Asayiş

Dolandırıcılıkta “IBAN kiralama” yöntemine dikkat

Sosyal medya üzerinden cazip görünen küçük kazanç teklifleri… Bir banka hesabını kısa süreliğine kullandırmanın zararsız olduğu düşüncesi…

Abone Ol

Son dönemde artış gösteren dijital dolandırıcılık yöntemlerine karşı uzmanlar uyarıyor

Sosyal medya üzerinden cazip görünen küçük kazanç teklifleri… Bir banka hesabını kısa süreliğine kullandırmanın zararsız olduğu düşüncesi… Ancak uzmanlara göre bu masum görünen tekliflerin ardında ciddi suç örgütleri ve ağır cezalar bulunuyor. Son yıllarda özellikle gençler arasında yaygınlaşan “IBAN kiralama” yöntemi, dolandırıcılık suçlarının önemli bir parçası hâline gelmiş durumda. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Karakehya ile Anadolu Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Özer Çelik, son dönemde artış gösteren IBAN kiralama yöntemi ve yapay zekâ destekli dolandırıcılık faaliyetleri konusunda vatandaşları uyardı. Uzmanlar, bu yöntemin hem teknik işleyişine hem de doğurabileceği ağır hukuki sonuçlara dikkat çekti.

Dolandırıcılıkta “IBAN kiralama” yöntemi

İnternet bankacılığının yaygınlaşmasıyla birlikte dolandırıcıların kimliklerini gizlemek için başkalarına ait banka hesaplarını kullanmaya yöneldiğini belirten Prof. Dr. Hakan Karakehya, bu yöntemin halk arasında “IBAN kiralama” olarak bilindiğini ifade etti. Karakehya, dolandırıcıların paranın izini kaybettirmek amacıyla başkalarına ait hesapları kullanmaya çalıştığını belirterek şu bilgileri verdi: “Dolandırıcılık suçunu işleyen kişiler, mağdurlardan elde ettikleri parayı aktarabilecekleri başkalarına ait hesapları temin etmeye çalışıyor. Bunun için de hesap sahiplerine belirli bir ücret teklif ederek hesaplarını kiralıyorlar.”

“Savcılıkla ilk karşılaşan kişi hesap sahibi oluyor”

Bu yöntemin özellikle paranın izini sürmeyi zorlaştırmak amacıyla tercih edildiğini vurgulayan Karakehya, soruşturma süreçlerinde ilk olarak hesap sahibinin karşılarına çıktığını söyledi. “Savcılık bir soruşturma başlattığında karşılarına çıkan ilk kişi, hesabını dolandırıcılara kullandıran kişi oluyor.” diyen Karakehya, bu durumun hukuki açıdan ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Karakehya ayrıca IBAN kullandırmanın; dolandırıcılık suçuna iştirak, müşterek faillik ya da suça yardım etme kapsamında değerlendirilebildiğine dikkat çekti.

“Haberim yoktu” savunması çoğu zaman geçerli olmuyor

Hesaplarını kullandıran kişilerin çoğu zaman suç işlemediklerini düşündüklerini belirten Karakehya, bu durumun önemli bir yanılgı olduğunu söyledi. “Birçok kişi ‘Ben kimseyi kandırmıyorum, parayı ben almıyorum, sadece hesabım kullanılıyor’ diye düşünüyor. Ancak ceza hukuku açısından durum böyle değerlendirilmiyor.” diyen Karakehya, kişinin hesabının bu tür bir eylemde kullanılabileceğini öngörmesine rağmen riski kabullenmesinin “olası kast” kapsamında değerlendirilebildiğini ve Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu ifade etti.

Cezalar 100 yıla kadar çıkabiliyor

IBAN kiralama yoluyla gerçekleştirilen dolandırıcılık suçlarının Türk Ceza Kanunu kapsamında “nitelikli dolandırıcılık” olarak değerlendirildiğini belirten Karakehya, cezaların oldukça ağır olabildiğini söyledi. Karakehya; “TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının f bendine göre bu suçun cezası 4 yıldan aşağı olamıyor ve 10 yıla kadar çıkabiliyor. Eğer suç birden fazla mağdura karşı seri şekilde işlenmişse her mağdur için ayrı ceza verilebiliyor. Bu durumda toplam ceza bazen 50 yıl, hatta 100 yıl gibi süreleri bulabiliyor.” dedi. Bilişim suçlarının soruşturulmasında IP adresleri ve banka hesap hareketlerinin en önemli deliller arasında yer aldığını belirten Karakehya, savcılıkların özellikle para transferlerini detaylı şekilde incelediğini ifade etti. Prof. Dr. Karakehya ayrıca bu tür suçlarla mücadele kapsamında yeni yargı paketinde özel düzenlemelerin yapılmasının beklendiğini de sözlerine ekledi.

En önemli kural: “Kimseye IBAN’ınızı kullandırmayın”

Vatandaşların mağdur olmaması için en temel önlemin banka hesaplarının başkalarına kullandırılmaması olduğunu vurgulayan Karakehya, şu uyarıda bulundu: “Herhangi bir suç kastınız olmasa bile böyle bir süreçte yargılanmak zorunda kalabilirsiniz. Bu da insanlar için başlı başına ağır bir süreçtir. Bu nedenle güvenilen kişiler dâhil banka hesaplarının kimseye kullandırılmaması gerekir.”

Üç katmanlı dolandırıcılık sistemi

Doç. Dr. Özer Çelik ise son dönemde özellikle sosyal medya üzerinden gençleri hedef alan IBAN kiralama yönteminin teknik işleyişine dikkat çekti. Çelik, sistemin temel amacının paranın izini kaybettirmek olduğunu belirterek süreci üç aşamalı bir yapı olarak tanımladı. Çelik: “Genellikle 18–25 yaş arası gençlere sosyal medya üzerinden küçük bir ücret karşılığında IBAN’larını kiralamaları teklif ediliyor. İlk aşamada bu şekilde hesap temin ediliyor ve kiralanan IBAN suçun bir unsuru olarak kullanılmaya başlanıyor.” dedi. İkinci aşamada sahte e-ticaret hesapları veya sosyal medya senaryoları aracılığıyla mağdurların bu hesaplara para göndermelerinin sağlandığını belirten Çelik, üçüncü aşamada ise paranın ATM’lerden çekildiğini ya da farklı hesaplara aktarılarak izinin kaybettirildiğini ifade etti.

Hesap bilgilerini paylaşmak büyük risk

Özellikle öğrencilerin hesap bilgilerini paylaşmasının ciddi güvenlik riskleri oluşturduğunu vurgulayan Çelik, şu uyarıyı yaptı: “Hesap bilgilerinizi paylaştığınız anda bir güvenlik zinciri kırılmış olur. Eğer kullanıcı adı ve şifrelerinizi farklı platformlarda da aynı şekilde kullanıyorsanız, bu durum diğer tüm hesaplarınız için de bir güvenlik açığı oluşturabilir.”

Dolandırıcılıkta yeni dönem: Yapay zekâ

Yapay zekâ teknolojilerinin dolandırıcılık yöntemlerinde giderek daha fazla kullanılmaya başladığını belirten Çelik, deepfake teknolojisinin özellikle yeni riskler doğurduğunu söyledi. “Kısa bir ses kaydından bir kişinin sesini taklit etmek ya da görüntülü görüşmelerde yüz değiştirme teknolojileriyle başka biriymiş gibi davranmak artık mümkün. Bunlar saldırı tarafında kullanılan yeni yöntemler.” diyen Çelik, aynı teknolojilerin bankacılık sistemlerinde şüpheli işlemleri tespit etmek amacıyla savunma tarafında da kullanıldığını ifade etti.

Dijital güvenlik eğitimi müfredata girmeli

Dijital güvenlik konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Çelik, bu konunun eğitim sisteminde daha fazla yer alması gerektiğini söyledi. Çelik son olarak “Dijital ortamda karşılaşılabilecek risklerin eğitim müfredatına ders olarak girmesi önemli. Bunun yanında finansal okuryazarlığın geliştirilmesi ve uygulamalı atölyelerle desteklenmesi gençlerin bu tür tuzaklara karşı daha bilinçli olmasını sağlayacak.” dedi.