Kültür sanat

Zamanı durduran sanat: Tezhip

Abone Ol

Eskişehir’de geleneksel Türk süsleme sanatlarının en zarif kollarından biri olan tezhip, sanatçı Nuray Çeliksoy’un ellerinde hayat buluyor. Yaklaşık 15 yıldır bu sanatın içerisinde yer alan ve usta-çırak geleneğini Eskişehir Türk Ocağı’ndaki atölyesinde sürdüren Çeliksoy, tezhibin yalnızca bir süsleme sanatı değil, aynı zamanda bir “sabır ve edep yolculuğu” olduğunu vurguluyor.

“Tezhip yolculuğum gönülden edilen bir duanın kabulüyle başlıyor”

Sanatla olan bağının manevi bir teslimiyete dayandığını ifade eden Nuray Çeliksoy, hocası Cemile Baybura ile yollarının kesişmesini şu sözlerle anlatıyor: “Tezhip yolculuğum, gerçekten gönülden ettiğim bir duanın kabulüyle gerçekleşiyor. Bu öyle güzel bir kabuldü ki hocası Prof. Dr. Fatma Çiçek Derman’ın ‘yaşayan sanat eserim’ dediği Cemile Baybura ile yollarımız kesişiyor.” Çeliksoy, İstanbul’daki köklü akademik ve geleneksel sanat silsilesinden beslenerek icazet almanın bir sanatçı için en büyük nasiplerden biri olduğunu belirtiyor.

Sabır sınavı: Hata kabul etmeyen bir sanat

Tezhibin kurallı ve disiplinli yapısına dikkat çeken Çeliksoy, bu sanatın ilk dersinin boya karıştırmak değil sabretmeyi öğrenmek olduğunu söylüyor. Bir desen tasarımının aylar sürebildiğini ifade eden sanatçı, sürecin zorluklarını şöyle anlatıyor: “Bazı çalışmalarda yapılan hataların geri dönüşü olmayabiliyor. Bir su damlası bile bazen aylarca emek verilen bir çalışmayı tamamen yok edebiliyor.”

“Ben yaptım” değil, “Hocam öğrendim”

Tezhibin ahlaki boyutunun teknik yönünden önce geldiğini vurgulayan Çeliksoy, bu sanatı bir “edep yolculuğu” olarak tanımlıyor. Usta-çırak ilişkisinin sanatın temelini oluşturduğunu belirtiyor: “Hocaya saygı, yaptığım işe saygı ve duruş çok önemli. ‘Ben yaptım’ demek yerine, ‘Hocamın gözetiminde öğrendim’ demek gerekiyor.” Çeliksoy ayrıca yaşayan bir sanatçının eserini izinsiz kopyalamanın etik olmadığını, her sanatçının özgün üretim yapması gerektiğini ifade ediyor.

Gelenekten geleceğe uzanan sanat

Klasik tezhip anlayışını günümüz dünyasıyla buluşturmayı hedeflediğini söyleyen Çeliksoy, son dönemde İngiliz Kraliyet Ailesi ve Japon İmparatoru için tasarımlar hazırlayan dünyaca ünlü bir mücevher tasarımcısıyla iş birliği sürecine hazırlandığını belirtiyor. Geleneksel motifleri takı sanatıyla buluşturacağını ifade eden sanatçı, sanat yolculuğunu şöyle değerlendiriyor: “Doğru şeyleri yaparsanız, iyi bir eğitimle insanlar sizi mutlaka buluyor. Geleneksel sanatımız aslında kendi içinde ne yapılması gerektiğini size öğretiyor.”

“15 yıldır hâlâ öğrenciyim”

Eskişehir’de 55 öğrenciye eğitim veren Çeliksoy, tezhip eğitiminde yüz yüze etkileşimin vazgeçilmez olduğunu vurguluyor. Uzaktan eğitimin bu sanat için yeterli olmadığını ifade ediyor: “Ekranda gördüğüm desenle gözün gördüğü gerçek boyut aynı olmuyor. Ben 15 yıldır bu işin içindeyim ve hâlâ hocama gidip geliyorum, hâlâ öğrenciyim. Bu bitmek bilmeyen bir süreçtir.”

Bir yaşam biçimi olarak tezhip

Tezhibin yalnızca bir sanat dalı değil, aynı zamanda ciddi bir fiziksel ve ruhsal disiplin gerektiren bir yaşam biçimi olduğunu anlatan Çeliksoy, mesleğine duyduğu saygıyı şu sözlerle aktarıyor: “Bu sanat günlük hayatımda da yüksek bir disiplin gerektiriyor. En ince hatları çizerken elimin titrememesi için günlük yaşamımda sağ elimle ağır hiçbir eşya taşımıyorum.” Bir çalışmanın bazen 6 ay sürebildiğini belirten sanatçı, sergilerde aldıkları en büyük karşılığın ziyaretçilerin hissettiği huzur olduğunu söylüyor: “Sergilerimizde insanların sadece ‘Ne kadar güzel’ demesinden ziyade, o sakinliği ve huzuru hissetmesi bizim için en büyük mükâfattır.”

Tezhip sanatının üç altın kuralı

Tezhip sanatında başarının sakinlik, sabır ve doğru rehberlikle mümkün olduğunu vurgulayan Çeliksoy, bu yola girmek isteyenlere şu tavsiyeleri veriyor: “Tezhip, sakin ve dingin bir insanın yapabileceği bir iştir. Aceleci olunmamalıdır. O çalışmayı sürekli işlemek ve bezemek müthiş bir sabır gerektiriyor. Bu yola gireceklerin meseleye bir sonuç değil, uzun bir süreç olarak bakması gerekiyor.” Sanatın teknik ve manevi gelişiminde doğru hocanın belirleyici olduğunu ifade eden Çeliksoy, sözlerini şöyle tamamlıyor: “İyi bir eğitim ve doğru bir üslupla seçilen hoca, öğrencisini gerçekten alıp yukarı taşıyor.”

Nuray Çeliksoy, tezhip sanatının yalnızca bir estetik üretim alanı değil, aynı zamanda yaşamın kendisine yön veren bir disiplin olduğunu ifade ediyor.