Gündem

Tarlada erken uyarı, üreticide güven

Abone Ol

Tepebaşı Belediyesi’nin tarımsal üretimde hastalık ve zararlılarla mücadelede üreticilere yol gösteren Tahmin ve Erken Uyarı Sistemi, tarladaki emeği korurken üretim maliyetlerini de aşağı çekiyor. Gökdere Mahallesi’nde üretim yapan Mustafa Şahan, sistemden gelen uyarılar sayesinde hastalıkları daha ortaya çıkmadan takip ettiklerini ve sezonun yarısında yalnızca iki kez ilaçlama yaptığını söylüyor. Sistem, Eskişehir’de kamu hizmetine ilk sunulan erken uyarı istasyonları özelliğini taşıyor.

Tarımda artan girdi maliyetleri, özellikle zirai ilaç fiyatlarındaki yükseliş, üreticinin her geçen gün daha dikkatli ve planlı hareket etmesini gerektiriyor. Tepebaşı Belediyesi ise tarımsal üretimde teknoloji ve veriyi kullanarak üreticinin hem ürününü hem de emeğini korumasına destek oluyor. Tepebaşı Belediyesi’nin 2022 yılında BEBKA desteğiyle hayata geçirdiği Tarımsal Üretimde Tahmin ve Erken Uyarı Sistemi, Tepebaşı’nın kırsal mahallelerinde aktif olarak üreticilere hizmet veriyor.

Sistem kapsamında Cumhuriyet, Beyazaltın, Kavacık, Yusuflar ve Takmak mahallelerinde bulunan istasyonlardan alınan meteorolojik ve toprak verileri değerlendirilerek, bitkilerde hastalık ve zararlıların ortaya çıkması için uygun koşullar önceden belirleniyor. Üreticiler, ihtiyaç duyulan durumlarda kısa mesaj ve http://ziraitahmin.tepebasi.bel.tr web sitesi üzerinden bilgilendiriliyor.

“Sezonun yarısındayız, daha bir sefer ilaç kullandım”

Sistemin üretici açısından karşılığını ise en iyi tarladaki deneyim gösteriyor. Gökdere Mahallesi’nde domates, biber ve çeşitli sebzelerin yanı sıra hububat ve mısır üretimi yapan Mustafa Şahan, belediyenin düzenlediği bilgilendirme toplantısıyla sistem hakkında bilgi sahibi olduğunu belirtiyor.

Erken uyarı sistemi sayesinde bitkilerinde oluşabilecek hastalıkları önceden takip ettiğini anlatan Şahan, gelen mesajların ilaçlama kararında kendisine önemli bir yol gösterdiğini ifade ediyor: “Ben uyarılarla bitkilerimi kontrol ediyorum ve kullandığım ilaçlar da minimuma indi. Hastalıkları daha önceden tespit ediyoruz. Belediyemizin göndermiş olduğu mesajlardan faydalanarak hastalıklar ilerlemeden ilaçla müdahale ediyorum. Sezonun yarısındayız, daha iki sefer ilaç kullandım. İlaçlama maliyetimiz oldukça düştü.”

Şahan’ın deneyimi, erken uyarı sisteminin yalnızca hastalıklarla mücadeleye değil, üreticinin ekonomik yükünün azaltılmasına da katkı sunduğunu ortaya koyuyor. Hastalık görülmeden rutin ve gereksiz ilaçlama yapmak yerine, bitkinin gelişim durumu ve arazi koşulları dikkate alınarak ihtiyaç duyulan zamanda müdahale edilmesi hedefleniyor.

Tarladan merkeze saatlik veri

Tahmin ve Erken Uyarı Sistemi, temel olarak hastalık veya zararlı organizmaların ortaya çıkması için uygun koşullar oluştuğunda üreticinin zamanında bilgilendirilmesini sağlıyor. Bunun için istasyonlarda hava ve toprak sıcaklığı, nispi nem, yağış, yaprak ıslaklığı, basınç, rüzgar ve solar radyasyon gibi veriler ölçülüyor. Toprak nemi, sıcaklığı ve tuzluluğu da sensörlerle takip edilebiliyor.

Arazi şartlarından saatlik olarak toplanan veriler merkeze aktarılıyor ve bilgisayar destekli olarak değerlendiriliyor. Böylece hastalık ve zararlıların gelişimi açısından risk oluştuğunda üreticiye zamanında uyarı gönderiliyor.

Tepebaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü’nde görev yapan Ziraat Mühendisi Duygu Doğandor, sistemin temel amacının üreticinin doğru zamanda, doğru müdahaleyi yapmasını sağlamak olduğunu belirtiyor. Doğandor, “Erken uyarı sistemleri birer iklimlendirme istasyonları. Hava sıcaklığı, havanın nemi, toprağın nemi, sıcaklığı, tuzu, yaprak ıslaklık süresi gibi sensörlerle saatlik veriler alarak bitkilerde oluşabilecek hastalıkları ve zararlıları tahminliyoruz ve üreticilerimizi haberdar ediyoruz” diyor.

Domatesten buğdaya, cevizden mısıra geniş takip

Sistem yalnızca tek bir ürün grubuna yönelik çalışmıyor. Tepebaşı’nın farklı tarımsal üretim alanlarında yetiştirilen ürünlere yönelik çok sayıda hastalık ve zararlı takip edilebiliyor.

Domates ve patateste mildiyö, alternaria, kurşuni küf, külleme ve yaprak küfü gibi hastalıkların yanı sıra patates böceği; mısırda çeşitli yaprak yanıklıkları, gri yaprak lekesi, fusarium ve yeşil kurt; cevizde antraknoz, bakteriyel yanıklık ve iç kurdu; şeker pancarında cercospora ve külleme; buğday ve arpada ise pas, septoria, rizoctonia ve fusarium gibi hastalıklar izlenebiliyor.

Bağlarda mildiyö, kurşuni küf, külleme ve salkım güvesi; elma, armut ve ayvada kara leke, ateş yanıklığı ve iç kurdu gibi hastalık ve zararlılar da sistem kapsamında takip ediliyor. Kiraz, vişne, şeftali, erik ve kayısı gibi sert çekirdekli meyvelerde de çeşitli hastalık ve zararlılara ilişkin riskler değerlendiriliyor.

Bunun yanında feromon kameraları aracılığıyla domates güvesi, elma iç kurdu, gibi zararlıların ergin uçuşları izleniyor. Böylece zararlı popülasyonunun ekonomik zarar eşiğine ulaşma ihtimali değerlendirilerek mücadele zamanı konusunda üreticiye yol gösteriliyor.

Beş istasyon, geniş bir kırsal alan

Tepebaşı’nda beş farklı noktada kurulan erken uyarı sistemleri, yalnızca istasyonların bulunduğu mahallelerdeki üreticilere değil, benzer iklim ve üretim özelliklerine sahip geniş bir kırsal alana hizmet veriyor.

Beyazaltın istasyonunun verilerinden Kozlubel, Yakakayı, Kızılcaören, Danişment ve Gündüzler; Cumhuriyet istasyonundan Gökdere, Hasanbey, Fevziçakmak ve Muttalip; Kavacık istasyonundan Kozkayı, Emirceoğlu, Alınca, Eğriöz, Bektaşpınarı, Hekimdağ ve Uludere; Yusuflar istasyonundan Satılmışoğlu, Yukarısöğütönü, Çukurhisar, Aşağısöğütönü, Keskin, Turgutlar, Boyacıoğlu ve Karagözler; Takmak istasyonundan ise Kızılinler, Yeniakçayır, Yörükakçayır, Aşağıkartal, Yukarıkartal, Nemli, Mollaoğlu, Çanakkıran, Musaözü, Yeniincesu ve Gökçekısık mahallelerindeki üreticiler yararlanabiliyor.

Hedef: Daha az ilaç, daha sağlıklı ürün

Sistemin ortaya çıkışında önemli bir ihtiyaç bulunuyor: Hastalık ve zararlıların gelişimi, hava koşulları ve bitkinin gelişme dönemiyle doğrudan ilişkili. Her yıl aynı hastalık veya zararlının aynı yoğunlukta ortaya çıkmaması nedeniyle, üreticinin yalnızca takvime bakarak ilaçlama yapması yerine arazi koşullarına dayalı verilerle hareket etmesi önem taşıyor.

Bu nedenle sistem, kimyasal mücadele gerektiğinde en uygun zamanın belirlenmesine yardımcı oluyor. Böylece gereksiz ilaçlamaların önüne geçilmesi, mücadele maliyetlerinin azaltılması, ürünün ekonomik değerinin korunması ve ilaç kalıntısı riskinin düşürülmesi hedefleniyor.

Tepebaşı Belediyesi’nin çalışması aynı zamanda faydalı organizmaların ve doğal dengenin korunmasına, insan sağlığı ve çevrenin gözetilmesine ve daha sürdürülebilir bir tarımsal üretim anlayışının güçlenmesine katkı sağlıyor.

Meteorolojik veriler yalnızca hastalık ve zararlı takibinde değil; olası don, sel ve dolu riskleri, bitki koruma ve ilaçlama koşulları, gübreleme verimliliği ile ekim ve hasat dönemlerindeki hava koşullarının değerlendirilmesinde de kullanılıyor.

Tarladaki sensörlerden üreticinin cep telefonuna ulaşan uyarıya uzanan sistem, böylece teknolojiyi doğrudan üreticinin günlük kararlarına taşıyor. Gökdere’de Mustafa Şahan’ın sözleri ise bu teknolojinin sahadaki karşılığını net biçimde ortaya koyuyor: Daha doğru zamanda müdahale, daha az ilaçlama ve daha düşük maliyet.

Tepebaşı’nda tarımsal üretimde erken uyarı sistemi, üreticinin hastalık ortaya çıktıktan sonra değil, risk oluşmadan önce harekete geçmesine yardımcı olarak hem emeği hem de ürünün geleceğini koruyor.