Eskişehir Türk Ocağı’ndan ‘Tarihten Bugüne Doğu Türkistan Meselesi’ konulu konferans

Emekliler insanca yaşanacak aylık maaş istiyor Emekliler insanca yaşanacak aylık maaş istiyor

 
HABER / FOTOĞRAF: ERTUĞRUL ALTINEL – ESKİŞEHİR
 Eskişehir Türk Ocağı’nda ‘Tarihten Bugüne Doğu Türkistan Meselesi’ konulu konferans verildi.
Eskişehir Türk Ocağı tarafından 35 senedir yürütülen Perşembe Sohbetlerinde bu akşam kendisi de Doğu Türkistanlı ve Doğu Türkistan Vakfının son Başkanı araştırmacı yazar Hamit Göktürk konuşmasın da özetle:
‘’Türklerin Doğu Türkistan’daki varlığı Doğu Türkistan, Türklerin en eski çağlardan beri yaşadığı ve yüksek medeniyetler kurduğu kadim bir Türk yurdudur.
Doğu Türkistan, Orhon vadisinde atalarımızın kurduğu Hunlar, Göktürkler ve Uygur devletlerinin kurucu asıl unsuru veya bu devletlerin bünyesinde yer almıştır.   Kadim tarihi dönemlerde ülkede bağımsız Beylikler ve Hanlıklar şeklinde siyası varlıklarını sürdürmüşlerdir.
Doğu Türkistan’ın tarihi 3 safhada ele alınabilir;
Tam Bağımsızlık devri: 1759’daki ilk Çin istilasına kadar olan devir.
Mücadele devri: 1759 – 1949 arası Kızıl Çin istilasına kadar.
İşgal devri: 1949 dan günümüze kadar. 
DOĞU TÜRKİSTAN MESELESİNİN TEMEL SEBEBİ: ÇİN’İN KOMŞULARINI YOK ETME POLİTİKASI:
•    Çin çok kadim bir devlet geleneğine sahip olup,  bu devlet geleneğini Barbar olarak nitelediği komşuları Türkleri yok etmek için kullanmış ve kullanmaya devam etmektedir. 
•    Bütün Çin yönetimleri bu komşularını yok etme emellerini devletin temel siyasi politikası haline günümüze kadar sürdürmektedir.  
•    Çin kendinden olmayan başka bir millet ve topluluğu bünyesinde kabul etmemektedir.
•    Çin kendisinden başka diğer millet ve topluluklar ile bir arada yaşama kültür ve anlayışı yoktur. Farklılıkları tehdit olarak görmektedir.
•    Çin,  idaresi altına aldığı bir milleti ya asimile ederek veya dönüştürerek zamanla yok etmektedir.
•    Çin, günümüzde işgali altında 56 etnik gurubun yaşadığını ileri sürmekte, ancak günümüzde Uygur Türkleri ile Tibetlilerden başka diğer 54 etnik ulus ise, eritilip yok edilmişlerdir.  
•    Uygur Türkleriyse,  güçlü milli duyguları, derin dini inançları sayesinde günümüze kadar benliklerini koruya gelmişlerdir.
•    1989 Tiananmen öğrenci hareketinin Liderlerinden Örkeş Devleti, Ekim 1989’da ‘Biz 250 yıldır, Türklüğümüzü İslam dini sayesinde koruyabildik’ sözleri ile açıklamıştır. 
•    Bugün Doğu Türkistan’da Müslüman Türklerin, Çin ile mücadelesi bir Din savaşı olduğu kadar aynı zamanda bir Türk olarak varlığını koruma savaşıdır. 
•    Çin günümüzde Çin Rüyası adını verdiği bir proje ile sermaye, teknoloji ve yatırımlarını kullanarak Taşma ve yayılma emellerini gerçekleştirmek istemektedir. Bunların en önemlilerinden biri Çin’in ortaya attığı ‘Modern İpek Yolu Projesi’dir.
UYGUR SOYKIRIM BELGELERİ-2018:
•    Onlara (Uygurlara) asla acımayın kesinlikle Merhamet etmeyin!  
•    Uygur bölgesinde 'Nüfus oranı ve nüfus güvenliği, uzun vadeli barış ve istikrar için önemli temel   ve temel esastır.
•    Doğum kontrol politikaları ile 'tüm etnik grupların nüfuslarını eşit' hale getirilecek.
•    Bu direktiflerden sonra Uygur kadınlarını hedef alan zorla kısırlaştırma ve doğum kontrol kampanyaları başlatıldı
NANKEY RAPORU:
•    Uygurları kendi vatanlarında çeşitli yöntemlerle asimile ile yok etmek çok uzun süreli bir iş olup pek mümkün görülmüyor.
•    Uygurların asimile edilmelerinin bir an önce tamamlanabilmesi için onları ‘İşsizlik ve Fakirlikten kurtulma – Yaşam Seviyesinin Yükseltilme ve ihtiyaç fazlası   İşçi oldukları’ gerekçesi ile onların Çin’in iç bölgelerine mecburi göç ettirilmesi, dağıtılması ve Ülkelerinden uzaklaştırarak   etnik kimliklerinden koparılması ile ancak, mümkün olacaktır’’ dedi.
BİR KUŞAK BİR YOL PROJESİ VE DOĞU TÜRKİSTAN:
ÇKP Genel Sekreteri Xi Jingping 2012’de iktidara geldikten hemen sonra! Bir Kuşak-Bir Yol – Demir ipek yolu - Çin Rüyası” adı ile yeni küresel projeler ortaya attı ve Kuşak Yol Projesini 2013’de Astana’da açıkladı. Nisan 2014 Urumçi: Uygur bölgesi ülkemizin güvenliği için hayati derecede ve çok önemlidir. Bunu sağlamak için bölgeyi yerden göğe kadar çelik perdelerle öreceğiz ve öyle koruyacağız’’ ve:
•    Bu proje Çin’in yukarıda anlatmaya çalıştığımız milli hedefi olan Batı Bölgesi projesinin 21. yüz yıldaki modern versiyonudur.
•    Bu projeden dünya nüfusunun %65’i etkilenmektedir.
•    Projenin ana düğüm noktası Doğu Türkistan’dadır.
•    Çin yönetimi bu küresel projesinin önünde Doğu Türkistan’da yaşayan Türkleri engel olarak görmektedir.
•    Bunun için bu projenin tek ana güzergâhı ve düğüm noktasının güvenliği için Türkler yok edilmelidir.
•    Bunun için 01 Nisan 2017’de 50 maddeden oluşan ve sadece bölgede yaşayan Türklere uygulanacağı ilk maddede yer alan Terörcüler ve Radikalizmle Savaş yasasını çıkarmıştır.
•    Türklerin ellerindeki pasaportlarına el konularak yurt dışına çıkmaları yasaklandı.
•    Yurt dışında bulunanlar da ülkede yaşayan aileleri üzerinden geri çağırılmıştır.
•    Doğu Türkistan günümüzde dünyadan tamamen koparılmıştır. Yurt dışında yaşayanlar 6 yıldır aileleri ile hiçbir şekilde görüşememektedirler.
•    Ülke genelinde yüzlerce toplama kampları kurulmuş ve Türkler toplu şekilde tutuklanarak bu kamplara kapatılmışlardır.
•    Şu anda 1-3 milyon arasında Türk bu kamplarda tutuklu olarak hapiste tutulmaktadır.
•    Kamplarda tutulanlara fiziksel ve psikolojik işkenceler uygulanmaktadır.
•    Uygurlar toplama kamplarında tutuklu Uygurlar Köle/İşçi olarak çalıştırılmaktadır.
•    Bu toplama kamplarından kurtulanların ifadeleri insanlık dışı ve dehşet vericidir. 
BM. İNSAN HAKLARI YÜKSEK KONSEYİ UYGUR İNSAN HAKLARI RAPORUNU AÇIKLADI.
•     2018-2021 yılları arasında yapılan çalışmalar sonucu hazırlanan rapor 10 Aralık 2021’de yayınlanması beklenirken Çin’in baskıları ile 9 aylık bir gecikme ile 31 Ağustos 2022 tarihinde açıklandı. Raporda Çin’in Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerinin insanlık ve soykırım suçu ihtimaline yakın olduğu bildirildi.
ŞUNU ÖZELLİKLE DİKKATLERİNİZE SUNMAK İSTİYORUM:
En son salgın sebebiyle, güya hiçbir virüslü kalmayacak iddiasıyla yüksek katlı apartmanlarda hapsedilen kapıları kaynakla kapatılan ve evlerde yaşayanların açız, çocuğumuzun sütü yok suyu yok aşımız yok diye bağırmalarına rağmen Uygur Türklerinin yaşadığı apartmanda çıkan yangın sonucu 193 Uygur Türkü şehit olmuştur. 500 metre mesafedeki itfaiye yangına gelememiştir. Apartman sakinlerinin dışarıya çıkmalarına müsaade edilmemiş ve göz göre göre katledilmelerine yol acıkmıştır. Çin Hükümeti tepkileri etkisizleştirmek için 193 kişi yerine 10 kişinin öldüğünü açıklamak mecburiyetinde kalmıştır. Nihayet namuslu Çinlilerin bir kısmı da kem kendilerine yapılan baskıları hem de yangın katliamını kınayarak Pekin’de gösteri yapmışlardır. Yangında ölenlerin çoğu çocuk ve kadındır. Nitekim daha önce okumak üzere gelen bir gencin annesi ve üç küçük kardeşi de yangında şehit olmuştur.
•    Çin, Türkiye’deki Doğu Türkistan davasının savunulmasından ve desteklenmesinden son derece ürkmekte ve çekinmektedir. 
•    Çin yönetimi Türkiye’yi ve başkalarını Doğu Türkistan konusundaki niyetini çok iyi bilmektedir.
•    Bu nedenle ülkemizin resmi düzeyde, milletimizin ve STK’larımızın göstereceği tepki mutlaka karşılığını bulacak ve etkisini gösterecektir’’ dedi.
Başkan, GÖKTÜRK Ocak Başkanımıza Doğu Türkistan hakkında yayınlanan kitaplardan bir demetle Doğu Türkistan ekmeği ve Doğu Türkistan’dan gelen bir tabloyu hediye etti. Başkanımız da Şükran beratıyla çeşitli hediyeleri takdim etti.