Onlar TV ekibi Eskişehir’de yurttaşlarla buluştu. Programda konuşan gazeteci-yazar Barış Terkoğlu, Türkiye’de seçim süreçlerinin adil ve eşitlikçi yapısını kaybettiğini belirterek, devlet imkânlarının iktidar lehine kullanıldığını savundu.
Seçim dönemlerinde kamu gücünün tarafsız kalması gerektiğini vurgulayan Terkoğlu, seçimlerin artık yalnızca siyasi partiler arasında yapılan bir yarış olmaktan çıktığını ifade etti. Terkoğlu, “Seçim dediğiniz şey artık bir siyasi partiyle değil, adeta devletin imkânlarını kullanan bir organizasyonla yapılmaya başladı” dedi.
Kamu kurumlarının seçim süreçlerinde tarafsızlığını koruması gerektiğini belirten Terkoğlu, geçmiş seçim dönemlerinde kamu binalarında seçim afişlerinin görüldüğünü, devlet bürokrasisinin de zaman zaman muhalefet aleyhine açıklamalar yaptığını ileri sürdü.
Terkoğlu, “Anadolu’nun ücra bir köyündeki Tapu Kadastro Müdürlüğü’nden İçişleri Bakanlığı’na, Emniyet Müdürlüğü’ne kadar tarafsız olması gereken devlet kurumlarının seçim döneminde açıklamalar yaptığını gördük” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında medya eşitsizliğine de dikkat çeken Terkoğlu, özellikle TRT üzerinden örnek verdi. TRT’nin geçmişte seçim dönemlerinde siyasi partilere eşit yayın süresi tanıyan bir kanal işlevi gördüğünü belirten Terkoğlu, son seçimlerde bu dengenin bozulduğunu söyledi.
Terkoğlu, “Eskiden TRT’de bütün siyasi partilere eşit şekilde yer verilirdi. Herkes seçimde ne söylemek istiyorsa anlatırdı. Son seçimde bir partiye 48 saat, diğerine 32 dakika ayrıldı. Aradaki uçuruma bakar mısınız? Bu mu seçim?” diye konuştu.
Programda, CHP kurultay davasında verilen karar sonrası görevi devralan Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptıkları yayına değinen Terkoğlu, gazeteciliğin temel görevinin soru sormak olduğunu vurguladı. Yayın öncesinde kendilerine “Böyle bir yayın yapmayın” yönünde tepkiler geldiğini belirten Terkoğlu, geçmişte gazetecilerin her kesimden siyasetçiye ve farklı isimlere zor sorular yöneltebildiğini hatırlattı. Terkoğlu, Türkiye’de toplumun giderek ayrıştığını belirterek, “Artık herkes soru sorulmasını değil, kendi istediği kişiye kendi istediği soruların sorulmasını istiyor” dedi.
Terkoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gazetecilerle kurduğu ilişki biçiminin toplumda da benzer kapalı alanlar yarattığını ifade ederek, “Erdoğan Türkiye’yi zihnen zehirledi. Sadece kendi tarafını değil, muhalefet tarafında da kapalı mahalleler oluştu” diye konuştu.
Muhalefet anlayışına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Terkoğlu, muhalefetin yalnızca bir parti ya da birkaç isimden ibaret görülmemesi gerektiğini söyledi. Kadın hareketi, işçi hareketi, emekli hareketi ve gençlik hareketinin de bu mücadelenin parçası olduğunu belirten Terkoğlu, “Gerçek muhalefet, bütün bu toplumsal kesimlerin birleşimiyle anlam kazanır” dedi.
Konuşmasında karamsar bir tablo çizdiğini ancak umutsuz olmadığını ifade eden Terkoğlu, “Bir umudum var. O umudum da sizdedir” diyerek sözlerini noktaladı.