Bilecik'in Söğüt ilçesinde bu yıl 745'incisi düzenlenen Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Yörük Şenlikleri geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Törende konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, 'Söğüt'te bir çadırdan başlayan büyük yürüyüş, bugün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedeflerine doğru ilerlemektedir' dedi.
Osmanlı Cihan Devleti'nin temellerinin atıldığı Bilecik'in Söğüt ilçesinde, 745. Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Yörük Şenlikleri coşkuyla kutlandı. Türkiye'nin ve Türk dünyasının dört bir yanından gelen Yörük ve Türkmenlerin buluştuğu şenliklere; Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Başdanışmanı Muhammet Hanefi Macit, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İdris Şahin, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Selçuk Türkoğlu, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut, protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
'Söğüt'te yakılan kutlu ocak, bir milletin geleceğine yön vermiştir'
Törende konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bilecik'in tarihteki önemine değinerek, 'Bilecik ve Söğüt, sadece bir coğrafya değil; birkaç obadan üç kıtaya kök salan cihan devletinin adalet, hikmet ve cesaretle temelinin atıldığı mukaddes bir ocaktır. Ertuğrul Gazi'nin iradesi, Osman Gazi'nin cesareti ve Şeyh Edebali'nin 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' anlayışıyla şekillenen bu topraklar, kılıçtan önce adaleti ve gönülleri kazanmayı esas alarak medeniyet tarihimizin en güçlü taşıyıcısı olmuştur. Ahilikten Horasan erenlerine uzanan bu köklü hafızanın bugün de dipdiri tutulması, geçmişimizden devraldığımız en büyük sorumluluktur. Ecdadımızın fethedilen coğrafyalara getirdiği adalet ve hoşgörü anlayışı, asırlar boyunca bölgesel barışın teminatı olmuş; Söğüt'te dikilen o küçük fidan, tarih boyunca yıkılmak istense de her defasında daha güçlü kök salan devasa bir medeniyet çınarına dönüşmüştür' dedi.
'Terörsüz Türkiye yalnızca bir güvenlik meselesi değildir'
Birlik ve beraberlik vurgusu yapan Bakan Gürlek, 'İşte bu köklü mirası yarınlara taşıyacak olan geleceğimizin teminatı çocuklarımızı ve gençlerimizi modern çağın zihinleri esir alan tuzaklarından, millî ve manevi değerlerimizden uzaklaştıran her türlü tehditten korumak zorundayız. Gençlerimizi hedef alan bu tuzaklarla mücadelenin devlete getirdiği ekonomik yük ve zaman kaybı göz önüne alındığında, devletin tüm birimleriyle aldığı tedbirlerin yanı sıra en büyük görev ailelerimize düşmektedir. Anne ve babalar çocuklarını asla ihmal etmemeli, onlarla güçlü ve korunaklı bir etkileşim kurarak evlatlarımızı kendi öz değerlerine, tarihine ve kültürüne bağlı bireyler olarak yetiştirmek için daha fazla gayret göstermelidir. Ecdadımızdan miras kalan bu sarsılmaz birlik ve beraberlik ruhu, bugün Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve Cumhur İttifakımızın değerli ismi, büyük Türkmen beyi Sayın Devlet Bahçeli'nin kıymetli katkılarıyla Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda kararlılıkla sürdürülmektedir. Bu güçlü devlet aklı ve iradesinin en önemli tezahürlerinden biri olan 'Terörsüz Türkiye' hedefi, yalnızca bir güvenlik meselesi değil; Mehmet Âkif'in 'Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez' sözünde tecelli eden toplumsal kardeşliğimizi pekiştirme, milletimizin ortak geleceğini güvence altına alma ve ülkemizin önündeki tüm engelleri kaldırma kararlılığıdır. Söğüt'te yakılan bu kutlu ateş, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Devlet Bahçeli'nin öncülüğündeki bu tarihî birliktelik sayesinde, Türkiye Yüzyılı'nda da yolumuzu aydınlatmaya ve milletimizi muzaffer kılmaya devam edecektir' şeklinde konuştu.
'Türk milleti var olsun'
Kürsüye çıkan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Başdanışmanı Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit, 'Osmanlı Cihan Devleti'nin kuruluşu, sadece tesadüflerin veya askeri başarıların bir eseri değildir. Bu muazzam yükselişin arkasında, Türk milletinin binlerce yıllık devlet geleneği, bağımsızlık tutkusu ve 'Adaletle hükmetme' ülküsü yatmaktadır. Şeyh Edebali'nin Osman Gazi'ye mirası olan 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' kelamı, bu medeniyet tasavvurunun çekirdeğidir. Bizim medeniyetimiz, işgal etmek için değil, imar etmek için; sömürmek için değil, ihya etmek için yürümüştür. Vardığı her coğrafyaya barış, hoşgörü, mimari, ilim ve insan onuruna saygı götürmüştür. Bu ongun yükseliş, milletimizin milli benliğine, örfüne ve inancına sımsıkı sarılmasıyla mümkün olmuştur. Bu şekilde Osmanlı Cihan Devleti, Türk milletinin teşkilatçılık dehasını, savaşçı ruhunu ve adalet anlayışını harmanlayarak doğudan batıya uzanan devasa bir medeniyet havzası inşa etmiştir. Bu medeniyet Fatih'in vizyonunda; Liderimiz Devlet Bahçeli Beyefendi'nin ifadeleriyle; 'Bilinmelidir ki kendi köklerinden beslenmeyen, kendi medeniyet tasavvuruna sahip çıkmayan milletler, başkalarının çizdiği senaryoların figüranı olmaya mahkûmdur.' İşte bu hakikat doğrultusunda şunu çok iyi bilmeliyiz: Osmanlı Cihan Devleti'ni kuran, onu bir cihan devleti yapan ruh neyse; bugün Türkiye Cumhuriyeti'ni sonsuzluğa taşıyacak olan ruh da aynıdır. Bu ruh, Türk milletinin birliği, beraberliği ve yılmaz bağımsızlık iradesidir. Evet, Söğüt küçük bir uç kasabası olmaktan çıkmış; adı hukukta, mimaride, sanatta ve yönetim anlayışında Doğu ile Batı'nın kavşak noktasında devasa bir medeniyetin beşiği olarak tarihe altın harflerle kazınmıştır. Hiç kuşkusuz milliyetçiliğin kültürel yorumu ve düşünsel çerçevesi anlamını en sarih olarak somut varlıklarda ve sembolik mekânlarda yaşatır ve kalıcı kılar. Yine aynı doğrultuda siyasi bir söylemin tarihî yorumu mekân bakımından ele alındığında 'tarihi mekân' milletin tarihî aklının somut ifadesi olur. Bu bağlamda milliyetçiliğin kültürel ve tarihî yorumu kaynağını ve ilhamını Söğüt gibi hafıza mekânlardan alır. Aldığı kültürel ve tarihî yorumla geleneğini yarınlara taşır. Bu vesileyle; Ertuğrul Gazi ve Osman Gazi'den başlayarak Söğüt'ten Viyana kapılarına kadar adalet ve cesaretle hükmeden, bu toprakları bizlere vatan kılan tüm ecdadımızı, şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Türk milleti var olsun' dedi.
'Söğüt bir ruhtur, bir iradedir'
Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Söğüt'ün taşıdığı manevi mirasa vurgu yaparak, 'Söğüt, yalnızca bir yerin adı değildir; Söğüt bir ruhtur, bir iradedir. Küçük bir obadan cihanı kuşatan büyük bir devlet tasavvurunun adıdır. Bu topraklarda filizlenen anlayışın temelinde adalet, merhamet ve kardeşlik vardı. Malazgirt'te kapıları açan, Söğüt'te kök salan, Çanakkale'de geçit vermeyen ve Millî Mücadele'de ayağa kalkan ruh aynı ruhtur. Bugün bize düşen, bu kutlu emaneti aynı inançla gelecek nesillere teslim etmektir' ifadelerini kullandı.
'Ertuğrul Gazi bize devlet kurabilecek bir ahlâk bıraktı'
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ise konuşmasında kurucu ruhun önemine dikkat çekerek, 'Söğüt; bir obanın devlete, toprağın vatana, inancın iradeye, iradenin büyük bir medeniyete dönüştüğü yerdir. Burada yalnızca bir beylik kurulmadı. Burada, asırlar boyunca üç kıtaya adalet taşıyacak bir devlet anlayışının temelleri atıldı. Büyük devletler, önce büyük imkânlarla değil; büyük imanlarla, sağlam bir ahlâkla ve ortak bir ülküyle kurulur. Söğüt, geçmişte kalmış bir kuruluş hikâyesi değil; dara düştüğünde Türk milletine yeniden yol gösterecek bir istikamet levhasıdır. Ertuğrul Gazi bize hazır bir devlet bırakmadı; devlet kurabilecek bir ahlâk bıraktı. Bugün bize düşen, o ahlâka sahip çıkmaktır' dedi.
'Birliğimizi ve devlet şuurumuzu daima koruyacağız'
Ev sahibi olarak açılış konuşmasını gerçekleştiren Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut ise 745 yıldır süren geleneğin altını çizerek, 'Söğüt; bir çadırın obaya, obanın beyliğe, beyliğin devlete, devletin ise cihan medeniyetine dönüştüğü kutlu başlangıcın adıdır. Bizlere düşen; bu emaneti yalnızca hatırlamak değil, yaşatmak, anlatmak ve gelecek nesillere taşımaktır. Türk töresini unutmayacağız, ecdadımızın yolundan ayrılmayacağız. Birliğimizi, kardeşliğimizi ve devlet şuurumuzu daima koruyacağız' diye konuştu.