıt üzerindeki rakamlar yerine fiilen sahada çalışan sağlık personeli sayısının dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<h2>“986 kişi görünüyor, aktif çalışan 854”</h2>

<p>Eskişehir’deki sağlık kurumlarının personel durumunu tek tek incelediklerini belirten Köksal, hazırladıkları raporu Sağlık Bakanlığı yetkilileri ve Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü ile paylaşacaklarını açıkladı.</p>

<p>Yunus Emre Devlet Hastanesi’ndeki duruma dikkat çeken Köksal, şu bilgileri verdi:</p>

<p>“Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde 986 ebe ve hemşire görünürken, aktif olarak çalışan ve nöbet tutabilen personel sayısı 854. Yani 132 ebe ve hemşiremiz mesleki yük, aşırı çalışma ve çeşitli sağlık nedenleriyle çalışamaz veya nöbet tutamaz durumdadır.”</p>

<p>Köksal, aile sağlığı merkezlerindeki personel ihtiyacının da hastanelerdeki yükü artırdığını savunarak, 98 hemşirenin birinci basamak sağlık hizmetlerine geçmesinin hastanelerdeki personel sıkıntısını daha da büyüttüğünü ifade etti.</p>

<h2>“855 yataklı hastanede yük giderek artıyor”</h2>

<p>Yunus Emre Devlet Hastanesi’nin 855 yatak kapasitesine dikkat çeken Köksal, gündüz klinikleri, ek binalar, poliklinikler ve diğer sağlık hizmetleri de hesaba katıldığında personel yetersizliğinin açık şekilde görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Hastanenin aktif yatak sayısı ve hizmet yükü dikkate alındığında 132 hemşire açığı bulunduğunu ileri süren Köksal, ayrıca 116 sağlık çalışanının aktif olarak sahada görev yapamamasının veya çalışma alanı dışında kalmasının çalışanların üzerindeki yükü artırdığını belirtti.</p>

<h2>“Fedakârlık personel eksikliğinin çözümü değildir”</h2>

<p>Sağlık çalışanlarının ağır çalışma şartlarına rağmen hizmet vermeye devam ettiğini vurgulayan Köksal, personel açığının mevcut çalışanlara daha fazla görev verilerek kapatılamayacağını söyledi.</p>

<p>Köksal, “Sağlık çalışanının fedakârlığı, personel eksikliğinin çözümü değildir. Bir hemşirenin daha fazla çalışması, başka bir hemşirenin eksikliğini kapatmaz. Bizim sahadaki en büyük ihtiyacımız yeni sağlık personeli atamasıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hastanelerin büyüdüğünü, yatak ve hizmet kapasitesinin arttığını ancak sağlık personeli sayısının aynı oranda yükselmediğini belirten Köksal, şöyle devam etti:</p>

<p>“Sağlık çalışanı eksikliğini pansumanla kapatamazsınız. Tedaviyle personel açığını gizleyemezsiniz. Fedakârlıkla sistemin açığını sonsuza kadar kapatamazsınız. Artık yorulduk, nefes almakta zorlanıyoruz.”</p>

<h2>“Pandemide ve afetlerde en ağır yükü taşıdık”</h2>

<p>Pandemi, deprem, sel ve diğer afetlerde sağlık çalışanlarının önemli sorumluluklar üstlendiğini hatırlatan Köksal, çalışanlardan sürekli daha fazla fedakârlık beklenmesinin sürdürülebilir olmadığını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eskişehir’de görev yapan sağlık personelinin yaş ortalamasının da yükseldiğini ifade eden Köksal, personel planlamasının yalnızca mevcut kadro sayılarına göre yapılmaması gerektiğini kaydetti.</p>

<h2>“PDC gerçek çalışma koşullarına göre güncellenmeli”</h2>

<p>Personel Dağılım Cetveli'nin (PDC) sahadaki gerçeklere göre yeniden değerlendirilmesini isteyen Köksal, kadroda görünen personel sayısı ile fiilen hizmet veren personel sayısının aynı olmadığını vurguladı.</p>

<p>Köksal, “Bir personelin kadroda görünmesi, onun 24 saat nöbet tutabileceği, her klinikte çalışabileceği veya sahadaki iş yükünü taşıyabileceği anlamına gelmez. Personel planlaması yapılırken sadece ‘Kaç kişi var?’ değil, ‘Kaç kişi fiilen çalışıyor ve kaç kişi bu hizmeti sürdürebilecek durumda?’ sorusu da sorulmalıdır” dedi.</p>

<h2>“Atama yapılmadan personel açığı kapanmaz”</h2>

<p>Eskişehir'deki diğer sağlık kuruluşlarının personel durumunu da raporlayacaklarını açıklayan Köksal, amaçlarının kurumları veya kişileri suçlamak olmadığını, yaşanan soruna çözüm bulunmasını istediklerini söyledi.</p>

<p>Yeni sağlık personeli ataması çağrısını yineleyen Köksal, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Atama yapılmadan personel açığı kapanmaz. Personel açığı kapanmadan sağlık çalışanının yükü hafiflemez. Sağlık çalışanının yükü hafiflemeden de sağlık sistemi nefes alamaz. Bugün ortaya koyduğumuz rakamlar, çökmek üzere olan sağlık çalışanlarının son serzenişidir. Artık halının altına süpürmek değil, sorunun kendisini çözmek istiyoruz. Gerçekleri birlikte görelim, çözümü birlikte üretelim.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/saglik-senden-eskisehirde-personel-acigi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 12:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/crop/1280x720/esgazete-com/uploads/2026/08/saglik-senden-eskisehirde-personel-acigi-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="84345"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kirli havuzlar sağlığı tehdit ediyor]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/kirli-havuzlar-sagligi-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/kirli-havuzlar-sagligi-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Ümit Hastanesi Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Uluğ, yaz aylarında yoğun olarak kullanılan havuzlarda hijyen ve klor dengesine dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, kirli havuzların sindirim sistemi, kulak, göz ve kadınlarda genital enfeksiyonlara yol açabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel Ümit Hastanesi Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Uluğ, yaz aylarında yoğun olarak kullanılan havuzlarda hijyen ve klor dengesine dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, kirli havuzların sindirim sistemi, kulak, göz ve kadınlarda genital enfeksiyonlara yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Yaz aylarında sıcak havalardan bunalan vatandaşların serinlemek için tercih ettiği havuzlar, gerekli hijyen şartlarının sağlanmaması halinde çeşitli enfeksiyonlara davetiye çıkarabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Özel Ümit Hastanesi Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Uluğ, havuz suyunun yoğun kullanım ve kimyasal dengesizlikler nedeniyle sterilizasyon özelliğini kaybedebildiğini söyledi. Kirli veya yeterince kontrol edilmeyen havuzlarda özellikle dört farklı enfeksiyon türünün sık görülebildiğine dikkat çeken Uluğ, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Sindirim sistemi enfeksiyonlarına dikkat</p>

<p>Havuz kaynaklı sağlık sorunlarının başında sindirim sistemi enfeksiyonlarının geldiğini belirten Dr. Mehmet Uluğ, Salmonella, Shigella ve E. coli gibi bakterilerin bu tür enfeksiyonlara neden olabileceğini ifade etti. Enfeksiyonların ishal, karın ağrısı, yüksek ateş, bulantı ve kusma gibi belirtilerle ortaya çıkabildiğini kaydeden Uluğ, havuz suyunun yutulmaması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Dış kulak yolu enfeksiyonu görülebiliyor</p>

<p>Havuzda uzun süre kalmanın dış kulak yolu enfeksiyonlarına da neden olabileceğini belirten Dr. Mehmet Uluğ, kulakta bulunan koruyucu bariyer ve mumsu tabakanın suyla uzun süreli temas sonucu zarar görebildiğini söyledi. Bu koruyucu yapının bozulmasıyla birlikte sudaki veya ciltteki bakterilerin kulak içine yerleşebildiğini ifade eden Dr. Mehmet Uluğ, bunun enfeksiyona yol açabildiğini aktardı.</p>

<p>Çapaklanma ve kızarıklık önemli belirti</p>

<p>Havuz kullanımının ardından göz enfeksiyonlarının da görülebildiğini belirten Dr. Mehmet Uluğ, bu rahatsızlıkların bakteriyel ya da havuzdaki kimyasal dengenin bozulmasına bağlı olarak gelişebileceğini söyledi. Bakteriyel enfeksiyonlarda çapaklanmanın daha belirgin olduğunu kaydeden Dr. Mehmet Uluğ, klor dengesinin bozuk olduğu havuzlarda ise gözlerde kızarıklık ve yanma hissinin ön plana çıktığını ifade etti.</p>

<p>Kadınlarda enfeksiyon ve sistit riski</p>

<p>Klor takibinin yeterince yapılmadığı havuzların kadınlarda vajinal enfeksiyon riskini de artırabileceğini belirten Dr. Mehmet Uluğ, havuz suyunun vajinal floradaki yararlı bakterilerin dengesini bozabileceğini söyledi. Bu durumun akıntılı enfeksiyonlara zemin hazırlayabileceğini ifade eden Dr. Mehmet Uluğ, kadınlarda idrar yolunun kısa olması nedeniyle kirli sudaki bakterilerin idrar kesesine daha kolay ulaşabildiğini ve sistit oluşumunu tetikleyebildiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Regl döneminde havuz uyarısı</p>

<p>Kadınların özellikle regl dönemlerinde daha dikkatli olması gerektiğini belirten Dr. Mehmet Uluğ, enfeksiyon riskinin arttığı bu dönemlerde havuz kullanımından kaçınılmasını tavsiye etti. Dr. Mehmet Uluğ, vatandaşların havuz tercih ederken hijyen şartlarının, suyun düzenli kontrol edilip edilmediğine ve klor dengesinin uygun seviyelerde tutulmasına dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/kirli-havuzlar-sagligi-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/crop/1280x720/esgazete-com/uploads/2026/08/kirli-havuzlar-sagligi-tehdit-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="18943"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alerjik Kişiler İçin Klima Seçimi Nasıl Olmalı?]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/alerjik-kisiler-icin-klima-secimi-nasil-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/alerjik-kisiler-icin-klima-secimi-nasil-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Alerjik bünyeye sahip kişiler için <strong>klima seçimi</strong> hem konfor hem de sağlıklı bir iç ortam oluşturmak açısından önem taşıyor. Polen, toz ve nem gibi alerjenlere karşı hassasiyeti bulunan kişiler için doğru özelliklere sahip bir klima, yaşam alanlarındaki hava kalitesini iyileştirerek daha rahat nefes almayı mümkün kılıyor.</p>

<h2><a name="_heading=h.l209w8fd8t15"></a><strong>Alerjik Bünyeye Sahip Kişiler İçin Klima Seçimi </strong></h2>

<p>Alerjik bünyeler için klima seçiminde ilk dikkat edilmesi gereken özellik, cihazın havadaki polen, toz ve diğer partikülleri filtreleme kapasitesi oluyor. Klimanın içindeki gelişmiş filtreleme sistemleri sayesinde dış ortamdan gelen veya yaşam alanında dolaşan büyük partiküller tutuluyor, özellikle polen mevsiminde alerjenlerin iç ortamdaki etkisi azaltılıyor. Aynı zamanda nem kontrolü, hava akışı ve doğru kullanım alışkanlıkları da sağlıklı bir iç ortamın korunmasında önemli rol oynuyor.</p>

<p>Filtrelerin düzenli olarak temizlenmesi de en az cihaz seçimi kadar önem taşıyor. Zamanla filtrelerde biriken toz ve partiküller temizlenmediğinde, cihaz çalıştıkça yeniden ortama yayılabiliyor. Bu nedenle filtre bakımının düzenli olarak yapılması hem hava kalitesini koruyor hem de klimanın bir alerjen kaynağına dönüşmesini önlemeye yardımcı oluyor.</p>

<h2><a name="_heading=h.lsb7mp6m23xl"></a><strong>Klima Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?</strong></h2>

<p><strong>Alerjik bünyeler için klima</strong> seçerken fiyat kadar teknik özelliklerin de değerlendirilmesi gerekiyor. Gelişmiş filtreleme sistemine sahip modeller tercih edildiğinde mikroskobik boyuttaki partiküllere karşı daha yüksek bir koruma sağlıyor. Düşük fan ayarına sahip ve ortamın havasını aşırı kurutmayan modeller ise hassas solunum yollarının tahriş olma durumunu azaltıyor. Bunun yanında nem kontrolü yapabilen kurutma modu da önemli bir özellikler arasında yer alıyor. Çünkü küf oluşumu ve toz akarlarının çoğalması, yüksek nemli ortamlarda daha kolay gerçekleşiyor. Cihazın kendi kendini temizleme özelliği, hijyen fonksiyonları ve üfleme kapasitesi de satın alma sürecinde göz önünde bulundurulması gereken kriterler arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Filtre Teknolojileri</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde <a href="https://www.alarko-carrier.com.tr/" rel="dofollow"><strong>klima markaları</strong></a>, farklı filtre teknolojileri ve hava temizleme özellikleriyle kullanıcıların ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunuyor. Özellikle gelişmiş filtreleme sistemlerine sahip modeller, alerjenlerin iç ortamdaki etkisini azaltmaya destek oluyor.</p>

<p>Alarko Carrier'ın gelişmiş filtre teknolojileriyle donatılan klima modelleri de bu alanda öne çıkan seçenekler arasında yer alıyor. Örneğin <strong>Flair Silver</strong> serisi, hava kalitesini destekleyen filtre yapısıyla alerjik bünyeler için değerlendirilebilecek alternatiflerden biri olarak dikkat çekiyor.</p>

<h2><a name="_heading=h.cnywn5riuxty"></a><strong>Alerji Dostu Klima Kullanımı </strong></h2>

<p>Doğru cihazın seçmek kadar cihazın doğru kullanılması da alerjik semptomların kontrol altında tutulmasında etkili bir rol oynuyor. Filtrelerin düzenli olarak temizlenmesi, ortam sıcaklığının gereğinden fazla düşürülmemesi ve fanın doğrudan kişilere yönlendirilmemesi, daha konforlu bir kullanım deneyimine katkı sağlıyor.</p>

<p>Yılda en az bir kez yetkili servis tarafından bakım yaptırılması durumunda cihazın iç kısımlarında biriken toz ve mikroorganizmaların temizlenmesi sağlanıyor. Böylelikle hem performans hem de hava kalitesi korunuyor. Klima seçimi yapılırken yalnızca satın alma maliyetine odaklanmak yerine bakım süreçleri ve uzun vadeli kullanım maliyetlerinin de değerlendirilmesi öneriliyor. Doğru özelliklere sahip, düzenli bakımı yapılan bir klima hem daha verimli çalışıyor hem de uzun yıllar boyunca sağlıklı ve konforlu bir kullanım deneyimi sunuyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/alerjik-kisiler-icin-klima-secimi-nasil-olmali</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/crop/1280x720/esgazete-com/uploads/2026/08/alerjik-kisiler-icin-klima-secimi-nasil-olmali.jpg" type="image/jpeg" length="69932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Amerika’dan geldi, Fizyomer’de yeniden yürümeye başladı]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/amerikadan-geldi-fizyomerde-yeniden-yurumeye-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/amerikadan-geldi-fizyomerde-yeniden-yurumeye-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amerika’da geçirdiği beyin kanamasının ardından sol tarafı felç olan ve yaşamını tekerlekli sandalyede sürdüreceği söylenen hukuk öğrencisi Tanzeela Shafiq, Eskişehir’de gördüğü yoğun rehabilitasyon tedavisinin ardından bağımsız ve bastonsuz yürümeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<blockquote class="instagram-media" data-instgrm-captioned="" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/Db-Mf1OPWft/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4; margin-right:14px"></div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>
</div>

<div></div>

<div style="margin-left:auto; margin-right:auto"></div>

<div>
<div style="color:#3897f0"><a href="https://www.instagram.com/reel/Db-Mf1OPWft/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="text-align:center" target="_blank">Bu gönderiyi Instagram'da gör</a></div>
</div>

<div></div>

<div>
<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4; margin-left:2px; margin-right:14px"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<div style="margin-left:8px">
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>

<div style="margin-left:auto">
<div></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div></div>
</div>
</div>

<div>
<div style="background-color:#f4f4f4"></div>

<div style="background-color:#f4f4f4"></div>
</div>

<p style="color:#c9c8cd; text-align:center"><a href="https://www.instagram.com/reel/Db-Mf1OPWft/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" rel="nofollow" style="color:#c9c8cd" target="_blank">Es Gazete (@esgazete)'in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script>

<p></p>

<p>Amerika’da geçirdiği beyin kanamasının ardından sol tarafı felç olan ve yaşamını tekerlekli sandalyede sürdüreceği söylenen hukuk öğrencisi Tanzeela Shafiq, Eskişehir’de gördüğü yoğun rehabilitasyon tedavisinin ardından bağımsız ve bastonsuz yürümeye başladı.</p>

<p>2022 yılının Kasım ayında geçirdiği beyin kanaması sonucu sol kol ve bacağındaki kuvvetini kaybeden Tanzeela Shafiq, tedavi olmak amacıyla Amerika’dan Eskişehir’e geldi. İki kez beyin ameliyatı geçiren ve uzun süre yoğun bakımda kalan Shafiq, Fizyomer’de uygulanan yoğun rehabilitasyon programının ardından tekerlekli sandalyesinden kurtularak bağımsız şekilde yürümeye başladı. Fizyomer Terapia Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Tıp Merkezi Kurucusu ve Tıbbi Direktörü Dr. Türkan Tünerir, Tanzeela Shafiq’in tedavi sürecini anlatarak, hastanın büyük bir azim ve kararlılık gösterdiğini söyledi.</p>

<p>“Tekerlekli sandalyede yaşayacağı söylendi”</p>

<p>Dr. Türkan Tünerir, Tanzeela’nın 2022 yılının Kasım ayında geçirdiği beyin kanamasının ardından sol tarafının felç kaldığını belirterek şunları söyledi: “2022 yılı Kasım ayında hastamız Tanzeela, beyin kanaması sonucu sol kol ve bacağındaki kuvvetini kaybediyor ve sol tarafından felç geçiriyor. Daha sonra bilinci kapanıyor, iki kez beyin ameliyatı oluyor ve uzun süre yoğun bakımda kalıyor. Uyandıktan sonra hastanede uygulanan tedavilerin neticesinde bilinci açılıyor. Hastanede kaldığı haftalar boyunca sağlık tedavisi ve rehabilitasyon görüyor. Kendisine bundan sonraki yaşamında tekerlekli sandalyede yaşayacağı söyleniyor ve tedavi sürecinin burada sona erdiği ifade ediliyor.”</p>

<p>Tedavi yöntemlerini araştırdı</p>

<p>Tanzeela Shafiq’in aynı zamanda hukuk öğrencisi olduğunu belirten Tünerir, hastanın kapsamlı araştırmaları sonucunda Fizyomer’e ulaştığını ifade etti. Dr. Tünerir, “Kendisi bir hukuk öğrencisi. Bir avukat titizliğiyle gerekli araştırmalarını yapıyor. Bütüncül ve yoğun bir tedavi yaklaşımı ararken Eskişehir Fizyomer’i buluyor. 2024 yılının Aralık ayında üç ay boyunca Fizyomer’de tedavi görüyor” dedi. Tanzeela’nın ilk olarak tekerlekli sandalyeye olan bağımlılığını azaltmak amacıyla merkeze geldiğini anlatan Dr. Tünerir, tedavi sonucunda beklenenden daha büyük bir ilerleme sağlandığını söyledi. Tünerir, tedavi sürecine ilişkin şu bilgileri verdi: “Fizyomer’deki tedavi esnasında tekerlekli sandalyeye bağımlılığını azaltmak ve daha rahat bir yaşam sürmek amacıyla geldiği halde, tedavisinin sonucunda baston, üç ayaklı destek, Kanedyen ve diğer aparatlar yardımıyla ayakta durabileceğini ve adım atabileceğini gördük.”</p>

<p>Altı aylık yoğun tedavinin ardından yürüdü</p>

<p>İlk tedavi sürecinin ardından ülkesine dönen Tanzeela Shafiq, bir yıl sonra yeniden Eskişehir’e gelerek rehabilitasyon programına devam etti. Dr. Tünerir, ikinci tedavi döneminin sonunda Tanzeela’nın bağımsız yürümeye başladığını belirterek, “Bir yıl sonra tekrar merkezimize geldi. Bu süreçte altı ay boyunca yoğun bir tedavi uygulandı. Hastamız artık bağımsız ve bastonsuz olarak yürümeye başladı” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Onu yürütmek için üstün gayret gösterdik”</p>

<p>Tedavi sürecinde tüm sağlık çalışanlarının Tanzeela için büyük bir özveriyle çalıştığını dile getiren Dr. Tünerir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada bir aile gibi hissettik. Tüm fizyoterapistlerimiz, ekibimiz, doktorlarımız ve hemşirelerimiz bir bütün olarak onu yürütmek için üstün gayret gösterdiler. Bu noktaya kendi gayretleri ve ailesinin çabalarıyla birlikte geldik.”</p>

<p>Tanzeela Shafiq yaşadıklarını anlattı</p>

<p>Tanzeela Shafiq ise Eskişehir’e tekerlekli sandalyesinden kurtulmak ve daha bağımsız bir yaşam sürmek amacıyla geldiğini söyledi. Shafiq, “Daha bağımsız olmak ve kendi başıma yürüyebilmek istedim. Burada kalırsam ve çok çalışırsam bu hedefe ulaşabileceğimi biliyordum. 2025 yılının Kasım ayından bugüne devam eden 6 aylık tedavi sürecinin oldukça uzun ve zorlu geçtiğini ifade eden Shafiq, fizyoterapistlerine ve sağlık çalışanlarına teşekkür etti. Shafiq, “Altı çok uzun ayın ardından, çok çalışarak ve özellikle son altı aydır benimle çalışan terapistime, Hüseyin’e ve Gürkan’a güvenerek bu noktaya geldim. Fizyomer’deki herkes benim için bir aile gibi oldu. Doktor Türkan ve diğer herkes her zaman yanımdaydı” diye konuştu.</p>

<p>“Kendi başıma yürüyebilmem harika”</p>

<p>Bağımsız bir şekilde yürüyebileceğini daha önce hiç düşünmediğini dile getiren Shafiq, Amerika’daki rehabilitasyon süreciyle Eskişehir’de gördüğü tedavi arasında önemli farklılıklar bulunduğunu söyleyerek şunları kaydetti: “Kendi başıma yürüyebilmem harika. Yapabileceğimi hiç düşünmemiştim. Amerika’da rehabilitasyon sırasında size tekerlekli sandalye veya baston olmadan yürüyebileceğiniz öğretilmiyor. Sadece bu araçlarla yürümeyi ya da yaşamınızı sonsuza kadar tekerlekli sandalye veya bastonla sürdürmeyi öğretiyorlar. Bu nedenle tek başıma yürüyebileceğim ve tekerlekli sandalyeye ihtiyaç duymayacağım bir noktaya gelebileceğimi hiç düşünmemiştim. Fizyomer’e ve burada bulunan herkese çok minnettarım.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/amerikadan-geldi-fizyomerde-yeniden-yurumeye-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/crop/1280x720/esgazete-com/uploads/2026/08/amerikadan-geldi-fizyomerde-yeniden-yurumeye-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="16182"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık-İş’ten yeni rektöre mesaj: “Sağlık işçisini görün”]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/saglik-isten-yeni-rektore-mesaj-saglik-iscisini-gorun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/saglik-isten-yeni-rektore-mesaj-saglik-iscisini-gorun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde yeni rektörün kim olacağına ilişkin tartışmalar sürerken, Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Eskişehir İl Başkanı Uğur Özatak, yeni dönemden beklentilerini açıkladı. Herhangi bir rektör adayını desteklemediklerini belirten Özatak, “Bizim tarafımız belli; biz sağlık işçisinin tarafındayız” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1></h1>

<p><strong>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde yeni rektörün kim olacağına ilişkin tartışmalar sürerken, Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Eskişehir İl Başkanı Uğur Özatak, yeni dönemden beklentilerini açıkladı. Herhangi bir rektör adayını desteklemediklerini belirten Özatak, “Bizim tarafımız belli; biz sağlık işçisinin tarafındayız” dedi.</strong></p>

<p>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde (ESOGÜ) yeni rektörün kim olacağı kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Eskişehir İl Başkanlığı da konuya ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p>İl Başkanı Uğur Özatak, sendika olarak herhangi bir rektör adayını desteklemediklerini ve isim önermediklerini belirterek, asıl beklentilerinin çalışanı merkeze alan bir yönetim anlayışı olduğunu ifade etti.</p>

<h2>“Sağlık işçisi birkaç meslek grubundan ibaret değil”</h2>

<p>Sağlık işçilerinin belirli meslek gruplarına indirgenmesine tepki gösteren Özatak, üniversite hastanesinde 4/D işçi statüsünde çok farklı alanlarda görev yapan çalışanların bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Özatak, “Bu hastanede hemşireden laboranta, teknikerden teknisyene, hastabakıcıdan sekretere ve temizlik çalışanına kadar çok geniş bir çalışan kitlesi var. Aralarında üniversite ve yüksek lisans mezunu arkadaşlarımız da bulunuyor. Sağlık işçisi dediğimiz zaman birkaç meslek grubunu sayıp geçemezsiniz. Sağlık işçisi hastanenin her alanında var” dedi.</p>

<p>Sağlık hizmetinin niteliğinin çalışanların koşullarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Özatak; ekonomik şartlar, iş yükü, sosyal haklar ve çalışma barışının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2>“Tıp kökenli olması avantaj sağlayabilir”</h2>

<p>Yeni rektörün sağlık hizmetlerinin gerçeklerini bilen bir isim olmasının önemine dikkat çeken Özatak, tıp kökenli ve sağlık hizmetlerinin içerisinden gelen bir rektörün önemli bir avantaj sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p>Ancak bunun tek başına yeterli olmayacağını belirten Özatak, “Hangi meslekten gelirse gelsin, yeni rektör çalışanı dinleyen, sahaya inen, sorunları doğrudan çalışanlardan öğrenen ve emeğe değer veren bir yönetici olmalı. Çalışanı görmeden ve sahadaki gerçekleri dinlemeden sağlıklı bir yönetim anlayışı oluşturulamaz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Ayrıcalık değil, adalet istiyoruz”</h2>

<p>Sağlık işçilerinin herhangi bir ayrıcalık talep etmediğini kaydeden Özatak, beklentilerini şöyle sıraladı:</p>

<p>“Emeğimizin karşılığını, adil bir yönetimi, çalışma barışını ve insanca çalışma koşullarını istiyoruz. Yeni rektör kim olursa olsun beklentimiz değişmeyecek. Sağlık hizmetini bilen, çalışanını dinleyen, emeğe değer veren ve üniversite hastanesinin gerçeklerini sahada görebilen bir yönetim istiyoruz.”</p>

<h2>Yeni rektöre dört mesaj</h2>

<p>Özatak, göreve gelecek yeni rektöre çağrısını ise şu sözlerle yaptı:</p>

<p><strong>“Sağlık işçisini görün. Çalışanın sesini duyun. Emeğini görün. Sorunlarını dinleyin.”</strong></p>

<p>Üniversite hastanesinin gerçek gücünün yalnızca binalar, cihazlar veya makamlar olmadığını vurgulayan Özatak, “Bu hastanenin gerçek gücü burada her gün emek veren insanlardır” dedi.</p>

<p>Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Eskişehir İl Başkanlığı olarak sağlık işçilerinin haklarını savunmaya devam edeceklerini belirten Özatak, açıklamasını, <strong>“Kim atanırsa atansın bizim tarafımız belli: Biz sağlık işçisinin tarafındayız”</strong> sözleriyle tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/saglik-isten-yeni-rektore-mesaj-saglik-iscisini-gorun</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/crop/1280x720/esgazete-com/uploads/2026/08/ugur-ozatak-1.jpg" type="image/jpeg" length="92503"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık sorunu yaşamamak için ilaç saklama şartlarına dikkat]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/saglik-sorunu-yasamamak-icin-ilac-saklama-sartlarina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/saglik-sorunu-yasamamak-icin-ilac-saklama-sartlarina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong> Eskişehir</strong>'deki eczacı Ayşe Ceren Çetinova, ilaçların prespektüste de belirtilen saklama şartlarına dikkat edilmesi gerektiğini, aksi taksirde zehirlenmeye kadar varan sağlık sorunları yaşanabileceğini söyledi.<br />
Birçok ilacın ambalajı içinde saklama şartlarıyla ilgili farklı bilgiler yer alıyor. Bazı ilaçların ev ortamında veya ışık almayan dolaplarda, bazılarının ise buzdolabı gibi farklı yerlerde muhafaza edilmesi tavsiye edilirken eczacı Ayşe Ceren Çetinova, konuyla ilgili vatandaşlara bazı uyarılarda bulundu. Çetinova, ilaçların bozulmaması için önerilen saklama şartlarına dikkat edilmesinin önemli olduğunu vurguladı.<br />
<br />
"Buzdolaplarında saklamak şekerlenme süresini arttırıyor"<br />
İlaçların uygun saklama şartları hakkında konuşan Çetinova, "İlaçlar, direkt güneş ışığının almadığı alanlarda, karanlıkta veya dolap içerisinde muhafaza edilmeli. Su ve nem gibi şartlara dikkat edilerek koruduğunuz sürece bir sıkıntı olmaz. Fakat bazı vatandaşlarımız ilaçların korunmasını sağlamak amaçlı buzdolaplarında muhafaza ediyorlar. Örnek verirsek, şurupları buzdolaplarında saklamak şekerlenme süresini arttırıyor ki bu durumda bizim istemediğimiz bir şey" dedi.<br />
<br />
"Zehirlenme gibi şikayetler de ortaya çıkabilir"<br />
İlaçların, saklama şartlarına uyulmaz ise ciddi sağlık etkileri olacağı hakkında uyarılarına devam eden Ayşe Ceren Çetinova, "Çok güneşte veya nemli ortamlarda ilaçları muhafaza edersek içerisindeki etken maddenin yapısı bozulabilir. Fakat bu ilaçların türüne göre değişimde gösterebilir. Bu bozulan ilaçları bazı vatandaşlarımız farkında olmadan da tüketebiliyor ve böyle durumlarda ise çok ağır olmasa da mideye olumsuz etki edebilir. Özellikle şurup türlerinde yutmakta zorluk çekebilir. Zehirlenme gibi şikayetlerde ortaya çıkabilir. Böyle belirtiler görüldüğünde ise vatandaşların ilacı bir daha kullanmamalarını öneriyoruz" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/saglik-sorunu-yasamamak-icin-ilac-saklama-sartlarina-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/crop/1280x720/esgazete-com/uploads/2026/08/saglik-sorunu-yasamamak-icin-ilac-saklama-sartlarina-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="44205"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser taraması için ikna çabası Amerika'da yaşayan kadını şaşırttı]]></title>
      <link>https://www.esgazete.com/kanser-taramasi-icin-ikna-cabasi-amerikada-yasayan-kadini-sasirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.esgazete.com/kanser-taramasi-icin-ikna-cabasi-amerikada-yasayan-kadini-sasirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici'nin vatandaşları birebir göüşerek kanser taraması yaptırmaya ikna etmeye çalıştığını gören Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) yaşayan Burcu Güleryüz, "Orada tanı sistemi, radyoloji sistemine ve doktorlara ulaşım çok zor. Sağlık müdürümüzü de çok tebrik ediyorum, bu kadar hizmet odaklı olması beni çok sevindirdi" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong> Eskişehir</strong> İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici'nin vatandaşları birebir göüşerek kanser taraması yaptırmaya ikna etmeye çalıştığını gören Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) yaşayan Burcu Güleryüz, "Orada tanı sistemi, radyoloji sistemine ve doktorlara ulaşım çok zor. Sağlık müdürümüzü de çok tebrik ediyorum, bu kadar hizmet odaklı olması beni çok sevindirdi" dedi.<br />
<br />
"Türk sağlık sisteminin ulaştığı seviyeyi takdirle karşılıyorum"<br />
Amerika'da kurumsal şirketlerde çalışıp iyi sağlık sigortalarına sahip olmalarına rağmen erken tanı ve ön tarama testlerine erişmekte ciddi sıkıntılar yaşandığını ifade eden 45yaşındaki gurbetçi vatandaş Burcu Güleryüz, Türkiye'deki devlet hastanelerinde sunulan imkânların büyük bir avantaj olduğunu söyledi. ABD'deki randevu, maliyet ve sevk süreçlerinin aksine <strong>Eskişehir</strong> Şehir Hastanesi'nde sıra beklemeden kapsamlı taramalarını yaptırabildiğini belirten Güleryüz, Türk sağlık sisteminin ulaştığı seviyeyi takdirle karşıladığını aktardı.<br />
<br />
"Özel hastane tadında bir hizmet"<br />
Konuyla alakalı konuşan Burcu Güleryüz, "İyi bir sağlık sigortam olmasına rağmen maalesef sistemden dolayı her test, özellikle ön tanı, bu şekilde kanser tarama testleri çok zor. Ulaşım sağlanamıyor, sigortalar ödemediği için. Bu nedenle tatil için geldiğimde bütün testlerimi genelde Türkiye'de yaptırıyorum. Bunun da çok avantajını gördüm. Şu anda mesela 45 yaşındayım ve kemik tarama testimi yaptırdım. Ön tanı, teşhisi görülüyor. Bu şekilde hizmetler gerçekten özellikle ön tanı, ön teşhis çok önemli, ön tarama testleri çok önemli. Orada genellikle tanı sistemi, özellikle radyoloji sistemine ulaşım çok zor, doktorlara ulaşım çok zor. Mesela KETEM gibi bir sistem yok. Herkesi taramayla çağırabilen, sizin doktorlara ulaşıp belirli bir ücret ödeyip o şekilde bütün taramalarınızı yaptırmanız gerekiyor. Ben çok mutlu oldu, çok şaşırdım. Bu hastaneyi de çok beğendim. Hakikaten ben normalde İstanbul'da yaşıyorum lokasyon olarak. <strong>Eskişehir</strong>liyim ama daha önceden İstanbul'daydım. Orada birçok özel hastaneye gittim. Daha çok hep özel hastaneleri tercih ediyordum açıkçası. Burası gerçekten bir özel hastane tadında hizmet veren bir hastane kuruluşu olmuş. Sağlık müdürümüzü de çok tebrik ediyorum. Çok ilgili; doktorlarıyla, hastalarıyla. Çok şaşırdım burada gördüğüm için kendisini. Çok da mutlu oldum, bu kadar hizmet odaklı olması beni çok sevindirdi" dedi.<br />
<br />
"Taramaları vatandaşın ayağına kadar getirdik" dedi.<br />
<strong>Eskişehir</strong> Şehir Hastanesi Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) birimindeki saha çalışmalarını yerinde inceleyen <strong>Eskişehir</strong> İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ise hastane koridorlarında vatandaşları karşılayarak erken teşhisin hayat kurtarıcı rolüne dikkat çekti. Sağlık ekipleriyle birlikte yürütülen çalışmalarda vatandaşlarla birebir sohbet eden Bildirici, kanser taramalarını ertelememeleri konusunda vatandaşları bilgilendirerek tarama noktalarına yönlendirdi. Vatandaşları kanser taraması için ikna etmeye çalışan <strong>Eskişehir</strong> İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ise şöyle konuştu;<br />
"Aslında KETEM hizmeti Türkiye'nin birçok yerinde sağlıklı hayat merkezlerindeki KETEM birimleri marifetiyle yapılıyor. Biz KETEM taramalarını neredeyse artık vatandaşın ayağına kadar getirmiş durumdayız. Sahadaki gerek ben, gerek Halk Sağlığı Başkanlığımız, başkan yardımcılarımız, ilçe sağlık müdürlerimiz nerede vatandaşa ulaşabiliyorlarsa -bu bazen cuma namazı cami çıkışı olabiliyor, bazen semt pazarı olabiliyor, bazen bir alışveriş merkezinin önü oluyor-.<br />
Ama Sayın Bakanımızın son dönemde ortaya koyduğu irade ile birlikte artık 2. 3. basamak hastanelerimizde de KETEM temas noktalarımız var. Bizim ilimizde de gerek Yunus Emre Devlet Hastanemizde, gerekse <strong>Eskişehir</strong> Şehir Hastanesinde, gerekse Ağız Diş Sağlığı Hastanemizde bu tür KETEM temas noktaları oluşturduk. Burada vatandaşlarımıza daha kolay, daha çabuk, daha hızlı ve daha kapsamlı ulaşabiliyor ve onlara tanıtıcı bilgileri veriyoruz. Erken taramanın önemi tartışılmaz, anlatılmaz. Ne kadar erken tanıyıp ne kadar erken teşhis koyabilirseniz hastalık da o kadar kür hâline gelebiliyor. Yani ileri evre, evre 2, 3, 4 artık biliyorsunuz bu dönemde cerrahi müdahaleler söz konusu olabiliyor, yoğun radyoterapiler söz konusu olabiliyor, yoğun ilaç kullanımları söz konusu olabiliyor. Ama erken dönemde erken tespit edebilirseniz küçük müdahalelerle hayatınızı sorunsuz, yaşam kaliteniz bozulmadan idame ettirebiliyorsunuz. O yüzden bu tür taramaların kıymetli ve önemli olduğunu söyleyebilirim. Biz de bu taramaları biliyorsunuz ücretsiz olarak yapıyoruz. Bir şekilde aslında hem vatandaşımızdaki farkındalığı hem görünürlüğü artırma gayreti içerisindeyiz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık Haberleri</category>
      <guid>https://www.esgazete.com/kanser-taramasi-icin-ikna-cabasi-amerikada-yasayan-kadini-sasirtti</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Aug 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://esgazetecom.teimg.com/crop/1280x720/esgazete-com/uploads/2026/08/kanser-taramasi-icin-ikna-cabasi-amerikada-yasayan-kadini-sasirtti.jpg" type="image/jpeg" length="65068"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
