DSP Genel Başkan Yardımcısı Dilara Tambova 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, “212 sayılı fikir işçileri kanununa dayanan ve muhtevası itibariyle; hem basın hürriyetinin hem de emekçiliğin önemini vurgulayan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, patronaj sistemine karşı emeği; vatandaşın haber alma özgürlüğüne karşı da çıkarılmayan gazetelere, kendi sütunlarından cevap vererek, basının önemini vurgulayan tarihi bir olaydır. Bu eylem neticesinde ortaya çıkan ve çok anlamlı bir kutlama gününe dönüşen; bu, tarihi direniş sonucunda, tahakküm kurmak isteyen faşist zihniyetlerin, her alanda var olduğu ve basını sessiz kılarak; aslında, gazeteciyle birlikte vatandaşı da cezalandırdığı üzücü bir gerçekliktir. Buradaki “fikir işçileri” kavramı, gazetecinin misyonunu ve toplum için önemini net bir şekilde ortaya koymakta ve ayrıca; hak mücadelesi uğruna direniş göstermenin, toplum bilincini güçlendirmek adına önemini de ortaya çıkarmaktadır.

Bugün ülkemizde, basın özgürlüğü ya da ideal basın ilkelerinden söz etmek ise ne yazık ki mümkün değildir. Nasıl ki basın özgürlüğü; kaynağı belirsiz, manipületif haber yapmak değil ise gerekçesi ne olursa olsun, basına sansür uygulamakta, antidemokratik bir tutumdur.  Basına sansür konusunda ülkemiz, oldukça kusurludur ve yönetim gücünü muhafaza etmek isteyen herkes, muhalifleri etkisiz kılmak adına, öncelikle basını ve gazetecileri susturmaktadır. Bu baskıya direnenler ise ya mali yönden sıkıntı yaşamakta ya da kendilerine karşı açılmış olan davalarla uğraşmaktadır.

CHP’li Belediye Başkanları biraraya geldi CHP’li Belediye Başkanları biraraya geldi

Kendisini, gazeteci olarak tanımlamaktan büyük memnuniyet duyan Onursal Genel Başkanımız Sn Bülent Ecevit, siyasi hayatı boyunca;  basınla ilişkilerini, hiç adliyeye taşımamış ve hiçbir basın emekçisini mahkemeye vermemiştir. Yalan ve taraflı habere, en büyük tepkiyi; okuyucunun vermesi gerektiğine inanmış ve böylesi temel bir hakkın, hiçbir zaman adli şantaja dönüştürülmemesi konusunda hassasiyet göstermiştir. Zira haberi yapılan kişi ve kurumların, hukuken tekzip ve itiraz hakları da yasalarımızda mevcuttur. 

Ebetteki, gazetecilik adı altında, yalan ve iftira boyutunda yazılar yazan ve yayın yapan; toplumun hiçbir kesimi tarafından asla kabul görmeyen pek çok isim ve “sözde” yayın kuruluşu da vardır. Bu müptezellerle mücadele etmekte hepimizin görevidir. Buna mukabil, en zor koşullarda ve imkânsızlıklarla icra edilen ve toplum için çok önemli bir misyonu sürdüren, gerçek basın emekçilerimiz ve gazetecilerimize, yeterli önemi ve hak ettikleri saygıyı göstermiyor olmamız da en büyük eksikliğimizdir.  Gazetecileri, şahsi danışman ya da asistanlarımız gibi düşünürsek, basına en büyük ihaneti bizler yapmış oluruz; zira siyasetin ve toplumun yozlaşmasındaki en büyük etken, önce basının yozlaşmasıdır.

Tüm siyasi hayatım boyunca; Ecevit’in izinden gidip, basın emekçilerimize, azami değeri ve saygıyı göstermeye çalıştım. Kusurum olmuşsa da insanidir, asla menfi değildir. Bu duygu ve düşüncelerle, basın emekçilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü içtenlikle kutluyorum”