Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Başkut Güder, "Alpu ilçesi Esence Mahallesi yakınında planlanan altın-gümüş madeni projesinin, Türkiye'nin koruma altındaki tarım alanlarından biri olan Alpu Büyük Ovası'nı tehdit ettiğini belirterek, "Bu proje yalnızca Esence'yi değil, Eskişehir'in geleceğini etkileyecek bir domino etkisi yaratacaktır" dedi.
Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Başkut Güder, Alpu ilçesinin Esence ve Uyuzhamam mahalleleri yakınında planlanan altın-gümüş madeni projesine ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Güder, ÇED başvuru dosyasının Haziran 2026'da kamuoyunun gündemine geldiğini belirterek, proje alanının Türkiye'nin en önemli tarım alanlarından biri olan Alpu Büyük Ovası üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu söyledi.
Güder, Alpu Ovası'nın 52 bin hektarlık alanıyla 2017 yılında Bakanlık kararıyla Büyük Ova Koruma Alanı ilan edildiğini hatırlatarak, "Büyük ova statüsü; tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon ve amaç dışı kullanımlara karşı korunması gereken alanlar anlamına geliyor. Bu alanların tarım dışı faaliyetlere açılmaması gerekiyor" dedi.
"Maden sahası köylere çok yakın"
Proje alanının Eskişehir kent merkezine 42 kilometre, Alpu ilçe merkezine ise yaklaşık 7 kilometre uzaklıkta bulunduğunu ifade eden Güder, maden sahasının Esence Mahallesi'ne 245 metre, Uyuzhamam Mahallesi'ne 670 metre mesafede olduğunu söyledi. ÇED alanının ise Esence Mahallesi'ne yalnızca 30 metre uzaklıkta bulunduğunu belirten Güder, açık ocak işletmeciliğinin yerleşim alanlarını doğrudan etkileyeceğini dile getirdi.
"Tarımsal üretim büyük zarar görecek"
Bölgenin buğday, arpa, mısır, şeker pancarı ve kuru soğan üretimi açısından Eskişehir'in en verimli alanlarından biri olduğunu vurgulayan Güder, açık ocak işletmeciliği sırasında yapılacak patlatmalar ile oluşacak toz ve partiküllerin bitkilerin yapraklarını kaplayacağını söyledi.
"Bitkilerin gözenekleri kapanacak, fotosentez olumsuz etkilenecek. Özellikle mısırın döllenme döneminde ciddi verim kayıpları yaşanacak. Hem kalite hem de ürün miktarında düşüş meydana gelecek" diyen Güder, bölgedeki tarımsal üretimin geri dönülmez şekilde zarar göreceğini ifade etti.
"Mera alanları ve hayvancılık da etkilenecek"
ÇED alanı içerisinde çayır ve mera alanlarının bulunduğunu belirten Güder, açık ocak madenciliğinin yalnızca tarımı değil, hayvancılığı da olumsuz etkileyeceğini söyledi.
"Mera alanlarının zarar görmesiyle küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık da ciddi kayıplar yaşayacak. Hem hayvanların beslenmesi zorlaşacak hem de verim ve kalite düşecek" ifadelerini kullandı.
"Yeraltı suları tehlike altında"
Bölgede yeraltı su seviyelerinin son yıllarda önemli ölçüde düştüğünü dile getiren Güder, geçmişte 30-35 metrelerden ulaşılan suya bugün yaklaşık 300 metre derinlikten erişilebildiğini belirtti.
"Maden işletmesi faaliyete geçerse zaten hızla azalan yeraltı sularını tamamen kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağız. Su ve gıda güvenliği açısından çok büyük bir tehdit söz konusu" dedi.
22 Temmuz'da halk bilgilendirme toplantısı yapılacak
Doğa ve Yaşam Platformu olarak bölgede incelemelerde bulunduklarını anlatan Güder, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç'ın da ziyarete katıldığını söyledi. Farklı meslek odalarının projeyi kendi uzmanlık alanları açısından değerlendirdiğini belirten Güder, vatandaşlara çağrıda bulundu.
22 Temmuz Çarşamba günü saat 10.00'da Esence Mahallesi Camisi önünde yapılacak halkın bilgilendirme toplantısına tüm Eskişehirlileri davet eden Güder, şöyle konuştu:
"Bu yalnızca Esence'nin, Uyuzhamam'ın ya da Aktepe'nin meselesi değil. Bu proje domino etkisi yaratacak. Tarım, su kaynakları, mera alanları, hayvancılık ve insan sağlığı birlikte etkilenecek. Sekiz yıl sürmesi planlanan bu işletme boyunca bölge sürekli patlatma, toz ve gürültüye maruz kalacak. Sonuçta yalnızca Alpu değil, tüm Eskişehir etkilenecek."
Güder, Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi adına, Büyük Ova statüsündeki verimli tarım arazilerinde madencilik faaliyetlerine karşı olduklarını belirterek, Alpu Ovası'nın korunması çağrısını yineledi.