“Bu başarı Odunpazarı emekçilerinindir”
14 Temmuz 2026’da kurulan Çağdaş-Sen’in ilk büyük başarısını Eskişehir’de elde ettiğini söyleyen Özkan, “Bu alkışı en çok hak eden Odunpazarı Belediyesi emekçileridir. Örgütlenme sürecinde tarafsız kalan Belediye Başkanımız Kazım Kurt’a teşekkür ediyorum. Ancak en büyük teşekkürü özgür iradesiyle tercihini yapan belediye çalışanlarına ve bu sürece öncülük eden Deniz Kalkan ile ekibine ediyorum” ifadelerini kullandı.
“10 günde 4 bin üyeyi aştık”
Sendikanın kısa sürede Türkiye’nin 16 ilinde örgütlenme çalışmalarına başladığını belirten Özkan, “Henüz 10 günlük bir sendikayız ancak 4 bin üyeyi aşmış durumdayız. Hedefimiz 25 Ocak 2027’de açıklanacak sendika istatistiklerinde 15 bin üyenin üzerine çıkarak iş kolu barajını rahatlıkla geçmek” diye konuştu.
“Belediye şirket işçilerine kadro istiyoruz”
Belediye çalışanlarının en büyük sorunlarından birinin şirket personeli olarak çalışmaları olduğunu dile getiren Özkan, belediye şirketlerinde görev yapan işçilere kadro verilmesi gerektiğini söyledi.
Pazartesi günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne iki ayrı dilekçe sunacaklarını açıklayan Özkan, “Belediye şirketlerinde çalışan işçilere amasız, fakatsız kadro verilmesini talep edeceğiz. Kamu kurumlarına geçen çalışanlar kadro aldı ancak belediye şirket işçileri bu haktan mahrum bırakıldı. Aynı işi yapan işçiler arasında büyük eşitsizlik var” dedi.
“Maaşlar İller Bankası payından güvence altına alınmalı”
Özkan, belediye çalışanlarının maaşlarının zamanında ödenemediği örneklerin arttığını belirterek, çözüm önerilerini de açıkladı.
“İzmir başta olmak üzere birçok belediyede işçiler maaşlarını geç alıyor ya da alamıyor. Biz maaşların devlet memurlarında olduğu gibi güvence altına alınmasını istiyoruz. İller Bankası’ndan belediyelere aktarılan paydan işçi ücretleri doğrudan çalışanların hesaplarına yatırılabilir. Bunun için yalnızca yasal düzenleme gerekiyor” diye konuştu.
“Belediye işçileri üvey evlat muamelesi görüyor”
Türkiye’de bir milyondan fazla belediye emekçisi bulunduğunu, bunların yaklaşık 950 bininin şirket işçisi olarak çalıştığını ifade eden Özkan, “Türkiye’de halka hizmeti büyük ölçüde şirket işçileri veriyor ama ücrette de çalışma koşullarında da üvey evlat muamelesi görüyorlar. Bu anlayışın değişmesi gerekiyor” dedi.
“Vergi adaletsizliği giderilmeli”
Toplu iş sözleşmeleriyle elde edilen ücret artışlarının vergi dilimleri nedeniyle kısa sürede eridiğini belirten Özkan, çalışanların yıl boyunca aynı oranda vergi ödemesi gerektiğini savundu.
“İşçinin maaşı yıl içinde yüzde 27’lere, yüzde 35’lere varan vergi kesintileriyle eriyor. Çalışanların gelir vergisi yüzde 10’da sabitlenmeli. İşçi ocak ayında ne alıyorsa aralık ayında da onu alabilmeli” ifadelerini kullandı.
“Kıdem tazminatı korunmalı”
Kıdem tazminatının değer kaybettiğini söyleyen Özkan, geçmişte emekli olan bir işçinin kıdem tazminatıyla ev ya da otomobil alabildiğini, bugün ise bunun mümkün olmadığını belirtti. “Kıdem tazminatının fona devredilmesine karşıyız. İşçilerin yılların emeği olan bu hakkının korunması gerekiyor” dedi.
“Hakaret değil, çözüm üreteceğiz”
Daha önce uzun yıllar Belediye-İş Sendikası’nda görev yaptığını hatırlatan Bayram Özkan, görüş ayrılıkları nedeniyle ayrılarak Çağdaş-Sen’i kurduklarını söyledi. “Belediye-İş’in birçok şubesi bize yönelik sert açıklamalar yapıyor. Biz buna aynı şekilde karşılık vermeyeceğiz. Hiçbir sendikaya hakaret etmeyeceğiz. Bizim gündemimiz işçinin sorunları ve bunlara çözüm üretmektir” diye konuştu.
“Üyemiz olsun olmasın tüm emekçilerin yanında olacağız”
Çağdaş-Sen’in yalnızca toplu sözleşme yapan bir sendika olmayacağını ifade eden Özkan, üyelerine sosyal destek de sağlayacaklarını belirtti. “Ankara’ya gelen hiçbir üyemizi sahipsiz bırakmayacağız. Anlaştığımız otellerde konaklama imkânı sağlayacağız. Hastalık gibi durumlarda ilgilenecek ekiplerimiz var. Yönetim dışında 10 kişilik profesyonel çalışma ekibimizle üyelerimize her konuda destek olacağız” dedi.
Özkan, konuşmasını “İşçinin özgür iradesini esas alan, çözüm odaklı ve demokratik bir sendikal anlayışı Türkiye’de büyütmek istiyoruz” sözleriyle tamamladı