Eskişehir Demokrasi Güçleri tarafından Halkevi binasında yapılan basın açıklamasında 12 Eylül Darbesi’nin sonuçları hatırlatıldı.

CHP, EHP, EMEP, ESP, Halkevleri, HDP, TİP, TKH, Yeşil ve Sol Gelecek, Yaşam Bellek Özgürlük Derneği ve Yazarlar Sendikası’nın ortak açıklamasını HDP İl Eş Başkanı Şükriye Ercan okudu. Bundan tam 42 yıl önce bugün beş general tarafından Türkiye’nin kaderinin çizildiğini anımsatan Ercan, “Demokrasi, hukuk, insan haklarının ayaklar altına alındığı, yüzbinlerce insanın hapishanelere atıldığı, sistematik ve sürekli bir işkence uygulamasının gündelik hayatın rutinine dönüştüğü, neoliberal ekonomi politikaları ile insanların açlığa ve sefalete sürüklendiği darbe süreci yaşanmaya başlamıştı bugün.” diye konuştu.

Dünyada eşi benzeri görülmemiş bir baskı uygulandığın ifade eden Ercan, “Yüzbinlerce kişi tutuklanmış, işkencelerden geçirilmiş, idamlar gerçekleştirilmiş, işkencede onlarca kişi öldürülmüştür. Özel olarak Diyarbakır’daki uygulamalar, dünya işkence tarihinde yerini almıştır. Bugün de binlerce insan hukuksuz olarak hapishanelerde tutulmakta, insan hakları gözetilmemekte, düşman hukuku ve tecrit uygulanmaktadır. AİHM’in kararları hiçe sayılmakta, altına imza attığı uluslararası sözleşmeler kimsenin umurunda olmamaktadır. 12 Eylül darbesinin ilk icraatı siyasi partilerin kapatılması olmuştu. Bugün ise yine iktidardaki parti kendi iktidarını kaybetme korkusu ile siyasi partilerin kapatılması için uğraş vermektedir.” ifadelerini kullandı.

URAYSİM projesi mahkemeden döndü URAYSİM projesi mahkemeden döndü

Yaşanan ekonomik krizin; serbest piyasa ekonomisinin yerleştirilmesi ve kapitalist dünya ekonomisi ile bütünleştirilmesi amacıyla, 12 Eylül’de uygulanmaya başlanılan neoliberal ekonomi politikalarının sonucu olduğunu öne süren Ercan, “Devletin ekonomiden elini çekmesi sağlanmış, ulusun yıllardır tasarrufu olan devlet işletmeleri ‘özelleştirmelerle’ siyasi parti yandaşlarına peşkeş çekilmiştir. Bu uygulama günümüzde de hala devam etmektedir. Bugün enflasyonun yüzde yüzlerin üzerine çıkmasının nedeni, o dönemden beri devam eden ve devlet politikası haline gelen neoliberal politikalardır.” dedi. 12 Eylül Anayasası ile oluşturulan siyasi yapıyı eleştiren Ercan, “Seçim sistemindeki yüzde 10’luk baraj ile demokrasinin tam anlamıyla işleyişi engellenmiş, halkın iradesi meclise yansıtılamamıştır.” diye konuştu.

Şükriye Ercan sözlerini şöyle sürdürdü: “Emekçilerin haklarını alabilmesinin en önemli aracı olan grev hakkının kısıtlanması, sömürünün artmasına, ücretlilerin ekonomik durumlarının sürekli kötüleşmesine, yoksulluğun kronik bir hal almasına neden olmuştur. Bugün yaşadığımız yoksulluğun temel nedenlerinden biridir. 12 Eylül’den bugüne gelinceye değin tüm iktidarlar ve siyasi partiler, kısa vadeli ve bencil çıkarları yüzünden, 12 Eylül’ün ruhu ve maddeleşmiş hali olan Anayasayı değiştirmek için girişimde bulunmamıştır. İşlerine gelen kısımları bölük pörçük değiştirilmiş ama 12 Eylül faşizmini temsil eden ruhu aynen korunmaktadır.12 Eylül darbesinin en önemli sonuçlarından biri de halkın depolitize edilmesi, edilgen bir politik tavır alması sağlanmıştır. Söz konusu depolitizasyonu ortamında, darbeciler tarafından hazırlanan Anayasa, silahların gölgesinde, güya halkoyuna sunularak kabul ettirilmiştir. Bugün hala yürürlükte olan Anayasa böyle bir ortamın ürünüdür.Türkiye halklarının geleceği, çocuklarımıza ve gençlerimize yaşanabilir bir ülke bırakılması için öncelikle 12 Eylül faşizminin kapkaranlık gölgesi olarak kalan Anayasa’nın çağdaş demokrasilere uygun olarak değiştirilmesi gerekmektedir. Ancak o zaman 12 Eylül faşizminden kurtulunacaktır.”