Utku Çakırözer, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında Eskişehir’de düzenlenen basın toplantısında emeklilerin yaşadığı ekonomik zorluklardan basın özgürlüğüne, susuzluk riskinden Yılmaz Büyükerşen hakkında yürütülen yargı sürecine kadar birçok başlıkta çarpıcı açıklamalarda bulundu.
“Emekliler İçin Mecliste Nöbet Tutuyoruz”
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geldiğini belirten Çakırözer, CHP Grubu’nun emekli maaşları düzeltilene kadar Meclis’te nöbet tutma kararı aldığını açıkladı. İktidar milletvekillerinin yeterli çoğunluğu sağlamaması nedeniyle Genel Kurul’un kapandığını hatırlatan Çakırözer, “Milyonlarca emekli açlık ve yoksullukla mücadele ederken Meclis’in kapanmasını kabul edemedik. Bu nedenle her gün 20 milletvekiliyle Meclis’te nöbetteyiz” dedi.
Torba kanunla en düşük emekli maaşının 20 bin TL’ye çıkarılmasının sorunu çözmeyeceğini vurgulayan Çakırözer, çözüm için iki temel adımın şart olduğunu söyledi:
-
En düşük emekli maaşının asgari ücrete endekslenmesi,
-
Asgari ücretin enflasyon dikkate alınarak en az 39 bin TL olması.
Basın Özgürlüğü Raporu: 610 Dava, 39 Tutuklama
Gazetecilik mesleğinden gelen bir milletvekili olarak her ay basın özgürlüğü ihlallerini raporladığını ifade eden Çakırözer, son bir yılın bilançosunu da paylaştı. Buna göre gazeteciler son bir yılda 610 kez hâkim karşısına çıktı, 39 gazeteci tutuklandı, 95 gazeteci gözaltına alındı.
Çakırözer, RTÜK’ün 2025 yılında eleştirel yayın yapan kanallara toplam 92 milyon 790 bin TL ceza kestiğini belirterek, Türkiye’nin basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 159. sıraya gerilediğini söyledi.
“Türkiye’nin En Büyük Medya Patronu Hükümet Oldu”
TMSF eliyle birçok medya kuruluşuna kayyum atandığını dile getiren Çakırözer, bu durumun basında işsizliği artırdığını vurguladı. Basın İlan Kurumu’nun uygulamalarının da Anadolu basınını kapanma ve birleşmeye zorladığını ifade etti.
Susuzluk Uyarısı: “Herkes Elini Taşın Altına Koymalı”
Kuraklık ve iklim krizinin Eskişehir için de ciddi bir tehdit olduğuna dikkat çeken Çakırözer, yerel yönetimler, DSİ, Valilik ve merkezi idarenin ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. “Bu konu siyasi hesaplara kurban edilmemeli, Eskişehir’in geleceği her şeyin önünde tutulmalı” dedi.
Yılmaz Büyükerşen Davası: “Hedef Alınması Tesadüf Değil”
Çakırözer, Yılmaz Büyükerşen’in yıllarca halkın oyuyla seçildiğini ve yargı süreçleriyle yıpratılmak istendiğini savunarak, “Yılmaz Hoca yalnız değildir. Arkasında Eskişehir ve tüm Türkiye vardır” ifadelerini kullandı.
CHP İl Başkanı Talat Yalaz: Gazetecilik Suç Değildir
Toplantıda konuşan Talat Yalaz, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün Türkiye’de bir mücadele günü haline geldiğini belirterek, “Basın özgür değilse toplum da özgür değildir” dedi.
Susuzluk ve Yılmaz Büyükerşen Açıklaması
Yalaz, Eskişehir’de şu an acil bir su sıkıntısı olmadığını ancak iklim krizi nedeniyle uzun vadeli planlamanın şart olduğunu vurguladı. Yılmaz Büyükerşen davasına ilişkin ise, ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığını hatırlatarak, “Bu süreçte Yılmaz Hoca’nın yalnız bırakıldığı algısı gerçeği yansıtmıyor. Sonuna kadar yanındayız” dedi.