Türk Ocakları’nın 110’uncu kuruluş yıl dönümünü, Eskişehir Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal yaptığı açıklama ile kutladı.

Depremi Değil Ama Afeti Önlemek Mümkün! Depremi Değil Ama Afeti Önlemek Mümkün!

 WhatsApp-Image-2022-03-25-at-13.05

Türk Ocakları’nın 110’uncu kuruluş yıl dönümünü, Eskişehir Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal yaptığı açıklama ile kutladı.

Nedim Ünal “Milli devletin kurucu asli unsuru abidevi kuruluşumuz Türk Ocakları’nın 110. kuruluş yıl dönümünü idrak etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.” diyerek sözlerine başladı. Türk Ocakları’nın bundan tam bir asır önce 25 Mart 1912 tarihinde kurulduğunu söyleyen Ünal, kuruluş tarihinden bu yana yaşananlar hakkında da bilgi verdi. Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşananların Türk Ocakları’nın kuruluşuna kaynaklık ettiğini belirten Ünal, şunları söyledi: “Balkan Harpleri’nin arefesinde devletimizin yok olmaya doğru gittiğini gören 190 Askeri Tıbbiyeli genç, 11 Mayıs 1911 tarihinde toplanarak bir metin kaleme aldılar. Birkaç ay süren tartışma ve hazırlıkların ardından 25 Mart 1912 tarihinde Türk Ocakları Derneği fiiline kuruldu.”

TÜRK OCAKLARI’NIN PAYI BÜYÜK

Başkan, “Türkiye, bütün imkânsızlıklara ve 1929 büyük dünya buhranı gibi devasa boyutlu dış meselelere rağmen, Cumhuriyet’in ilk on beş yılında, sağlıktan ekonomiye her alanda, göz kamaştırıcı neticelerini elde etmiştir. Bunda, Türk milletini yaşatmayı ve yüceltmeyi şiar edinmiş olan Türk Ocakları’nın payı çok büyüktür.” dedi

GÖÇMENLER PLANLI ŞEKİLDE DAĞITILSIN

“Türkiye’nin en önemli meselelerinden birisi de son yedi, sekiz seneden bu tarafa Türkiye’ye gelen muhacir ve göçmenlerin durumudur.” diyen Ünal, Iraklı Türkmen ve Afganistanlı Özbek soydaşların ülkenin hassas bölgelerinde iskan etmesi gerektiğini ve Suriye’den gelen göçmenlerin de büyük şehirlerden alınarak, planlı şekilde Anadolu’nun başka yerlerine dağıtılması gerektiğini ifade etti. Nedim Ünal sözlerini şöyle bitirdi: “Dünya ve komşularıyla eşit düzeylerde münasebetler geliştirmiş; figüran değil oyun kurucu olmayı hedefleyen bir Türkiye’nin; dünyanın kalbi olması noktasında olan Anadolu topraklarında dün olduğu gibi bugün de dünyanın geleceğini etkileyecek hadiseler meydana getirmesi zor değildir.”