Gündem

“Suçun Sorumlusu 11. Yargı Paketi mi?”

AHPADİ Derneği Başkanı Mehmet Ektaş, 11. Yargı Paketi sonrası kamuoyunda artan suç ve güvenlik kaygılarına ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaptı.

Abone Ol

AHPADİ Derneği Başkanı Mehmet Ektaş, 11. Yargı Paketi sonrası kamuoyunda artan suç ve güvenlik kaygılarına ilişkin kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Ektaş, suç işlenmesinin tek sorumlusunun infaz düzenlemeleri gibi gösterilmesinin gerçekçi olmadığını vurgulayarak, asıl sorunun yapısal eksikliklerde yattığını söyledi.

“Yaşam Hakkını Korumak Devletin Yükümlülüğüdür”

Açıklamada, yaşam hakkının Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış temel bir hak olduğu hatırlatılarak, devletin özellikle tutuklu ve hükümlülerin yaşam hakkını koruma yönünde pozitif yükümlülüğü bulunduğu ifade edildi. Covid-19 salgını döneminde dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de cezaevlerindeki riskleri azaltmak amacıyla denetimli tahliyelere gidildiği anımsatıldı.

11. Yargı Paketi ve Tahliyeler

25 Aralık 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen düzenleme ile ilk etapta yaklaşık 55 bin hükümlünün tahliye edildiğini belirten Ektaş, yargılamaları süren dosyalar kesinleştikçe yaklaşık 40 bin kişinin daha bu haktan yararlanmasının öngörüldüğünü kaydetti.

Düzenlemenin, 31 Temmuz 2023’ten önce suç işleyip cezası bu tarihten sonra kesinleşen hükümlüleri kapsamaması nedeniyle geçmişte ciddi bir adaletsizlik yarattığını ifade eden Ektaş, bu sorunun giderilmesinin hukuk devleti ilkesinin gereği olduğunu dile getirdi.

“Kaygıları Görmezden Gelemeyiz”

Tahliyelerin, hükümlüler ve aileleri açısından sevinç yarattığını ancak toplumda ciddi kaygılara da neden olduğunu belirten Ektaş, bazı tahliye edilen kişilerin kısa sürede yeniden suç işlemesinin bu endişeleri artırdığını söyledi. Ancak suçun tek nedeninin “örtülü aflar” gibi sunulmasının sorunu çözümsüz bıraktığını vurguladı.

Çarpıcı Veriler: Cezaevleri Alarm Veriyor

AHPADİ Derneği Başkanı Ektaş, açıklamasında dikkat çeken istatistiklere de yer verdi:

  • Türkiye, Avrupa Konseyi ülkeleri arasında 100 bin kişiye düşen 408 mahpus ile en yüksek cezaevi nüfusuna sahip ülke konumunda.

  • Hapishanelerde doluluk oranı %140’ın üzerinde.

  • Cezaevinden çıkanların %45’i yeniden suç işliyor.

  • Personel başına düşen mahpus sayısı 4,5 ile Avrupa’nın en yükseği.

  • Türkiye, organize suçlar alanında dünya genelinde üst sıralarda yer alıyor.

Bu verilerin, ne suçun önlenebildiğini ne de hükümlülerin topluma kazandırılabildiğini açıkça ortaya koyduğunu belirtti.

“Sorun Çok Boyutlu, Çözüm Erteleniyor”

Ektaş’a göre yüksek suç oranlarının temel nedenleri arasında; eğitim eksikliği, yoksulluk, gelir adaletsizliği, şiddet ve nefret dili, önleyici kolluk hizmetlerinin yetersizliği, uzun yargılama süreçleri ve etkisiz rehabilitasyon politikaları yer alıyor. İnfaz sisteminin bu haliyle caydırıcılık ve ıslah amacını yerine getiremediğini kaydetti.

“Meclis Gerçek Gündemine Dönmeli”

Açıklamanın sonunda iktidar ve muhalefet milletvekillerine çağrıda bulunan Mehmet Ektaş, Meclis’in göstermelik tartışmalar yerine ülkenin gerçek sorunlarına odaklanması gerektiğini belirterek şu uyarıda bulundu:

“Bu sorunlar görmezden gelinirse, yurttaşlarımızın can ve mal güvenliği ciddi risk altına girecek; Türkiye, uyuşturucu kartellerinin egemen olduğu ülkelere benzer bir tabloyla karşı karşıya kalacaktır.”

Ektaş, başta barolar, üniversiteler ve ilgili sivil toplum kuruluşları olmak üzere tüm yetkilileri, suç ve infaz sistemi konusunda kalıcı ve bilimsel çözümler üretmeye davet etti.