ŞİMDİ SIRA AYŞE ÜNLÜCE’YE Mİ GELDİ?

Abone Ol

Bırakın Başkan İşini Yapsın…

Ne zaman ülkenin gerçek gündeminden uzaklaşsak, kendimizi yeni bir siyasi tartışmanın içinde buluyoruz.

Ekonomi can yakıyor. Hayat pahalı. Gençler gelecek kaygısı taşıyor. Emeklinin geçim derdi büyüyor. Adalet, eğitim, sağlık, kadınların ve çocukların güvenliği gibi ülkenin gerçek meseleleri çözüm bekliyor.

Ama biz neyi konuşuyoruz?

Partileri…

Kim gitti, kim kaldı?

Kim CHP'de kaldı, kim yeni partiye geçti?

Kim kimin yanında, kim kimin karşısında?

Dün dost olanlar bugün neden düşmanlaştırılıyor?

Asıl sormamız gereken soru belki de bu.

Ülkenin en köklü siyasi partilerinden CHP'nin yaşadığı sancılı süreci hep birlikte izledik. Özgür Özel'in son ana kadar CHP'den vazgeçmeyen tutumuna da tanık olduk.

Ama olmadı.

Halkın beklediği değişim gerçekleşmedi.

Sonunda yeni bir parti kuruldu.

Özgür Özel'in de ifade ettiği gibi, halkın kurduğu bir parti iddiasıyla yola çıkan bu yeni oluşum, programıyla da birçok insanda yeni bir umut yarattı.

Bunları elbette konuşacağız.

Siyaseti konuşacağız.

Partileri konuşacağız.

Yeni umutları da konuşacağız.

Ama birbirimizi düşmanlaştırmadan.

Çünkü bir insan CHP'den vazgeçmeyebilir.

Bir başkası yeni partiye umut bağlayabilir.

Bir diğeri hiçbir partiye kendisini yakın hissetmeyebilir.

Bunların tamamı demokratik tercihlerdir.

Manevi bir bağla CHP'den vazgeçmeyenlere de saygı duymalıyız, yeni bir yol arayanlara da…

Çünkü bu ülke hepimizin.

Tam da burada başka bir soruyu sormamız gerekiyor:

Şimdi sıra Ayşe Ünlüce'ye mi geldi?

Eskişehir'in sevgiyle, güvenle ve ötekileştirmeden seçtiği Ayşe Ünlüce'ye…

Neden başarılı bir belediye başkanını siyasi tartışmaların içine çekmeye çalışıyoruz?

Neden Eskişehirlinin sandıkta ortaya koyduğu iradeye saygı duymuyoruz?

Bırakın Ayşe Ünlüce işini yapsın!

Çünkü Ayşe Ünlüce ezberlenmiş siyasetin çirkinlikleriyle başkan olmadı.

Bağırarak olmadı.

Ötekileştirerek olmadı.

Birilerini düşman ilan ederek olmadı.

Siyasi kavgalardan beslenerek hiç olmadı.

Duruşuyla oldu.

Sakinliğiyle oldu.

Çalışkanlığıyla oldu.

İnsanlara güven veren o dupduru, temiz haliyle oldu.

Eskişehirliler onu sadece bir siyasi partinin adayı olduğu için seçmedi.

Ona inandıkları için seçti.

İşte bunu unutmamak gerekiyor.

Ayşe Ünlüce'nin başkanlığı bir siyasi partinin tapulu malı değildir.

Eskişehirlinin emanetidir.

Ve o emaneti kimin nasıl değerlendireceğine de kimse Eskişehirlinin yerine karar veremez.

Kararı halk verir.

İşiyle değerlendirir.

Hizmetiyle değerlendirir.

Duruşuyla değerlendirir.

Ve zamanı geldiğinde sandıkta son sözünü söyler.

Bugün farklı siyasi tercihler yaptık diye birbirimizi düşmanlaştırırsak, yarın aynı şehirde birbirimizin yüzüne nasıl bakacağız?

Biz Eskişehir'iz.

Aynı sokaklarda yürüyoruz.

Aynı pazarlardan alışveriş ediyoruz.

Aynı parklarda çocuklarımızı büyütüyoruz.

Aynı şehrin havasını soluyoruz.

Bizim birbirimize düşman olmaya değil, birbirimize sahip çıkmaya ihtiyacımız var.

Partiler değişebilir.

Yeni partiler kurulabilir.

Eski partiler kendini yenileyebilir.

Siyasi dengeler değişebilir.

Ama halkın huzuru, bütün bu tartışmaların üzerindedir.

O nedenle bugün Ayşe Ünlüce'ye yapılabilecek en büyük iyilik, onu siyasi hesapların ve kavga dilinin içine çekmemektir.

Bırakın Başkan işini yapsın.

Bırakın Eskişehir için çalışsın.

Bırakın şehrin sorunlarıyla ilgilensin.

Kadınlara, gençlere, çocuklara, emeklilere, esnafa, öğrencilere dokunsun.

Bırakın Eskişehir için üretsin.

Çünkü Ayşe Ünlüce bizim başkanımızdır.

Nasıl seçtiysek, yeniden de seçeriz.

Ama bu kararı bugün siyasi kulislerde konuşanlar vermeyecek.

Sosyal medyada birbirine laf yetiştirenler vermeyecek.

Birilerinin siyasi hesabı vermeyecek...