DSP Genel Başkan Yardımcısı Dilara Tambova, URAYSİM konusunda açıklamalarda bulundu.

Tambova, “Geçtiğimiz 10 yıl süresince gündemimizde olan; ancak ağırlıklı olarak son 2 yıldır kamuoyunu sürekli meşgul eden ve adeta ikiye bölen, adına da URAYSİM dediğimiz ciddi bir meselemiz mevcuttur. Buradaki en büyük sorun, iktidarın, her ne olursa olsun istediğini yapma ve dayatma ısrarından kaynaklıdır ve bilimsel veri ya da raporları görmezden gelmesidir.

Bizzat bakanlar kurulu kararıyla ki: herhangi bir karara gereksinim olmaksızın, herkesin malumu olan ve adeta mücevher değerinde bir tarım arazisi olduğu konusunda, şüphe götürmez gerçeklik oradayken; bölgenin, böylesi bir tahribata maruz bırakılması konusundaki ısrarı anlamak mümkün değildir.

Birinci sınıf tarım arazisi ve “büyük ova” statüsünde korunması gereken verimli bölgemiz Alpu Ovası’nın, bu projeyle, kamulaştırma yapılarak, arazilerin; tarım arazisi vasfından çıkarılması kabul edilemez bir durumdur. Ayrıca, kamulaştırma işleminin temelini oluşturan “kamu yararı” ilkesi ve gerekliğine uyulmayan pek projeye imza atan bu iktidar; nasıl ki Türkiye genelinde, kamulaştırmayı keyfi ve menfi amaçlar için kullanmışsa şehrimizde yaşanan URAYSİM karmaşası da bunların bir benzeridir.

Yılmaz saldırı sonrası ilk açıklamayı Eskişehir'de yapacak Yılmaz saldırı sonrası ilk açıklamayı Eskişehir'de yapacak

Mahkeme kararına ve uzman bilirkişi heyetinin raporundaki “kamu yararı yoktur” tespitlerine rağmen, bu projede ısrar edilmesi, şehrimizin kalkınmasına yönelik aşırı bir heves midir? Yoksa kural ve bilim tanımazlığın tezahürü müdür bilinmez.

Bizler, şehrimizde ve ülkemizde yapılacak her türlü yatırım, sanayi kuruluşu veya teknolojik gelişmeye destek vermeye hazırız. Çünkü ülkemizin ekonomik anlamda kalkınması birincil isteğimiz ve görevimizdir.  Ancak doğru projelendirilmiş ve doğru bölgeler için tasarlanmış olması ön koşuluyla; zira ülkemiz bir tarım ülkesiyken, bugün savaş halinde olan bir ülkeden, tahıl koridoru açtırdık diye övünmek durumunda kalmamız da vaziyetin ibretlik halidir. Yaşadığımız bu olaylardan ders çıkarmalı, verimli tarım arazilerimizi heba etmek yerine, daha makul projeler geliştirmeliyiz. Aksi halde ülkemizi; enerji bağımlısı bir ülkeden, gıda bağımlısı bir ülke haline getiririz.”