AHPADİ Kadın Hakları Komisyonu Sözcüsü Av. Selin Özdemir, “Kadına yönelik şiddetin ve ayrımcılığın önlenebilmesi için öncelikle; 1 Ağustos 2014 yürürlük tarihli İstanbul Sözleşmesi’ne Türkiye yeniden taraf olmalı” dedi. 

Türkiye'de her 10 kadından 4'ünün yaşamının bir döneminde şiddete maruz kaldığını aktaran Av. Selin Özdemir, “2021 yılının Türkiye’sinde hala kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık devam ediyor. Çocuk yaşta evlendirme, cinsel, fiziksel, duygusal olmak üzere şiddetin her türüne maruz kalırken, çocukluğunda cinsel istismara uğrayanların oranı yüzde 9'u buluyor. Boşanmış veya ayrı yaşayan kadınların yüzde 75'i ise yine fiziksel şiddete maruz kalıyor. 2021 yılı sona ermeden 250’den fazla kadın cinayeti işlendi. Cinayetlerin failleri iyi hal yahut haksız tahrik indirimleri ile ödüllendirilirken, yaşam hakları ellerinden alınan kadınlar; öldükten sonra dahi giydikleriyle, yiyip içtikleriyle, arkadaşlarıyla, aileleriyle ve başkaca sebeplerle eleştirilip teşhir edilmeye, manevi hatıraları rencide edilmeye devam etti” şeklinde konuştu.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NE YENİDEN TARAF OLUNMALI

AHPADİ olarak, kadına şiddetin kültürel, ekonomik, sosyal kaynakları olduğu gibi önleyici koruma yöntemlerinin, cezai yasal zeminin ve ıslah müessesinin de yetersiz olduğunu düşündüklerini ifade eden Özdemir, şöyle konuştu: “Kadına yönelik şiddetin ve ayrımcılığın önlenebilmesi için öncelikle;  1 Ağustos 2014 yürürlük tarihli İstanbul Sözleşmesi’ne Türkiye yeniden taraf olmalı ve kadına yönelik şiddete karşı devletin sözüyle ve özüyle net bir duruş sergilemelidir. Uygulamada kadına yönelik şiddet eylemlerini cezasız bırakarak adeta faili yeniden suç işlemeye teşvik eden ceza yasası ve yorumu terk edilmeli, failleri ‘nasıl olsa bir şey olmuyor’ kanısına vardıran infaz yasasının, cezaların caydırıcılık ilkesine yaraşır biçimde yeniden düzenlenmelidir. Mahkemeler, haksız tahrik ve iyi hal indirimlerini uygularken kanunun lafzına ve amacına uygun bir biçimde değerlendirme yapmalı ve adaletten, hakkaniyetten şaşmamalıdır. Kadınların iş ve çalışma hayatında, sosyal hayatta, aile içerisinde, siyasette kısacası hayatın her alanında söz aldığı ve desteklendiği; şiddet görmediği, öldürülmediği 25 Kasım’ları bayram havası içinde kutlamayı diliyor, saygılar sunuyoruz.”